Elektrik Mühendisliği · Sayı 423 · Kasım 2004
EMO'DAN
Toplum, demokrasi ve emek Görüş ve değerlendirme
- Yıl
- 2004
- Sayfa
- 1
- Okuma süresi
- 4 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
İlgili: Oda ve TMMOB örgütsel yaşamı, Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme
Anahtar kelimeler
- IMF
- özelleştirme
- nükleer santral
- YEK Yasası
- Hasan Balıkçı
- Kyoto Protokolü
Özet
EMO Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Ulusaler, dönemin siyasi ve ekonomik gündemini, hükümetin enerji politikalarındaki tercihlerini (nükleer santral, özelleştirme, YEK yasası) ve emek kesimine yönelik uygulamaları eleştirdiği başyazısında, oda faaliyetlerine ve Hasan Balıkçı anmasına da yer veriyor.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
Kemal B. ULUSALER Elektrik Mühendisleri Odası - Yönetim Kurulu Başkanı
MERHABA,
Eskimo: Tanrı ve günah hakkında bir şey bilmesem cehenneme gider miyim? Papaz: Hayır, bilmiyor idiysen gitmezdin. Eskimo: O zaman ne diye bana onları anlattın?.. (A. Dillard)
Anlatılsa da anlatılmasa da bazen cehennem içinde cehennemi yaşarız. Kim içinde yaşadığımız tek kutuplu dünyada cennetten söz edebilir ki. Finans-kapital zorbanın çizdiği ekonomik-siyasal rotadan çıkanlar kendilerini savaş ve açlık cehenneminde bulmuyorlar mı? Finansal manipülasyonlarla yaratılan ekonomik krizler; IMF dayatmaları ile sosyal hakların bir bir budanması; Ulus devlete yönelik küresel saldırılar; ABD’nin dünyada islami terör söylemleri ile bizatihi kendisi terör ortamı yaratırken diğer yandan da Türkiye’de siyasal islamı beslemesi; “Pazarsın, Pazar kal” zorlaması ile büyüyen cari açıklar; Tarımın, dolayısıyla köylünün katli; Özelleştirme politikaları ile kendi yarattığı istihdam sorununa sahte çözüm arama çabaları ile AB’nin iki yüzlü tavrı; Kentlerde çığ gibi büyüyen işsizlik; kap-kaç terörü, raydan çıkan trenler, trenlerden atılanlar; Devletin iliklerine kadar işleyen mafya; Sağlık ve eğitimin bittiği,insan hak ve özgürlüklerinin yok edildiği "bindik bir alamete gidiyoruz kıyamete" söylemine denk düşen bir ülke…. Evet kim bu durumda cennetten söz edebilir?
Sıfır tolerans ya da "Kabilemizde yamyam kalmadı, son yamyamı dün yedik" Şüphesiz sıfır tolerans söylemi ile yola çıkanlar da yukarıda resmini çizmeye çalıştığımız bu ülkede yaşıyorlar. Burada yaşam kavgası veren insanlar/örgütler için en büyük tehlike kendi cehennemi adacıklarını yaratıyor olmaları değil mi aynı zamanda? "İnsanın başının üstünde mavi gökyüzünden başka bir şey yakışmaz." diyen K. Marks’a inat koyu bulutlar oluşturup, fırtınayı çağırmak niye? Yaşamı gün be gün zorlaştıran güce karşı kişisel ve örgütsel serüvenimizde, hayatı anlama ve değiştirme çabamızda yaratılmış olan cehennemi ortamda tutunacak küçük bir dal ya da ayağımızı basabileceğimiz bir avuç toprak niyetine elimizde demokratik zemin ve anlayıştan başka ne var ki? Şüphesiz sorunların varlığını kabul etmek, sorunun ne olduğunu bilmek, dinamikleri yakalamak bize değiştirme, dönüştürme olanağı tanır. Fakat dinamikleri yakalamak yolunda dinamik olmakla, dinamit olmak arasında çok ince bir çizgi olduğunu unutmamak gerekir.
Hükümettekiler akıllarının sonundadırlar artık, çünkü oraya gelmek epey vakit almıştır. (Desmand) Mevcut Hükümet bir yandan küreselleşmeye tam bir entegrasyon çabasında iken,diğer yandan da siyasal temellenmeye yönelik yoğun bir faaliyet içindedir. Tahkim kıskacında IMF, DB ve AB‘nin dayatmalarına boyun eğip enerjide sorunların üzerine gidememektedir. Afşin-Elbistan (A) Termik Santrali’nde
Erg-Verbund Elektrik‘e devir sözleşmesinde çaresiz ve 9 milyar doları gözden çıkarma noktasındadır. YEK Yasa Tasarısını geri çekerek RES’lerin önünü tıkarken lobilerin üzerine gidemiyor. AB müzakere süreci uğruna nükleer santral dayatmasına karşı çıkamıyor. Gelinen noktada üzerine gidebildiği ancak emek cephesi ve demokratik kitle örgütleridir. Bilim ve teknolojiyi dışlayarak TÜBİTAK ve MEB’nında içerisinde yer aldığı organizasyonlarla bir kaç haftalık eğitimlerle mühendis sertifikası vermekte beis görmemektedir. Siyasal temellenmeye yönelik kadrolaşma çalışmalarını hızla sürdürmektedir. Eylül-2004’te İstanbul TEDAŞ Anadolu Yakası Elk. Dağ. Koordinatörlüğü‘nde sürgün operasyonları, TRT’de yönetmelik değişiklikleri ile üyelerimizin de içinde yer aldığı pek çok nitelikli elemanın pasif görevlere aktarılması ve emekli edilmeleri, Telekom’da yaşanan sürgünler bu anlayışın somut örnekleridir. Bütçe görüşmelerinin yapıldığı bu günlerde enerji altyapı yatırımlarına özellikle yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımına (Oruh Havzası HES’ler örnektir) yönelik yatırımlara yeterli pay ayrılmazken, 20 yıl sonrasına katkısı ancak %3’leri bulabilecek nükleer santral yatırımları ısrarla vurgulanmaktadır. Rusya Federasyonu’nun da imzaladığı Kyoto Protokolü‘nden Amerikanvari yaklaşımlarla ısrarla kaçınılmaktadır. Bu arada 827.053 ton kömürü 30 ilde işsizlik ve açlık batağına attığı insanlara siyasal rant temelinde yine o insanları zehirlemek pahasına dağıtmıştır. Desmand’ın özdeyişiyle akıllarının sonundadırlar.
Gerçeği aklın ışığı ile ara (R. Descartes) Yaşanan karanlık bir süreçtir. Şüphesiz aydınlığı içinde taşıyanlar karanlıkta da yollarını bulurlar. Elektrik Mühendisleri Odası’nın misyonuna hakim o aydınlığı içinde taşımış olan sevgili Hasan Balıkçı‘yı‚ 18 Ekim‘de bir kez daha mezarı başında sevgi ve saygı ile andık. Anısına etkinlikler düzenledik. Uluslararası Saydamlık Derneği’nin bu yıl Hasan Balıkçı’yı dürüstlük ödülüne layık görmesi, yozlaşmış/kirli toplumsal yapı mimarlarına en güzel yanıttı. Ellinci yılımıza yönelik Şubelerimizin sürdürdüğü etkinliklerde birlikte idik. Ekim ayı ile birlikte üniversitelerde EMO-Genç faaliyetleri ivme kazanmıştır. Alanımızda yaşanan eğitim sorunlarının masaya yatırılacğı Üniversite bölüm başkanları ile Aralık ayı içerinde toplantı gündemimizdedir. Yine aralık ayı sonunda ellinci yıl etkinliğimiz proje yarışması sonuçlanmış olacaktır. M. Hanry, "Kimse duymak istemeyen kadar sağır olamaz" dese de sesimize ses katacak dostların desteği ile örgütlü mücadelemiz her türlü akıl sağırlığına ilaç olacak güçtedir. Aralık sonunda 50.yıl özel sayısında buluşmak üzere aklın ışığı ile yolunuz aydın olsun. Dostlukla esen kalın..