EMO Kadın Bülteni · Sayı 4 · Aralık 2016

Darbe Karşıtı Olmayı Sizden Öğrenecek Değiliz!

EMO Kadın Komisyonu

Kadın ve toplumsal cinsiyet Görüş ve değerlendirme

Yıl
2016
Sayfa
2
Okuma süresi
3 dk
Görüntülenme
0

Konu

Kadın ve toplumsal cinsiyet

İlgili: Toplum, demokrasi ve emek

Anahtar kelimeler

  • 15 Temmuz darbe girişimi
  • OHAL
  • Hande Kader
  • Ayşegül Terzi
  • kadına şiddet
  • kadın dayanışması

Özet

EMO Kadın Komisyonu, 15 Temmuz darbe girişimi sonrası OHAL sürecinde kadınlara ve muhalif kesimlere yönelik şiddet ve baskıları eleştirerek darbe karşıtlığı söyleminin iktidar tarafından araçsallaştırıldığını vurguluyor ve kadın dayanışmasını çağırıyor.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

DARBE KARŞITI OLMAYI SİZDEN ÖĞRENECEK DEĞİLİZ!

Elektrik Mühendisleri Odası Kadın Komisyonu

Uzun bir aradan sonra EMO Kadın Bülteni sayfalarında yine sizlerle buluşmanın heyecanını taşıyoruz.

Üzerinde yaşadığımız ve çok sevdiğimiz bu topraklarda; bombaların gölgesinde kaldığımız, masum insanları ve yoldaşlarımızı kaybetmenin acısını paylaştığımız bir süreçten geçmekteyiz. Yan yana, omuz omuza kalabilmenin her geçen gün daha da önem kazandığı bir tarihe tanıklık ediyoruz.

Suruç, 10 Ekim Emek Barış ve Demokrasi Mitingi, Merasim Sokak, İstiklal Caddesi ve Güvenpark patlamalarıyla, Sur, Cizre, Silopi, Nusaybin, Dargeçit ve daha pek çok yerde sokağa çıkma yasaklarıyla toplumsal cinnetin sınırları zorlanmışken, 15 Temmuz darbe girişimi sonrası OHAL kapsamında bir cadı avının içine düştük.

Hukukun üstünlüğüne olan inancımızın taraflı uygulamalarla sarsıldığı bir iktidar tarafından yönetilmek, içinde bulunduğumuz bu günleri, ne yazık ki, bir endişe dönemine dönüştürmüştür. Muktedir, “yandaştan yana, sözde adalet” tutumunu yine hayata geçirmeye çalışmakta, tüm muhalif oluşumları zayıflatıp dağıtacak tedbirler almak istemekte ve bu çabasına da “darbe karşıtlığı, demokrasi talebi” gibi aslında hiç inandırıcı olmayan kılıflar uydurmaya kalkmaktadır.

12 Eylül Askeri Darbesi’nin olgunlaşmış meyvesi olan ve darbecileri yargıla(yama)ma sürecinde, maskesi düşen bir iktidarın, sadece kendi aleyhi-

SAYI : 4 |Kasım 2016

ne yapılacak bir darbeye karşı çıkacağı aşikârdır. Demokrasi karnesi kırıklarla dolu bir yönetimin, salt kendi varlığını sürdürme noktasında gösterdiği hassasiyetin ise demokrasi ile ilgisi olduğuna inanmamız söz konusu olamaz.

Bir dönem el ele yürüdüğü yapılanmaları bugün karşısına almış olan mevcut iktidarın, bizzat kurguladığı dünya düzeninde zaten “öteki” olarak tanımlayıp yok etmeye çalıştığı kesimlere hoşgörü göstermesini beklemiyoruz. Bu ötekileşme halinden en çok nasibini alanların başında gelen kadınları da çetin bir mücadele süreci beklemektedir.

15 Temmuz akşamından itibaren sokağa davet edilen ve adeta bu ülkenin tek sahibiymişçesine birikmiş nefretini kusması teşvik edilen bir kitlenin, kadın arkadaşlarımızı hedef alması muhtemel şiddetine boyun eğmeyeceğiz. Bu şiddetin ilk icraatı Evrensel Gazetesi çalışanı Hazal Ölmez’in kendi mahallesinde darp edilmesi olmuştur.

Demokrasi kisvesi altında sokaklara nefret kusmaya çıkan bu insanlara, sırf kendileri gibi giyinmediği için hamile bir kadını linç etmek isteyebilecek, onun gibi giyinen başka kadınları da tespit ettiklerini söyleyip tehditler savurabilecek cüreti hangi odakların verdiği açık seçik ortadadır.

Kızkardeşimiz Hande Kader, doğduğu bedene devletin biçtiği rolü oynamayı reddetmiş, bedenini hür iradesi ile tanımlayıp var etmiş, etnik var oluşuna sahip çıkmış trans bir kadın olduğu için vahşice katledilmiştir. Yaşamı onurumuz, mücadelesini sürdürmek boynumuzun borcudur.

Kadınlar bu süreçte sadece giyimlerinden, bedenleri üzerindeki egemenliklerinden doğru değil, siyasi kimliklerinden dolayı da muktedirin hedefi olmuşlardır. Yazar Aslı Erdoğan ve Necmiye Alpay gibi pek çok muhalif kadın gözaltına alınmıştır. Akıl dışı yasal düzenlemelerle tecavüzüde kapsayan cinsel istismarlarda rıza yaşının 12 ye düşülürülmeye kalkılmış, tecavüzcüler evlilik kılıfıyla af edilmek istenmiştir. İktidarın amacı, yıllardır ötekileştirmiş olduğu bütün kesimleri artık yok etmektir.

Kadınlar olarak el ele, yan yana, omuz omuza mücadelemiz işte bu odaklarla karşıdır. Siyasal ve toplumsal açıdan şiddete uğrayan bütün kadınların yanındayız!

Ötekileştirilmek istenen kesimlerin “darbeci” olmakla itham edildiği ya da her an edilebileceği, bazılarının ise sırf itham edilmemek için iktidarın gövde gösterilerine katılmayı tercih ettiği bu dönemde bizler gerek askeri, gerek sivil, hiçbir darbenin ya da toplumsal dönüşümün parçası olmayacağız.

Şort giydiği için bir toplu taşım aracında yüzüne tekme atılan hemşire Ayşegül Terzi’nin yaşadıkları ise toplumsal cinnetimizin sınırları olmadığını gösteren son örneklerden biridir. Bu cinnet halinin en acı yanı, toplumun saldırgana en küçük bir tepki dahi göstermemesi ve darp edilmiş bir kadına yardım etmekten aciz kalmasıdır.

Bunca acının, ölümün ve haksızlığın gölgesinde kadın ve insan olmanın yükünü sırtlanmaya çalışırken, bizleri geleceğe taşıyacak olan umudumuzu kadın dayanışması etrafında büyütecek ve yolumuza devam edeceğiz.

Yaşasın Kadın Dayanışması!

6 EMO KADIN BÜLTENİ