Elektrik Mühendisliği · Sayı 98 · Şubat 1965

MEHTAP PROJESİ ÜZERİNE ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASININ GÖRÜŞLERİ

Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme Görüş ve değerlendirme

Yıl
1965
Sayfa
3
Okuma süresi
8 dk
Görüntülenme
0

Konu

Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme

İlgili: Mühendislik mesleği, meslek hakları ve istihdam, Mevzuat ve hukuk

Anahtar kelimeler

  • MEHTAP Projesi
  • Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı
  • DSİ
  • TEK kanun tasarısı
  • Merkezi Hükümet Teşkilatı
  • Beş Yıllık Kalkınma Planı

Özet

EMO, Bakanlar Kurulu kararıyla hazırlanan MEHTAP raporunun enerji, su ve tabii kaynaklarla ilgili bölümlerini eleştirerek, elektrik mühendislerinin çalışmalara dahil edilmemesi ve DSİ ağırlıklı yaklaşımın sakıncalarını, ayrıca TEK kurulması önerisine karşı geliştirilen argümanları değerlendirmektedir. Yazıda Enerji Bakanlığı'nın kapsamı, Köy İşleri Bakanlığı'nın kuruluşu ve ilgili yatırımların bakanlıklar arası dağılımı da tartışılmaktadır.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

Mehtap Projesi üzerine Elektrik Mühendisleri Odasının Görü jü

GİRİŞ :

Bakanlar Kurulunun 13.2.1962 gün ve 6/209 sayılı kararı ile Türkiye Büyük Millet Meclisi, Cumhurbaşkanlığı, Genel Kurmay Başkanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, Milli Emniyet, Üni­ versiteler ve İktisadî Devlet Teşebbüsleri dışın­ da kalan Türkiye Merkezi Hükümet Teşkilâtı­ na dahil bakanlık, daire ve müesseseler arasın­ da merkezi hükümet görevlerinin dağılış tarzını tesbit etmek ve bu dağılışın amme hizmetleri­ nin en verimli tarzda ifasına imkân verip ver­ mediğini inceliyerek bu hususta teklif ve tavsi­ yelerde bulunmak üzere bir araştırma yapılma­ sı uygun görülmüştür. Bu karar gereğince ya­ pılacak araştırma, Başbakanın seçeceği proje tdare Kurulu tarafından yönetilecek ve Türkiye ve Orta Doğu Amme tdares! Enstitüsü, Dev­ let Personel Dairesi ilgili fakülteler ile bakan­ lık ve dairelerin işbirliği yapması suretiyle ger­ çekleştirilecekti.

Bu karara dayanılarak Başbakan tarafından seçilmiş bulunan 9 üyeden müteşekkil Proje îdare Kurulu görevine başlamış ve kısaca MEH­ TAP kelimesi ile adlandırılan raporu hazırlıyarak 1962 yılında raporun birinci baskısını ya­ yınlamıştır. Raporun önsözünde araştırmanın, ilgili Bakanlık ve Dairelerin uzman, bilgi, mal­ zeme ve vasıta vermede içten gelen yardımları sayesinde başarıldığına işaret olunmuştur. Ay­ rıca benzer araştırmaların hem diğer idarî sa­ halarda yapılması, hem de muntazam fasılalar­ la gelecekte tekrarlanmasının lüzumlu olacağı da kaydolunmuştur.

MEHTAP PROJESİ ÜZERİNDE ODAMIZ GÖRÜŞLERİ

Proje İdare Kurulunun giriş kısmında özet­ lediğimiz açıklamasına odamızda katılmakta ol­ duğundan Proje ile ilgili çalışmalara başlanmış ve bu çalışmalar sonucu tesbit edilen görüşleri­ miz aşağıda belirtilmiştir.

Projenin hazırlanmasında, Proje Yöneticileri, fonksiyonel iş bölümünü isabetli olarak amaç edinmiş ise de İktisadî Devlet teşebbüslerinin projenin kapsamı dışında bırakılması büyük bir eksiklik olarak görülmektedir. Kanımızca Mer­ kezi Hükümet Teşkilâtı ile İktisadî Devlet Te­ şebbüsleri arasında çok sıkı ilişkiler bulunmak­ tadır. Bunların tamamen ayrı zamanlarda, ayrı ekiplere ayrı amaçlarla lncelettirilmesi telâfisi güç hatalar doğurabilir. Çünkü ayni fonksiyonel işleri bir Bakanlıkta toplamayı gaye edinmemiz

halinde bazı İktisadi Devlet Teşebbüslerini böl­ memiz, bazılarını birleştirmemiz gerekebilir ki bu gibi kararlar için de ayrı proje ekibinin her iki konuyu beraber incelemesi kadar olağan bir durum yok gibi görünmektedir.

Anayasamızın 112. maddesinde belirtildiği üzre «İdarenin kuruluş ve görevleri merkezden yönetim ve yerinden yönetim esaslarına daya­ nır».

Merkezden yönetimin temel birimlerini Ba­ kanlıklar teşkil etmekte ve yine Anayasamızın 106. maddesi «Bakanlıklar, kanunun koyduğu esaslara göre kurulur» hükmünü taşıdığına gö­ re bu yoldan gidilmek suretiyle bakanlıklar ku­ rulmasının çok faydalar sağlıyacağı kanımızı kuvvetlendirmektedir. Ancak 4951 sayılı Bakan lıklar kuruluşu hakkındaki kanunun 1. madde­ sindeki «Devlet Daireleri Başbakanın teklifi ve Cumhurbaşkanının onaylamasıyla Bakanlıklara ayrılır. Bunlara tâyin edilecek Bakanlardan ay­ rı olarak Devlet Bakanları da tâyin edilir» hük­ minden faydalanılarak uygulamaya geçild ği ve Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlığı ile Köy İş­ leri Bakanlığı kurulduğu da bir gerçektir. Gö­ rüşümüze göre 4951 sayılı kanunun uygulanma­ sında;

Başbakanlığın teklifi ve Cumhurbaşkanının tasvibi ile icracı bakanlıklar kurulamamalı ve ancak koordinatör devlet bakanlıkları ile başba­ kan yardımcılıkları kurulabilmen ve yine icra­ cı bakanlıklar arasında daire ve müesseselerin taksimi ve değişiklikleri yapılabilmelidir.

Proje, merkezi hükümet teşkilâtı görevlerini yapacak bakanlıkların tesbitinde ve onlara gö­ rev verilişinde ayni görevlerin bir bakanlıkta toplanmasını esas almakta bu suretle fonksiyo­ nel bölünme amacına yönelmiş bulunmaktadır. Odamızca da isabetli bulunan bu prensip 1964 yılında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlarının kurulması ile hükümetçe de benimsenmiş gö­ rünmekte ise de yine ayni gün icracı bir nilelik taşıyan Köy İşleri Bakanlığının kuruluşı ile prensipden uzaklaşılmış bulunulmaktadır. Bu­ na karşılık; Projenin prensibini koruyucu şekil­ de olmak üzre Köy İşleri Bakanlığının koordi­ natör bir Devlet Bakanlığı halinde çalışması ka­ bul edilebilirdi. Tatbikatta bunun aksine davranılmış bulunması özellikle su, enerji, tarım, sağ­ lık, eğitim ve bayındırlık işlerini belirli bakan­ lıklarda toplamak isteyen projenin amacından uzaklaşarak bayındırlık, su, enerji ve tarım ko­ nularının önemli bir kısmının köy İşleri Bakan-

ElcktrUc MUİMKİI*] Ijt: H9

lığında toplanmış bulunması hususunun kalkın­ mamızı ve halka hizmetimizi geniş çapta kös­ tekleyici bir etkenlik göstereceğine inanmakta­ yız.

«Mehtap» ta su, enerji, yakıt ve tabii kay­ naklarla ilgili konular ayrı bir kısımda İncelen­ miştir.

Raporun hazırlanmasında bu konularda ça­ lışan ekip ve yardımcıları arasında elektrik mü­ hendisinin bulunmayışı sebebiyle varılan karar­ ların D. S. t. ağırlık merkezi etrafında toplandı­ ğı 6200 sayılı kanunla bu teşkilâta verilen gö­ revlerin isabetli bulunduğu ve hiç bir hata ya­ pılmadığı peşin hükmüne dayandığı görülmek­ tedir.

Ayrıca tabii kaynaklardan neyin tanımlan­ mak istendiği açıkça belirtilmemiş ise de rapo­ run tekliflere göre Merkezî Hükümet teşkilâtı­ nın temel kuruluşu bölümünde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının Maden işleri İle de İlgi­ leneceği kaydolunmuş ve 4951 sayılı kanuna da­ yanılarak kurulan Bakanlığa Madenle ilgili dai­ reler de bağlanmıştır. Beş yıllık kalkınma Plâ­ nının uygulanması ve iyi bir koordinasyon sağ­ lanması bakımından, henüz teşkilât kanunu çık­ mamış olmakla beraber, Enerji ve Tabiî Kay­ naklar Bakanlığına bağlantısı kabul olunan dai­ re ve Müesseselerin bugünki şekliyle faydalı olamıyacağı düşüncesindeyiz.

Çünkü birinci beş yıllık kalkınma plânında, bakanlığa bağlanacak kuruluşların ve özel sek­ törün yapmakla görevli oldukları yatırımlar tu­ tarı beş yıllık toplam yatırımın % 24,7 sine ulaşmakta ve nitelikleri bakımından da bir kısmı enerji kapsamına girmemektedir.

Konunun bu yönünü biraz açıklayalım. Beş yıllık kalkınma plânında tarım sektöründe sula­ ma, taşkın önleme ve drenaj tesisleri yatırımla­ rı İçin 5.798,6 milyon TL, hizmetler bölümünde de köy İçme suyu tesisleri için 565 milyon TL. olmak üzere toplam olarak 6.363,6 milyon TL. İlk yatı dm yapılacağı öngörülmüştür. 6200 sa­ yılı kanuna göre bu işlerin yapıcısı D. S. I. Ge­ nel Müdürlüyüdür. Plânın toplam yatırımının % 10,7 sini kapsayan 500.000 hektar arazinin sulanması, susuz veya suyu yetersiz 31.239 köy ve mahallenin içme suyu tesisleri Enerji Ba­ kanlığını ilgilendirmen midir?

Zannımızca bu işler Bayındırlık, Tarım ve İmar ve İskân Bakanlıklarını ilgilendirmen ve D. S. t. 'nin bu işlerle uğraşan teşkilâtı ilgili ba­ kanlıklara bağlanmalıdır.

Beş yıllık Kalkınma Plânının Maden sektö­ rü bölümünde 1.514,6 milyon TL. lık yatırım yapilmust öngörülmüştür. İşin uygulanması Maden

Elektrik Mühendisliği 08

Tetkik ve Arama Enstitüsü ile Etibank'ın maden işleri ile ilgili teşkilâtına düşmektedir. Enerji ko­ nusundan ziyade sanayi kapsamına giren bu işle­ rin Sanayi Bakanlığı teşkilâtı İçinde görülmesi daha uygun olurdu.

Plânda elektrik sektörü için 4.9515,7 petrol sanayii için 1.720,4, kok ve havagazı sanayii için 179 milyon TL. olmak üzere toplam 6,855,1 mil­ yon TL. lık yatırım yapılması öngörülmüştür. Elektrik sektöründeki yatırımlar araş nda D. S. î.'nin yapacağı hidroelektrik santral tesisleri de dahil bulunmaktadır. Saydığımız bütün bu işler enerji kapsamına girmekte olup bunama ilgili teşekküllerin de Enerji Bakanlığına bağlanması gerekmektedir. Bu suretle Enerji Bakanlığı beş yıllık Türkiye toplam yatırımının % :il,49 unu teşkil eden işlerin uygulamasını denetleme gö­ reviyle yükümlenmiş bulunacaktır.

«Mehtap» ta Enerji konusu incelenirken ye­ niden düzenleme üzerinde durulmuş ve ileri sü­ rülen üç çözüm yolundan en uygununun Türki­ ye'nin Su, Enerji, Yakıt ve Tabiî Kaynaklar Po­ litikasını tesblt ve yürütme görevi ile yükümle­ nerek bir bakanlık kurulması ile mümkün ola­ bileceği sonucuna varılmıştır.

Bu inceleme yapılırken halen B. M. M.'ne ve­ rilmiş bulunan «Türkiye Elektrik Kurumu» kı­ sa ifadesiyle «TEK» kanun tasarısının bir çö­ züm şekli olabileceğine değinilmiş ise de ileri sürülen düşüncelerde bu husus hiç destek gör­ memiştir.

Aksine «TEK» konusunun iki noktadan çürütülmeslne girişilmiştir. Buna göre böyle bir teşkilâtın ısı ve su kaynaklarından faydalanıla­ rak bütün üretim, İletim ve dağıtım tesislerini etüd etmesi projelendirmesi, inşa etmesi, işlet­ mesi diğer teşekküller arasında (özellikle D.S. î.) girişmeler doğuracak; kaynakların, teknik eleman emeğinin, sermayenin israf edilmesine sebep olabilecektir. Kanımızca bu husus yanlış bir görüşü belirtmektedir. Ve bu görüş 6200 sa­ yılı kanunun 1 inci maddesindeki «Yerüstü ve yeraltı sularının zararlarmı önlemek ve bun­ lardan çeşitli yönlerden faydalanmak» amaciyle D. S. I. nin kuruluşu ile ayni konunun bu kuru­ luşa tanıdığı yetki ve görevlerinin yanliıj anla­ şılmasından İleri gelmektedir. Kanunun ikinci maddesinde D. S. t. Umum Müdürlüğünün gö­ revleri :

a) Taşkın sular ve sellere karşı ko::uyucu tesisler meydana getirmek;

b) Sulama tesislerini kurmak, sulama saha­ larında mevcut parsellerin tamamını veya aksa­ mını gösterir harite ve plânları yapmal: veya yaptırmak ve icabı halinde kadastrosunu yaptır­ mak;

c) Bataklıkları kurutmak;

d) ıı, b, <• fıkralarındaki faaliyetlerle ilgili olmak şartiyle sudan ve zaruret halinde yar­ dımcı diğer kaynaklardan enerji istihsal etmek; olarak açıkça belirtilmiştir. Buna göre, D.S.t.'nin öz faaliyetinin a, b, c bentlerinde yazılanlar olduğu ve ancak bu faaliyetlerle ilgili olarak enerji üretimine gidebileceği anlaşılmaktadır. Yani birinci maddedeki (çeşitli yönler) ifadesi­ nin genişliğine dayanarak kendi öz görevlerini bir yana koymak suretiyle «TEK» veya başka bir idarece kurulması mümkün Su santrallarının kendi öz görevi gibi benimsenmesini gerek­ tirmez. örneğin : Hazer ve Seyhan hidroelek­ trik santrallarının tamamlanmalarından bu yana yıllar geçmiş olmasına rağmen bunlarla ilgili Çu­ kurova ve Uluova sulama tesisleri tamamlan­ mamıştır. Kaldıki ayni kanunun 2 nci madde­ sinin (i) bendinde de özellikle (d) bendinde ya­ zılı işlerde Elektrik İşleri Etüd İdaresi ile işbir­ liği yapılması kayıtlıdır. Hakikat böyle bir iş birliğine çok az sayıda baş vurulduğunu göster­ mektedir. Anlayışlı iyi bir iş birliğinin her za­ man İdareler arasındaki girişmeleri önleyeceği­ ne de inanmaktayız.

İnşa ile işletmenin ayni elde olması hâlinde, inşanın her zaman için işletme aleyhine gelişe­ ceği fikrine de iştirak mümkün değildir, örneğin, Etibank teşkilâtının hem inşa ve hem de işlet­ meyle ilgili olmasına rağmen son dört yıl içinde Etibank Elektrik İşletmeleri Müessesesi daha çok gelişme göstermiştir.

Yukarda belirtilen açıklamalardan da görüle­ ceği üzre; Mehtap Türkiye'nin Elektrik konusu­

na gerekli önemle eğilmemiş ve konuya daha ziyade D.S.l. tarafını tutmak yoluyla çözümle­ meye gayret sarfetmiştir.

Projenin Meteoroloji ile ilgili bölümü de Me­ teoroloji uzmanlarını çatısı altında toplıynn oda mızı ilgilendirmektedir.

«Mehtap» ta ileri sürülen sebeplerle Meteoro­ loji İşleri Genel Müdürlüğünün Ulaştırma Ba­ kanlığına bağlanması hususuna aynen iştirak etmekteyiz. Ancak Meteoroloji Genel Müdürlü­ ğünün hava rasatları yanında su rasatları, yıl­ dırım sayımı ve toprak direnci ölçülerini ele ya­ parak neşretmesi faydalı olacaktır.

Projenin görevlerdeki eksiklik ve eksikliğin nedenlerini inceleyen bölümü üzerinde önemle durulmasını gerektirir konu olarak görülı lekte ve özellikle teşkilât bozuklukları hakkında yü­ rütülen «Görevlerin mevcut kuruluşlar arasında iyi dağıtılmaması, görevler için meydana geti­ rilen teşkilâtın yetersiz veya yanlış kurulması, yetki tekrarları, çatışmalar veya karışmalar do­ ğuracak bazı kuruluşlara gidilmiş olması, or­ ganlar arasındaki bağlantıların iyi kurulmama­ sı gibi sebepler, bazı görevlerin hiç yapılms.ması, bazılarının eksik yapılması, bazılarınm da etkenliğinden kaybetmesi sonucunu doğurmak­ tadır. Bu rapordaki tavsiyeler en başta bu katagorideki aksaklıkların giderilmesine yönelmiş­ tir. Fakat, çeşitli vesilelerle tekrarlandığı ifibi, başka konulardaki aksaklıklar giderilmedikçe, sadece bu alanda yapılacak düzeltmeler kamu görevlerinin yeterli bir şekilde görülmesini sağ­ lamağa kâfi gelmiyecektir.» görüşlerine tama­ men iştirak olunmaktadır.

jlll5HISl!iaiOJlElll=IIEM<=JIJ=llölllll=lll=lli=lllSW^

11 iııi'i GENEL KURUL TOL'LANTISİ

ED

27 ve 2S Şubat 1965 günleri Ankara'da İmar ve İskân Bakanlığı kon-

|

ferans salonunda yayılacaktır. 27 Şubat Cumartesi saat 15 te bağlıyacak

ulan toplantıya Üyelerimizin teşrifleri rica ulunur,

m

«r=Mi=îit=Mi=ııı=ııı=ııı=3ir=Hi^ku=ıtL=iJit=uı=Liı=ııı =ııı=m=ıı ı^ın =ni[=nı^ti]=ııı =ıikErnı=fiı ı ıı=ın=ını=ırı=i]i=tn=jıt=rn=i(i=înı=ın

«4

Elektrik Mühendisliği 9H