Tematik alan
Elektronik, haberleşme ve bilişim
Yıllara göre
Tüm yıllarBir döneme tıklayarak yazıları o yıllarla sınırlayın.
Sık geçen konular
-
MOBİL SİSTEMLERİN EVRİMİ: 2G'DEN 3G'YE
Yazı, mobil iletişim teknolojilerinin GSM'den başlayarak SMS, akıllı network, WAP ve GPRS aşamalarıyla 3G'ye doğru evrimini teknik açıdan ele alıyor ve CS ile PS bağlantı tarzları arasındaki farkları açıklıyor.
-
TÜRKİYE'DE İNTERNET
Türkiye'de internetin akademik ağlar döneminden TURNET ve TTNET ulusal omurga projelerine uzanan gelişim süreci, altyapı, ihale ve işletme sorunlarıyla birlikte anlatılmaktadır.
-
ELEKTROMANYETİK KİRLİLİK, CEP TELEFONLARI VE BAZ İSTASYONLARI
Yazıda elektromanyetik uyumluluk (EMC) ve biyoelektromanyetik (BEM) kavramları, cep telefonları ile baz istasyonlarının yaydığı elektromanyetik alanların insan sağlığına etkileri, uluslararası standart kuruluşları (IRPA/ICNIRP, WHO) ve kabul edilen limit değerler ele alınmaktadır.
-
ELEKTROMANYETİK KİRLENME, ETKİLERİ VE GÜVENLİK ÖNLEMLERİ
Yazıda elektromanyetik alanların (EMA) insan sağlığı üzerindeki olası etkileri, radyo/TV vericileri, cep telefonları ve yüksek gerilim hatlarından kaynaklanan maruziyet düzeyleri, ölçüm değerleri ile epidemiyolojik ve deneysel çalışmalar üzerinden ele alınmaktadır. Ayrıca ELF ve RF frekans bantlarındaki alanların biyolojik etkileri ve alınabilecek güvenlik önlemleri tartışılmaktadır.
-
ELEKTROMANYETİK IŞINIMLARIN İNSAN SAĞLIĞINA ETKİSİ
Yazıda elektromanyetik ışınımın insan sağlığı üzerindeki etkileri, özgül soğurulma hızı (SAR) kavramı ve IRPA/ANSI gibi kuruluşların belirlediği mesleki ve genel halk için maruziyet sınırları teknik olarak ele alınmaktadır. Ayrıca ölçüm yöntemleri ve kullanılan aletlerin özellikleri açıklanmaktadır.
-
ELEKTRİK ALANIN BİYOLOJİK ETKİLERİ
Farklı şiddet ve doğrultularda uygulanan doğru akım elektrik alanlarının kobaylarda karaciğer, akciğer ve böbrek dokularındaki kollagen sentezi, radikal oluşumu ve çeşitli biyokimyasal parametreler üzerindeki etkileri deneysel olarak incelenmiştir. Sonuçlar, elektrik alan şiddeti ve doğrultusuna bağlı olarak dokularda istatistiksel açıdan anlamlı değişiklikler oluştuğunu göstermektedir.