Cumhuriyet Enerji · Sayı 4 · Nisan 2008
Potansiyel çok, yatırım yok
Yenilenebilir enerji Haber ve etkinlik
- Yıl
- 2008
- Sayfa
- 1
- Okuma süresi
- 5 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
İlgili: Enerji verimliliği ve tasarruf, Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme
Anahtar kelimeler
- TMMOB Makina Mühendisleri Odası
- Yenilenebilir Enerji Raporu
- dışa bağımlılık
- hidroelektrik potansiyeli
- EPDK
- rüzgar enerjisi
Özet
TMMOB Makina Mühendisleri Odası'nın hazırladığı Yenilenebilir Enerji Raporu, Türkiye'nin zengin yenilenebilir enerji potansiyeline karşın yetersiz yatırım yapıldığını ve dışa bağımlılığın arttığını ortaya koyuyor; rapor kamusal planlama ve yerli kaynak kullanımına dayalı politika önerileri sunuyor.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
ENERJİ 8
Mahmut LICALI
ANKARA - TMMOB Makina Mühendisleri Odası (MMO), hazırladığı “Yenilenebilir Enerji Raporu”nda Türkiye’nin yenilenebilir enerji potansiyelinin zengin olmasına karşın, yeterli yatırımın yapılmadığı ve buna bağlı olarak dışa bağımlılığın artığına dikkat çekti. Raporda, dışa bağımlığın azaltılması için yenilenebilir enerjiye yatırım yapılması gerektiği vurgulandı. TMMOB MMO tarafından hazırlanan Yenilenebilir Enerji Raporu’nda, Türkiye’yi dışa bağımlı hale getiren ithal kaynaklara dayalı enerji politikaları ile Türkiye’de bulunan yeni ve yenilenebilir enerji kaynakları potansiyeli irdelenirken, enerji sorununun yerli, yeni ve yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı politikalarla çözümü doğrultusunda önerilerde bulunuldu. Dünya ölçediğinde kullanılan enerjinin çoğunun petrol, kömür ve doğalgaz gibi fosil yakıtlardan elde edildiği anımsatılan raporda, fosil yakıtların bugünkü tüketim hızıyla varolan petrolün 40, doğalgazın 60, kömürün ise 150 yıl içinde biteceği vurgulandı. Dünya genelinde yenilenebilir enerji kaynaklarının payının yüzde 18 olduğu bildirilen raporda, “Dünya fosil enerji kaynaklarının belirli sürelerde tükenecek olması ve yenilenebilir enerji kaynaklarının enerji ihtiyaçlarını karşılayacak düzeyde olmamasından kaynaklı olarak emperyalist güçlerin belirli bölgelerde yer alan fosil yakıtların kontrol altında tutulabilmesi için gizli-açık savaşlarla işgaller gerçekleştirdiği bilinmektedir” denildi. Birçok ülkenin hem fosil kaynaklara bağımlılığı azaltmak, hem de iklim değişikliğini yavaşlatmak amacıyla yenilenebilir enerji alanına ilişkin AR-GE çalışmalarına önem verdiği bildirilen raporda, Türkiye’de ise uygulanan yanlış politikalar sonucu ulusal ve kamusal bir enerji politikası olmadığı, doğal kaynakların etkin, verimli ve yeterli bir şekilde kullanılmadığı kaydedildi.
‘Dışa bağımlılık büyüyor’
Türkiye’nin yerli, yeni ve yenilenebilir enerji kaynakları ile enerji ihtiyacının önemli bir kısmını karşılayabilecek potansiyele sahip olmasına karşın, toplam enerji arzında, petrole yüzde 35 ve doğalgaza ise yüzde 28 oranında dışa bağımlı olduğuna dikkat çekildi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından yapılan uzun vadeli projeksiyonlarda Türkiye’nin dışa bağımlılık oranın 2010’da yüzde 71, 2015’te yüzde 68 ve 2020’de ise yüzde 70 olarak hesaplandığına dikkat çekilen raporda, elektrik üretiminde kurulu gücün yüzde 32’sini oluşturan hidroelektrik tesislerin 2006’da tüketilen elektriğin yalnızca yüzde 25’ini üretebildiği belirtildi. Raporda, hidroelektriğin tüm elektrik üretimi içindeki payının 2020 yılında yüzde 16,6’ya düşürülmesinin öngürüldüğü ve ithal yakıtla üretilen elektriğin payının ise aynı dönemde yüzde 65’e çıkarılmasının hedeflendiği bildirildi. Türkiye’de rüzgâr ve jeotermal elektrik üretiminin son yıllarda iki katına çıkmasına karşın, genel orana katkısının son derece düşük olduğu kaydedilen raporda, şunlar dile getirildi:
- Ülkemizde enerji sektöründe 20
Potansiyel çok, yıldır uygulanan politikalarla toplumsal ihtiyaçlar ve bunların karşılanabilirliliği arasındaki açı her geçen gün daha da artmaktadır. Enerji politikaları
üretimden tüketime bir bütündür, bu
yatırım yok
nedenle bütüncül bir yaklaşım esas olmalıdır.
- Yerli ve yenilenebilir enerjiye dayalı elektrik ve yakıt üretim hedefleri
kısa-orta-uzun vadeli olarak
belirlenmelidir.
MMO
raporunda
birçok
ülkenin
hem
fosil
kaynaklara
yeni
Enerji üretiminde ağırlık; yerli, ve yenilenebilir enerji kaynaklarına
bağımlılığı azaltmak, hem de iklim değişikliğini
verilmelidir. Enerji planlamaları, ulusal ve kamusal çıkarların korunmasını ve
yavaşlatmak amacıyla yenilenebilir enerji alanına
toplumsal yararın arttırılmasını, yurttaşları ucuz, sürekli ve güvenilir
ilişkin AR-GE çalışmalarına önem verdiği, buna
enerjiye kolaylıkla erişebilmesini hedeflemelidir.
karşın Türkiye’de uygulanan yanlış politikalar sonucu - Kamusal planlama, kamusal üretim
ulusal ve kamusal bir enerji politikası yürütülmediği,
ve yerli kaynak kullanımını reddeden, bu alandaki yatırımların aksama,
doğal kaynakların etkin, verimli ve yeterli bir şekilde
gerileme ve gecikmesinin temel nedenini oluşturan özelleştirme
kullanılmadığı kaydedildi
uygulamalarından vazgeçilmelidir. - Hidroelektrik, yerli ve yenilenebilir
“Özellikle yerli ve yenilenebilir enerji kaynakları ve enerji yönetimine ilişkin uzun yıllardır birçok platformda raporlar ve öneriler sunulmasına rağmen, yenilenebilir enerjinin hayat bulması için beklediği teşvik ve desteğin sınırlarını çizecek yasal bir düzenleme ise ancak 2005 yılında yasalaşmıştır.Yasa henüz tam olarak uygulanmamaktadır. Tüm bu olumsuzluklara ve zaman kaybına rağmen, ülkemiz enerji rezervleri açısından gerek fosil yakıtlar, gerekse yenilenebilir enerji kaynaklarının varlığı ile zengin bir potansiyele sahiptir.”
bulunduğuna dikkat çekildi. Yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik üretimi konusunda birçok projeye Enerji Piyasası Denetleme Kurumu (EPDK) tarafından lisans verilmiş olmasına karşın gerçekleşmiş proje sayısının oldukça az olduğu vurgulanan raporda, bunun temel nedenleri olarak idari engeller, şebeke engelleri ve türbin temini konusunda uluslararası piyasada yaşanan darboğazlar sayıldı.
Enerji tasarrufu yapılmalı
Türkiye’de enerji dağıtımında kaçaklarla birlikte yüzde 18’e ulaşan
bir kaynak olarak stratejik özelliği ile enerji alanındaki bağımlılığı azaltacaktır. Türkiye’nin önemli, temiz ve yenilenebilir enerji kaynağı olan hidroelektriğin faydaları da göz önüne alınarak bir an önce geliştirilmesi ve bu amaçla yeni HES’lerin yapımına destek verilmesi, teşvik edilmesi gerekmektedir.
- Rüzgar enerjisi ile ilgili konuların detaylı bir şekilde incelendiği standartlara uygun bir rüzgar enerjisi laboratuvarı kamu sektöründe kurulmalıdır. Rüzgar enerjisi bu laboratuvarla birlikte kamu tarafında sahipli bir hale getirilmelidir.
- Jeotermal su kaynakları
Potansiyele karşın yatırım az
kayıpların yanı sıra nihai sektörlerde yer yer yüzde 50’nin üzerine çıkan enerji
değerlendirilerek on binlerce evin jeotermal sıcak su ile ısıtılması
Türkiye’nin brüt hidroelektrik
potansiyelinin göz ardı edildiğine işaret sağlanmalıdır.
potansiyelinin 433 milyar
edilen raporda, “Enerji ihtiyacını
- Konutlarda tüketilen enerjinin
kilovatsaat/yıl, teknik hidroelektrik
karşılamak üzere çok pahalı
yüzde 80’i ısınmaya harcanmaktadır. Bu
potansiyelinin 216 milyar
yatırımlar yapılmış ve diğer yandan
nedenle güneş mimarisi önemsenerek
kilovatsaat/yıl, ekonomik potansiyelinin bu kayıplar devam ederken,
uygulanmalı, öncelikle büyük
ise 150 milyar kilovatsaat/yıl olduğu
enerjideki dışa bağımlılık Türkiye
şehirlerden başlanarak yeni yapılmakta
bildirilen raporda, Türkiye’nin rüzgar
için ciddi boyutlara ulaşmıştır.
olan binalarda yönlendirme ve yalıtıma
potansiyelinin 120 milyar kilovatsaat,
Bundan sonraki politika ‘önce enerji
büyük önem verilmelidir.
jeotermal brüt teorik ısı potansiyelinin
tasarrufu için yeni yatırım yapılması, bu
- Petrol ithalatını azaltacak, yerli
31 bin 500 megavat, kullanılabilir ısı
yatırımlarla sağlanacak tasarruflar
yağlı tohum tarımını geliştirecek, kırsal
potansiyelinin de 3 bin 524 megavat
dikkate alınarak, yeni enerji üretim tesisi kesimin sosyo ekonomik yapısını ve
olduğu ifade edildi. Raporda, güneş
planlamaları yapılması’ şeklinde
yerel sanayiyi olumlu yönde etkileyecek
enerjisi potansiyelinin ise 1460-1120
olmalıdır” denildi. Raporun öneriler
yerli biyo yakıt üretimi ve kullanımı
kilovatsaat/metrekare-yıl sınırlarında
kısmında ise şunlar sıralandı:
desteklenmelidir. Ⅵ