Elektrik Mühendisliği · Sayı 418 · Haziran 2003
BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ ELEKTRİK-ELEKRONİK MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ
Mühendislik eğitimi Söyleşi
- Yıl
- 2003
- Sayfa
- 2
- Okuma süresi
- 3 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
İlgili: Mühendislik mesleği, meslek hakları ve istihdam
Anahtar kelimeler
- Boğaziçi Üniversitesi
- Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü
- YÖK
- lisansüstü eğitim
- akademik araştırma
Özet
Boğaziçi Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Kadri Özçaldıran ile bölümün tarihçesi, eğitim felsefesi, laboratuvarları, öğrenci profili ve akademik araştırma koşulları üzerine yapılan söyleşi.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
Boğaziçi Üniversitesi
ELEKTRİK-ELEKTRONİK MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ
Prof. Dr. Kadri Özçaldıran - Bölüm Başkanı
Bölümün kısa tarihçesini anlatabilir misiniz? Hangi aşamalardan geçti?
Robert College’in Mühendislik Fakültesi 1912’de kuruldu. Robert College’in 1971’de Boğaziçi Üniversitesi’ne dönüştüğünü ve Elektrik Mühendisliği Bölümü’nün fakültenin ilk kurulan bölümlerinden olduğu düşünülürse bölümümüzün ülkenin en eski elektrik mühendisliği bölümlerinden birisi olduğunu söyleyebiliriz.
Bölümünüze talep –diğer üniversitelere oranla- çok oluyor mu ve öğrencileriniz için iş imkânları ne düzeyde?
Bölümümüze de bölümümüz mezunlarına da talep olağanüstü seviyede. Her yıl yaklaşık 1.5 milyon öğrencinin girdiği seçme sınavında en yüksek 300-350 öğrenci arasında 50 kişi alıyoruz. Örneğin geçtiğimiz yıl 50. olarak giren öğrencimiz Türkiye 312.si idi ve ilk 200’ün 38’i bölümümüzü tercih etti. Benzer şekilde, mezunlarımıza da olağanüstü büyük bir talep var. Genellikle çalışacakları yeri iki üç ya da daha fazla teklif arasından değerlendirerek seçiyorlar.
Bölümünüzden mezun olan öğrenciler daha çok kamuyu mu yoksa özel sektörü mü tercih ediyor?
Akademik hayatı seçip devlet üniversitelerinde öğretim üyesi olan mezunlarımızı bir yana bıra-
76 elektrik mühendisliği
kırsak herhalde bölümümüzün 90 yıllık tarihi boyunca verdiği mezunlar arasından kamu sektöründe çalışanların sayısı bir elin parmaklarının sayısını geçmez.
Bölümünüzde kaç adet ve hangi laboratuvarlar vardır? Kaç öğretim üyesi var? Öğrenci sayınız, mezun olabilenler ve yurtdışına gidenlerin sayısı kaç? Ayrıca ne tür burslar veriyorsunuz?
Lisans eğitimize destek olan laboratuvarlarımız devreler, elektronik, kontrol, iletişim ve mikroprosesörler laboratuvarlarımızdır. Artı, iki adet bilgisayar laboratuvarımız tüm öğrencilerimize hizmet vermektedir. Lisansüstü eğitimimize ve araştırma etkinliklerimize destek veren laboratuvarlarımız ise BETA (Boğaziçi Üniversitesi Elektronik Tasarım Laboratuvarı), BÜSİM (Boğaziçi Üniversitesi Sinyal ve İmge İşleme Laboratuvarı), Mekatronik Laboratuvarı ve Akıllı Sistemler Laboratuvarı’dır. Bölümüzdeki tam-zamanlı öğretim üyesi sayısı 19’dır. Lisans öğrencilerimizin sayısı yaklaşık 250 ve lisansüstü öğrencilerimizin sayısı da yaklaşık 100’dür.
Mezunlarımızın ortalama 30%-50% arasında bir oranı her yıl çalışmak ya da eğitimlerine devam etmek üzere yurtdışına gitmektedirler.
BÜ EEL Mühendisliği Bölümü ile diğer üniversitelerin bölümleri arasında bir kıyaslama yapabilir misiniz. Farklılıklarınız nelerdir? Bölümünüzün özellikle ilgilendiği bir alan var mı?
Bir kıyaslama yapmaktansa ben size kendi bölümümün eğitim felsefesini açıklamaya çalışayım. Yarınlar ve dünya: Bu iki kavram bölümümüzün eğitim ve araştırma etkinliklerini yönlendiren temel iki etkendir. Elektrik-Elektronik mühendisliği varolan bilgi dağarcığının her on yıl zarfında ikiye katlandığı olağanüstü dinamik bir daldır. Böylesi hızlı gelişen ve genişleyen bir dalda yetişen insan sadece bugün için değil yarın için de hazır olmalıdır. Bu ana fikirden çıkarak eğitim felsefemiz gereken bilgiye gerektiği zaman nasıl ulaşacağını (yani araştırma yolu ile öğrenmeyi) bilen ve bu araştırma becerilerini sürdürebilecek analitik formasyona sahip öğrenciler yetiştirmektir. Öte yandan gerek kendi üstün yetenekleri ve aldıkları eğitim, gerekse küreselleşmenin doğal bir sonucu olarak bölümümüz mezunları sadece Türkiye’de değil, dünyanın bir çok değişik ülkesinde çalışmakta ve çok değişik görevler yapmaktadırlar. Yarınlarla gelişmek ve uluslararasılık mezunlarımızın sadece teknik bilgi ile değil beşeri bilgilerle, iletişim yetileriyle ve kültürel esneklikle donatılmış olmalarını gerektirmektedir. Böyle bir mühendis yetiştirmenin yolu olarak bölümümüzün seçimi öğrencinin ilgi alanlarını oluşturmasına ve geliştirmesine olanak tanıyan, zorunlu ders sayısını en azda ve seçmeli ders sayısını en çokta tutan, beşeri bilimler bileşeni kuvvetli bir akademik program, ezbere değil anlamaya ve araştırmaya dayanan bir eğitim ve yakın ve sıcak bir öğrenci/öğretim üyesi ilişkisi olagelmiştir.
Mevcut durumda geldiğiniz nokta istediğiniz nokta mı? Şöyle olsaydı dediğiniz oldu mu hiç?
Türkiye gibi bir ülkede bir devlet üniversitesinin bir bölümü iseniz geldiğiniz ve gelmek istediğniz yerler arasında fark olmaması mümkün değil.
Bugünkü koşullar içerisinde bilimsel araştırma yapabiliyor musunuz?
Araştırma yapıyoruz, bu kesin. Sorgulanması gereken araştırma yapıp yapılmadığı değil de aynı araştırmayı çağdaş ve uygar bir ülkede yapmak için harcanacak zaman ve enerji ile burada yapmak için harcadığımız zaman ve enerji arasındaki fark, yani araştırma etkinliğinin verimliliği. Tabii bu sadece bizim bölümümüzün hatta Türkiye üniversitelerinin değil Türkiye’deki tüm sektörlerin olağanüstü büyük bir sorunu.
Devletin yapması gerekenler dışında vakıfların ya da sektörün yapması gerekenler olmuyor mu?
Çok çetrefilli bir konu. Hiç girmeyelim.
Yurtdışındaki üniversiteler ve kurumlarla ilişkileriniz ne düzeyde?
Gerek öğrenci ve öğretim üyesi değişimi, gerekse ortak araştırma yapma anlamında yurtdışında çok saygın üniversitelerle çok yakın ilişkilerimiz var.
YÖK’ün işlevini nasıl
değerlendiriyorsunuz?
Üniversitelerin eşit olmadığını, olamayacaklarını ve zaten olmamaları gerektiğini anlayıp
dile getireceği güne kadar sadece bürokratik bir
yapılanma.
<
elektrik mühendisliği 77