Cumhuriyet Enerji · Sayı 10 · Ekim 2008

Kredi maliyetleri yükselecek

Banu Salman

Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme Söyleşi

Yıl
2008
Sayfa
2
Okuma süresi
9 dk
Görüntülenme
0

Konu

Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme

İlgili: Elektrik üretimi ve santraller, Nükleer enerji

Anahtar kelimeler

  • küresel kriz
  • kredi maliyetleri
  • Hazine garantisi
  • özelleştirme
  • enerji yatırımları
  • TEB

Özet

TEB Mali Yatırımlar Danışmanı Hakan Özyıldız, küresel finans krizinin enerji sektörüne etkilerini, kredi maliyetlerinin yükseleceğini, Hazine garantisi tartışmalarını ve özelleştirme sürecinin geleceğini Cumhuriyet Enerji'ye değerlendiriyor. Söyleşide 2010-2011'de olası enerji arz açığı riskine ve yatırım planlamasının gerekliliğine dikkat çekiliyor.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

ENERJİ 10

TEB Mali Yatırımlar A.Ş Danışmanı Özyıldız, küresel krizin enerji sektörüne etkisini Cumhuriyet Enerji’ye değerlendirdi

‘Biz daha enerji sektöründe kriz yaşamadık henüz. Geliyor. Biz bunu 2000-2001’de görmüştük. Rakamlar biliniyor. Tahminler 2008’le 2011 arasındaydı. Şimdi de 2010-2011 civarı deniyor. Bunu gördüğü zaman devlet şunu yapmak zorundaydı: Ya ben yapacağım. Yılda 5 milyar dolar civarında olduğu tahmin edilen bir yatırıma kaynak ayırıp yapacağım. Oturup hesabını yapacak ve başlayacak.’

Banu SALMAN

EMO Basın - Dünya’da yaşanan küresel kriz büyüme beklentilerini aşağı çekerken, yatırımların finansman olanaklarını da daraltıyor. Enerji alanında ciddi yatırım açmazıyla karşı karşıya kalan Türkiye’nin küresel kriz sürecinde yatırım beklentisi başta olmak üzere, enerji talebi artışı, özelleştirmeler, büyük projelerin finansman olanakları açısından nasıl etkileneceğini ve neler yapılabileceğini Türkiye Ekonomi Bankası Mali Yatırımlar A.Ş Danışmanı, eski Hazine Müsteşar Yardımcısı Hakan Özyıldız, Cumhuriyet Enerji’ye değerlendirdi. Özyıldız, kredi maliyetlerinin yükseleceğini, Türkiye’nin küresel kriz nedeniyle büyümedeki yavaşlama sonucunda enerji arz açığıyla 2009’da karşı karşıya kalmasa bile sorunun 2010-2011’de ortada olacağına dikkat çekti. Bu nedenle enerji alanının bugün ciddi bir şekilde masaya yatırılarak kararlar alınması gerektiğini vurguladı. Cumhuriyet Enerji: Küresel krizin kaynağı nedir? 2001 krizinde

Türkiye’de borçlu kesim bankalardı. Bu kez şirketler. Özel sektörün enerji kaynaklı borçları ne kadar?

Özyıldız: Krizin kaynağı tüm krizlerde olduğu gibi güven ortamındaki borçlanma ile yapılan spekülasyon. Bu sefer de evet şirketler borçlu. Temmuz 2008 itibarıyla yurtdışından alınan kredilerin toplamı 140 milyar dolar. Bunun 45.8 milyar doları finans sektörüne, 94.6 milyar doları da reel sektöre ait. Reel sektörün içinde elektrik, gaz, buhar, sıcak su üretimi ve dağıtımının payı 6.6 milyar dolar. Yani reel sektörün borcunun yaklaşık yüzde 7’si.

Cumhuriyet Enerji: Bankaların enerji sektörüne yaklaşımı nasıl?

Özyıldız: Bakış açıları sıcak. Ama bankaların bir projeye verebilecekleri kredinin büyüklüğü öz kaynaklarıyla sınırlandırılmış durumda. Bankalarımız da öz kaynak açısından çok büyük yapıya sahip değil. En büyük bankamızın öz kaynak toplamı 4-5 milyar YTL’dir. Bunun yüzde 1020’si dediğiniz zaman 200-300 veya 400 milyon YTL’den bahsediyoruz. Böyle bir krediyi vermek istediği zaman da bankalar ister istemez çok ağır şartlar koyuyor. İkinci tarafı, bankanın eğer pasifinde 3 aylık ortalaması olan bir mevduat varsa; 3 yılı ödemesiz, 10 yıl vadeli bir kredi vermesi imkanı yok.

Mevduat sahibi 3 ayda bir faizinin yenilenmesini istediği zaman, siz dönüp enerji yatırımı yapan şirkete, 3 ayda bir senin faizlerini yenileyeceğim derseniz ne olur? Belki şirket onu kabul edecek, ama daha büyük sorun var. 3 ay sonra mevduat sahibi o bankadan parasını çekip komşu bankaya götürürse ne olacak?

Cumhuriyet Enerji: Küresel kriz ortamında özel sektörden bu kredileri geri çağırma riski mevcut mu?

Özyıldız: Tabii ki. Ama anlaşmada ne olduğunu bilmek lazım. Önümüzdeki dönemde özel sektör krediyi, hem dışarıdan bulamayacak, hem de içeriden bulamayacak. Herkesin mevduat garantisi verdiği, bankaların hükümetler tarafından yönetildiği bir ortamda kredi vermek, hele ucuz kredi vermek imkansız hale gelecek. Bir iki sene içerisinde ortam sakinleştikten sonra yavaş yavaş krediler bulunmaya başlanır, ama o da pahalılaşacak artık.

‘Hazine garantisine karşıyım’

Cumhuriyet Enerji: Kriz süreci enerji yatırımlarında Hazine garantisini zorlar mı?

Özyıldız: Kriz yokken şimdi bile zorluyor. Hazine garantisine kesin kes karşıyım. Ben kamudayken, 2001 krizinde bana gece yarısı tahkime gideceğiz diye gelen yabancı şirketler biliyorum. Vermeden olmuyorsa bunun şeffaf bir şekilde kamuoyuna anlatılması gerekir. Biz bunun altyapısını sağladık. Hazine bunun risk hesaplarını yapabilecek durumda. Onları açıklasınlar. Verilmek zorunda kalınabilir. Niye? Olmayan enerji en pahalı enerjidir.

Cumhuriyet Enerji: Hazine garantisiyle yapılacaksa kamunun

kendi eliyle yatırım yapması önündeki engel nedir?

Özyıldız: Hiçbir şey. O kadar garanti verdikten sonra kamu yapsın.

Cumhuriyet Enerji: Küresel kriz nedeniyle enerji politikalarında değişiklik bekliyor musunuz?

Özyıldız: Kamunun zorunlu olmadıkça piyasaya günlük müdahale etmesi gerekmediğine inanıyorum. Kamunun müdahale ettiği her yerde bir çıkar, bir menfaat vardır. 2001 yılındaki kanunla Türkiye aslında bir niyet etti: Dağıtımdan başlayarak liberalleştireceğiz. 2002’den sonra hangi şartlar, neler gündeme geldi bilmiyorum. Bu dağıtım başta olmak üzere özelleştirme ve liberalleştirme hareketi sekteye uğradı. Arz güvenliği konusu unutulmuş olabilir. Ama bunlar düzeltilmeyecek işler değildi.

Bizde bir grup özelleştirmeye tam ideolojik yaklaştı. Onlar kendi içinde ikiye ayrıldı. Dediler ki, tamamen devlet elini çeksin veya tamamen devlet yapsın. Bu yanlış. Dünyada hiçbir zaman ak ve kara yok. Hele böyle doğal tekellerin söz konusu olduğu sektörlerde devlet mutlaka ve mutlaka bir şekilde işin içinde olacak. İkinci grup, özelleştirme fikrine yakın durmakla beraber, “özelleştirmeyi para kazanmanın yöntemi mi olsun, yoksa piyasanın daha iyi, etkin ve verimli işlemesinin bir aracı mı olsun” tartışmasında ikiye bölündü. Biz 19971998 sürecinde özelleştirdiğimiz bankaları 2001 krizinde milyarlarca dolar ödeyerek geri aldık. Bu da değil özelleştirme. Şirket mutlaka ve mutlaka etkin, verimli, kamuya yük olmadan çalışır hale gelmiş mi ona bakmanız gerekir. Kamuya yükü ille bütçeye yük

11 ENERJİ

getirmek olarak algılamayın. Bugün

mi olur?

vermemiz gerektiği gözüküyor.

Cumhuriyet Enerji: Bu kriz

sahibi özel kişiler olup da kamuya yük

Özyıldız: O teknik bir hesap. Kimi

Cumhuriyet Enerji: Küresel kriz ortamında nükleer santral ihalesinin

olan bir sürü şirket var. Türkiye

uzmanlar aradaki korelasyonun bire bir ortamında özelleştirmelerin devam

sonuçlanabileceğini düşünüyor

ekonomisinin en büyük sorunu, şirket olduğunu, bir büyümeye karşılık bir de ettirilmesi doğru mu?

musunuz?

açmayı bilip kapamayı bilmemesidir.

elektrik tüketiminin arttığını söylüyorlar.

Özyıldız: Eğer fiyat bakımından

Özyıldız: Hayır. Geçti. Dışarıdan

İlle Hazine’deki KİT olmasına gerek

Kimileri bunun 1.5’e yakın olduğunu

bakıyorsanız değil. Bu işi politika olarak para bulmakta zorlanırlar. Ama

yok ki.

söylüyor. Kimi de 0.8 civarında

yapıyoruz; özelleştireceğiz, arkasından bulamazlar demiyorum. Para var

Enerjide kriz geliyor

olduğunu söylüyor. Ama şu kadarını söyleyeyim; doğal olarak küçülmeye

dağıtımı alanlar da üretime yatırım

dışarıda. Şunlar bitsin, ortalık paradan

yapacaklar, açığın kapanmasına katkıları geçilmeyecek. Merkez Bankaları her

Biz daha enerji sektöründe kriz

giren bir sanayide elektrik tüketimi,

olacak diyorsanız devam etmek lazım. gün milyarlarca dolar karşılığı para

yaşamadık henüz. Geliyor. Biz bunu

üretimi hepsi iner. Nereye kadar çeker?

veriyorlar piyasalara. Bankalar şimdi

2000-2001’de görmüştük.

tutuyorlar. Bir süre sonra bu

Rakamlar biliniyor. Tahminler

paralar açığa çıkmaya başlayacak.

2008’le 2011 arasındaydı.

Güven ortamı oluştu mu gelecek

Şimdi de 2010-2011 civarı

bu paralar.

deniyor. Bunu gördüğü zaman

Cumhuriyet Enerji: Bu

devlet şunu yapmak

paranın böyle bir ortamda

zorundaydı: Ya ben

altyapı yatırımlarını tercih

yapacağım. Yılda 5 milyar

edebileceği de söyleniyor.

dolar civarında olduğu tahmin

Özyıldız: Garanti gibi, bu tip

edilen bir yatırıma kaynak

şeyler olunca gelebilirler. İkincisi

ayırıp yapacağım. Oturup

bu tür krediler, çoğu exim

hesabını yapacak ve

destekli kredileridir. Siz projeye

başlayacak. Devlet dedi ki;

girdiğiniz zaman burada

eğitimim duruyor, sağlığım

ithalatınız söz konusu olacağı için

duruyor, adalet, savunma

ithalatı yapacağınız ülkelerden

duruyor. Enerji cazibeli bir

exim destekli krediler

sektördür. Bunu da özel sektör yapsın.

Cumhuriyet Enerji: Beklenen süreçte yatırımlar gerçeklemedi. Sizce niye olmadı?

Özyıldız: Olmayan iki şeye

‘Biz 1997-1998 sürecinde özelleştirdiğimiz bankaları 2001 krizinde milyarlarca dolar ödeyerek geri aldık. Bu da değil özelleştirme. Şirket mutlaka ve mutlaka etkin, verimli, kamuya yük olmadan çalışır hale gelmiş mi ona bakmanız gerekir. Kamuya yükü ille bütçeye yük

alabilirsiniz. Burada bir şeyi kaçırıyoruz. Biz yatırım modeli üzerinde düşünmüyoruz. Bire bir şirketlerin yatırımıyla ilgileniyoruz. Halbuki dünyada bu tip büyük yatırımlar special purpose entity dedikleri özel

bağlı. Birincisi sistem işlemiyordu. Yanlış

getirmek olarak algılamayın. Bugün sahibi özel kişiler olup da

amaçla kurulmuş şirketler eliyle yürütülüyor. Demir taşeronu,

kurgulanmıştı. İkincisi işlemesine rağmen siyasi irade

kamuya yük olan bir sürü şirket var. Türkiye ekonomisinin en büyük

çimento taşeronu falan, şirketler bir araya geliyorlar. Bunlar ondan

sistemin önünü açmadı. Kritik tartışma bu. Bana göre iki

sorunu, şirket açmayı bilip kapamayı bilmemesidir.‘

sonra borsalarda proje olarak işlem görüyorlar. Bankalar da

tarafta da sorun var. Hem

girecekler. Diyecekler ki biz sizin

sistemde bazı sorunlar var, az da olsa. Ama siyasi irade de dağıtım özelleştirmesinin kendisine yük

Yatırımların yeterliliği ne kadar sürer? Herhalükarda biz 2009’da darbe yemeyeceksek, 2010 veya 2011’de

Garantili özelleştirme sorgulaması

riskinizin şu kadarını aldık. Ey küçük yatırımcı bak ben buna inandım, şöyle şöyle gözetleme denetleme koydum.

getireceğini düşünüyor. Kayıp, kaçaklar yiyeceğiz. Tartışmaya gerek yok. Onun

Cumhuriyet Enerji: Dağıtım

Onun için yüzde 15’ine ortak oldum.

yüzde 25’lere gelmişti. Kim kayıp,

için biz bunu fırsat bilip, şimdi ciddi

şirketlerine enerji satış garantisi

Şimdi size halka arz ediyorum. Getirin

kaçak? Faturanızı ödüyor musunuz siz? anlamda oturup, bu sektörü tekrar

verildiği için özelleştirme sonrasında paranızı, projeden kar elde edeceksiniz.

Ödemeyenlere yükünü görmek istemedi. gündeme getirmemiz gerekiyor.

Ben şunu da söylüyorum. Ben enerji

Büyümede çeşitli şeyler var. Bir kısım

kamunun ödeme yapma yükümlülüğü olabilir mi?

Enerjide yeni teşvik arayışları

teşviği vereceğim der. Şu şu üretimi

beklentilere göre 5’ten 3’e düşülecek.

Özyıldız: Öyle bir garanti niye

Cumhuriyet Enerji: Sizce

yapan, şu sektör veya şu şehir, neyse

Bir kısım beklentilere göre daha da

verildi? Böyle garanti verdikten sonra önümüzdeki süreçte ne yapılmalı?

onun politikasını belirler, bundan

aşağıya gider deniyor. Ben 2009 için

sizle ben kuralım bir şirket.

Özyıldız: Yatırım planlamasından

elektrik fiyatını yüzde 20-30 eksik

dünyadaki bu kriz sonunda eksi rakamı

Cumhuriyet Enerji: Şimdi EÜAŞ önce bizim sektörde ne yapacağımızı

alacağım der. Dağıtım özelleştirmesi

bile görme ihtimalimiz olabileceğini

ve TETAŞ üzerinden yüzde 85 alım stratejik olarak tek tek tadat etmemiz

geldiği gün alan şirket ne yapacaktı?

düşünüyorum.

garantisine sahipler.

gerekiyor. 2009’da bunu yapacağız.

Niye TEDAŞ yapamıyor da, özel yapacaktı? Basit bir yöntem.

Kriz bitince ne olacak?

Özyıldız: Vermem o zaman. Bunun Dağıtımda şunları şunları yapacağız.

özelleştirmeyle ilgisi yok. Bu

Üretimde elimizdekiler ne olacak?

Sayaçlardan başlayıp, kontrolünü,

Cumhuriyet Enerji: Türkiye’nin ekonomiye kazandırmak anlamına

Yenileri nasıl yapacağız? Ne tür

teknolojisini kuracaktı.

büyümesi için bir beklentiniz var mı? gelmiyor. Bu birilerine kazandırmak

teşvikler vereceğiz? Böyle teşvikler yok.

Cumhuriyet Enerji: Özel sektörde

Özyıldız: Türkiye için kesinlikle 2 oluyor. Elektrik olmamasındansa bu tip

Cumhuriyet Enerji: Hidrolik dahil

de siyasal ilişkiler başka türlü yine

ve 2’nin altında bir rakama doğru

garantiler vererek yatırım yapmak

yenilenebilir kapsamında fiyat

işliyor. Bunun örnekleri var.

gidiyor. Her geçen gün benim beklentim doğrudur. Ama şimdi bakın sizin

garantileri, alım garantileri verdiler.

Özyıldız: Bahsettiğiniz ilişki varsa, azalıyor. Bizim büyümemizin

örneğinizde ne var? Ben elektriği sana Hatta kömüre bile verdiler.

bu ilişki bana hizmeti pahalılaştırıyorsa yavaşlaması demek, tüketime olumlu

vereceğim yüzde 85, veremezsem üstüne

Özyıldız: O garantiler ayrı. Ben öyle

o zaman büyük bir sorunla karşı

olur. Ama hiçbir kriz ilanihaye

para vereceğim. Veremeyeceğiniz

garantilerden bahsetmiyorum. Bu

karşıyayız demektir. Bunu düşünmesi sürdürülemez. Bir süre sonra geriye

durum söz konusu ise dağıtım ihalesi

yatırımların amortisman hesaplarını

gereken bir yer var. Oraya bağımsızlık döneceğiz. Sıkıntı şu; geriye

yapmayın. Önce verebileceğin bir

değiştirdim. Amortismanları bundan

vermiş… O kuruma gidelim, bunlar

döndüğümüzde dünyada bir finansman durumu yüzde 100 garantiyi koy. Çünkü sonra 5 sene vergiden şey yapıyorum, 5.

bana şu şu nedenlerle kazık atıyorlar

bulabilecek miyiz? İkincisi, enerji

Türkiye’de sadece TETAŞ yok ki, o

senede kara geçirtiyorum. İlk kuruluşta

diyelim. Tüketici olarak bu işlemedikten yatırım ihtiyacı olan sadece biz değiliz. zaman gitsin özel sektörden alsın.

en önemli masraf finansman maliyetidir.

sonra hangi sistem olursa olsun işlemez. Çin, Brezilya gibi yükselen ekonomilere

Cumhuriyet Enerji: Orada fiyatlar Bu maliyeti aşağı çekebilmek için,

Darbe 2009’da olmazsa

baktığımızda 2030’lu yıllara kadar ki enerji yatırım ihtiyaçları yaklaşık 9

çok yükseldi tabii. Özyıldız: O zaman yapmayın

faizlerinizin bir kısmını ben ödeyeceğim. Param varsa hepsini.

2010-2011’de

trilyon dolar civarında. Bu kadar devasa özelleştirme, sektörü regüle

Cumhuriyet Enerji: O zaman

Cumhuriyet Enerji: Büyümede bir daralma bekleniyor. Daralma ile birlikte enerji talebinde bir azalma bekliyor musunuz? 2001 krizindeki gibi eksilere düşebilir mi? Böyle olursa acil yatırım çıkmazı ertelenmiş

yatırımlar için çimento, çelik lazım. Bunların ne kadarını üretebiliyoruz? Hadi parayı bulduk. Pahalı-ucuz demedik, aldık. Dünyada türbin bulamayabilirsin. Üretime o kadar baskı var yani. Onun için bugünlerde kararımızı verip, bu işe aşırı önem

edemiyorsanız, yeniden yapılandıramıyorsanız…

Cumhuriyet Enerji: O halde ciddi bir enerji açığının olduğu ortamda dağıtım özelleştirmeleri ne işe yarar?

Özyıldız: Bütçe açığını kapatmaktan başka bir işe yaramaz.

kamunun kaynağı yok, özel sektör yapsın mantığı ortada kalıyor mu?

Özyıldız: Hayır kalmıyor. Bir şey de anlaşalım. Özel sektör ile kamunun arasındaki en büyük fark, kamunun idareci yeteneği, maliyet anlayışı çok farklıdır. Ⅵ