Elektrik Mühendisliği · Sayı 417 · Mart 2003

TÜRKİYE ENERJİ FORUMU-2002:NİYE DÜZENLENDİĞİ ANLAŞILMAYAN BİR ORGANİZASYON

Cem Kükey

Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme Görüş ve değerlendirme

Yıl
2003
Sayfa
1
Okuma süresi
3 dk
Görüntülenme
0

Konu

Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme

İlgili: Nükleer enerji, Oda ve TMMOB örgütsel yaşamı

Anahtar kelimeler

  • Türkiye Enerji Forumu
  • ETKB
  • EPDK
  • liberalizasyon
  • Çırağan Sarayı
  • nükleer santral

Özet

Yazar, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı ve TÜBİTAK tarafından düzenlenen Türkiye Enerji Forumu-2002'yi, EMO'nun aktif katılımına rağmen içerik ve sonuç üretme açısından yetersiz bulduğunu eleştirir. Forumdaki bakan konuşmalarına, enerji politikalarının sürekliliğine ve nükleer santral tartışmasının yeniden gündeme gelmesine dair değerlendirmeler sunar.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

Türkiye Enerji Forumu-2002:

NİYE DÜZENLENDİĞİ ANLAŞILAMAYAN BİR ORGANİZASYON

Enerjive Tabi Kaynaklar Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı ve TÜBİTAK tarafından düzenlenen Türkiye Enerji Forumu-2002, 11-13 Aralık’da Çırağan Sarayı’nda gerçekleştirildi. Açılış oturumunda ETKB’nın ve Sanayi Ticaret Bakanı’nın birer konuşma yaptığı Forum’a, EPDK Başkanı, enerjiyle ilgili kamu kuruluşları genel müdürleri, özel sektör temsilcileri, akademisyenler, uzman kişiler yanında Odamız da, özellikle çalıştaylar düzeyinde, kendi politikalarını savunarak aktif olarak katıldı. Sektör bileşenlerini biraraya getire(me)yen forum, enerji sorunlarını irdelemekten uzak ve sönük geçti. Üç gün boyunca 13 oturum, 12 çalıştay gerçekleştirilen Forum’da, Odamızın aktif katılımına rağmen çalıştaylara ilgi ve katılım çok azdı. EMO Enerji Forumu’nda 12 kişiyle temsil edildi (C. Göltaş, S. Çiğdem, C. Kükey, M. Kadıoğlu, H. Yeşil, H. Küçük, A. Yiğit, K. Ulusaler, M. Çeçen, A. Künar, S. Gülşen, G. Candoğan). Forumun bu yılki ana başlığı “Türkiye’nin yeni Enerji Stratejileri II” olarak belirlenmişti. Oturumlar ve çalıştayların içeriğine baktığınızda başlığa uygun son derece kapsamlı bir program var gibi gözükmekteydi. Ayrıca aralarda uzman konuşmacılar da davet edilmişti. Katılımcılar üç gün boyunca Türkiye’nin enerji sorunlarının, sektörün yapısının, gelecek vizyonunun, dünyadaki durumun, yeni teknolojilerin masaya yatırılmasını, Forum’dan dişe dokunur bir sonuç çıkmasını beklediler. Ancak beklentiler boşa çıktı çünkü Forum, belli ki özel sektörün ve kamunun temsilcilerini bir araya getirecek bir “kaynaşma” toplantısı olarak düzenlenmişti. Tartışmaların verimli geçmesi için yapılmış bir organizasyon yoktu. Küçük grupların tartışması biçiminde organize edilen çalıştayların sonunda bile yazılı metinler çıkmadı ve dolayısıyla Forum’a herhangi bir şey sunulmadı. Çalıştayların katılımcıları ne düşünüyorlarsa söylediler ve ardından dağıldılar. Sanırız Forum’un en büyük şanssızlığı, kurgunun çok önceden yıllardır ETKB’nı elinde bulunduran, liberalizasyon politikalarını tam bir yağma anlayışıyla uygulayan ANAP’a göre hazırlanmış olmasıydı. Herhalde Çırağan Sarayı gibi bir ortamda işadamları ve kamunun üst düzey yöneticilerinin daha da “samimileşeceği” düşünülmüştü. Erken seçim hesapları değiştirdiği için açılış konuşmasını yapmak da Zeki Çakan’a değil, Hilmi Güler’e nasip oldu. Forum, seçim sonrası iktidara gelen AKP’nin enerji politikalarının bakanlar düzeyinde birinci ağızdan ilk deklarasyonlarına tanık olması açısından ilginçti. Enerji Bakanı açılış konuşmasında görüşlerini aktarırken, “Politikaları biz belirleriz, EPDK uygular” sözleriyle önümüzdeki dönemde siyasi erkle piyasa düzenleyicisi kurullar arasında doğabilecek çelişkilere yönelik ilk gözdağını verdi. Bakan bunun dışında, bütün HES yatırımlarının 2019’a kadar

sonuçlandırılacağı, enerjide bölgesel tarifeye geçileceği, yenilenebilir enerji kaynaklarına önem verileceği, linyit üretiminin artırılıp yeni linyit santrallarının projelendirileceği, kayıp ve kaçağın azaltılacağı vurgusunu yaptı. Ama konuşmanın özeti, “enerji politikaları artık devlet politikasıdır” ifadesiyle kendisini bulan, uygulanmakta olan liberalizasyonun sağından solundan revize edilerek devam ettirileceğinin açıklanmasında yatıyordu. Bu “önümüzdeki dönemde çok şeyin değişmeyeceği”, yeni ‘Beyaz Enerji’ dosyalarının aktörler değişerek gündeme geleceği biçiminde yorumlandı, ki Enerji Forumu boyunca özel sektör temsilcilerinin yeni iktidara yakın durma çabaları bu yorumları kuvvetlendirdi. Forum’un bir ilginç yanı da Sanayi ve Ticaret Bakanı’nın konuşmasıydı. Bakan konuşmasında, Enerji Bakanı’nın konuşmasında yer almayan, “nükleer santralın gerekliliği” tespitini yaparak, bittiği sanılan bir tartışmayı başlattı. Dünya’da ticari üretimi olmayan toryum teknolojilerine gönderme yapılarak başlatılmak istenen nükleer tartışması, nükleer lobilerine karşı ne kadar uyanık kalmak zorunda olduğumuzun bir göstergesiydi. Hazırlıkları uzun zaman önce başlayan, her türlü olanağın mevcut olduğu, Çırağan Sarayı gibi bir ortamda yapılan ve yabancı uzmanların da katıldığı Türkiye Enerji Forumu’nun içeriği ve tartışmalarının kısırlığıyla, EMO’nun, onca olanaksızlıklarla düzenlediği çok sayıda kongre, sempozyum, panel, forum ve kongrenin zengin bilimsel içeriği ve tartışmalarının kalitesi karşılaştırıldığında, insan gerçekten “maksadın üzüm yemek mi bağcı dövmek mi” olduğunu düşünmeden edemiyor.

Cem Kükey EMO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı

62 elektrik mühendisliği