Elektrik Mühendisliği · Sayı 415 · Eylül 2002
21. YÜZYILDA TÜRKİYE'NİN ENERJİ SORUNU VE GERÇEKLERİ
Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme Görüş ve değerlendirme
- Yıl
- 2002
- Sayfa
- 31
- Okuma süresi
- 18 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme
İlgili: Elektrik üretimi ve santraller, Yenilenebilir enerji
Anahtar kelimeler
- dışa bağımlılık
- hidrojen enerjisi
- su potansiyeli
- enerji verimliliği
- fosil yakıtlar
- Türkiye enerji planlaması
Özet
Yazar, Türkiye'nin elektrik üretiminde ithal fosil yakıtlara bağımlı ve verimsiz politikalarını eleştirerek, ülkenin kullanılmayan su, güneş, rüzgar, jeotermal ve hidrojen enerji potansiyelini değerlendirmesi gerektiğini savunuyor. Somut hedefler ve öneriler sunarak Türkiye'nin 2010-2030 yılları için yenilenebilir enerjiye dayalı bir dönüşüm planı yapmasını öneriyor.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
21. Yüzyılda Türkiye nin Enerji Sorunu ve Gerçekler
Yusuf YAMAN Elektrik Mühendisi
'( (1(5-ø 9( (1(5-ø .$<1$./$5,
Enerji ekonomik ve sosyal kalkınmanın motor gücüdür. Enerji sanayide kullanılması zorunlu olan bir ana girdi ve toplumun yaşam seviyesini yükselten bir itici güçtür. Bu nedenle enerji zamanında, yeterli, kaliteli, düşük maliyetlı olarak sanayinin ve sosyal yaşamın hizmetine sunularak refahın yükseltilmesi sağlanmış olur. Ancak Türkiye de tam tersine elektrik enerjisi; yetersiz, kalitesız ve pahalı olarak karşımıza çıkmaktadır. Nedenlerine baktığımızda: Elektrik enerjisi üretiminin dışardan alınan petrol ve gaz kaynaklarına dayandırılması yanlışı fiyatların süreklı yükselmesini, çevre kirliliğini ve dışa bağımlılığı getirmiştir. Geliştirilmiş teknolojilerin takip edilmemesi; elektrik üretim, iletim ve dağıtım sistemlerinde dünya standartlarının tam olarak uygulanmaması kaliteyi düşürmüştür. Projelendirme ve uygulamaların yeni koruma kontrol ve ölçme sistemlerine göre yapılmaması, sistemlerimizde kayıpların artmasına sebep olmaktadır Projelendirmede ve uygulamada enerjinin verimli kullanımı ve tasarrufunun gözetilmemesi enerjinin boşa sarf edilmesine neden olmaktadır. Elektrik enerjisi konusunda alınacak kararlarda, karar vericilerin -meslekleri olmadığı halde- meslek uzmanlarından bilgi almadan karar vermeleri, işi içinden çıkılmaz hale getirmektedir. İşin başında bulunan bürokratların ve teknokratların sektörle ilgili dünyadaki gelişmeleri takip etmemeleri, yapılacak projenin maliyet ve verimlilik hesabını yapmadan iş yaptırmaları, iş maliyetlerinın katlanmasına ve gecikmelere sebep olmaktadır. Siyasilerin çeşitli kademelerde işlere ve yöneticilere müdahale ederek karmaşa yaratması işlerın aksamasına ve partizanca uygulamalara zemin hazırlamaktadır. Aynı işe birden fazla dairenın bakması nedeniyle hiçbirinin işe kendi görevi gibi sarılmaması, az işte çok adam çalıştırılması gibi sorunlar, Türkiye de kaliteyi ve verimi düşürmüştür. Refahı ve yükselmeyi tersine çevirmiştir. Enerjinin tüketilmesi aynı zamanda refah seviyesinin yükselmesinin de göstergesidir. Türkiye nın kişi başına enerji sarfı; Polonya nın yarısı, Almanya nın dörtte biri, ABD nın sekizde biri derecesindedir. Ayrıca bizdeki gibi 30 lara varan enerji kayıpları da göz önüne alınırsa durumumuzun daha da kötü olduğunu görürüz. İyi ama biz ne Almanya gibi savaş gördük ne de Polonya gibi işgal altında kaldık; öyle ise neden geri kaldık? Türkiye de enerji: Türkiye de ne kadar enerji kaynağı var, bunun ne kadarı kullanılıyor ona bakalım: Türkiye de mevcut su potansiyelinin 30 u kullanılmakta 70 i atıl beklemektedir. DSİ verilerine göre;Türkiye de planlanan 485 adet santralın 108 adedi çalışmaktadır. Türkiye nın ekonomik su potansiyeli 123 milyar Kwh tır, barajlar yapılırsa teknik olarak da 216 milyar
a çıkarılabilir. Türkiye; bu 30 su potansiyelinden 2000 yılında tüketilen elektriğin 40 ını elde etmiştir. 2000 yılı elektrik tüketimi 118 milyar KWh (kilowat saat) olarak görülmektedır. Türkiye nın atıl bekleyen su potansiyeli karşılığı elektrik enerjisi: 76 milyar KWh Atıl bekleyen rüzgar enerjisi potansiyeli (müsaade bekleyen): 75 milyar KWh Jeotermal enerji potansiyeli (ısı olarak kullanılan hariç): 24 milyar KWh Güneş enerjisi (yıllık 2700 saat güneş gören bir ülkeyiz) şimdilik: 32 milyar KWh Toplam: 207 milyar KWh Yani kullanmayı bilebilirsek, Türkiye de kullanıma hazır 207 milyar KWh lık elektrik enerjisi var. Teknik olarak kullanılabilir su potansiyelinin 85 inden yaralanabiliriz, o zaman bu 207 milyar KWh a 60 milyar KWh daha eklememız gerekecek. Yani 267 milyar KWh lık bir enerjimiz var demektır. 2000 yılı tüketimini buna eklediğimizde 267+118 385 milyar KWh eder, bu da 2015 yılı için planlanandan daha fazladır. Yani; Türkiye mevcut enerji kaynaklarını akıllıca kullanacak şekilde planlasaydı 2015 yılına kadar elektrik üretimi için petrol ithali gerekmez, çevre ve hava kirliliği de olmazdı. Peki Türkiye nın enerji planlamasını ve uygulamasını yapanlar bunları bilmiyor mu? Kanımca kolay olanı tercih ettiler, akan sularımızı esen rüzgarımızı, parlayan güneşimizi değerlendirmeyi bırakıp, dışardan faizle borç para alıp petrol, gaz, kömür almayı tercih ettiler. Hem ülkeyi borca boğdular hem de bu fosil türü enerji kaynaklarını kullanmak suretiyle halkın sağlığını bozdular. Türkiye, Yenilenebilir Temiz Enerji Kaynakları Ve devre Kirliliği Konusunda Dünyada Neler Oluyor Diye Bir Bakmalı 21.yüzyılda Kerkük ve Hazar petrollerinin istasyonu haline getirilen güneşli Akdeniz in kıyısı Yumurtalık ta ithal kömüre dayalı elektrik santralına izin vermek hangi akla hizmettir bilinmez. Bu bölge; güneş + hidrojen ikilisinden elektrik elde etmek için en uygun bölgedir. Geleceğin dünyasında bütün gelişmiş ülkeler çevre korunması için iş birliğine giderken Türkiye nin bunun tersi bir umursamazlık içinde olması anlaşılabilir bir durum değildir. Diğer taraftan gelişmiş ülkeler 1970 li yıllardaki petrol krizinden dersler çıkarıp tükenen ve çevreyi kirleten kömür petrol, gaz gibi fosil türü enerji kaynaklarından tükenmez ve temiz enerji kaynakları olan Su, Rüzgar, Güneş ve Hidrojen enerjilerine geçmek için teknolojiler geliştirmeye başladılar; buna karşılık Türkiye de iş başında olanlar bu konularda hiç bir şey yapmayı düşünmediler, düşünemediler, mevcut durumu iyileştirmek için yatırım yapmayı da hep erteledıler. Türkiye artık çektiğinden dersler çıkarmalı ve bir çıkış yolu bulmalıdır. Enerji konusunda iç kaynaklarına öncelik vererek 2010 yılına kadar tüm temiz enerji kaynaklarını değerlendirerek hidrojeni yakıt olarak kullanmaya başlamalıdır. Kömür ve petrol kullanımını en geç 2020 yılı sonunda sona erdirmelıdır. Türkiye güney bölgesinde güneş enerjisi vasıtası ile hidrojen elde edip boru ile İç Anadolu daki termik santrallarda kullanılmak üzere gönderebilir. Yine hidroelektrik santrallarından elde edilen elektriği kullanarak hidrojen elde edip; hidrojeni (elektriğin kullanım yerinde üretilmesi için) yerel santrallara gönderebilir. Boru ile hidrojen nakletmek elektriği ENH ile iletmekten çok daha ucuzdur Ayrıca yakıtı hidrojen olan hücreler (pil) güneş + hidrojen ikilisinden elektrik ve ısı üreten yüksek güçlü elektrik üreteçlerini alıp binalarda kullanmak suretiyle binaların elektrik problemi ile birlikte ısıtma ve soğutma işlevi de halledilmiş olur. Türkiye yeni teknolojileri kullanacak şekilde planlama yapabilirse 2030 yılında bugünkü Almanya seviyesine erişebilir, 2050 yılından sonra da petrol ve kömür biteceği için, tamamen güneş ve hidrojen çağına girmemız gerekir. Peki ama kömür, petrol, gaz gibi kirli enerji kaynaklarında neden ısrar ediyoruz? Neden yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmiyoruz? Neden KW ı 600 Dolara mal olan mobil elektrik santrallarını alıyoruz? Neden bunların yerine güneş + hidrojen enerjisi santrallarını kurmuyoruz? Neden teknolojisi geliştirilmiş güneş ve hidrojen çağını bugünden başlatmiyoruz
)21. YÜZYIL, ELEKTRİK ENERJİSİ ÜRETİMLERİNİ TÜKENMEZ ENERJİ KAYNAKLARINA DAYANDIRAN ÜLKELERİN OLACAKTIR 21. yüzyılın enerji kaynakları temiz ve tükenmez olan su potansiyeli güneş enerjisi, rüzgar enerjisi, hidrojen enerjisi ve jeotermal kaynaklarıdır. Ülkemizde bu enerji kaynaklarına el değmemiş denebilir, çünkü su potansiyelimizin 70 i atıl bekliyor. Güneş enerjisinden doğrudan veya dolaylı olarak yararlanmak için henüz bir başlangıç yapılmamış. Rüzgar enerjisinden yararlanmak suretiyle elektrik elde etmek için hareket başlamıştır, teknoloji üretimi konusundaki girişimler sevindiricidır. Ancak daha işin başındayız. Güneşten hidrojen elde ederek elektrik üretme konusunda herhangi bir girişim mevcut değil. Jeotermal enerjiden elektrik üretimi konusunda henüz bir başlangıç yapamamışız. Türkiye bu enerji kaynaklarından yararlanmak için geliştirilen teknolojiler bakımında gelişmiş ülkelerden 30 yıl geridedir. dünkü gelişmiş ülkeler 1970 yılından itibaren bu teknolojileri geliştirmeye başladılar ve bugün bu teknolojileri uygulamaya koymaktadırlar. 2030 yılına kadar da elektrik enerjilerinin 50 sini bu tükenmez enerji kaynaklarından elde etmek için planlarını uygulamaktadırlar. Bu planda taşıma araçlarında tükenmez-temiz enerji teknolojilerinin kullanımı da mevcut olup yakın bir gelecekte bu enerji kaynakları teknolojilerinin araçlardaki uygulamalarına da şahit olacağız. Refaha giden yol su, güneş, rüzgar ve hidrojenden geçer. Türkiye güneşli hidrojen çağını başlatmalıdır I. Türkiye öncelikle kendi tükenmez temiz enerji kaynaklarının rezervlerini tespit edip ona göre bunları değerlendirmek için planlamasını yapmalıdır. Kendi sermayesini ve emeğini kullanmaya öncelik vermelidir. II. Enerji kaynakları kıt olan Türkiye nın yeni enerji kaynaklarını araştırması, konu ile ilgili bulunmuş olan teknolojileri alıp kullanması kaçınılmazdır. III. Verimleri yüksek, çevreyi kirletmeyen, tükenmeyen, ucuz ve kaliteli elektrik üreten yenilenebilen enerji kaynakları Türkiye nın gelecek için ekonomik kurtuluşudur IV. Enerjinin yerli yerinde sarfedilmesi ve enerji tasarruflu gelişmiş teknoloji ürünlerinın kullanılması konusunda halk bilgilendirilmelidir. Buna göre; Türkiye, 1. Su potansiyelinin tamamını 2010 yılına kadar elektriğe dönüştürmelidir. 2. Güneş enerjisinden doğrudan elektrik elde etmek için bulunmuş olan teknolojiler geliştirilmeli ve güney bölgesinde uygulamaya konulmalıdır. 3. Rüzgar enerjisinden elektrik elde etmek için başlamış olan yatırımlara hız verilmeli çeşitli engellerle önü kesilmemelıdır 4. Güneş enerjisinden hidrojen elde edip bundan elektrik elde etmek için geliştrilmiş olan teknolojiler alınıp uygulanmalıdır. 5. Termal su kaynaklarından elektrik enerjisi elde etmek için gerekli teknolojiler, geliştirilmeli ve uygulanmalıdır. 6. Hidrojen yakıt hücreli elektrik üretim pilinin teknolojisini alıp Türkiye de üretimini yapmalı ve kullanımı yurt sathına yaygınlaştırılmalıdır. 7. Gübre, artık, saman ve odundan faydalanarak elektrik elde etmek için gereken teknolojiler geliştirilip kullanılmalıdır. 8. Yöresel gelişim desteklenmeli ve eldeki teknik alt yapıları da değerlendiren bu yörelere küçük çaptaki yeni teknolojilerin geliştirilmesi için uygulama programları başlatılmalıdır. 9. Enerji kaynakları seçilirken verimlilik esas alınmalıdır. Enerjinin kullanıldığı yerde üretilmesi verimliliği yükseltir çünkü kayıplar yok denecek kadar az olur. Güneş ve Hidrojen bu kaynakların başında gelir. 30 yıl geride olan Türkiye bütün bunları 2010 yılına kadar gerçekleştirmezse 20 yıl daha kaybedecektır
)ve Avrupa ülkelerinden 50 yıl, ABD den 100 yıl gerilere düşebilir. Mevcut sistemler ve mevcut fosil türü enerji kaynakları yıkım getirdi; o halde yenilerine bakalım Bugünkü sistemler; hem enerji hem de sermaye bakımından yetersız kalmaktadır. dünkü enerji üretimi sermayenin büyük bir kısmını tüketmekte, iletim ve dağıtım için yapılan harcamalar sonunda işletmesine sermaye kalmamamktadır. Hele çok uzaklara enerji götürülmesi söz konusu ise bu giderlere bir de enerji kayıpları eklenmektedır. Enerji türü ile yapacağı görev arasında uyumsuzluk var ise enerji de boşa gider sermaye de. Enerji her göreve en uygun şekilde uygulanmalı yerli yerinde kullanılmalıdır. Konutların ısıtma soğutma sistemlerini, ev gereçlerini, fabrikalar, çiftlikler için enerjinin en kalitelisini en ucuza satın alıp kullandığı zaman insanlarda güven oluşur; üreticiler de ürettikleri ürünleri ucuza elde edebilir ve diğer ülkelerle rekabete girebilirler. Ancak bugünkü sistemlerle bunu beklemek pek mümkün görülmemektedir.
(/(.75ø. (1(5-ø6ø h5(7ø0ø1'( 7h5.ø<(
NİN YANLIùLARI 1- Kömür Ve Petrole Dayalı Elektrik Üretimi Ekolojik Dengeyi Bozuyor Türkiye nin yanlış enerji politikaları ve uygulamaları; Türkiye yi krize götüren üç nedenden biri de yanlış enerji politikasıdır. Bu nedenler; Birinci neden: Devletin hasapsız harcamaları devlet küçültülerek giderilebilir. İkinci neden: İç ve dış borç ve faizleri özelleştirme parası ile karşılanabilir. Üçüncü neden: Dışarıdan ithal etmek zorunda kaldığımız petrol,gaz ve kömür giderleri. Türkiye nin, enerji üretim politikasını 21. yüzyılda fosil kaynaklı petrol, gaz ve kömüre dayalı olarak planlaması ileride çıkacak krizlerin şimdiden habercisidir. dünkü hesaplar yanlış değilse bu kaynaklar 2050-60 yıllarında bitecektır. Hem bitecektir hem de çevreyi kirleten kaynaklara dayalı enerji üretimi planlamak akıllıca bir şey olmasa gerek. Diğer taraftan bu fosil türü enerji kaynaklarının yanma esnasında çıkardıkları (CO2) Karbon Dioksit (CO)Karbon Monoksit (SO2) Sülfür Dioksit ve (Nox) Nitrojen Oksit gibi gazlar havayı, çevreyi kirletmakte ve ekolojik dengeyi bozmaya devam etmektedir, ayrıca insanlarda akciğer kanserine ve kronik hastalıklara sebep olmaktadır. 2- devre Kirliliği İnsan Sağlığını Bozuyor, Sağlık Giderleri Artıyor devre kirliliği ve iklim değişiklikleri insan hastalıklarının çoğalmasına, dolayısıyla sağlık giderlerinin artmasına sebep olmaktadır. Amerika da yapılmış olan bir incelemede yakılan her 4 litre yakıtın sebep olduğu çevre kirlenmesi nedeniyle bir litrelik yakıt fiyatına denk bir para sağlık giderlerine ek bir harcama olarak gelmektedır. Yani yakılan yakıtın 1/ 4 ü bedeli kadar bir para ayrıca sağlık giderlerine gitmektedır. Ayrıca tabiat dengesi bozulduğundan, kuraklıklar baş göstermiş, asit yağmurları yağmaya başlamiş, sel felaketleri her tarafta artmış, normalin dışında, yağmur, kar ve fırtınalar meydana gelmektedır. 3- Temiz Enerji Kaynakları Kullanılmadığından; Dış ve İç Borca Dayalı Elektrik Üretimi, Elektrik Ve Petrol Fiyatlarını Sürekli Artırıyor gncelikle mevcut yenilenebilir temiz enerji kaynakları olan su, rüzgar, güneş, hidrojen ve jeotermal enerjileri kullanılmadığından; dışarıdan borç alarak ve alınan borç para ile gene dışarıdan petrol alıp elektrik üretmekle hem elektrik fiyatları artıyor hem de petrol fiyatları sürekli yükseliyor. Bu durumda üretim maliyetleri artıyor ve dış rekabet imkanı kalmıyor. 4- Kaynaklar Akıllıca Değerlendirilmediğinden Dışa Bağımlılık Artıyor Dolara bağlı borçlanma ve dışardan alınan borçla üretilen elektriğin altından kalkamayan üreticilerin kendi elektriğini kendileri üretmeye başlamiş olmaları sevindiricidir. Ancak petrole dayalı üretimden
)temiz enerji teknolojilerine geçilmedikçe üretim fiyatlarında arzu edilen indirimi sağlamak pek mümkün olmayacaktır. Bu sebeple kojenerasyon sistemlerine yönelen üreticilerimiz, bölgesel, yerli yenilenebilir kaynaklara yönelmeleri ve elektrik enerjisi üretimi konusunda güneş ±hidrojen ikilisini kullanmaları halinde daha fazla verim elde edeceklerdir. Hem çevre kirlenmemiş olur hem de dışa bağımlılık azalır. Türkiye yerli ve temiz enerji kaynaklarını elektriğe dönüştürüp, ucuz ve kaliteli üretim artışı sağlayıp, ekonomiyi canlandırmak için çaba sarfetmiş olsaydı, bu konuda araştırma ve geliştirmelere (Ar-Ge) sebep olunan kayıpların yarısı kadar para ayırmayı becerebilseydı bugünkü çöküntüler meydana gelmez, Türk insanı da işsiz ve aşsız kalmazdı 5- Borç Para Alınarak Üretilen Elektrik Enerjisi Isı Olarak Havaya Atılıyor Borç para alınarak üretilen elektrik enerjisi; plansız, projesiz, hesapsız yapılan dağıtım hatları ile uyumsuz ve kalitesiz koruma ve yük dağıtım sistemleriyle, 22 den fazla kayıplarla enerji dağıtımı gerçekleştirilmektedir, bunun sonucu olarak vatandaştan alınacak vergiler artırılarak dış borç ödenecek, borç faizleri ödenecek, gelen zamlar ödenecek, elektrik kayıplarını karşılamak için boşuna yakılan yakıt giderleri ödenecek, vatandaş sağlığını bozan kirliliğin bedelini ödeyecek. Peki buna sebep olanlar ne ödeyecek? Bu 22 elektrik kaybın parasal değerine bakalım; 2000 yılında 118 milyar kWh enerji tüketilmiş. Bunun 22 si 25,96 milyar KWh eder. Bir kilowat saati ortalama 150 000 TL den hesaplarsak (25,96.109 x.150000 3,894 1015 TL 3,894 katrilyon 2,845 milyar dolarlık enerjiyi havaya atıyoruz. 1.kwh 1 litre yakıt denk alırsak, 25 960.000.000.litre 25.960.000. m3,1 m3 100 Dolar ise Bu kayıp enerjiyi üretmek için de her yıl en az 2,596 milyar Dolarlık yakıt sarfiyatı olmaktadır. Yanı bu kaybın Türk Milletine yıllık maliyeti: 2,845 +2,596 5,441 Milyar Dolardır Bu kaybın sağlık üzerindeki etkisi yakıt giderinin 1/4 üdür. Yani 649 Milyon dolardır. Diğer bir deyişle bu kaybın Türkiye ye gerçek maliyeti 6,090 Milyar Dolardır. Bu kayıp her yıl artarak devam etmektedır. 6- Teknik Eğitim Gereksinimini Karşılamak, Enerji Verimliliğini Sağlamak, Teknik Gelişmeleri Takib Etmek, Teknoloji Transfer dalışmaları Yapmak, Hedefler Belirlemek Ve Planlar Yapmak Kimsenın Aklına Gelmedi; Hala da Gelmemektedir Teknik eğitim gereksinimini tespit edip, çalışanlara peryodik eğitimlerle yeni gelişmeleri aktarmak ve çalışanların sahip oldukları teknik bilgi ve yetenekleri değerlendirip konusunda etkin bir görev almalarını sağlamak, hiç bir devlet kuruluşunda görülmediği gibi TEDAù ta da görülmemektedır. dalışmak, rekabet sağlamak, enerjinin verimli kullanılması konusunda halkı bilinçlendirmek gibi bir çalışma mevcut değildir. Gelişmiş ülkelerde elektriğin kesilmesine müsaade edilmez, çünkü voltaj dalgalanmalarının etkisini asgariye indirmek, yıldırım deşarjlarından elektriğin kesilmelerini asgariye indirmek için çeşitli koruyucu elemanlar ve sistemler geliştirilmiştir. ABD de yapılmış olan bir araştırmada fırtınalı havalarda devreden çıkan her trafonun sebep olduğu kayıp 100 milyon Dolar olarak tespit edilmiştir. Bizde de böyle bir tespitin yapılması gerekir. Bu yatırımları yapmayan ve elektriğin sık sık kesilmesine sebep olan elektrik üretici ve dağıtıcıları vatandaşın bu kayıplarını karşılamak zorundadırlar. Elektrik üretici ve dağıtıcıları da kaliteli enerji üretmek zorunda olduklarını, kaliteli enerji ile ancak kaliteli mal üretilebileceğini ve elektrik kesilmelerinin işletmelerin verimini düşürdüğünü bilmelidirler. 7- Enerji Maliyetlerinın Ne Olduğu Ve Enerji Kayıplarının Neden Kaynaklandığını Kimse Araştırmiyor, dare Bulmak İçin Kimse dalışmiyor Dünyadakı elektrik fiyatları ile Türkiye deki fiyatları karşılaştırmak, fiyat dengesini sağlamak için çareler aramak, teknolojik değişimi ve gelişmeleri takip edip sistemlerimize adapte etmek 22 lik gibi büyük bir kaybın ne seviyede hangi sebeplerden kaynaklandığını araştırmak; bu kaybın parasal değerinin bulmak ve kayıpları ortadan kaldıracak çareler üretmek için kimse görevli değil.
)Elektrik enerjisi kaybının 2,845 milyar Dolar/yıl olduğu; bu enerjiyi üretmek için elektrik santrallarında kullanılan yakıt giderinin 2,596 milyar Doları bulduğu, bu yakıtın çevrede sebep olduğu kirlilikten dolayı; vatandaşın sağlık giderlerinde 649 milyon dolarlık ek masrafa sebep olduğu ve bunun her yıl artarak devam ettiğini, diğer taraftan siyasetçilerin kızağa çektikleri müdürlerin yerine atanan yeni müdürlerle birlikte hiç bir iş yapmadan maaşlarını almaya devam ettikleri herkesin malumudur. Bir makama iki maaaş ödemek şeklinde olan bu uygulamanın elektrik fiyatlarına kaç zam karşılığı olabileceği merak konusudur. ùimdi bu 22 lik kaybın elektrik santralından üretilmesi için sadece yakıt giderinin karşılanması için vatandaştan fazladan alınan paraya bakalım: Yakıt gideri 2,596 milyar Dolar idi. 1 Dolar 1.500.000-TL 2.596.000.000x1.500.000TL 3.894.000.000.000.000-TL 3,894 Katrilyon. Bu parayı tüketime bölersek KWh başına vatandaştan fazladan alınan bedeli buluruz. 3.894.000.000.000.000./118.000.000.000- 33.000- TL/ KWh başına fazladan alınıyor (2000 yılı) Ayrıca yanan yakıtın sebep olduğu çevre kirlenmesi nedeniyle vatandaşın cebinden sağlık gideri için sarf edilen para; 649.000.000 Dolar x1500. 000-TL 973.500.000.000.000./118.000.000.000 8250-TL/ kwh tır. Yani TEÜAù ±TEİAù ve TEDAù kendi hatalarından dolayı vatandaştan beher KWh başına 33.000+8250
41.250-TL FAZLADAN para alınmasına sebep olmaktadır.
21. YÜZYILDA ENERJİ İLE İLGİLİ TEHLİKELER VE FIRSATLAR Tehlikeleri: Fosil kaynaklı enerji kaynaklarının sebep olduğu tehlikeler Hava kirliliği, çevre kirliliği, ve sağlık sorunları Küresel ısınma ve iklim değişiklikleri Deniz kirliliği Nükleer artık sorunları Endüstriyel artıklar Enerji darboğazı ve ekonomik durgunluk. Elektrik enerjisi ve yakıt fiyatlarının sürekli artması İşsizlik ve savaşlar ? Yenilenebilir enerji kaynakları teknolojilerinin geliştirilerek fosil türü enerji kaynaklarının yerine kullanilabilir olması Alternatif enerji kaynaklarının bulunması Enerji tasarrufu teknolojilerinin bulunması Tarım ve diğer sektörlerde verim artırıcı gelişmelerin çoğalması Konut ve ulaşım konularında tasarrufların sağlanması ve yenilenebilir temiz enerji kaynaklarına geçişin hızlandırılması Temiz enerji teknolojilerinin ve uygulamalarının takibi ve uygulayıcılara bilgi aktarılması 21. yüzyılda ki bu tehlikeleri fırsatlara çevirmek için:
)1- Yenilenebilir enerji kaynaklarına geçiş programına hemen başlanmalı ve 2030 yılında Türkiye enerjisinin 50 sini temiz eneri kaynaklarından elde edecek şekilde planlamasını yapmalıdır. 2- Endüstri ve üniversitelerın müşterek çalışmaları sağlanarak yenilenebilir enerji teknolojilerinin yurdumuza getirilmesi geliştirilmesi ve üretimleri sağlanmalıdır 3- Temiz enerji teknolojileri ve uygulamaları; konut, sanayi, ulaşım, elektrik üretim teknolojileri şeklinde örgütlenmeli ve gerekiyorsa çalışmaların bir çatı altında toplanması sağlanmalı ve bu teknolojilerle ilgili bilgi ağı oluşturulmalıdır. 4- Yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik üretimi ve dağıtımı sektöründe uygulanabilmesi için gereken çalışmalar yapılmalıdır. 5- Fosil türü enerji kaynakları üretici ve dağıtıcılarının yenilenebilir temiz enerji kaynaklarına katılmaları sağlanmalıdır. 6- İlk etapta petrol ve kömür içinde bulunan CO2, CO, SO2, NOX gibi kirletici ve zehirleyici olan ve sera etkisi yapan bu maddelerın yakıtlardan arındırılması sağlanmalıdır. 7- İklim değişikliklerinin ve kirlenmelerın önlenmesi için yerel kontrolların sürekli yapılması sağlanmalıdır. 8- Enerji üretim ve dağıtım sistemlerinin yenilenebilir enerji kaynaklarına göre yeniden düzenlenmesi konusunda zaman geçirilmeden çalışmalar başlatılmalıdır. 9- Az enerji ile çok iş yapan tasarruflu, ekonomik cihaz ve makinaların üretimini sağlamak, diğer taraftan enerjinin yerinde ve tasarruflu olarak kullanılması için vatandaşları bilgilendirmek gerekir. 10- Yenilenebilir enerji teknolojilerinin yurt içinde üretimleri sağlamalıdır. 11- Enerji dar boğazının olmaması için ileriye dönük sağlıklı temiz enerji üretim ve kullanımı konusunda yapılacak yenilikler için programlar hazırlanmalıdır. 12- Binalarda doğal aydınlatmayı sağlamak ve güneş enerjisi ve hidrojenle ısıtmak için gerekli mimari değişiklikler için çalışmalar yapılmalıdır. 13- Tüm tüketiciler için enerji kullanma ve seçme avantajlarını sağlanmalıdır. 14- Hava kirlilik seviyesinin dünya standartlarına çekilmesi için teknolojilerin geliştirilmesine yardımcı olunmalıdır. 15- Hem elektrik hem de ısı üreten kombine teknolojilerin temin edilip kullanılmaları sağlanmalıdır (hidrojen yakıtlı elektrik üreteçleri gibi). 16- Bio enerji kaynaklarının elektrik üretiminde ve ısınmada kullanılması için çiftçilere teşvik verilmesi ve çiftliklerde uygulamaya geçilmesi sağlanmalıdır. 17- Jeotermal enerji üretimi ve kullanımı konusunda teşvikler verilmelidir. 18- Güneş enerjisinden doğrudan elektrik enerjisi elde etmek için bulunmuş olan teknolojiler zaman geçirilmeden güney bölgelerimizde kullanılmalı ve bu teknolojilerin üretimlerine geçilmelidir. 19- Güneş ve hidrojen ikilisini kullanarak elektrik enerjisi üretmek için gerekli çalışmalar başlatılmalıdır. 20- Rüzgar enerjisinden elektrik elde etmeye hız verilmelı ve yenilenebilir enerji üretimi önündeki bürokratik engeller kaldırılmalıdır. 21- Yerel enerji üretim ve tüketimlerinin artırılması için mevcut projeler uygulanmalı ve yeni projeler için çalışmalar yapmalıdır. 22- Mevcut enerji sistemlerinde enerji verimini artırmak enerji tasarrufu sağlamak için çalışmalar yapılmalıdır. 23- Enerji verimini artırıcı teknolojilere üretim için teşvikler verilmeli,yol gösterilmelidir.
)24- Binalarda ısıtma ve soğutmada, endüstride verimini düşürmeden enerji tüketiminde 25 enerji tasarrufu sağlayanlara, uygulamalarda, özellikle yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanan tüketicilerin elektrik faturalarından 20 indirim teşviki verilmelidir. 25- Ulaşım araçlarında yeni temiz enerji kaynaklarının kullanımı için teşvikler verilmelidir. 26- Elektrik birim fiyatları ABD deki seviyelere indirilmelidir. ABD de elk fiyatları; Konutlarda: 8,21 cent, iş yerlerinde: 7,36 cent, endüstride: 4,57 cent, hükümet binalarında, otoyollarda ve demiryollarında: 6,48 cent. Ortalama: 6,78 cent Yani ABD
GH [ 7/.:K 7UNL\H de ise 150 000 TL/KWh
'(.ø (/(.75ø. (1(5-ø6ø .$<,3/$5, %ø/( $9583$ %ø5/øçø
NE GİRMEMİZE ENGELDİR Türkiye eğer AB ortaklığı kriterlerine ortak olmak istiyorsa enerji verimini artırmak zorundadır. Bu tür bir savurganlığa; gelişmiş hiç bir Avrupa ülkesinde, Amerika da, hatta Ortadoğu ülkelerinde bile raslanmaz. dünkü bu kayıplar yönetmeliklere göre 6 dan fazla olamaz. Türkiye büyük bir enerji tasarruffu programı başlatmak zorundadır. Bu programın kapsamı şu şekilde olmalı 1. 22 olan hat kayıpları 6 ya düşürülecek şekilde gereken her türlü yatırım hemen yapılmalıdır. Hat kayıplarının standartlar seviyesine çekilmesi yönetmelik gereğidir. Ayrıca bu kayıp enerjiyi üretmek için elektrik santrallarında sarf edilen yakıtların ve boşa giden suyun maliyetleri gözönüne alınmalıdır. Yanan bu fosil türü petrol-gaz- kömürün sebep olduğu çevre kirlenmesi ve insan sağlığına getirdiği kötü etki nedeniyle sağlık giderlerinde sebep olduğu artışların mutlaka göz önünde bulundurulması gerekir. 2. Belediyelerde içme ve kullanma suları için yapılan ana dağıtım depolarının düşük kotlarda yapılmasından kaynaklanan enerji sarfının önüne geçilmelidir. Binaların yükseklikleri göz önüne alınmadan, binalardan düşük seviyelerde su depolarının yapılması nedeniyle suyu üst katlara basmak için hidrofor ve pompa sistemleri kurulması zorunlu olmaktadır. Bunlar Belediyelerın yanlış yatırımlarından kaynaklanan fuzuli enerji kaybına sebep olan durumlardır. Durumu düzeltecek yatırımlar yapılarak savurganlığın önüne geçilmelidir. Bu durum hem belediyelerde hem de yurt sathında diğer işletme ve kuruluşlarda incelemeye tabi tutulmalıdır. 3. Konutlarda, iş yerlerinde, fabrikalarda; içme, kullanma ve soğutma sularının kullanımı esnasında en az seviyede enerji kullanılacak şekilde depo yerleri seçimi yapılarak enerji tasarrufu sağlanmalıdır. Köylerde içme ve sulama sistemlerinin depolarının ve dağıtma sistemlerinin dizaynı enerji tasarrufu göz önüne alınarak yapılmalıdır 4. Evlerde ve fabrikalarda 10 yılı aşkın süredir çalışan eski makina ve ekipmanların sarf ettikleri yıllık enerji miktarları hesabı yapılmalı, enerji giderleri fazla ise ve aynı işi yapan daha verimli ve enerji tasarrufu miktarı iki yılda kendisini geri ödeyen yeni tasarruflu sistemle değiştirilmelidir. 5. Evlerde, iş yerlerinde, ve fabrikalarda yüksek güçlü lambalar, aynı ışığı veren enerji tasarruflu lambalarla değiştirilmelidir. grneğin: Türkiye de 21 milyon elektrik abonesi var; bu abonelerin evlerindeki 60 Watt lık ikişer lambayı 15 Watt lık lamba ile değiştirdiğini farz edersek her aile 60±15 45 x2; 90 Watt tasarruf etmiş olur, 0,090 KWatt saat ENERJİ TASARRUFU 21.000.000x0,090
1.890.000 KWh bu lambalar günde 5 saat kullanılıyorsa yıllık enerji tasarrufu YET 1.890.000X5X365 3.449.250..000.KWh enerji tasarruf edilmiş olur. Bu aynı zamanda 22.500.000 varil yakıt tasarrufudur
)(1varil 153,8 litre) grnekleri çoğaltmak mümkün Yukarıda belirtilen ve burada belirtilmeyen daha birçok konudaki enerji savurganlığı 40 ı bulur. Türkiye bu enerjiyi tasarruf etmeli ve verimli enerji kullanmayı öğrenmelidir.
dEVRE KİRLENMESİ VE KÜRESEL ISINMA KONUSUNDATÜRKİYE NE YAPMALI? 1. Türkiye dışardan alacağı doğal gaz, petrol ve kömürün çevreyi kirletici ve tabiatı yok edici asit yağmurlarının yağmasına sebep olan sülfür ve küresel ısınmaya ve insan sağlığını bozan diğer gazlardan (AB standartları seviyesinde) arındırılmış olmasını temin etmelidir.
2. Türkiye gelecekte temiz bir ülke içİn mevcut kirlilik yaratan fosil türü enerji kaynaklarından; yenilenebilen temiz enerji kaynaklarına güneş+hidrojen e zaman geçirmeden yönelmek durumundadır ve yeni teknolojileri zaman geçirmeden getirerek kullanıma sunmalıdır.
HİDROJEN KONUSUNDA ULUSLARARASI PROGRAMLAR Almanya±Suudi Arabistan hysolar projesini yürütmektedirler. Dünyanın en büyük petrol ülkesi güneşten yararlanarak hidrojen üretmektedir. Suudi Arabistan petrolden sonra petrol yerine hidrojeni sürekli enerji olarak ihraç etmek için hazırlanmaktadır. Japonya nın Wenet Programı Hidrojen konusunda dünyanın en geniş kapsamlı programıdır. Japonlar elektrik sistemlerini hidrojen sistemine çevirmek için; 1991 de, üç milyar dolar harcamayı planladılar Avrupa ± Quebec Projesi Kanada dan ucuz elde edilen hidrojeni Avrupa ya nakletmek ve ulaşım araçlarında kullanmak için çalışmaktadırlar. Ulaşım Konusunda; uzay istasyonları hidrojen enerjisine dayalı uluslararası programlardır. (Bu projeler 1991 yılında yayınlanmış Geleceğin Enerjisi Güneş ve Hidrojen kitabından alınmıştır. Konunun uzmanları olan Sn T. Nejat VEZİROçLU, John O
M BOCKIRS ve Dabbi L. SMİTH tarafından kaleme alınan bu kitap 11 yıl öncesini belirtmektedir.)
+ø'52-(1 1(5(/(5'( .8//$1,/$%ø/ø5"
+ø'52-(1 (/(.75ø. 6$175$//$5,1'$ (/(.75ø. (/'( (70(. ødø1 <$.,7 2/$5$. .8//$1,/$%ø/ø5 -$321/$5 9( $%' %8 8<*8/$0$/$5$ *(d0øù %8/818<25/$5
+ø'52-(1 <$.,7/, (/(.75ø. h5(7(d/(5ø1ø1 3ø//(5ø1
$1$ <$.,7, +ø'52-(1'ø5
02725/8 $5$d/$5'$ +ø'52-(1 <$.,7/, +h&5(/(5ø1 .8//$1,/0$6,1'$ +ø'52-(1 (1 $9$17$-/, <$.,77,5 +21'$ )ø50$6, h5(77øçø $5$%$/$5$ +ø'52-(1 <$.,7/, +h&5(/(5ø <,/,1'$ 8<*8/$0$<$ %$ù/$0,ù7,5 0$='$ 9( 'øç(5 %h<h. )ø50$/$5 +ø'52-(1 8<*8/$0$6,1$ *(d0(. ødø1 +$=,5/$1,<25/$5
$%'
'( .$/ø)251ø<$
'$ 6,),5 (0ø6<21/8 $5$d 8<*8/$0$6, ødø1 <$6$ d,.$50,ù7,5
%8 $5$d (*=2681'$1 d,.$1 *$=/$5 .ø5/ø/ø. <$5$70$<$&$. <$.,7/, 2/$&$.7,5 '(0(.7ø5 <$1ø +ø'52-(1 <$.,7/, +h&5(/(5ø1 .8//$1,/0$6, '(0(.7ø5
$/0$1<$ $98675$/<$ .$1$'$ '(1ø= .899(7/(5ø1'( 9( '(1ø=$/7, *(0ø/(5ø1'( +ø'52-(1ø <$.,7 2/$5$. .8//$10$<$ %$ù/$0,ù/$5',5
8=$< 352*5$0/$5,1,1 $1$ <$.,7, +ø'52-(1'ø5
8=$< *(0ø/(5ø1ø1 0(.ø./(5ø1 <$.,7, +ø'52-(1'ø5 +ø3(5621ø. <2/&8 8d$./$5,1,1 <$.,7, '$ +ø'52-(1 2/$&$.7,5
'( (/(.75ø. (1(5-ø6ø h5(7ø0ø 3/$1/$0$6,
² <,//$5, $5$6,
<,//$5
18)86
(1(5-ø h5(7ø0ø .:K
.øùø %$ù, (1(5-ø (1(5-ø .$<1$
.:K .ZK
.ZK
NZK NZK
NZK
.g0h5
'2ç$/ *$=
.:K )8(/ 2ø/
1h./((5
+ø'52(/(.7
.:K 5h=*$5
.:K *h1(ù
.:K +ø'52-(1
.:K -(27(50$/
.:K %,2(1(5-ø
$7,. ,6,
.:K 723/$0
Not: 1. 2010 yılında Hidrojen yakıt olarak kullanılmak suretiyle elektrik üretimine başlanmalıdır. Hidrejen yakıtlı elektrik üreteçleri yaygınlaştırılmalıdır. 2. 2010 yılında Güneş enerjisinden elektrik üretimine başlanmalıdır. 3. 2010 yılında kırsal kesimde bioenerji den elektrik üretimine geçilmelidir 4. 2010 yılında kırsal kesimde Hidrojen yakıtlı pil kullanılmaya başlanmalıdır. 5. 2003 yılından itibaren kullanılacak Petrol, Doğal gaz ve Kömür Sülfürden arındırıldıktan sonra kullanılmalıdır. Ayrıca bu yakıtların yakıldığı sistemlerın bacalarına kirletici gazları tutucu filtre takılmalıdır. 6. 2002 yılından itibaren Rüzgar enerjisi ile elektrik üretimine hız verilmelidir. 7. 2030 yılında kömür ve petrol kullanımına son verilmelidir.