Cumhuriyet Enerji · Sayı 14 · Şubat 2009
Enerji teknolojilerinden beklentiler
Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme Görüş ve değerlendirme
- Yıl
- 2009
- Sayfa
- 2
- Okuma süresi
- 10 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme
İlgili: Sanayi, teknoloji politikası ve kalkınma, Çevre ve iklim
Anahtar kelimeler
- Uluslararası Enerji Ajansı
- Enerji Teknoloji Perspektifleri
- karbon tutma ve depolama
- Ar-Ge harcamaları
- Mavi Harita Senaryosu
- iklim değişikliği
Özet
Yazı, Uluslararası Enerji Ajansı'nın ETP 2008 raporundaki Hızlandırılmış Teknoloji ve Mavi Harita senaryolarını, gerekli enerji teknolojileri yatırımlarını ve maliyetlerini ele alırken, enerji Ar-Ge harcamalarının yetersizliğini ve ekonomik krizin bu alana etkilerini eleştirel bir bakışla değerlendiriyor.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
ENERJİ 10
Beklentilere karşılık enerjide Ar-Ge harcamaları yetersiz
Nilgün ERCAN
TKimya Mühendisi arih boyunca insan tarafından kullanılan enerji kaynakları da değişime uğramış, geçmişte insanın kol gücü, odun, odun kömürü, hayvan gücü, rüzgar ve su gücünden yararlanılırken günümüz dünyasında enerjiyi ağırlıklı olarak temin ettiğimiz fosil yakıtların yoğun olarak kullanımına kadar uzanan bir değişim yaşanmıştır. Fosil yakıtlar denildiğinde, jeolojik dönemlerde organik kalıntıların milyonlarca yıllık süreçte ısı ve basınç altında dönüşümüyle oluşan kömür, petrol ve doğal gaz gibi enerji kaynaklarından söz edilmektedir. Fosil yakıtların kimyasal enerjisi yanma sonucunda ısı enerjisine çevrilmektedir. Günümüzden 250-300 yıl önce buhar gücünün mekanik enerjiye dönüştürülmesi sanayi devrimine olanak sağlamış, üretim artışı ve teknolojinin hızlı gelişimini de beraberinde getirmiştir. Yığınsal üretim ve tüketime dayalı kapitalist büyüme, başlangıçta kömür olmak üzere fosil yakıtların kullanımını da arttırmıştır. Yirminci yüzyılın başında elektrik enerjisinin kullanıma girmesi teknoloji düzeyinde önemli bir gelişme sağlamıştır. Geçtiğimiz yüzyılda,1970’lerdeki petrol şoklarına kadar bol ve ucuz olarak bulunabilen petrol kapitalist gelişmenin şekillenmesinde etkili olmuş, petrol ve türevleri enerji kaynağı olarak kullanılmalarının yanı sıra çeşitli kimyasalların üretilmesine olanak sağlayan petrokimya sanayinin hammaddesini de oluşturmuştur. Buna karşılık günümüzde alışılagelmiş enerji kaynaklarının ve sistemlerinin geleceği ve sürdürülebilirliği konusu tartışmalıdır. Küresel ekonominin günümüz ile 2050 yılları arasında dört katı büyüyeceğine, aynı dönemde Çin ve Hindistan’daki büyümenin daha yüksek oranlarda olacağına dikkat çekilmektedir. Böylesine bir büyüme hızının yenilenmeyen, sonlu enerji kaynakları ve diğer kaynaklar üzerinde önemli bir baskı yaratacağı açıktır. Fosil kaynakların rezervlerinin coğrafi dağılımı, rezervlerin kalan ömrü, ülkeler arasındaki ilişkiler ve siyasal faktörlerle birlikte düşünüldüğünde enerji arz güvenliğinin
Uluslararası Enerji Ajansı’nın G-8 ülkelerinin eylem planına destek olarak yaptığı ‘Enerji
hazırlanmış olup, burada Hızlandırılmış Teknoloji Haritası ve Mavi Harita senaryoları üzerinde durulacaktır.
Teknoloji Perspektifleri 2008’ adlı çalışmasına Hızlandırılmış teknoloji
göre, var olan iş ilişkilerinin aynen sürdürülmesi senaryoları
halinde 2050’ye kadar petrol ihtiyacının yüzde
Mevcut ya da gelişmenin ileri bir aşamasındaki teknolojilerin emisyon
70, karbondioksit salımının ise yüzde 130
düzeyini 2050’ye kadar 2005 yılı seviyelerine gerileteceği
düzeyinde artacağı öngörülmektedir. Özellikle iklim değişikliği konusundaki kaygılar nedeniyle böylesine bir artış sürdürülemez bulunmaktadır.
düşünülmektedir. Bu seviyeyi hedefleyen Hızlandırılmış Teknoloji Haritası senaryosu, marjinal maliyeti tasarruf edilen karbondioksitin tonu başına 50 ABD dolarına ulaşan bir dizi teknolojinin devreye sokulmasını öngörmektedir.
riske girdiği genel olarak kabul görmektedir. Bunun yanı sıra fosil yakıtların yanması sonucu açığa çıkan karbondioksit başta olmak üzere, sera etkisi yaratan gazların salımının azaltılması konusu enerji sorununa yeni bir faktör ve kısıtlama daha eklemiş olup, enerji ile ilgili hemen her türlü çalışmanın, belgenin ayrılmaz parçası haline gelmiştir. Günümüzde enerji sorunu dünyada da kimsenin cevabını tam olarak bilemediği bir duruma gelmiştir.
yapılmasına ihtiyaç duyulmaktadır. Enerji verimliliğinin iyileştirilmesi bu alanda büyük öneme sahip olmakta, onun yanı sıra yenilenebilirler, karbondioksit tutma ve depolama teknolojilerinin (KTD), nükleer enerjinin ve düşük karbonlu veya karbonsuz ulaşım yöntemlerinin/araçlarının büyük ölçüde devreye girmesi gerektiği vurgulanmaktadır. Hükümetlerin uzun vadeli politika değişimlerinin gerekliliği, ekonomik büyüklükleri açısından
Varolan teknolojiler üzerinden kurgulanan bu senaryonun maliyeti de az değildir. İçinde bulunduğumuz dönemden 2050 yılına kadar baz senaryoya ek olarak 17 trilyon dolarlık bir maliyet gerektireceği hesaplanmaktadır. Bu değer yıllık 400 milyar dolarlık, yani 2050 yılına kadar her yıl Hollanda’nın bugünkü GSYİH ya da dünyadaki toplam GSYİH’nın yüzde 0.4’ü kadar bir maliyete karşılık gelmektedir.
Anahtar niteliğindeki enerji teknolojileri
belirleyici durumdaki ülkelerin işbirliğinin zorunlu olduğuna dikkat çekilirken, küresel enerji yapısını ve ekonomisini
Daha ileri uygulamalar: Mavi senaryolar
Uluslararası Enerji Ajansı’nın (UEA) G-8 ülkelerinin eylem planına destek olarak yaptığı “Enerji Teknoloji Perspektifleri (ETP) 2008” adlı çalışmasına göre,
dönüştürecek on yedi temel teknoloji konusuna yönelik yol haritaları oluşturulmaya çalışılmıştır. Arz ve talep tarafına yönelik bu teknolojiler Tablo1’de verilmektedir.
İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi kapsamındaki çalışmalarda küresel ısınmanın 2-2.4 derece (C) arasında tutulması için emisyonların 2050 yılına kadar yüzde 50-85
var olan iş ilişkilerinin
Tablo-1 Enerji alanında anahtar niteliğinde görülen teknolojiler
arasında azaltılması gerektiği
aynen
Arz Tarafı
Talep Tarafı
öngörülmektedir. G8
sürdürülmesi halinde 2050’ye kadar petrol ihtiyacının yüzde 70, karbondioksit salımının ise yüzde 130 düzeyinde artacağı öngörülmektedir.
Karbon Tutma ve depolama(KTD) Nükleer santrallar Kara ve denizde rüzgar uygulamaları Biyokütle entegre gazlaştırma kombine çevrim ve birlikte yakma (co-firing) Fotovoltaik sistemler Yoğunlaştırılmış güneş enerjisi Kömür: Entegre gazlaştırma kombine çevrim Kömür: Ultra süper kritik İkinci nesil biyoyakıtlar
Bina ve cihazlarda enerji verimliliği Isı pompaları Güneş ile ısınma/ısıtma Ulaşımda verimlilik Elektrikli araçlar Hidrojen yakıt hücreli araçlar Sanayide KTD,H2 ve yakıt dönüşümü Endüstriyel motor sistemleri
liderlerinin de 2007 yılındaki Heiligendamm Zirvesi’nde yüzde 50 azaltım hedefini ciddi olarak düşündükleri belirtilmektedir. Bunun uzantısı olarak, ETP kapsamındaki Mavi Harita Senaryosu’nda çok daha yoğun bir teknoloji dönüşüm
Özellikle iklim değişikliği konusundaki kaygılar nedeniyle böylesine bir artış sürdürülemez bulunmaktadır.
Bu değerlendirmelere göre enerji temini ve kullanımında küresel bir devrim
Çalışma kapsamında, Hızlandırılmış Teknoloji Senaryoları (Accelerated Technology Scenarios) ve Mavi Senaryolar(Blue Scenarios) olmak üzere iki set üzerinden çeşitli senaryolar
hedefi ele alınmıştır. Bu Senaryonun hedeflerine göre, iyimser bir tahminle marjinal maliyetleri bir ton karbondioksit başına 200 ABD dolarına varan teknolojiler devreye girecektir. Ancak özellikle ulaşım sektöründeki
11 ENERJİ
teknolojilere ilişkin belirsizlikler
harcamaları yılda yaklaşık 10 milyar
Petrol başta olmak üzere alışılagelmiş fiyatın 25 Avro’dan yukarıda olmasının
düşünüldüğünde bu rakamın 500 ABD ABD doları seviyesindedir. Özel
kaynakların fiyatlarındaki artışlar Argerektiğini belirtmektedir.
doları/ton’a çıkması da olasıdır. Mavi
sektörün harcamalarının da kesin
Senaryo enerji alanında yeni politikaların olmamakla birlikte 40 milyar dolar
Ge’ye yönelimi arttıracak etkenler olarak görülse de, piyasanın yapısında yer alan
Enerji ihtiyacı ne için?
uygulanmasını gerektiren ve enerji
civarında olduğu tahmin edilmektedir.
“belirsizlik” ve “istikrarsızlık” ile
Ayrıca hakim söylem sürekli olarak
sistemlerini tümüyle değiştirecek bir
İlave olarak gereken miktar belirsiz
enerji alanının gerektirdiği uzun vadeli hızla artan enerji ihtiyacına vurgu
kapsama sahiptir. Ancak, içerdiği bazı
olmakla birlikte yılda 10 ila 100 milyar programlama uyum göstermemekte, Ar- yapmakta, ancak söz konusu ihtiyacın
teknolojik araştırmaların nasıl
ABD doları bir artış gerekeceği tahmin Ge için de uygun ortam oluşmamaktadır. hangi üretim ve tüketim için gerekli
sonuçlanacağı bugünden
edilmektedir. Özel sektörün yeterli
Ayrıca neoliberal politikaların mantığı
olduğu konusunu hiç gündemine
görülemediğinden beraberinde birtakım olmaması nedeniyle, hükümetlerin büyük gereği, alanı özel sektöre bırakma
almamaktadır. Sermaye birikimi ve
belirsizlikleri de taşımaktadır. Bu
ölçekli demonstrasyon (uygulanabilirliğin eğilimleri sonucunda kamunun bu
büyüme üzerine dayalı sistemde üretim
Senaryo’da teknolojik gelişmelerden
gösterilmesi) projeleri için destek vermesi alandaki rolü de geriletilmiştir.
kararlarının itici gücü sermaye sahibi ve
beklenen emisyon azaltım payları Tablo- gerektiği de vurgulanmaktadır. 2’de verilmektedir.
Ekonomik krizin etkileri
“kar” beklentisidir. Kar edilecekse ne üretilirse üretilsin sistem bununla
Günümüzde ekonomik krizin
ilgilenmemekte, tüketim de buna göre
Tablo-2 ETP Mavi Harita Senaryosu’na göre sera gazı azaltımında enerji teknolojilerinin payı etkilerinin iyice açığa çıktığı gözönünde şekillendirilebilmekte, pazarlamak için
Baz senaryoya göre emisyon miktarı ( 2050 yılı) Mavi Harita senaryosuna göre emisyon miktarı (2050 yılı)
62 Gton 14 Gton
bulundurulduğunda, geçtiğimiz yıllar içinde gerileyen enerji araştırma geliştirme faaliyetlerinin geleceği
“ihtiyaç” yaratılabilmektedir. Eşitsizlik üreten sistemde bir yanda temel ihtiyaçlarını karşılayamayan bir
Emisyon azaltımı için önlem/teknoloji
Emisyon azaltımındaki payı %
konusunda da pek iyimser olmak
yoksullar dünyası, diğer yanda ise aşırı
Nihai kullanımda yakıt verimliliği
mümkün değildir. Ekonomik krizin ve
tüketim içinde bir azınlık söz konusudur.
Nihai kullanımda elektrik verimliliği
petrol fiyatlarındaki düşüşün enerji
Dünya nüfusunun en yoksul yüzde 40’ı
Nihai kullanımda yakıt değişimi
yatırımlarını etkilediği yönünde haberler küresel gelirin ancak yüzde beşini
Elektrik üretim verimliliği ve yakıt değişimi
çıkmaya başlamıştır. (2) Çeşitli ülkelerde alırken, en zengin yüzde 20’si dörtte
Yenilenebilirler
yapılması beklenen enerji yatırımlarının üçüne sahip olmaktadır. İnsanların en az
Nükleer
ertelendiği veya kapsamının daraltıldığı yüzde 80’i günde 10 doların altında bir
Karbon tutma ve depolama (KTD)
bildirilmektedir. ABD kaynaklı bazı
gelirle yaşamını sürdürmekte, dünya
Sanayide KTD ve dönüşüm
haberlere göre rüzgar ve güneş enerjisi nüfusunun yüzde 80’inden fazlası gelir
farklılaşmasının giderek arttığı
Mavi Senaryo’nun 2050 yılına kadar
ülkelerde yaşamaktadır. (4)
45 trilyon ABD doları seviyesinde bir ek
Sosyoekonomik sistemin yapısını
maliyet getireceği hesaplanmaktadır.
dikkate almayan, teknolojik
Bunun yıllık değeri yaklaşık 1.1 trilyon
gelişmeleri bundan soyutlayarak çare
dolar düzeyinde olup, yaklaşık olarak
olarak gören politikaların doğal
İtalya’nın bugünkü GSYİH’sı
kaynaklar ve yerkürenin taşıyabilme
seviyesindedir. Her iki senaryo için
kapasitesi üzerindeki baskıları
verilen maliyetlerin net olmadığı, tasarruf
geriletmesi mümkün
edilecek kömür, petrol ve doğal gazın
görünmemektedir.
getirisinin söz konusu senaryoların
Ekonomik daralma sonucunda
gerektirdiği ek maliyetlerden daha
üretim, enerji ihtiyacı ve dolayısıyla
yüksek olduğu vurgulanmaktadır.
sera gazı emisyonları da en azından bir
Özellikle enerji verimliliğini yükseltmeye
miktar azalacak ya da öngörülen hızda
yönelik gelişmeler maliyet açısından en
artmayacaktır; ancak ekonomik kriz
etkin önlemlerdir. Buna karşılık karbon
sonucunda Ar-Ge’ye ayrılacak mali
tutma ve depolama teknolojisi santral
kaynakların azalması ve uygulanan
verimini azalttığı için tam tersine birim
ekonomik politikaların beraberindeki
elektrik üretimi için gereken kullanılan yakıt miktarını arttıran bir etki gösterecektir.
Mevcut durumda Ar-Ge harcamaları
Petrol başta olmak üzere alışılagelmiş kaynakların fiyatlarındaki artışlar Ar-Ge’ye yönelimi arttıracak etkenler olarak görülse de, piyasanın yapısında yer alan ‘belirsizlik’
diğer açmazlar, uzun vadede enerji teknolojilerinde olması beklenen dönüşüme katkı sağlamayacaktır. Geleceğin enerji sistemlerini oluşturmak ve enerji üretim-tüketim yapısını şekillendirmek üzere hemen
Enerji teknolojileri konusunda geleceğe yönelik böylesine iddialı bir tablo çizilirken diğer yandan enerji alanındaki Ar-Ge harcamalarının yıllar içinde azalması da dikkat çekici bir husustur. UEA ülkelerindeki toplam ArGe harcamaları içinde enerji sektörünün payı 1978’lerde yüzde 11 civarında iken, yıllar içinde bir azalma eğilimi göstererek 2006 yılında yüzde 3 civarına inmiştir. Ar-Ge’de en büyük miktar nükleer alanındaki araştırmalara ayrılmaktadır. Tek başına bu açıdan ele almak yeterli olmasa da, mevcut Ar-Ge bütçesinden en yüksek payı alan nükleer enerji, Mavi Harita Senaryosu’na göre 2050’de sera gazı azaltımında kendinden en düşük katkı beklenen teknoloji durumundadır.
AB’de 1980 yılından beri kamu ArGe harcamalarının önemli ölçüde azaldığı belirtilirken, eğer Ar-Ge harcamaları 1980 yılındaki hızında sürdürülebilseydi, günümüzde harcamaların şimdikinin dört katı olması gerektiği vurgulanmaktadır. (1) Senaryo hedeflerine ulaşılması için enerji Ar-Ge’si için yapılan harcamaların arttırılması son derece önemlidir. UEA üye ülkelerinin hükümetlerinin Ar-Ge
ve ‘istikrarsızlık’ ile enerji alanının gerektirdiği uzun vadeli
bugünden başlaması gerektiği düşünülen süreç, neoliberal
programlama uyum göstermemekte, Ar-Ge için de uygun ortam oluşmamaktadır. Ayrıca neoliberal politikaların mantığı gereği, alanı özel sektöre bırakma eğilimleri sonucunda kamunun bu alandaki rolü de geriletilmiştir.
politikaların yarattığı belirsiz ve istikrarsız ortama bırakılmış görünmektedir. Bu nedenle, egemen kesimlerin iddiaları, savundukları politikalar, enerji teknolojilerinden beklentileri ile varolan durum ve şimdilik görünen gidişat
karşılaştırıldığında ortaya pek de tutarlı
Neoliberal politikalar ve Ar-Ge
Enerji alanında Ar-Ge’ye ayrılan payların azalması ile neoliberal politikalar ilişkili konulardır. Piyasa yaklaşımlarının geçerli olduğu sistemde enerji alanında yapılacak Ar-Ge faaliyetlerinin zayıf yönleri bulunmaktadır. Varolan teknolojilerin hakimiyeti, sistemin ataleti, yeni teknolojilerin piyasaya girmesinin uzun süre alması, kısa vadeli ekonomik kazançlarının yeterli görülmemesi, enerji alanındaki araştırmaların riskinin yüksek olması, özel sektörün yapısı gereği riski düşük, kısa vadede getirisi olan araştırma-geliştirme çalışmalarına ilgi duyması enerji alanındaki yenilikleri engelleyici faktörlerdir.
alanında faaliyet gösteren firmalar kredi darlığı ve ekonomik kriz nedeniyle zor duruma düşmüş olup, işçi çıkarmaya başlamışlardır. (3)
Ayrıca genel olarak fiyatlardaki belirsizlik, yatırımları etkileyen bir faktördür. Geleneksel enerji kaynaklarının, özellikle petrol fiyatlarının yarattığı etkinin yanı sıra, karbon piyasası ile yerleştirilmeye çalışılan anlayışa göre düşük karbonlu teknolojilere dayalı yatırımların yapılması için belli başlı itici faktör karbondioksitin piyasa fiyatıdır. Halen ekonomik krize bağlı olarak bir ton karbonun piyasa fiyatı 10 Avro civarına düşmüştür. Uzmanlar, bu rakamın yenilenebilir enerji yatırımları için yeterli olmadığını, yenilenebilir enerji yatırımlarının özendirilmesi için bu
bir tablo çıkmamaktadır. Ⅵ
DİPNOTLAR 1- W, Raldow, “European Research Priorities in the Electricity Sector”, Electricity Research Road Map in Europe, Final Conference, Eurelectric; Brüksel, 20 Şubat 2008. 2- “Global energy investment hit by financial crisis” 28.01.2009 Reuters, Forbes.com’da alınmıştır 3-“Dark days for green energy”, Intenational Herald Tribune, 4 Şubat 2009 4- Global issues,: http://www.globalissues.org/article/26/povertyfacts-and-stats., Eylül 2008 KAYNAKÇA *Energy Technology Perspectives Strategies&Scenarios to 2050, IEA/OECD, 2008 -Executive Summary, -Fact sheet-The Blue scenario www.iea.org/textbase/techno/etp/fact_sheet_etp2008 .pdf -Paper prepared for the International Energy Workshop, 30 Haziran-2 Temmuz 2008, www.ies.org/Textbase/techno/etp/iew_paper.pdf