Elektrik Mühendisliği · Sayı 54-55 · Haziran-Temmuz 1961
ROJELERİN EKONOMİK ANALİZİ
Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme Teknik / bilimsel makale
- Yıl
- 1961
- Sayfa
- 10
- Okuma süresi
- 15 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme
İlgili: Sanayi, teknoloji politikası ve kalkınma
Anahtar kelimeler
- fayda-maliyet analizi
- ekonomik planlama
- yığıntı prensibi
- bağıntı prensibi
- sermaye birikimi
- kalkınma projeleri
Özet
Yazıda ekonomik kalkınmanın temel prensipleri olan yığıntı ve bağıntı ilkeleri açıklanarak, projelerin değerlendirilmesinde kullanılan fayda-maliyet analizi yöntemi ve bu yöntemin gelişmemiş ülkelerdeki uygulama alanları ele alınmaktadır.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
UDK: 33
Projelerin Ekonomik Analizi
Teoman BAY KAL Y. Müh. E.I.E.
Sektörel projelerin makro ekonominin altın daki durum ve bağıntılarını anlayabilmemiz için, mühendislerin çoğunun mütalâasını ihmal ettik leri iki iktisadî prensibi izah etmemiz lâzım.
Bu iki prensibe 1 Y ığıntı prensibi, 2. Bağıntı prensibi diyeceğim
Birinci prensip ejconomik hayatta mekanik dünyadan farklı bir dünya ile karşılaşacağımızı ifade eder Mekanik dünyada meydana gelen olayların sebep ve tesirleri vardır, ve bunlar muayyen sınırlarla birbirlerinden ayrılmışlar dır. Masanın üzerindeki bir kitabı itecek ol sam ve sonra bu itme kuvvetini ortadan kal dırsam kitap yeni bir durumda sükûnete av det eder Bu olayda kitaba tatbik ettiğim kuv vet «sebep» ve kitabın yer değiştirmesi de «te sir» dir.
Ekonomik dünyada ise, olay bu çeşit bir sı nıflanmaya tabi değildir. Orada tatbik edilen kuvvet kalksa dahi hareket devam eder ve baş ka bir olaya sebebiyet verir. Yani A B yi do ğurur B C'yı C D'yi ve D de sonunda A'da değişikliğe sebebiyet verebilir.
Öyle ise ekonomide «Sebep» ve «tesir» ayırt edilemez. Meselâ sermaye yığıntısı ile fakirlik arasındaki bağıntıyı ele alalım. «Gelişmemiş memleketlerin fakir kalmasına sebep sermaye eksikliğidir» deyimi ne kadar doğru ise «Ser maye eksikliği memleketin fakir olması yüzün dendir» deyimi de o kadar doğrudur Bu du rumda sebep ve tesiri ayırmak mümkün ola maz.
Bu arada SERMAYE hakkında da bir ıkı noktayı işaret etmemiz lâzım. Bir memleketin sermayesi ikiye ayrılabilir • a — Görülen (Fizikî) sermaye b — Görülmeyen (Gayrı fizikî) sermaye
Görülen sermaye bir memleketdekı maki nalar, binalar, toprak reklamasyonları, teçhizat vs. den meydana gelir. Yani, ömrü bir sene ve ya daha fazla olan her görünen şey memleke tin sermayesidir.
Gelişmiş bir memlekette mühim miktarda da görülmiyen sermaye mevcutdur. Amerika ve İngiltere gibi memleketlerde sermayenin bü yük bir kısmı bu ikinci tiptendir. Bu tip ser maye; bilgi, ilmî anane, maharet, ekonomik gelinmeye yardım eden ilmî organizasyonlar vs.
E M.M.54 55
den müteşekkildir. Meselâ, Amerika'da bir fe lâket neticesi bütün görülen sermayenin orta dan kalktığını, fakat, bir mucizeyle görülmi yen kısma bir zarar gelmediğini düşünelim. Ya ni, sosyal organizasyonlar, hükümet mekaniz ması, öğretim ve bilgi müesseseleri ayakta kal sın. Amerika'nın şimdiki durumuna dönmesi çok kısa bir zaman zarfında mümkündür. Ama, bu olayın tersinin vukuunu, yânı, görünmeyen ser mayenin yok olduğunu farzedersek; Amerika'nın bir daha şimdiki durumunu alması imkansızlaşır işte, kalkınma halindeki bir memleketde bir plânlamanın sermaye mefhumu yukardaki mülâ hazalar altında ışlenmelidır. Yani yığılacak ser maye bir ice berg'ı (buz dağı) andırmalı, bi rim görülen sermayeye yedi misli görülmeyen sermaye bırıktirilmelidir.
Mühendislerde ve umumiyetle halkta görül meyen dünyevî şeylerin hakikat olmadığı fikri hâkimdir ve bu durum çeşitli şekillerde suistı male uğramıştır. Halbuki görülmiyen sermaye ekonomik gelişmenin en büyük faktörüdür
Yine prensiplerimize dönelim. Yukarıda eko nomide sebep ve tesirin karşılıklı olduğunu izah etmiştik Bunun bir YIGINTI'ya sebebiyet ver diğini şimdi göreceğiz. Herhangi bir bölgede bir endüstriyel tesis kurulduğunu farzedelim. Tesis bir zümrenin (imalâtı yapan) gelirini art tıracaktır. Yükselen iştira gücü bu zümreyi hem kendi mamullerine hem de sair mamullere müş teri kılacak ve prodüksiyonun artmasını zorlu yacaktır. Prodüksiyonun artması ilâve gelir ya ratır. Bu ise fazla imalâta talep vazifesi görür. Yanı, halihazır ıştıra gücümüze göre bir pazar göstermıyen bir madde rantabl imalât durumu bahis mevzuu ise imâl edilmelidir. Eğer daimi olarak şimdiki talep durumunu düşünürsek eko nomik gelişmeyi tahakkuk ettiremeyiz.
Bu konuda ziraat ve endüstrinin bağlantısını da incelemek icap eder. Ekseriya ekonomistler dahi bu bağlantıyı kavramamak hatasına düşer ler, ve bu iki sektörü biribirlerinden ayrı eko nomik üniteler olarak düşürürler. Bu memleke tin ziraatını mı yoksa endüstrisini mı geliştirme si gerektiği sorusu çoğu zaman boş münakaşa lara yol açmıştır
Ziraatı gelişmiş ve yeraltı imkânlarını işleten bir memleket, endüstriye vereceği ham madde lerin ucuz ve sıhhatli olmasını sağlar. Ayrıca iş gücüne takdim ettiği yemek ucuz ve kalitelidir.
Endüstri işçisinin sıhhatli olması işçilik verimi nin artması, yani, sanayi imalâtın fazlalaşması demektir. Verimli ziraat, sanayi mamulleri için, efektif talep anlamında yüksek satın alma gü cü yüzünden, iyi bir pazara tekabül eder. Bu bir YIĞINTI doğurur, mamul maddeler için lâzım gelen yatırım fazlalaşır. Endüstrinin kullandığı işçi adedi fazlalaşır. Örtülü veya örtüsüz işsiz lik ortadan kalkar. Ferdin satın alma gücü yük selir ve ziraatı verimli olan bir memleketin en düstrisi de kalkınmak zorunda kalır. Diğer yön den de aynı neticeye varmak mümkündür. En düstrisi gelişmiş bir memleketde ziraat da ge lişir.
Yığıntı prensibi altında ekonomik kalkınma problemlerine bir göz atalım. Gelişmiş memle ketlerde ekonomik kalkınmayı sağlamak için programlama yapmak şart değildir. Oralarda YIĞINTI PRENSİBİ kendi kendine vazife görür ve kalkınma otomatik olarak husule gelir.
Gelişmemiş memleketlerde ise yığıntı olayı nın başlamasını hazırlamak icab eder. Yani bir startere lüzum vardır. Yolu, suyu, enerjisi ve bilgisi olmayan bir yerdeki yatırım rantabl ol mayacak ve dolayısı ile o bölgede YIĞINTI ola yına başlanamıyacaktır
Yukarıdan da anlaşılacağı üzere starter Am me hizmetleri yatırımlarıdır. Bunlar doğrudan doğruya produktif olmayan eğitim, kültür, ener ji, yol, su gibi tesislerdir. Produktif yatırımlar la sıkı sıkıya BAĞINTIDADIRLAR ve ikinci ne vi yatırımlara yol açarlar.
Ekonominin bahsettiğimiz ikinci prensibi ya nı BAĞINTI PRENSİBİ altında gelişmemiş mem leketlerde programlı şekilde âmme yatırımları yapmak şarttır. Tabiî, bu yatırımların produktif yatırımlarla bağdaştırılması lâzımdır, ve yatırım ların âmme hizmetine ve produktif sahaya ay rılan miktarları bir optimum oranda olmalıdır.
Şimdi bu iki prensip tahtında ekonomik plân lama mevzuunu inecleyelim: Plânlamanın çeşit li buutu olduğu inkâr götürmiyecek bir hakikat tir. Yani plânlamanın dört başı mamur olabil mesi için her yönden etüdünün tam olması lâ zımdır.
Birinci buut idarî kademeyi alâkadar eder. Bir memleketin bütünü plânlamanın yapılabile ceği bir kademe olduğu gibi, bir bölgesi veya şehri de bir plânlama kademesi teşkil edebilir.
İkinci buut ekonomiyi alâkadar eder. Bu buut, endüstri istihsalini, istihsal için elzem kaynak ları, memleket veya bölge sakinlerine arz edile bilecek malları, iş gücü sayesinde kazanılacak gelir miktarını, hususi veya devlet sektöründen programa alınacak yatırım proje ve miktarlarını ve bunlara bağlı sair ekonomik elemanları ihti va eder.
Üçüncü bir buut da plânlama yapılacak ka demeyi (memleket, bölge veya şehir) idare eden politik görüş ve kanunlarla ilgilidir Bu buut, kademe sakinlerinin istek ve arzularını nasıl belirtebildikleri, çeşitli gruplar arasındaki an laşmazlıkların nasıl halledildiği ve hususi poli tika ve programlarm nasıl form kullandıkları hakkında iyi bir anlayışa ihtiyaç gösterir. Bu buut, aynı zamanda, belirli sınırlar dahliinde idari işleri değiştirmek, kanunları değiştirmek ve daha uygun bir tatbikatı sağlayabilmek için eski müesseselerde inkılâp yapma ve yeni mü esseseler kurma yollarını arar.
Dördüncü bir buut da fiziki çevremle ilgili dir Bu, bölgede arazi miktar ve kullanılışı, is kân durumu, iş yeri ve ulaştırma vaziyeti ve mes kûn yerlerde kültürel, sportif vesair hususi ve ya umumî halk tesislerinin aranjmanını ihtiva eder
Bir ekonomik kalkınma programının tam ol ması için bütün bu buutları nazarı itibare almış olması lâzımdır.
Ekonomik Hesaplar :
Yukarıdaki mülâhazalarla hazırlanmış bir makro program altında Sektörel plânlama orga nizasyonları tarafından teklifi düşünülen ve ön etüdleri bitmiş bir projenin değerlendirilmesi, değişik teklifler arasında öncelik sırasının bu lunması ve finansman otoritelerine takdimi için çeşitli ekonomik analiz metodları geliştirilmiştir.
Her hangi bir projenin geliştirilmesindeki ana gaye beşer ihtiyaç ve arzularının tatminidir. Bir ekonomik analizin hedefi ise, toprak, işçilik ve materyal gibi ekonomik kaynakların bir proje de geliştirilmeleri halinde TESİRLÎLİK DERE CELERİNİ anlamaktır.
Böyle bir analizin sonucunun doğruya yakın olması için yukarıda bahsedilen kaynakların eko nomiye tesirlerinin, projenin tatbik edilmesi ve edilmemesi hallerinde mukayesesinin etüdü icap eder.
Böyle bir mukayese, projenin tatbiki ile sağ lanacak faydaları ifade eder. Fayda birimi ise paradır.
Bu hedeflere varmak için geliştirilen analiz metodlarınm müşterek vasıfları:
i. Değişikliğe istidadı az ekonomik mantı ğa dayanmaları, ii. Projenin direkt tesirlerinin tümünün hesaplarda görülebilmeleri, ııı. Karar mercilerinin çabuk nüfuz edebile cekleri basitlikte olmaları, iv. Amme sektörlerinin her bölümüne ka bili tatbik olmaları, v. Millî muhasebe metodları içinde yer bul malarıdır.
E.M.M.M 66
Fayda Maliyet Analizleri :
Son senelerde bu tıp analizler bir hayli dik kati çekmiş bulunmaktadır. Bir çok memleket lerin karşılaştığı umumî iş programlarını, plân lama ve inkişaf projeleri problemlerini, siste matik ş/ekilde ekonomik deliller veren fayda — maliyet analizleri ile basitleştirmek kabildir. Bu tebliğde bu analizlerin teferruatlı tarifinden ziyade aşağıdaki uç husus bahis konusu olacak tır:
(ı) Fayda maliyet analizi şimdiye kadar nasıl kullanılmıştır?, (iı) Fayda maliyet analizlerinden ne bek lenilebilir?, (iıı) Yukardakiler muvacehesinde inkişaf et tirilen yeni teknikler.
I. Fayda Maiyet Analizi Nedir:
Su kaynak projelerinin kıymetlendirilmesi için 20 sene evvel Birleşik Devletlerde tertip edilmiş bir tekniktir Birleşik Devletlerdeki tat bikatında, her projenin ekonomik fayda ve ma liyet tahminleri hazırlanır, ve senelik faydanın senelik maliyete oranı hesap edilir, istisnasız olmamakla beraber, çok kere bir proje için fay da/maliyet oranı birim değeri aşmazsa o proje tatbik ve taahhüt edilmez. Birim değeri aşma miktarı ise benzer projelerde sıralamayı sağ lar.
Fayda mefhumu pazar fiyatlarına bağlıdır. Her ne kadar bazı hallerde hesaplanan fiyatlar (proje neticesi fiyat tahminleri) kullanılırsa da umumiyetle, değişken bir ekonomiye sahip ol mayan U.S A. de pazar fiyatları kullanmak umu mi temayüldür. Ancak, bir sulama projesinde suyun faydası su satışından elde edilen para de ğil, çiftçinin değişen geliriyle ölçülen ve su ikmaline isnat edilen fevkalâde toplam değer dir Bu değerler, çiftçinin fiziksel istihsalindekı tahmini artış göz önüne alınarak hesaplanır. Projenin tatbiki ile çiftçinin yapacağı ek mas raflar brüt faydadan çıkarılır. Çiftlik bütçe etüd leri tekniğinden faydalanılarak net fayda he sap edilir.
Taşkın önleme durumunda, fayda ortadan kaldırılan zararlara eşitdir. Su nakliyesi proje ile islâh ediliyorsa, buradan gelecek fayda, pro je tatbik edilmezden evvelki trafik miktarı üze rindeki madde tasarrufunun tamamı ile proje den sonra ortaya çıkacak yeni trafik gelirinin yarısının toplamına eşitdir. Enerji faydası ise alternatif bir kaynaktan elde edilecek enerji fiyatından daha az bir değerle veya müşterinin enerjiye ödemek istediği fıatla hesaplanır.
Son zamanlara kadar kullanılan analız tek nikleri tahtında çok basitleştirilmiş olarak ekli bir fayda maliyet analizi sunulmuştur.:
E M.M 54 55
Yalnız primer faydaları gösteren yukarıdaki tablodan da anlaşılacağı üzere mühendis ve eko nomist olarak elimizdeki imkânları çoğunu kul lanmamış olmaktayız. Bu imkânlar talî faydala rın ve bunları elde etmek için yapacağımız mas rafların hesap imkânlarıdır. Bu durum muva cehesinde, Fayda Maliyet Analizleri çok mak satlı sulama projelerinden gayri yerlerde kul lanılamazmış hissini doğurmaktadır.
Ancak son senelerde geliştirilmiş değişik eko nomik tekniklerden faydalanarak bu analizlerin tatbikat sahasını genişletmek kaabildir. Bu tek niklerin en başında bir ekonomik bütüne sek törler arasındaki bağıntıyı gösteren Input Out put tabloları gelmektedir. Amerika gibi ekono misi dağınık ve iştigal sahaları çok geniş olan memleketlerde böyle tabloların çıkarıl ması hernekadar mümkün değilse de memle ketimiz için sektörler arasındaki iktisadî mü nasebeti veren böyle bir tablonun hazır ' lanması iyi bir ekip ile bir kaç senede başarıal bılir. Bu durumda enerji sektörünün sanayi sek töründe meydana getireceği değişiklikleri bir ka lemde tablodan okumak kabil olacaktır. Tabiî sektörler içerisinde ayrı ayrı mütalâa etmek ae mümkündür. Muayyen bir bölge için yapılmış bu input output tablosundan o bölgedeki enerji istihsal artışının dokuma sanayiine tesiri hemen çıkarılabilir. Ancak daha bir çok memleketde olduğu gibi bizde de bu nevî tablolar hazırlan mış değildir. O halde, bazan primer faydalar ka dar önemli talî faydaları ihmal etmemiz mi lâ zımdır? Hayır.
Bunun için iki yol vardır:
1. Holândalı iktisatçı Thimbergen'in teklif ettiği çarpım metodu .
Bu, memleketin karakterine göre tali fayda ları proje maliyetini muayyen bir faktörle çar parak elde etmektir.
Bu metodun basitlik gibi gayet kuvvetli bir avantajı olmasına rağmen aşağıda sıralanan mah zurları vardır.
a. Bu faktörlerin bulunması ya imput out put tabloları gibi uzun zaman istiyen çalışma lar neticesi veya çok kuvvetli bir bonsans iste yen bir iştir. Bu bonsansa sahip dünyadaki 4 5 ekonomistden faydalanılacak olsa bile onların da millî ekonomiyi uzun zaman tetkik etmeleri gerekir.
b. Katsayıları hatalı olabilir. Bu aynı tip projeler için sıralandırmada bir yanlışlığa sebe biyet vermese de aynı katsayıların ayrı tip pro jelerde kullanılması değişik projelerin rantabi lıtesı hakkında yanlış zehab uyandırabilir.
c. Mühendisi veya ekonomisti nisbeten afa kî değerler kullanmaya teşvik eder.
2. Teklif ettiğimiz (ikinci) metod ise, biraz çalışma isteyen ve nisbeten doğru neticeler vere bilecek Bölgesel Araştırma Metodudur. Madem ki sektörler arası ekonomik bağıntıları milli sı nırlar dahilinde etüd etmek uzun zaman iğidir, öyle ise her projede bölge durumunu etüd eder ken talî fayda teinin edeceğimiz kısımları göz önünde bulundurmak bizi uzun bir bekleme dev resinden kurtarır.
Bu kısımların bazıları aşağıda liste halinde sunulmuştur:
1. İşçi ve işsizlik durumu, 2. Küçük sanayi ve nevî, 3. Sanayi tipi (el veya otomatik),
4. Ulaştırma ve vasıtaları, 5. Ticaret, 6. Toprak analizi, 7. Yer altı sulan, 8. Enerji durum ve ihtiyacı, 9. Bölgenin ilerlemeye istidatı.
Yukarıdaki kısımların etüdü:
Bu kısımlardan fayda temin edebilmek için ne gibi masraflar icap ettiğine de şamil olma sı lâzımdır.
Kısa bir etüd neticesi bir kasaba ve civarına verilecek enerji için yapıla'n fayda maliyet ana lizi ek Tide gösterilmiştir.
FAS
AKÜMÜLÂTOR FABRİKASI
£4S
Memleketimizin en modern ve en büyük fabrikası mamulüdür.
£41
£ Akülerin kralıdır Q Ucuzdur A Uzun ömürlüdür
Garantisi EAS markasıdır.
E.M.M.64 55
F A Y D A — BASİTLEŞTİRİLMİŞ
Birim
Fiat Projesiz Proje ile «rş.
A. Sulama :
Arazi miktarı (Hektar)
Zirai verim hektar başına: kg.
Buğday ve nev'î Pancar
1.100 0
Hektar başına toplam verim
Hektar başına ek yatırım
Ek işçi (1/5 işçi)
Ek malzeme (Tohumluk ek)
Yatırım: Bina makine v.s.
(Amortisman 10" sene faiz % 6) 500.—
Senelik Maliyette Artış
Senede Hektar Başına Fayda
Senede Toplam Fayda 20000 X 550
100 15.000
40— 6—
Fayda TL./Hektar Projesiz Proje ile
projeden net »«ve
1 0 0 0 TL. Toplam
440— 0
280— 900— 1.180..—
740.
80.— 20.—
90— 190—
550—
11.000.
DENINCE
İLK AKLA GELEN
MIZUHO NAGOYA JAPAN
TÜRKiye MOMES»SILLıÖ I
KAYA KOLLEKTİF ŞİRKET
YENIŞEHIR KARANFIL SOKAK NO. 57/A ANKARA TEL . 12 42 82
E.M.M.64 66
1000 TL. Hasar
Senede vukubulma ihtimali
Projeli Projesiz
1000 TL. Tahmin edilen Senelik hasar
Projeli
Projesiz
"rojeden net ilâve
1000 TL. Toplam
B. Baskın önleme Sel kademeleri
1 Metre 2» 3» 4» Toplam Primer baskın önleme faydası
10.000. 20.000. 40.000. 100.000.
.1
.05
.005
.0001
3.800
3.100
C. Enerji faydası: Senelik istihsal 2 3 milyar kWh (7) Kuruştur.
161.000.—
D. Su Nakliyatı: Projenin tatbikinden evvel Ortalama trafik
Buğday Diğer mallar
Ton: 10.000 Ton: 2.000
Projeden sonra artan trafik
Pancar Diğer mallar
Ton : 10.000 Ton : 10.000
Toplam Primer Nakliyat faydası
a
Ortalama Senelik Toplam Fayda
s
2:
Ton başına tasarruf TL.
3.00 8.00 Ton başına fayda
20 30
Toplam tasarruf TL.
30.000 16.000 46.000 Fayda 200.000 300.000
500.000
546.— 175 645.—
sk
Dokumacılık
Tezgâh adedi (Pamuklu) Yünlü
Üretim
Pamuklu (m./tezgâh sene)
Yünlü (m./tezgâh sene)
Toplam Pamuklu : 25x6000+2x8000=
Toplam Yünlü : 10x9000+1x13200=
Toplam (İSTİFADE)
DOKUMACILIĞA EK MASRAFLAR:
25 tezgâhın motorizeleşmesi
3000x25=75000.—
(1)
10 yün tezgâhının motorizeleşmesi
10x3500=35000.—
(l)+(a)=110.000.— TL.
5 sene amortisman % 6 faiz senelik masraf 25000.— TL. (a)
Ek işçi ücretleri 10 işçi (3600x10)
35.000.— TL. (b)
Enerji Bakım, Tamir
,
9.000.— TL. (c)
Toplam masraf a+b+c=69.000. TL. (B)
DOKUMACILIKTA FAYDA (A) (B)
Projeden dolayı net değijra*
2000.— 4200.—
8000.— 13200.—
6000. 9000. 166000. 103200. 269200.
200.200.—
»o
Projeden dolayı net değişiklik
ZİRAAT
Arazi taksimatı (Hektar) susuz ziraat (Hektar) Sulu ziraat
Mera Ziraatı
2000 100 500
1000 1250 350
500 4000
1.000.000.— 500.000.— —500.000.— 400.000.— 5000.000.— 4.600.000.— 150.000.— 100.000.— —50.000.—
4.050.000.—
ZİRAAT SENELİK Ek Masraflar.
İşçi fazlası (1000 işçi) 1000x1500=1.500.000.— TL. (a)
Bina, Makina, Pompa yatırımı Hektar başına 2000 TL. 1150x2000=3.300.000 TL.
Amortisman 10 sene % 6 faizle Senede ek masraf 450.000 TL. (b)
Ek Masraflar, Tohumluk, Gübre, Enerii v.s. 50 TL/hektar 1200x50=60.000 TL. (c) Toplam masraf a+b+c=2.010.000TL. (B)
ZİRAATDE FAYDA (A) (B) m S S
Aydınlatma ve Cihazları için: ENERJİ:
Gaz Odun Kömür Elektrik
Ton » »
kWh.
200000
0.15
İLÂVE MASRAF: 500 evin elekt. tesisatı.
500 ,TL/ev=25.000.—
5 senede aomrtisman
% 6 faizle
5000.— TL. seende
Bakım, tamir, 5000.— TL. »
(b)
Tenvirat vergisi 5000.— TL. »
(O
Sair masraflar 5000.— TL. »
'd)
Toplam masraf a + b + c + d = 2 0 . 0 0 0 . — (B)
Evler için enerji faydası (A B)=
Projenin tahakkuku ile edinilecek toplam fayda
Dokuma :
200.200—
Ziraat
Enerji
215.000.—
2.455.200.—
250000.— 50000.— 45000.—
Projeden dolayı net
15000.— 35000.— 30000.— 30000.—
235000.— 15000.— 15000.— 30000.— (A)
23500.—
215000.— 2.455200.—
MASRAFLAR
İşletme ve bakım masrafları (Senelik) Projenin toplam yatırımı 20.000.000.— TL. Amortisman
Toplam masraf:
435.000.— TL.
1.200.000.—TL. 1.635.000— TL.
Fayda
2.455.000
oranı=
=1.50
Masraf
1.635.000
Fiyatlar bu analizde gölge fiyat olarak alın mıştır.
Bölgede ayrıca halıcılık da vardır; fakat ener jinin halıcılıkta büyük bir değişikliğe sebebiyet vermiyeceği mülâhazası ile hesaplara dahil edil memiştir
Halen şehir ve kasabalarının % 80 i aydın latılmamış olan memleketimiz için bu hesap tarzı priorite seçiminde en doğru neticeyi vere cek hesap tarzı olarak görülmektedir.
Fayda Maliyet Analizinin ekonomik inkişaf lardan faydalanıp gelişmesi bizi yukarıdaki ne ticeye götürmüştür.
FAY DA MALİ Y ET ANALİ Zİ Nİ N POTANSİ Y ELİ :
Bu tekniğin tatbikatı ile alâkalı neticelerin bazıları üzerinde duralım :
(i) Fayda ve maliyetin her kategorisinin dahil edilebilmesi, (a) Kazanç nısbetınin ve ekonomik' hayat periodunun seçilmesi, (iii) Değişik tıp projeler için, aynı ölçüle rin kullanılabilmesi, (iv) Projelerdeki riskin görülebilmesi, (v) Gölge fiyatlar ve istikbaldeki fiyat tah minlerinin tahkik edilebilmesi, (vi) Ekonomik ölçünün tayini. Benzer Projelerin Sıralanması: Kaynakların tahdıtli olduğu hallerde, hükü metler arzuya uygun buldukları projelerin hep sini deruhte etmeyebilir. Proje unsurlarının esaslı bir şekilde iktisadî olduğu yerlerde eko nomik miyar aranmalı ve projeler arasında seç meler yapılmalıdır İyi bir etüd neticesi hesap lanan Fayda Maliyet oranı bu gayeye hizmet eder Bu, Fayda Maliyet metodunun hatasız bir hesap olduğu demek değildir, hidrolojik malû mat ekseriya çok muhtasar bir perioda şâmildir,, tarım metodlarının değişmesi lüzumlu olduğa hallerde zirai mahsulleri önceden haber vermek müşküldür, sınai değişiklikler neticesi katî tah min yapılamaz> mühendislik maliyet tahminleri ekseriya hedeften çok uzaktır. Ekonomist, Hıd rolog, Ziraatci ve mühendisin herbiri hataları çoğaltabilecek kusurlu bir. ilim kullanmaktadır lar.
Bu kaçınılmaz hatalar bir Fayda Maliyet oranı etrafında büyük yer işgal etmekle bera ber benzer projelerin tertipleri üzerinde çok küçük tesirleri havidirler. Her hata benzer pro
jelere aynı şekilde tesir edecktir. Verimde ve projelerin fiziksel şartlarındaki farklar sırala mada hatalara yol açmakla beraber, oranlar aynı şekilde yüksek veya alçak olacaktır.
Bir tasnif miyarının tayininde, miyar şekli bazı tesirleri üzerine çeker. Umumiyetle, nihai iktisadî unsur, net kârın veya maliyetsiz kârın bazı kavramlarını, en geniş mânasıyle tefsir et melidir. Eğer toplam maliyet tahdit edilmişse, o zaman bu unsur bütün projelerin her maliyet birimi için en büyük kâr miktarını verecek, yani, en yüksek fayda maliyet oranlarına ma lik olacak şekilde seçilmesini gerektirecektir. Bu, münferit projelerin fayda maliyet nisbet lerinin azami hadde çıkarılması demek değildir. Tasnif ameliyelerinde, projelerin formüle edil mesi düşünülmüştür. Fayda Maliyet münase betleri, projelerin mikyası veya diğer hususi yetlerine karar vermek için kullanıldığı takdir de, tamamlanmak üzere olan projeninkinden da ha büyük bir fayda maliyet nisbetini havi kı sımların hepsinin dahil edilmesi lâzımdır
Bazı hallerde, mali tahdit ve bütçe zorlama sı, bütün değerler üzerinde olmayıp, büyük kıymetler ve döviz gibi bazı kategorilerde ola caktır. Eğer böyle bir zorlama (mecburiyet) varsa, tasnif miyarı (prensibi), negatif kârlar gi bi muamele gören diğer kıymetlerle, men edilen maliyet tipine karşı kârların nisbeti olmalıdır. Eğer birçok tazyikler mevcutsa, tasnif ameliye si biraz daha müşkülleşir, fakat bununla bile oldukça iyi neticeler alınmalıdır.' Hakikatte, az bulunur mali kaynaklara ilâve edilecek prime, karar verilmeli ve sonra bir maliyet faktörü gi bi tatbik edilmelidir.
Risklilik derecesinde büyük farklar veya çe şitli projelerin neticelerinde şüphe mevcutsa, kifayetli bir tasnif prensibi (miyarı), bazı müsa deleri havı olmalıdır. Umumiyetle, riskli bir projeden ziyade pozitif net kârı fazla olan pro jeler tercih edilmelidir. Fakat kâr ziyadeleşme sinin tehlikeli olduğu fikri ile, tehlikeli olan umumi projelerin risk izahında bir müphemiyet vardır, büyük maksadı olan taşkın kontrolü, na • dir taşkınlar, korunan insanların mülkiyetindeki ve yaşamalarındaki tehlikeyi azaltabilir. Böyle ce taşkın kontrolundaki envestisman, risk azal mak için bir ölçü gibi mütalâa edilebilir bir risk teşebbüsü gibi düşünülen tipik ticari envestis mana zıt olarak, iyi bir tasnif, problemin her iki safhasını da aksettirmelidir.
E.MM.54 55