Elektrik Mühendisliği · Sayı 416 · Kasım 2002

HASAN BALIKÇI VE ALAETTİN ANAHTARCI'YI UNUTMAYACAĞIZ

Toplum, demokrasi ve emek Biyografi ve anma

Yıl
2002
Sayfa
12
Okuma süresi
11 dk
Görüntülenme
0

Konu

Toplum, demokrasi ve emek

İlgili: Mühendislik mesleği, meslek hakları ve istihdam, Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme

Anahtar kelimeler

  • Hasan Balıkçı
  • kaçak elektrik
  • TEDAŞ
  • EMO Adana Şubesi
  • cinayet
  • Enerji Yapı Yol Sen

Özet

Adana'da kaçak elektrik kullanan sanayicilere karşı mücadele eden ve bu nedenle Şanlıurfa'ya sürgün edilip tetikçiler tarafından öldürülen EMO üyesi mühendis Hasan Balıkçı'nın anısına yazılmış anma yazısı; cinayetin arka planı, soruşturma süreci ve enerji sektöründeki yolsuzluk-kaçak elektrik sorununa dair değerlendirmeler yer almaktadır.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

+$6$1 %$/,.d, YH

$/$(77ø1 $1$+7$5&,

H.BalıkçıÜnın Yaktığı Me Söndürmeyelim Açıklansın Hasan Balıkçı Neden g A.Anahtarcı Bize Yol G Unutulmaz Dost A.Anahtarc

Yaprak Dökümü

Sararıp dökülmeden önce kızaran yapraklar ki onlar ùan verdiler ortalığa bütün bir sonbahar

Mevsim dönüp de yeniden yeşermeye başlayınca rüzgar dıplaklığında o atın yine onlar koşacaklar O çocuklar O yapraklar O şarabi eşkiyalar

Onlar da olmasa benim gayrı kimim var?

Can Yücel

+$6$1 %$/,.d,

NIN YAKTIöI MEùALEYİ SgNDÜRMEYELİM Ayhan Tuğcu

Hasan, 1961 yılında Adana Seyhan İlçesi Kayışlı köyünde doğdu. İlkokulu doğduğu köyde bitirdikten sonra orta ve lise öğrenimini AdanaÜda tamamladı. Dar gelirli, 9 çocuklu bir ailenin çocuğuydu. İlkokuldan lise bitimine kadar köyde ırgat olarak yıllarca çalıştı. Toprağı, emeği, sömürüyü daha o yaşlarda çok iyi tanıdı. Lise yıllarında haklar ve özgürlükler mücadelesine katkıları büyüktü. Yıldız Teknik ÜniversitesiÜni 1987 yılında bitirdi. 12 EylülÜün antidemokratik uygulamalarına rağmen öğrenci derneklerinin kuruluşunda önderlik etti. Bu mücadele nedeniyle anti demokratik uygulamalara, tehdit ve cezalara maruz kalmasına rağmen öğrenci derneklerinin kurulmasını sağlayanlardandı. Üniversite yıllarında Hasan Balıkçı hem okuyup hem de çalışmak zorundaydı. Bu işin de üstesinden geldi. Okul yılları boyunca özel bir kablo fabrikasında çalıştı. Üniversiteyi bitirdikten sonra özel sektörde üç yıl çalıştı. 1988 yılında mücadele ve okul arkadaşı ùengül ile evlendi. 9 yaşında Açelya, 2 yaşında Ayça İdil adında iki kız çocuğu oldu. Bütün yoğun çalışmalarına rağmen ailesini hiçbir zaman ihmal etmedi. Sevgisini sürekli üzerlerinde hissettirdi. 1989 yılında TEKÜde çalışmaya başladı. İlk görev yeri olan AğrıÜda yaklaşık 4 yıl görev yaptı. Birçok insanın doğuda görev yapmamak için başvurduğu yola o başvurmadı. 1993 yılında AdanaÜya atandı. 1993-1996 yılları arasında kamu sendikalarının çalışmalarına aktif olarak katıldı. Bu süreçte hakkında açılan haksız soruşturmalara da kayıtsız kalmadı. Açılan bir davayı Avrupa İnsan Hakları MahkemesiÜne götürdü. 2002 yılında davanın lehine sonuçlanacağı anlaşılınca devletin vazgeçmesi için teklif ettiği binlerce Euro tutarındaki parayı kabul etmeyip bu davanın kamu emekçilerinin mücadelesine emsal olmasını istedi. Dava halen sürmektedir. Adana Enerji Yapı Yol Sen ùubesiÜnin kurucusu oldu. Genel başkanlığını yaptı. Tek başına sanki bir örgüttü. 1998-2002 yılları arasında EMO Adana ùubesi Yönetim Kurulu Üyeliği ve yazmanlığı görevlerinde bulundu. 1998-2000 yılları arasında TMMOB Adana İKK Sekreterliği görevini başarıyla yürüttü. Görev yaptığı yıllarda demokratik hak ve özgürlükler mücadelesinde en ön sıradaydı. Hasan Balıkçı devrimci, demokrat ve aydın bir insandı. Azimli ve sabırlıydı; ikna yeteneği çok büyüktü. Bir çok kişi siyasi düşüncesine katılmasa da ona büyük saygısı vardı. dünkü sistemin allak bullak ettiği değer yargıları dürüstlük, onurlu insan profili HasanÜda hiçbir şekilde sekteye uğramadı. Hayatı boyunca ezilenlerin yanında saf tutması onu tanıyanların kalbinde ebediyen kalmasına neden oldu. Dostları, meslektaşları ve halkı cenazesinde onu bağrına bastı; yıllar var ki böyle bir sahiplenme olmamıştı. Tehdit aldı, yılmadı Yaşamı boyunca inandırcı ilkelerden asla taviz vermemesi, AdanaÜda kaçak elektrik kullanan sanayi kuruluşlarının üzerine kararlı bir şekilde gidip cezalar yazdırması, kaçak elektrik kullanan kimi sanayi patronlarını harekete geçirdi. Yolsuzluklara bulaşmış bu kirli çarkın uzantıları ve işbirlikçileri HasanÜın ortadan kaldırılmasına karar verdiler. Adana da kendisine teklif edilen rüşvetleri kabul etmemesi ve ısrarla kaçak elektrik kullanan sanayi kuruluşlarının üzerine gitmesi nedeniyle sürekli tehditlerle karşı karşıya kaldı. Ardından 6 ay süre ile kendi isteğinin dışında ùanlı Urfa ya geçici olarak görevlendirildi. UrfaÜdaki durum AdanaÜdan çok farklı değildi. Hasan, UrfaÜda da bu tutarlı tutumundan dolayı tehditler almaya başladı. Görevinin bitmesine bir ay kala AdanaÜda hırsızlık ve yolsuzluklara bulaşmış kesimlerin ùanlıurfaÜya gönderdiği tetikçiler tarafından, 18 Ekim 2002 gecesi devletin makam arabasında alçakça katledildi. Temiz toplum söylemleriyle halkımızı kandıranlar biliyorlardı ki Hasan Balıkçı yıllardan beri temiz

toplum için mücadele etmekteydi. Hasan Balıkçı yalnız değildir. Onun kısa ömrüne sürdürdüğü onurlu mücadele bizlere ışık tutacaktır. Davanın sonu nereye uzanırsa uzansın, bu davanın takipçisi olacağız. Bu cinayetin basit bir elektrik kaçağı cezası cinayeti olmadığını biliyoruz. Adalet yerini bulana kadar da peşini bırakmayacağız. Temiz toplum özleminde olan insanların bu olaya duyarsız kalmayacağını biliyor ve temiz toplum özlemini gerçekleştirmek için göreve çağırıyoruz.

$d,./$16,1

+$6$1 %$/,.d, 1HGHQ gOGUOG"

ùükran Soner Cumhuriyet 26.10.2002 (İşçinin Evreninden) Evet, seçim kargaşasında kim vurduya gitmesin. Polisin öldürülen TEDAù Bölge Müdür Yardımcısı Hasan Balıkçı ile ilgili soruşturmanın gelişmesi hakkında bilgi verme sorumluluğu var. Bu sorumluluk öyle yerel emniyetin basın açıklamalarında birkaç satırla geçiştirilecek bir boyutta değil. Bakanlık katına çıkarılmak durumunda. Elbette medyanın duyarlılığı, arkadaşlarımızın soru sormaları, izlemeleri de çok önemli. Meclis açık olsaydı, µÜSoru önergesi ile işi sonuna kadar izleyecek namuslu bir milletvekili yok mu?ÜÜ demeliydik. Meclis açıldıktan sonra da bu işin devamı izlenmeli değil mi? Kamuoyu zayıf belleği ile unutsa, medya her zamanki medyatik kültürü içinde peşini bırakıverse de meslek örgütlerinin bu işin peşini bırakmayacaklarını ummak istiyorum. Ama kolay olmadığını da biliyorum. Hasan Balıkçı ismini unutmuş olabilirsiniz. Ama AdanaÜda kaçak elektrik kullanan sanayicilerle boğuşurken rüşvetleri reddeden, tehdit alan, sonra da UrfaÜya isteği dışında geçici görevle gönderilen (elektrik mühendislerine göre sürülen), orada kiralık katil tarafından vurulan idealist mühendisi anımsıyorsunuzdur. Yakalanan tetikçiler de AdanaÜda kaçak elektrik kullanan fabrikatörler tarafından azmettirildiklerini itiraf etmişler. Haberlerde yer alan bilgilere göre bir tek fabrikanın kaçak kullandığı elektrik miktarı bir mahalleyi aşıyormuş. Sahi, yakalanan, azmettiren fabrika ortakları ne oldu?.. Bu devlet bir tek Hasan BalıkçıÜnın cinayetinin üzerinden sonuna kadar iz sürse bile, elektrik kaçakçılığının, rüşvet çarklarının, kirlenmenin boyutları üzerinde kim bilir ne önemli

Odamızın Adana ùubesi Üyesi Hasan BalıkçıÜnın öldürülmesine giden süreç aşağıdaki gibi gelişmiştir: Arkadaşımız yıllardır TEDAùÜta çalışmaktadır. Adana EMO Yönetim Kurulu Üyeliği, ùube Yazmanlığı, Enerji Yapı Yol Sen kuruculuğu ve şube başkanlığı yapmıştır. Enerji BakanlığıÜnın kayıp ve kaçakları önlemek için yürüttüğü kaçaklarla mücadele politikası nedeniyle her onurlu dürüst görevlinin yapması gereken işi yerine getirmiştir. gzellikle kayıp ve kaçaklar önlenirken yoksul halk değil de kaçak oranının yüksek olduğu sanayi kesiminin üzerine gitmiştir. AdanaÜda pek çok plastik imalathanesinde kaçak elektrik kullanılmaktadır. Bildiğimiz kadarıyla bu işletmecilerden bazılari HasanÜa diş bilemektedir. Bu dönemde Hasan Balıkçı ùanlı UrfaÜya geçici olarak göreve gönderilmiştir. 18 Ekim 2002 Cuma gecesi 10:30-11:00 sıralarında olayın birebir tanığı olan Muhasebe Müdürü Seyhan UğurluÜnun ifadesine göre, ùanlı Urfa Eyyübiye Mahallesi Cezaevi Kavşağı yakınlarında, sigara almak için duran Hasan BalıkçıÜnın kullandığı resmi plakalı araca arkadan binen bir kişi, arkadaşımız arabaya bindiğinde arkadan silahı kafasına dayayarak kimlik sorar. Balıkçı, neler olacağını anlayınca Seyhan Uğurlu ile birlikte faili amacından vazgeçirmek için arabada 3-4 dakikalık bir konuşma yaparlar; katil zanlısı eyleminden vazgeçer gibi görünerek eliyle yön gösterir ve ³´Ben aranıyorum, beni şehir dışına bırakın´ der. Söylenen yön ters yön olduğundan Hasan Balıkçı ³O yöne giremeyiz, hem de araç resmi plakalı´ der. Bunun üzerine fail ³O zaman ³beni biraz ileride indirin´´ diyerek cezaevi kavşağında inerken arkadaşımıza arkadan 2 el ateş ederek öldürür. Kendisini arkadan takip eden 01 plakalı araca binerek kaçmaya çalışır.

sonuçlara ulaşabilir. Ortada SusurlukÜta kamyonun rastlantısal çarpması ile ortaya saçılan kirli çamaşırlar gibi, yaşamın bir başka alanındaki sürüp giden çok boyutlu kirliliğin kirli çamaşırları var (...) TürkiyeÜde kamu yolsuzluğu deyince ilk akla gelen alan da enerjinin bütünüdür. Baraj, santral ihalelerinden kaçak elektrik kullanımına, üretimden-tüketim noktasına uzanan bir halkada her aşamada çok boyutlu yolsuzluk, rüşvet, vurgun, kamunun zarara uğratılması olaylarının sayısız yolsuzluk dosyaları vardır. Arada bir medyatik skandallara konu olurlar. Sonra unutulurlar. Meslek örgütlerinin, Elektrik Mühendisleri Odası, TMMOBÜnin çırpınışları, kamuoyunu uyarıları sonuçsuz kalır. ùimdi Hasan BalıkçıÜnın özelinde, BalıkçıÜnın kamunun soyulmasına karşı verdiği savaşım üzerine, yaptığı işlerden yola çıkılsa, kimlerin çıkarlarına çomak soktuğu saptansa, AdanaÜdan UrfaÜya hangi güç odakları tarafından sürgün edildiği bir sorgulansa... Sadece bir namuslu mühendisin akan kanı yerde kalmamış olmaz. Kirlilik odaklarının çorap söküğü gibi büyüyerek ortaya çıkacağı bir anlamlı temizlik operasyonu başlatılmış olabilir. Kullanıcıdan kamudaki suç ortaklarına, siyasete uzanan enerjideki kirlilik üzerine anlamlı bir operasyon, SusurlukÜta üzerine sünger çekilmiş temizlik arayışına yeni bir ivme kazandırabilir. Kaçak elektrik bu ülkede toplumsal kirlenmenin nerede ise bir simgesi. O kadar yaygın, o kadar toplumsal kabul görmüş ki.. apartmanlarımızda, kendi çevremizde, bazen yakınlarımız, belki de kendimiz için çok masum bir suç. devrenize bir bakın, kışın apartman tasarrufu nedeniyle, kalorifer ile ısınamayan ne kadar çok aile geceleri elektrik ısıtıcısı kullanıyor. Fazla parayı ödememek için de gece elektrik sayaçları devre dışı yapılıyor. Sonra mahallelerde dağıtım merkezinin kaldıramayacağı yükte elektrik çekildiğinden trafolar atıyor. Komşu komşusunun elektriğinden çalıyor (...) Bu ülkede bir şeylerin değişebilmesi, erdemin suç olmaktan, suçun onay görmesinden kurtulunması için anlamlı bir adım olarak, Hasan BalıkçıÜnın cinayeti ile ilgili soruşturmanın sonuna kadar yürütülmesi ve gelişmelerin kamuoyuna açıklanması gerek..

Daha sonra Urfa EmniyetiÜnden alınan bilgilere

göre; cezaevi nöbetçilerinin arkadan takip eden

01 plakalı aracı fark edip Emniyete

bildirmesiyle belirtilen araç Gaziantep

çıkışında

durdurularak

tetikçiler

yakalanmışlardır.

Tetikçiler emniyetteki ifadelerinde AdanaÜdan

Zeki AkkoyunluÜisimli şahsın kendilerini

Hasan BalıkçıÜyı öldürmeleri için

kiraladıklarını ve cinayetin nedeninin

BalıkçıÜnın kaçak elektrik kullanımı konusunda

yaptığı işlemler olduğunu açıklamışlardır.

Hasan Balıkçı çevresinde dürüstlüğü ve

çalışkanlığıyla tanınmış bir arkadaşımızdı.

Daha önce yaptığı sendikalar çalışmalar

nedeniyle disiplin cezası almış ancak AIHMÜye

başvurusu sonucu beraat etmiştir. Bu olay

Enerji BakanlığıÜnın kaçak elektrikle mücadele

yöntemleri yüzünden ortaya çıkmıştır.

Elektrik Mühendisleri Odası yıllardan beri

enerjideki kayıp ve kaçakların azaltılması

gerektiğini yaptığı açıklamalarla defalarca

vurgulamıştır ama yöntem bu değildir

Türkiye elektriği en pahalı kullanan ülkelerden

biridir, ülkede yoksulluk had safhadadır ve

vatandaşların önemli bir bölümü kaçak elektrik

kullanmayı alışkanlık haline getirmiştir.

Meselenin sosyal boyutunu gözardı eden,

yoksulluğu en derinden yaşayan bölgelerimize

bir çivi bile çakmayan, yıllardır denetim

yapmayan, enerjideki rezaletlere bile bile izin

veren son yirmi yılın hükümetleri ve enerji

bakanları, enerjideki kaçakları polisiye

tedbirlerle çözmeye kalkmaktadırlar.

Vatandaşla karşı karşıya getirilen TEDAù

görevlilerinin can güvenliği yoktur.

Denetimlere

korumasız,

savunmasız

gitmektedirler. Arkadaşımızın ölümü tüm

sorumlulara ibret olmalıdır.

Acımız büyüktür, tek tesellimiz katil

zanlılarının yakalanmış olmasıdır. Ancak

olayda kuşku yaratan noktaların

aydınlatılabilmesi için aşağıdaki soruların

cevaplanması gerekmektedir:

‡Hasan BalıkçıÜnın ùanlı UrfaÜya

gönderilmesinde bir siyasi parti

milletvekilinin rol oynadığı söylentisi doğru

mudur?

‡Henüz yakalanmayan azmettiricilerin

siyasiler tarafından korunduğu iddiaları

doğru mudur?

Olayın tüm yönleriyle aydınlığa kavuşması,

azmettiricilerin bir an önce yakalanması ve bu

soruların cevaplanmasıyla mümkündür.

YI UNUTMAYACAöIZ Basın Bilgi Notu

$/$(77ø1 $1$+7$5&, %ø=( <2/ *g67(5(&(.

Hüseyin Yeşil ALAETTİN ANAHTARCI 1950 yılında danakkale KarabigaÜda doğdu. İlkokulu Karabiga, Ortaokulu ise BigaÜda tamamladı. Lise öğrenimini sürdürdüğü İstanbulÜda Maçka Sanat LisesiÜnde elektrik ile tanıştı. Buranın elektrik bölümünü bitirdikten sonra o zamanki adıyla İstanbul Devlet Mimar ve Mühendislik AkademisiÜnde (Yıldız Teknik Üniversitesi) öğrenime başladı. gğrenciliği, toplumsal hak arama mücadelesinin yükseldiği 68 HareketiÜnde aktif bir biçimde yer alarak geçti. gğrenci Birliği Yönetim kurulu üyeliği ve Elektrik Bölümü gğrenci temsilciliği yaptı. Ayrıca Yıldız Teknik Üniversitesi DEV-GENd (Türkiye Devrimci Gençlik Federasyonu) Yönetim Kurulu üyeliğiÜnde bulundu. Ve 1972 yılında da mezun oldu. Mezun olduktan sonra devrimci-demokrat çizgisini OdaÜda da sürdürdü. EMOÜda ilk görevi İstanbul ùubesi Müdürlüğü oldu. Daha sonra, 1973, 1974, 1976, 1979, 1995-1996, 1996-1998 dönemlerinde EMO İstanbul ùubesi Yönetim Kurulu üyeliği, 1999-2000 döneminde EMO İstanbul ùubesi Yönetim Kurulu Başkanlığı yaptı. Yine 1978 döneminde EMO Yönetim Kurulu üyeliği, 1988-1989 döneminde EMO Denetleme Kurulu üyeliğinde bulundu. Ayrıca, 1992-1994 TMMOB 32. çalışma döneminde Denetleme Kurulu üyeliği, 1996-1998 TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu Sekreterliği görevlerini yerine getirdi. Bunların yanında, çeşitli dönemlerde, EMO İstanbul ùubesi ve EMO Genel Merkez Genel Kurulu Divan Başkanlığı ve TMMOB GenelKurulu Divan Başkan Yardımcılığı görevlerini üstlendi. Uzmanlık alanlarımızda ve diğer toplumsal konularda düzenlenen birçok açık oturum, panel ve sempozyumda, konuşmacı ve yönetici görevlerini yerine getirdi. EMOÜdaki görevlerinden dolayı yazılı ve görsel basın yayın organlarında birçok söyleşi, açıklama ve görüşleri yer aldı. Bütün çabalara rağmen,

Unutulmaz Dost Alaettin Anahtarcı nın Ardından...

Mümin Ceyhan Altmışlı yılların başından üzerimize esen özgürlük rüzgkrı, delikanlı ruhumuzu alabildiğine dalgalandırıyordu. Acelemiz vardı; bütün insanlığın ve Türk halkının kurtuluşu bizim devrim için yapacağımız katkı ile gerçekleşecekti. Devrim, öyle az buz da değil, hem milli, hem de demokratik olmalıydı. AlaettinÜe, yirmili yaşlarımızın başlarında Yıldız TeknikÜte işte öylesine esen rüzgkrların anaforunda rastlamış olsam gerek... Durgun gibi görünen hal ve davranışının yanında, içten ama insanı hemen sarmalayan yaklaşımı dostluğumuzun başlangıcı oldu. Yirmili yaşlarda olmasına rağmen, yüzüne baktığımda ilk dikkatimi çeken, sol kaşının tam ortasının ağarmış olmasıydı. Bunun ona uğur getirdiğini söyler; müstehzi gülerken, geçirdiği bir gönül acısını düşündüğünü anlardınız. Üniversiteyi bitirdikten hemen sonra EMO İstanbul şubesinde çalışmaya başladı. TMMOB ve meslek örgütü olan Elektrik Mühendisleri Odası sevgisi ve buradaki mücadelesi son güne kadar hiç eksilmedi. EMOÜya büyük bir tutkusu vardı. EMOÜnun bugünkü konuma gelmesinde büyük katkısı vardı. EMOÜnun en kritik anlarında ³Adamım, gene bize iş düştü´ der, hiç tereddüt etmeden görev alırdı. EMO genel kurullarının değişmez divan başkanıydı. Beraber görev aldığımız merkez denetçiliği ve en son yaptığı İstanbul şubesi başkanlığı görevi, onun özverili yapısının bir sonucudur. İstanbul şubesi müdürlüğü döneminde, Bursa

yakalandığı amansız hastalıktan kurtulamayan

Alaettin ANAHTARCI, 1 Aralık 2002 günü

doğduğu yer olan danakkale KarabigaÜda

hayata gözlerini yumdu. 1970Ülerden bu yana,

Mühendis -Mimar hareketinin önderlerinden

olan Alaettin ANAHTARCI, TMMOBÜnin

Devrimci-Demokrat çizgisinin oluşumunda ve

sürdürülmesinde sürekli katkılarda bulundu ve

önemli görevler üstlendi. dalışkanlığı,

mütevaziliği ve güvenirliliği onun en belirgin

özelliklerindendi. Bulunduğu ortamlarda

sergilediği tutum ve davranışlar ile herkesin

takdirini ve sevgisini kazanırdı. Alaettin

ANAHTARCI arkadaşımız, zor dönemlerde

görev üstlenmekten kaçınmaz, TMMOBÜde ve

hayatın her alanında her türlü görevi seve seve

yerine getirir ve çalışma azmiyle yanındakilere

örnek olurdu. Her yaştan insanla kurduğu sıcak

diyaloglar sayesinde herkes tarafından çok

sevilirdi. Alaettin ANAHTARCI taraftı.

Emekten, barıştan ve sosyalizmden yana taraftı.

Bütün ömrünü bu uğurda verilen mücadelelerle

doldurdu. Dolu dolu yaşadı. Hastalığının son

günlerinde bile mücadeleden kopmadı.

İlerlemiş hastalığına rağmen EMO ve TMMOB

son genel kurullarına katılmaktan ve katkı

koymaktan bir an bile geri durmadı.

$/$(77ø1

$1$+7$5&,¶<,

81870$<$&$ö,= $1,6, YH g51(.

0h&$'(/(6ø d$/,ù0$/$5,0,=$ <2/

*g67(5(&(.7ø5

EMO temsilciliğinin oluşumuna büyük katkı sağlamış ve İstanbul şubesine bağlı olan Bursa, onun büyük katkısı ile bağımsız bir temsilcilik haline gelmiştir. -Bursa EMO da bunu hiç unutmamış, hastalığı döneminde KarabigaÜda topluca ziyaret edilerek kendisine plaket verilmiştir.- EMO çevresinde Alaettin üzerine çok sözü olan vardır. Ancak, hakkında olumsuz bir anısı olanın var olacağını sanmam. Bas-bariton sesi, sakinleştirici tavrıyla, sevecenliğiyle dostluklarıyla AlaettinÜi unutmak pek kolay olmayacaktır. Onunla kongre günlerinde iki kadeh içmemişseniz, bir şeyleri eksik yapmışsınız demektir. Alaettin BursaÜdan evlendi. Bir kızı ve bir de oğlu var. Bunlardan başka bir de EMOÜsu oldu. EMO sevgisini hiç terk etmedi. Ama, EMO da onu hiç terk etmedi. Onu uğurlamaya İstanbulÜdan, AnkaraÜdan, İzmirÜden, BursaÜdan ve başka illerden koşup geldiler. dok sevdiği KarabigaÜda ³bir de üstüne üstlük kadir gününde´ sonsuzluğa gönderdiler. Sevgili Alaettin Anahtarcı, şimdi, PriaposÜtan KarabigaÜya uzanan tarih serüveninde, poyrazın en çok işe yarayıp elektrik enerjisine dönüşeceği bu bölgede, yeşilliklerin ve servi ağaçlarının nazlı nazlı sallandığı yerde uzun uykusunda... Ha, unutmadan... BursaÜdan KarabigaÜya son kez onu görmeye giderken yolda yitirdiğimizi öğrendim. Yanına gidip soğumamış bedeniyle yüzünü gördüm. AlaettinÜin sol kaşının ortasındaki aklık, CHEÜnin şapkasındaki yıldız gibi ışıldıyordu...