Elektrik Mühendisliği · Sayı 411 · Aralık 2001
İZMİR OTOMASYON SEMPOZYUMU'NDA TEKNOLOJİ TARTIŞMALARI
Kontrol, otomasyon ve robotik Haber ve etkinlik
- Yıl
- 2001
- Sayfa
- 14
- Okuma süresi
- 7 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
İlgili: Sanayi, teknoloji politikası ve kalkınma, Oda ve TMMOB örgütsel yaşamı
Anahtar kelimeler
- Otomasyon Sempozyumu
- EMO İzmir Şubesi
- PLC/DCS
- standardizasyon
- endüstriyel otomasyon
- panel
Özet
EMO İzmir Şubesi tarafından düzenlenen İzmir Otomasyon Sempozyumu'nda endüstriyel, makine ve bina otomasyonu konularında sunulan 23 bildiri ile açılış konuşmaları ve standardizasyon konulu panel özetlenmektedir.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
İzmir Otomasyon Sempozyumu nda Teknoloji Tartışmaları...
Elektrik Mühendisleri Odası İzmir ùubesi nin düzenlediği üniversite, endüstri ve meslek odası üçgeninde teknolojiyi üretenleri, uygulayanları ve kullananları biraraya getirmeyi amaçlayan İzmir Otomasyon Sempozyumu 1112 Ekim 2001 tarihlerinde gerçekleştirildi. İzmir de ilk kez düzenlenen sempozyumda endüstriyel otomasyon, makina otomasyonu, bina otomasyonu başlıklarında, 6 oturumda toplam 23 bildiri sunuldu. Sempozyum açılış konuşmasını yapan EMO İzmir ùubesi Başkanı M. Macit MUTAF şunları söyledi: ...Türkiye de yönetimi elinde bulunduranlar hiçbir zaman bilime ve bilimsel düşünceye önem vermediler. Yönetenlerin teknoloji üretme bilinci gelişmedi. ArGe ve teknoloji üretimi konusunda Türkiye hep izleyici oldu, geride kaldı. Üniversitelerimiz büyük darbe aldıkları 12 Eylül den sonra yönlendirici özelliklerini geliştiremedi, sanayimiz ve teknik elemanlarımız ile birlikte teknoloji üretim yarışına giremediler. Siyasi iktidarın uygulamaya koyduğu IMF programında üretimden söz edilmemektedir. Türkiye bu programa göre giderek üretimden uzaklaşmakta ve tam olarak bir açık pazara dönüşmektedir. Avrupa Birliği ne girebilmek için yasaları değiştirmek yeterli değildir. Türkiye bilime, teknolojiye ve demokrasiye kapattığı kapıları açmadıkça bağımlılıktan kurtulamayacaktır. Daha sonra EMO Yönetim Kurulu Başkanı Ali YİöİT Ülkemizde ulusal politikaların oluşması, ulusal strateji belirlenmesi, ulusal ölçekte teknoloji öngörüsü yapılması gerektiğini vurgulayarak kaynakların planlı ve etkin kullanılabilmesi için de ulusal bilgi sisteminin kurulmasının şart olduğunu söyledi. Yerli üretim konusunda ise Ali YİöİT şöyle dedi; ABD de hala Buy American (Amerikan malı satınal) kampanyaları varsa ve Fransa hala yerli malı haftaları düzenliyorsa bizim de ülke olarak yerli teknolojiyi ve sanayiyi geliştirmek için devlet olarak bir şeyler yapmamız gereği ortadadır. Fransa nın yerli malı haftası gerekçesini bir Fransız işletmesi genel müdürü şöyle açıklamaktadır; Bu ülkenin en iyi okullarından iyi derecelerle mezun olan çocuklar iş bulamıyorsa, bunda bir yanlışlık var. Yine bir Alman sanayicinin Japon arabası almak isteyen gitsin Japonya da iş arasın açıklaması gerçekten ülkemizin neler yapması gerekliliği konusunda ip uçları vermektedir. Ali YİöİT konuşmasında ayrıca; Meslek alanımız diğer meslek disiplinlerinde yaşanmadığı denli hızlı teknolojik gelişmelerin yaşandığı bir alandır. Otomasyon teknolojisi de en hızlı gelişen teknolojilerden birisidir. Bir yandan elektronik devrelerin kullanılmasıyla basitleşen kontrol uygulamaları diğer yandan robot kullanımının artması, bu konudaki araştırmaları hızlandırmış ve 1980 lerin başında bilgisayar kullanımının yaygınlaşmasıyla bugünkü anlamında otomasyon kavramı ortaya çıkmıştır. Bugün artık devasa bir binanın izlenmesi ve denetimi veya bir fabrikadaki üretim sürecinin izlenmesi ve denetimi sadece bir PC aracılığıyla yapılabilmektedir. Otomasyon teknolojilerinin gelişimi bir taraftan maliyetleri azaltırken diğer yandan işlem süreçlerini kısaltmakta ve doğru yapılmasını sağlamaktadır. Otomasyon teknolojilerinin gelişimi ve yaygınlaşması elektronik mühendisliği ile makine mühendisliğinin evliliğini ve yeni bir meslek disiplininin doğmasını da beraberinde getirmiştir. Bugün bazı üniversitelerin Otomasyon Mühendisliği bölümlerinin olması bu ihtiyaçtan kaynaklanmaktadır. dedi. Sempozyum açılışına katılan TMMOB Yönetim Kurulu üyesi Hüseyin YEùİL ise odalarca gerçekleştirilen bu tür önemli etkinliklerin savaş nedeni ile yeterince toplumda değerlendirilemediği, terörizme olduğu kadar savaşa da karşı olduklarını ve bu savaşın bizim savaşımız olmadığı herkesinde savaşa karşı çıkması gerektiğini yaptığı konuşmasında vurguladı. Sempozyumun ilk oturumunun başkanlığını Ege Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü Başkanı Prof. Dr. Metin dOLAK yürüttü. Bu oturumda İzmir Demir delik de görev yapan Mehmet Ali AYCAN otomasyonun endüstrideki önemine ilişkin; ATASEL firmasından Arif
)SgYLEM Endüstrumantasyonun projelendirme ve montaj esaslarını içeren, ELİMKO firmasından ise Malik AVİRAL termokuplarla ilgili bildiriler sundular. gğle arasından sonra DEÜ Elektrik Elektronik Bölümü öğretim üyelerinden Doç. Dr. Eyüp AKPINAR ın oturum başkanlığını yaptığı 2. oturumda 4 bildiri sunuldu. Pamukkale Üniversitesi nden Ali KIRdAY 3 fazlı asenkron motorların IGBT lerle tasarlanan PWM li bir invertör ile hız kontrolünün gerçekleştirilmesi , PROKSİS firmasından Berk DEMİRTAù Gaz ve enerji tüketimi izleme sistemi , ELİMKO firmasından Malik AVİRAL Band kantarları ve dozaj bandları , ABC CEDETAù firmasından Gürbüz YÜCEBAö ise AC Motor Sürücüleri ile Gebze OSB Eğitim Merkezindeki havalandırma sistemlerinde yapılan enerji tasarrufu konularında bildirilerini sundular. Kahve arasının ardından yapılan 3. Oturumu Ege Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Oğuz DİKENELLİ yönetti. Bu oturumda Erciyes Üniversitesi nden Gamze YILDIZ Bluetooth kablosuz iletişim teknolojisinin otomasyonda kullanımı , PHOENIX CONTACT firmasından ise Ali Rıza KÜTÜKdÜ Fieldbus sistemleri interbus ile otomasyoni, DELTA PROSES firmasından Oğuz dELİKEL İnternetin fabrika otomasyonunda kullanılmasına örnek olarak Transparent Factory , MOELLER firmasından Sevinç AYDOöMUù ise Endüstriyel otomasyonda yeni I/O jenerasyonu: XI/ON konularında bildirilerini sundular. İlk günün sonunda yapılan kokteylde katılımcılar biraraya gelerek otomasyon sektörünün sorunlarını görüştüler. Sempozyumun 2. gününün ilk oturumunda oturum başkanlığını EMO İzmir ùubesi Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Musa dEdEN yürüttü. ATAER de görev yapan ve aynı zamanda Sempozyumun Yürütme Kurulu üyeliğini de üstlenen Ahmet gZENİR Kojenerasyon santrallerinde AG de senkronizasyon yapılmaksızın devreye alınması , ENKO firmasından Cihan YUMURTACI Jeneratörşebeke senkronizasyon otomasyonu , SCHNEİDER firmasından Halil KOdAK Enerji dağıtım ve izleme otomasyon sistemleri hakkında bildirilerinin sunularını gerçekleştirdiler. Başkent Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü Başkanı Prof.Dr. Turhan dİFTdİBAùI tarafından yürütülen 5.oturumda dört bildiri sunuldu. Selçuk Üniversitesi nden Akif DURDU Makine otomasyonuna örnek olarak un fabrikalarında kullanılan vals makinası otomasyonu , yine aynı konuda İNAKONTEK firmasından Tolga Murat gZDEMİR ise Poliüretan taban makinası otomasyonu konularında bildiriler sundular. Aynı oturumda Robotların yörünge planlamasında yapay sinir ağlarının kullanımı isimli bildiriyi Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü nden Murat ESİN sundu. ESROBOTEK firmasından John Bülent ATEù ise Robot ve proses otomasyonu konusunda çalışmalarını aktardı. gğle arasının ardından yapılan oturumu EMO İzmir ùubesi Yönetim Kurulu Üyesi A. Cumhuriyet ALPASLAN yürüttü. Sempozyumun son oturumunda İzmir ùube Güvenlik ve Yangın Algılama Uyarma Komisyonu adına hazırlanan Binalarda Elektronik Güvenlik Sistemleri konulu bildiriyi gzcan UöURLU sundu. HONEYWELL firmasından Bahadır DEMİRAY Direct Digital Control (DDC) temelleri ve enerji yönetimi , GODİON Bilgi Hizmetleri firmasından Roy KÜdÜKATEù Otomasyon yatırımlarında maksimum karlılık için yazılım , Gebze YTE ve TUBİTAK UEKAE nin ortak çalışması olarak Serkan dağlar ÜNAL ise Sempozyumun son bildirisi olarak Bulanık mantıkla kontrol için genel amaçlı bir arabirim ve yazılımı nı sundu. Sempozyumda yapılan 6 oturumda sunulan 23 bildirinin ardından Otomasyonda Standardizasyon başlıklı panele geçildi. Panel ùube Başkanımız Macit MUTAF ın yönetiminde ATASEL firmasından Arif SgYLEM, PETKİM Enstrüman Bakım Md. Yrd. Suha HERDAöDELEN, TÜPRAù İzmir Rafineri Proje Baş Mühendisi gmer Haluk YILMAZ ve Başkent Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü gğretim Üyesi Prof. Dr. Turhan dİFTdİBAùI nın katılımı ile gerçekleştirildi.
)Panelde ilk konuşmacı olarak yer alan gmer Haluk YILMAZ konuşmasında özet olarak şu konulara değindi; Otomasyon sektöründeki standart oluşturan en kapsamlı organizasyonlardan belki de birincisi olan ISA vakfı, (Instrument Society of America) 55 yıllık bir geçmişe sahip. Bu tarihsellik bizi İkinci Dünya savaşı sonrasına götürüyor. Otomasyon sözcüğüne sözlükten baktığımızda özet olarak şu tarifi görüyoruz: Bir prosedürün, prosesin ya da ekipmanın kendiliğinden çalışmasını sağlanması (...) Pnomatikle başlayan süreç denetiminin varacağı nokta ile röle tabanlı otomasyon sistemlerinin varacağı noktalar elbette aynı olmayacaktı. Nitekim özellikle 1990 lardan başlayarak günümüze kadar gelen bir PLC/DCS mücadelesi çoğu kez kullanıcıyı seçim yaparken güç durumlarda bırakmıştır. Bu süreç günümüzde Melez kontrol sistemleri ve Sanal kontrol sistemlerinin gelişmesiyle entegrasyona doğru ilerlemektedir. gmer Haluk YILMAZ konuşmasını Otomasyonda standartlaşma artık global olmak zorunda olduğu, yani mahallenin yakışıklısı olarak bir yere varmak mümkün olmadığı, ne yapıyorsak evrensel geçerliliği olan standartları ölçü olarak alınması gerekliliğini vurgulayarak noktaladı. İkinci konuşmacı olarak Arif SgYLEM konuşmasında; Otomasyonda projelendirme konusunun önemine dikkat çekti. Müşterinin projesini çok iyi tanımlaması gerektiğine değinen Arif SgYLEM; eğer bir firmanın kendi projesini üreteceği ve de ileride denetleyeceği, ne istediğini ortaya koyabileceği bir teknik ekibi yoksa mutlaka böyle bir hizmeti bir proje mühendislik müşavirlik firmasından almak zorunda olduğunu da vurguladı. Temel mühendislik onayı içinde bulunması gereken dokümanların da son derece önemli olduğunu belirten Arif SgYLEM hangi yatırımda olursa olsun küçük bir sistemde dahi dokümantasyonun yapılması gerektiğini açıkladı. Tariflendirmelerin yerinde ve zamanında yapılması gerektiğine konuşmasında yer veren SgYLEM; son olarak standardizasyon kavramı üzerinde durdu. Panelin üçüncü konuşmacısı Süha HERDAöDELEN konuşmasını şöyle sürdürdü; İngilizcede Engineer (Mühendis) kelimesinin kökeni Latince deki yaratıcı kişi anlamına gelen Ingeniatorem den gelmektedir. Mühendislik ise Webster sözlüğüne göre Maddenin özellikleri ve doğadaki enerji kaynaklarının yapılarda, makinalarda ve ürünlerde insana faydalı kılınması ile ilgili bilim olarak tanımlanır. Proje hazırlamaya başlarken hepimizin ilk yaptığı şey hangi standartları kullanacağımızdır. Yapılacak işin niteliği Otomasyon olduğunda otomasyonla ilgili standartlar aklımıza gelecektir. Dünyada standartlar; Standart geliştiren kuruluşlara göre; Ticaret birlikleri (WTO Word Trade Organisation), Devlet kurumları (TSE, ANSI, BSI, JIS), Mühendislik dernekleri (IEEE, Institue of Electrical Electronıc Engineers , ASCE American Society of Civil Engineers), Üretici dernekleri (NEMA National Electrical Manifacturer Assosciations), Sanayi dernekleri (API American Petroleum Institue) Standartların niteliklerine göre; Ulusal standartlar Uluslararası standartlar olarak sınıflandırılabilirler. Panelin son konuşmacısı olarak Prof. Dr. Turhan dİFTdİBAùI Yangın algılama ve Güvenlik Sistemlerindeki standartlaşmada yaşanan sorunları örneklerle dile getirdi. Ayrıca ÜniversiteSanayi ilişkileri açısından üniversite öğretim üyelerinin katkı alınabileceği vurguladı. Panelin sonunda ùube Başkanı Macit MUTAF otomasyon sektörü ile ilgili olarak Elektrik Mühendisleri Odası na da bir takım görevlerin düştüğünü ifade etti. Otomasyon süreci içinde yer alması gereken noktaları; standartların oluşumu, koordinasyonu, uygulamaya konulması, daha sonra da bu hizmeti üretenlerle ilgili çalışmaların yapılması olarak sıralayan MUTAF; hizmeti üreten firmaların proje veya uygulama anlamında yeterli olup olmadıklarının belgelenmesinin de EMO nun görevleri arasında yer almasının altını çizdi. Bu konuda bir boşluk olduğuna değinen Macit MUTAF; hizmeti alanlar açısından da bir denetim yapılması gerektiğini belirtti. Elektrik Mühendisleri Odası olarak bundan sonraki adımın bu sempozyumdan çıkan bilgilerle uygulama esaslarını tanımlamak bu
)doğrultuda hareket etmek olduğunu dile getirdi. İzmir de ilk kez düzenlenen Otomasyon sempozyumunu fabrika, kurum ve kuruluşlardan delegeler ile Pamukkale, Dokuz Eylül, Ege Üniversitesi öğrencileri ve EMO Üyelerinin yoğun katılımı ile gerçekleştirildi.