Elektrik Mühendisliği · Sayı 420 · Ocak 2004
TMMOB TÜRKİYE IV. ENERJİ SEMPOZYUMUKÜRESEL ENERJİ SAVAŞLARIULUSAL-KAMUSAL ENERJİ POLİTİKALARI
Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme Haber ve etkinlik
- Yıl
- 2004
- Sayfa
- 4
- Okuma süresi
- 6 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme
İlgili: Yenilenebilir enerji, Oda ve TMMOB örgütsel yaşamı
Anahtar kelimeler
- TMMOB Enerji Sempozyumu
- özelleştirme
- enerji piyasası
- EPDK
- doğalgaz
- Hilmi Güler
Özet
TMMOB Türkiye IV. Enerji Sempozyumu'nun Ankara'da gerçekleştirilen oturumları, panelleri ve konuşmacılarının aktarıldığı; küresel enerji politikaları, özelleştirme, yenilenebilir enerji ve enerji piyasasında yeniden yapılanma konularının tartışıldığı bir etkinlik haberi.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
TMMOB TÜRKİYE IV. ENERJİ SEMPOZYUMU
KÜRESEL ENERJİ SAVAŞLARI; ULUSAL-KAMUSAL ENERJİ POLİTİKALARI
PsOaLİvTİaşKlAaLrAıRI
İlki 1996 yılında yapılan TMMOB Türkiye Enerji Sempozyumu’nun dördüncüsü 10-11-12 Aralık 2003 tarihlerinde Ankara’da Milli Kütüphane’de gerçekleştirildi.
Türkiye ve dünya enerji sorunları, çözüm önerileri, geleceğe ilişkin senaryolar, alternatif enerji teknolojileri, çevre ve enerji ilişkisinin tartışıldığı sempozyuma TMMOB’a bağlı odalar, enerjiyle ilgili kamu kurum ve kuruluşları, akademisyenler, özel şirketler, çeşitli meslek kuruluşları ve birlikleri ile EMO şubelerinden gelen delege ve dinleyiciler büyük bir ilgi gösterdiler.
Sekreteryasını Elektrik Mühendisleri Odası’nın yaptığı sempozyumda dört oturumda 23 bildiri sunuldu ve bir özel sunum yapıldı, son gün “Enerjide yeniden yapılanma başlıklı bir panel gerçekleştirildi. Ayrıca dokuz poster bildiri kitapta yer aldı ve salonda sergilendi.
Sempozyum açılışı saygı duruşu ve istiklal Marşı ile başladı. Daha sonra söz alan Sempozyum Yürütme Kurulu Başkanı
T M M
O
B
MÜHEOELDENKADTSRİSIİLKERİ
ULUSAL-KKAÜMRUESSAELLenerjİ
TÜR T M M O B
S EKMİYPEOIZV.Y UENERJİ 10-12 M U TMMOB
E M O
Aralık
-
Milli
Kütüphane/Ankara
e-phottIspht:laa//:meEenTFlueneearel:rkkSjrit(ssjoi0r:.eisk.k(me3a01mMk.p32Nop1ü)To2zoh4My:)z2euy14M5nmu01dOm3/7u12i.Bus3eKl7@8emız2rı1.lioae-8O7.ymo3-drAogna..otksrarıgra.tr
Kemal Ulusaler, yaşanan gelişmeler sonucu tüm umutsuzluklar, yolsuzluklar ve savaşların nedeni olarak enerjiyi görür hale geldiğimizi söyledi. Ulusaler, “Bu Sempozyum enerji alanında olumlu bir şeyler katacak, ama ne yazık ki Sempozyum sonunda savaşlar, yolsuzluklar yine devam edecek. Yani beyaz enerji derken bile karayı ve karanlığı anımsarken yine de bir umut taşımak konumundayız.” dedi.
Daha sonra kürsüye gelen EMO YK Başkanı Cengiz Göltaş, dünyada ve bölgemizde yaşanan enerji paylaşımına yönelik savaşların sonuçlarına değindiği konuşmasında EMO’nun yıllardan bu yana enerji alanında söylediklerinin birer birer doğrulandığını vurguladı. Göltaş, buna rağmen enerji alanında karar verici ko-
46 elektrik mühendisliği
numundaki siyasetçi ve bürokratların meslek odası ve sendikaların görüşlerine itibar etmediklerini, kamu yönetiminin sermaye lehine taraflı bir hale gelmesinin yolsuzluklara zemin hazırladığını belirtti. “Elektrik Mühendisleri Odası olarak son 20 yıldır ülkemizin enerji politikalarına ilişkin iki önemli konunun altını çizdik. Birincisi; kamusal bir hizmet anlayışı içerisinde plânlamanın önemi, ikincisi ise kendi kaynaklarımıza ve insan gücümüzü de bağlı ulusal bir enerji politikasının gereği, oluşturulması” diyen Cengiz Göltaş, Enerji Bakanı Hilmi Güler’i kendilerini doğrulayan sözlerine karşın geçmiş politikaları sürdürmeye devam etmekle eleştirdi. Özelleştirmelerin devam etmesiyle sorunların daha da büyüyeceğini belirten Göltaş, elektrikteki kayıplara da değinerek acilen işletme sorunları, personel eksikliği ve teknik aksaklıkların giderlmesi gerektiğini söyledi.
Üçüncü konuşmacı olan TMMOB YK Başkanı Kaya Güvenç, TMMOB’a bağlı her odanın sektör bazında yapmış olduğu çok önemli çalışmaların olduğunu ve yoğun bir faaliyet içerisinde olduklarını söyledi. Kaya Güvenç, tüm bu faaliyetleri bu ülkenin yurttaşları, bilimle toplum arasında köprü olan bir mesleğin mensupları oldukları ve bilimle halkımızı buluşturmaya çalıştıkları için yaptıklarını vurguladı.
Güvenç konuşmasında DSİ Genel Müdürü’nün inşaat mühendisi kadınların işe alınmasıyla ilgili basında yeralan sözlerini eleştirerek bu yaklaşımın cins ayrımcılığı olduğunu ve bir an önce düzeltilmesi gerektiğini belirtti. TMMOB Başkanı akaryakıt ve elektriğin Türkiye’de çok pahalı olduğunu söyleyerek, enerji alanında bir yere varabilmek için uluslararası tekellerin dışardan empoze ettiği politikalara hayır demek gerektiğini ifade etti. Kaya Güvenç, Ortadoğu’daki savaş ve İstanbul’daki bombalama olaylarına değinerek, bu olayları anlamak için küreselleşme sürecini ve onun yarattığı sonuçları anlamak gerektiğini belirtti.
Açılışta son konuşmayı yapan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, tüm bu yanlış enerji politikalarının altında, yine üyelerimizin çoğunluğunu oluşturduğu kişilerin imzası olduğunu söyleyerek, arada güvenin oluşmadığını, belki toplumsal anlamda bir etik sözleşmesi imzalanması gerektiğini belirtti.
elektrik mühendisliği 47
Güler, elektrikte yahut doğalgazda yaptıkları indirimlerin kabul edilmesinden memnuniyet duymakla birlikte, yapılan her teşekkürün ardından bir “ancak” sözünün geldiğini söyledi. Enerji Bakanı, sürekli olarak enerjiye yönelik değişik modeller üzerinde çalıştıklarını ve jeopolitiğimizden faydalanmamız gerektiğini ifade ederek, kendimizi sadece Türkiye haritalarıyla sınırlamamamız gerektiğini vurguladı. Hilmi Güler son dönemde enerji alanında yaptıkları uluslararası görüşmeler, anlaşmalar ve çalışmalardan bahsederek, hazırlanan yasa tasarılarını anlattı. Tüm bu çalışmaları birlikte yapmak istediklerini belirten Bakan, herkese eşit uzaklıkta yaklaştıklarını ve ortak bir akıl oluşturarak sistem kurmak istediklerini söyledi.
Açılış konuşmalarından sonra ara verildi. Öğleden sonra, oturum başkanlığını TMMOB YK Başkanı Kaya Güvenç’in yaptığı “Dünyada enerji alanının geleceğine ilişkin öngörüler ve Türkiye” başlıklı ilk
oturuma Miami Üniversitesi’nden Prof. Dr. Nejat Veziroğlu, İstanbul Bilgi Üniversitesi’nden Ahmet K. Han ve Enerji Uzmanı Necdet Pamir katıldılar. N. Veziroğlu’nun, hidrojen enerjisinin geleceği, Türkiye’deki uygulamalar ve teknolojik gelişmeleri anlattığı sunumdan sonra N. Pamir, Irak özelinde dünyada petrolün durumu, petrol savaşları ve küreselleşmenin geleceği üzerine bilgi verdi. Dr. Ahmet K. Han ise stratejik bir emtia olan petrolün daha farklı bir konuma geldiğini, ABD’nin Hazar bölgesi ve Ortadoğu’daki operasyonları petrole bağımlı olmasından değil, doların değerini ve ABD ekonomisini korumak için yaptığını ifade etti.
Oturumun bitmesinden sonra EMO Adana Şube YK Başkanı Ahmet Sarı, ÇEAŞ’ın geçmişi ve bugünü üzerine özel bir sunum yaptı. İlk gün delege ve dinleyicilerin katıldığı açılış kokteyliyle son buldu.
11 Aralık’ta, iki bölümden oluşan “Türkiye enerji sektöründe yeni liberal politikalar ve gelinen durum” başlıklı ikinci oturum gerçekleştirildi. Makina MO YK Başkanı Emin Koramaz’ın yönettiği oturumun ilk bölümünde Ayfer Eğilmez (Petrol-İş) “Enerji sektöründe yeniden yapılanma ve istihdam”, Aytekin Çakır (Makina MO) “Türkiye’nin doğalgaz temin ve tüketim politikalarının değerlendirilmesi”, Serdar Ö. Kaynak (Maden MO) “Ekonomik krizler ve enerji”, Yusuf Bayrak (TEİAŞ) “Elektrik enerjisi talep tahminleri, planlaması ve elektrik sisteminin detaylı incelenmesi”, Orhan Örücü (TMMOB Enerji Komisyonu) “Türkiye’nin enerji sorunları ve çözüm önerileri” başlıklı bildirilerini sundular.
Öğleden sonra yapılan ikinci bölümün başkanlığını MPM’den Dr. Yücel Çağlar yaptı. Oturumda, İsmet Turan (EPDK) “Enerji piyasasında yeniden yapılanma”, Cngiz Güneş (Güneş Danışmanlık) “Elektrik enerjsi sektöründe yeniden yapılanma ve arz engelleri”, Gökhan Candoğan (EMO) “Enerjide yeni dönem, hükümet politikaları ve mevcut sorunların değerlendirilmesi”, Arif Künar (THD) “Piyasa yasaları ve tüketici hakları” başlıklı bildirilerini izleyicilere sundular. İkinci gün oturuma yönelik tartışmalarla son buldu.
En yoğun gündemin olduğu üçüncü günde iki oturum ve bir panel yapıldı. “Enerji, çevre ve verimlilik” başlıklı ve Çevre MO YK Başkanı Ethem Torunoğlu’nun yönettiği üçüncü oturumda altı kişi sunum yaptı. Ahmet Eniş (Makina MO) “Enerji politikaları ile yerli, yeni ve yenilenebilir enerji kaynakları”, Cihan
48 elektrik mühendisliği
Dündar (Çevre MO) “Enerji, çevre, yenilenebilir kaynaklar ve sürdürülebilirlik”, Zerrin Taç Altıntaşoğlu (EİE) “Sürdürülebilir kalkınmayenilenebilir enerji kaynakları ve yenilenebilir enerji kanun tasarısı taslağı”, Melda Keskin (Greenpeace Akdeniz Ofisi) “Son on yılda Türkiye’de uygulanan enerji politikalarının ağır bedeli ve barışçıl enerji seçeneklerinin önemi”, Doç Dr. Gülfem Bakan (OMÜ) “Çevresel etki değerlendirmesinin önemi ve Samsun Mobil santral örneği”, Şerif İpek (Oyak-Renault) “Adım adım enerji tasarrufu; Oyak-Renault örneği” başlıklı bildirileri sundular.
Öğleden sonra gerçekleştirilen “Enerji alanında bilimsel teknolojik gelişmeler ve Türkiye” oturumunun
başkanlığını ODTÜ Kimya Bölümü’den Prof. Dr. İnci Gökmen yaptı. Dördüncü ve son oturuma, “Türkiye 2003 enerji vizyonu” başlıklı bildiriyle Prof. Dr. Vural Altın (TÜBİTAK), “Türkiye’nin bilim ve teknoloji gücünün enerji sektöründe kullanımında iç ve dış piyasaların etkisi” başlıklı bildiriyle Erkan Çetinkaya (Türkiye Şeker Fabrikaları EMAF Müdürü), “Çin Halk Cumhuriyeti’nde alternatif enerji teknolojileri uygulamaları” sunumuyla Aiguo Song (Çin Büyükelçisi) ve “AB’nin enerji bağımsızlığı ve sürdürülebilir kakınma politikalarında biyokütle enerjisinin yeri: Üye, aday ülkelerdeki araştırmalar ve uygulamalar” başlıklı bildirisiyle Doç. Dr. Ergin Duygu katıldılar.
Oturuma yönelik tartışmalardan sonra “Enerjide yeniden yapılanma” başlıklı panele geçildi. TMMOB YK Üyesi Hüseyin Yeşil’in yönettiği panele Atilla Akalın (HESİAD-TÜREB), Budak Dilli (ETKB-Eİ), Cengiz Göltaş (EMO) ve Fırat Gazel (DB Tercüman Gazetesi) katıldılar.
Enerji sektöründeki sorunların, yolsuzlukların, modellerin, Mavi Akım’ın ardındaki stratejik gerekçelerin tartışıldığı panelden sonra Sempozyum son buldu.
Sektörle ilgili güncel ve canlı tartışmaların yapıldığı sempozyumda dinleyici katılımı beklenenin çok ötesinde büyük oldu ve üç gün boyunca katılım geç saatlere kadar düşmedi.
Sempozyuma delege ve konuklarla birlikte yaklaşık 400 kişi
katıldı.
<
elektrik mühendisliği 49