Elektrik Mühendisliği · Sayı 141 · Eylül 1968
KONFERANSLAR
Haberleşme, telekomünikasyon ve yayıncılık Teknik / bilimsel makale
- Yıl
- 1968
- Sayfa
- 19
- Okuma süresi
- 25 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
Haberleşme, telekomünikasyon ve yayıncılık
İlgili: Elektronik ve yarı iletkenler
Anahtar kelimeler
- televizyon standartları
- tarama frekansı
- kırpışım
- çizgi sayısı
- aralıklı tarama
- TRT
Özet
Doğan Erden'in verdiği konferansın metninde televizyon transmisyon standartları; çizgi sayısı, resim ve alan frekansları, kırpışım olgusu ve aralıklı tarama teknikleri teknik olarak açıklanmaktadır.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
U D K : 621.397.5
Televizyon Standardlan ve Plânlamasın
(Geçen sayıdan devam)
2 — Televizyon Standartları : Televizyon standardlan bir televizyon sisteminde kullanılan metot ve yolu tarif eden kriterlerdir. Burada iki tip standardı İnceleyeceğim.
Transmisyon standardlan Tahsis standardlan
2.1 — Transmisyon Standardlan :
Bu standardlar bir televizyon vericisinin yayınladığı işaretleri tarif eder. Bu standardlar dört kısma ayrılır.
a) Tarama Standardlan b) Modülasyon Standardlan c) Senkronizasyon Standardlan d) Kanal Standardlan
a) Tarama Standardlan :
a.1 — Resimdeki Çizgi Sayısı :
Bu Standard normal görüş İçin uygun düşey ayırım değerini sağlamak üzere seçilmiştir. Her resim için 400 ilâ 900 çizgi arasındaki değerler bugün kabul edilen standardlardır.
Bu değerler aralıklı taranmış bir görüntünün çizgi yapısı belli olmadan ıesim yüksekliğinin 4 ilâ 8 katı mesafeden seyredilmesini sağlar. Tecrübe göstermiştir, ki, mesafe bundan azsa göz bütün resmi göremez; mesafe daha fazla resim çok küçük görünür. Seyretme mesafesinde resmin çizgilerinin ayırt edilmemesi için bitişik iki çizginin gözde meydana getirdiği açının bir dakikadan (1/3438 radyondan) fazla olmaması lazımdır.
Eğer resmin yüksekliği h, çizgi sayısı N ve optimum seyretme mesafesi d İse
h/N
d
d = 4h olduğu zaman N= 859
Konferansı Veren : Doğan ERDEN Elek. Y. Müh. TRT Genel
Müdür Yardımcısı d = 6h olduğu zaman N = 573 d = 8h olduğu zaman N = 429
Görülüyorki optimum seyretme mesafesi İçin (d = 6h) çizgi sayısının ,600 civarında olması lâzımdır.
Bugün dünyada çizgi sayısı bakımından dört Standard vardır. 405, 525, 625 ve 819 çizgi. Esas olarak 405- çizgi İngiliz, 525- çizgi Amerikan, 625- çizgi CCIR ve 819 çizgi de Fransız standardıdır. Birçok memleketler aynı çizgi sayısını kullanmakla beraber diğer standardlar bakımından farklı tatbikatta bulunmaktadırlar. Bilhassa 625çizglyi kullanan memleketler de diğer standardlar bakımından daha çeşitlilik vardır.
a.2 — Resiın ve Alan Frekansları :
Evvelce de bahsettiğim gibi resim frekansının tayininde iki şartın sağlanması lâzımdır :
Hareketin devamlılığı
Kırpışımın belli olmaması
Binnci şartın yerine getirilmesi daha kolaydır. Hareketin devamlılığını sağlamak için resim frekansının saniyede 16 olması kâfidir. Şu şartla ki cisimlerin resmin bir tarafından diğer tarafına 5 saniyeden az bir zamanda gitmemeleri lâzımdır. Bu hızda hareket eden bir cismin iki resmin arasında pozisyon değişimi hareketi devamlı gösterecek mertebededir. Cismin bundan hızlı hareket ettiği takdirde hareket kesikli görünmeğe başlar.
Kirpışım meselesi tamamiyle başka bir mahiyet arzeder. Eğer resmin parlaklığı kftfi ise kırpışım resim frekansı saniyede 70 gibi yüksek bir frekans bile olsa farkedilebüir. Kırpığımın belli olacağı frekans esas olarak istenilen parlaklığa bağlıdır. İstenilen parlaklık da resmin seyredilme şartlarına bağlıdır.
Bu konferans 7.6 1968 günü saat 16 da Türkiye İstatistik Enstitüsü salonlarında verilmiştir.
Parlaklık seviyesi asgari 3 ft-lambert olmalıdır. Bundan düşük parlaklıklarda gözün ayırması bozulur. Sinemalarda en aydınlık zamanlarda sahnedeki parlaklık 5-10 ft - lambert civarındadır. Evlerde bu seviye kâfi gelmez. Evlerde televizyon seyredilmesi için sinemada olduğu derecede karatma yapılmaz. Televizyon seyretmek için böyle bir yola gidilmesi büyük bir rahatsızlık olur. Bunun için televizyonda güneş gören odada bile rahatlıkla seyretmeyi sağlıyacak bir parlaklık aranır. Bunun temin edilmesi için 50 ilâ 100 ft - lambert'lik bir parlaklığa ihtiyaç vardır.
Buna göre parlaklığı 50 - 100 ft - lambert olan bir resimde kırpışımın belli olmaması için lüzumlu frekans resim frekansını tayin eder.
Kırpığımın belli olmadığı resim frekansı birçok değişkenlere bağlıdır Bunlar içinde en önemlileri şunlardır :
I — Resmin parlaklığı ve rengi, n — Parlaklığın zamanla değişimi Bilhassa karanlık geçen bir devreden sonra aydınlık devrenin süresi.
Ut — Parlaklığın resim alanındaki dağılış', IV — Resmin kırpışım yapan alanın gözde meydana getirdiği açı. V — Resmin mutlak büyüklüğü, » VI—Etrafın aydınlık durumu.
Belli bir seyirci ve sabit seyretme şartları İçin kırpışımın belli olduğu resim frekansı parlaklığın logaritması ile değişir.
f = 12 57 log10 B + C
Burada
;
f = resim frekansı,
B = parlaklık,
C = seyretme şartlarına bağlı bir sabitedir. Bu formülden görüleceği gibi resim frekansının biraz artması parlaklıkta büyük bir artışa müsaade eder. Meselâ parlaklık 3 f t - lambert ve resim frekansı 40 olduğu zaman kırpışım tam belli olmıyacak mertebededir. Eğer resim frekansı 48'e çıkarılırsa, aynı seyretme şartları altında, kırpışım ancak 13 ft - lambert'lik bir parlaklıktan sonra belli olmağa başlar. Eğer resim frekansı 60'a çıkarılırsa kırpışım ancak 117 ft lambert'lik bir parlaklıktan sonra belli olur.
Parlaklıktan gayri diğer seyretme şartlarının etkisi şöyledir. Aşağıdaki hallerde kırpışım daha fazla belli olur :
I — Sahnenin rengi beyaz veya sarı olduğu zaman,
II — Aydınlık devre karanlık devreye nazaran daha kısa olduğu zaman,
HI — Resim sinemada olduğu gibi birdenb re değilde taramada olduğu gibi sırayla aydınlatıldığı zaman,
IV — Kırpığım yapan alan görüş alanının daha büyük bir kısmını işgal ettiği zaman,
V — Resmin büyüklüğü arttığı zaman,
VI — Etrafın aydınlık seviyesi azaldığı zaman.
Resim çok parlak olduğu veya yakından seyredildiği zaman tarama çizgilerindeki kırpışım aşikâr olabilir. Çizgi kırpışımı bilhassa aydınlık ve karanlık kısımlar arasındaki yatay sınırlarda daha aşikârdır. Normal parlaklıklarda (50 ft - lambert) ve normal seyretme mesafesinde (resmin yüksekliğinin 4 katı veya daha fazla mesafede) çizgi kırpışımı belli değildir.
Netice olarak parlak bir resimde kırpışımın belli olmaması için resim frekansının 50 veya daha fazla olması icab eder. Resim frekansının seçimi verilen bir yatay ayırıma havi bir görüntü için lüzumlu band genişliği ile kırpışım eşiğindeki parlaklık arasında bir kompromidir. Kırpışımın belli omaması için frekansın yükseltilmesi lâzımdır" Diğer taraftan resim frekansı yükselince lüzumlu band genişliği de artar. Meselâ resim frekansı 60 olan bir sistem aynı ayırıma sahip bir görüntü için resim frekansı 50 olan bir sistemden % 20 daha geniş bir band ister. Bununla beraber kırpışımın belli olduğu parlaklık resim frekansı 60 olan sistemde diğer sistemin altı katıdır. Tiplik şartlar altında resim frekansı 50 olan sistemde kırpışım eşiği takriben 30 ft - lambert de olur. Halbuki resim frekansı 60 olan sistem için bu diğer 180 ft - lambert'dir.
50 veya yüksek bir resim frekansı hareketin devamlılığı için lüzumlu olan frekansdan çok fazla olduğu gibi geniş frekans bandına haiz bir kominikasyon kanalına da ihtiyaç gösterir (Band genişliği resim frekansı İle orantılıdır).
Band genişliğinden tasarruf etmek için resmi meydana getiren çizgilerin Şekil 2 de gösterildiği gibi sıra ile basit bir şekilde taranması yerine kısım taranması ve bu kısımların birleştirilmesiyle resim meydana getirilmesi cihetine gidilir. Her bir kısma dahil çizgiler bir alanı meydana getirir Böylece herbir resim birkaç alandan meydana gelir. Maksimum düşey ayırımın sağlanması İçin her alanın resimde doğru olarak yerini alması lâzımdır. Bugün dünyada standard hale gelmiş sistemlerde her resim iki alandan meydana gelmek ve bu alanlardan birisi numaralı çizgileri diğeri de çift numaralı çizgileri İhtiva etmektedir. Bu tip taramaya aralıklı tarama denir, ve Şekil 7 de gösterilmiştir. Şekil 7 deki kesiksiz çizgiler bir alanı, kesikli çizgiler de diğer alanı meydana getirir. Bu tip taramada aralıklı tarama oranı 2 dir.
Şekil : 7 — Aralıklı tarama.
Bir resim ika alandan meydana geldiğine göre alan frekansı resim frekansının iki katıdır. Tecrübeler göstermiştir ki, optimum seyretme mesafesinde yani çizgi farkedllmediği mesafede kırpışımın belli omaması alan frekansına bağlı olmaktadır. Bundan dolayı alan frekansının 50 den yüksek olması kırpışımın belli olmamasını sağlar. Böylece frekansını dolayısiyle kominikasyon kanal band genişliğini artırmadan kırpığımın belli olmaması sağlanmış olur.
Amerika'da alan frekansı 60, Avrupa'da ise 50 olarak seçilmiştir Başlangıçta bu değerler seçilirken şebeke frekansı rol oynamıştır. Çünkü alan frekansının şebeke frekansına kilitlenmesi tarama distorslyonlarmı azaltır. Sonradan kırpışımın belli olmaması içinde bu değerlerin yeterli olduğu ortaya çıkmıştır.
Resim frekansı da Amerika'da 30, Avrupa'da 25dir.
Evvelce de ifade ettiğim gibi alan frekansı kırpışımın belli omamasını, resim frekansı da hareketin devamlılığını sağlar.
Burada tekrar a.l de behsettiğim çizgi sayısına kısaca dönmek istiyorum. Bir resimdeki çizgi sayısı bütün sistemlerde tek sayı olarak standardize edilmiştir. Çizgi sayısının tek olması peşpeşe gelen alanların herhangi bir ilâve sapmaya' ihtiyaç göstermeden sapmasını sağlar. Bundan dolayı aralıklı tarama metodunda çizgi sayısı tektir.
Aralıklı taramanın mükemmel olması için bir resimde taranan (ve tek olan) çizgi sayısının daima aynı olması lâzımdır. Bu da yatay tarama sinyalleri frekansının alan frekansına sabit bir oranda bağlı olması İle sağlanır. Bundan dolayı çizgi frekansı üretilir, ve alan frekansı bundan bölünerek elde ve böylece sabit oran sağlanmış olur. Bu oran çizgi sayısına eşittir. Sayıcı devreler küçük asal sayı saydıkları zaman bölme işi hem daha basit yapıldığından hem de daha istikrarlı olduğundan bu oran yani çizgi sayısı küçük asal faktörlerin çarpımından meydana gelmektedir. Standard dört sistemdeki çizgi sayısının asal faktörleri şöyledir :
405 = 5X3X3x3X3 525 = 7X5X5X3 625 = 5x5X5X5 819 = 13x3X7X3 Çizgi sayısının seçiminde bu faktörlerde aynı şekilde rol oynamaktadır, önce iyi bir düşey rezolüsyon İçin veya başka mülahazalarla kaba çizgi sayısı tayin edilir. Aralıkla tarama için bunun tek sayı olması lâzımdır. Sonra bu sayı küçük asal faktörleıin çarpımı olacak şekilde ayarlanır. Çizgi sayılarının 407 değil de 405, 535 değilde 525 vs. olması bundan ileri gelmiştir.
a.3 — Resim Boyutları Oranı: Taramanın aktif bulunduğu resim bölgesinin genişliğinin yüksekliğine oranıdır. Bu oıan bütün dünya'ya 4/3 olarak standardize edilmiştir. Bu oranın 4/3 olarak seçilmesinin sebebi daha çok yatay istikametinde olan hareketlerin genişliği yüksekliğinden daha fazla olan bir çerçeveye ihtiyaç göstermesidir. Ayrıca sinema standardlanna uymak için bu oranın değeri 4/3 olarak tesbit edilmiştir.
a.4 — Tarama Doğrultusu ve Taramanın Düzgünlüğü :
Resmin ters dönmesinin (alt-üst veya sol-sağ olmasının) önüne geçmek için taramanın belli bir doğrultuda olması gerekir. Bu doğrultu bütün dünyada soldan sağa ve yukarıdan aşağıya olmak üzere tesbit edilmiştir, aramanın cisimlerin şekillerinin aslına uygun olması iğin aktif tarama esnasında tarayan huzmenin hızındaki değişmelerinde standardize edilmesi gereklidir. Hız değişmelerinin sıfır olması halinde band genişliği minimum olur.
a.5 — Silin© ve Aktif Çizgi Sayısı : Tarayan huzmenin bir alanı taradıktan sonra tekrar başa dönmesini sağlamak üzere her alanın sonunda resim bilgisi taşımayan birkaç çizgi
bırakılır. Bu çizgiler tarafından kaplanan aralığa düşey silme denir. Standard sistemlerde bu aralık tarama periyodunun % 5 -10 arasında değişir. Resimdeki çizgi sayısına göre de bu silme aralığındaki çizgi sayısı 13ilâ 41 arasındadır. Hiçbir bilgi taşımayan bu çizgiler bir resimde alandakinin iki katıdır. Bu çizgilerin dışında kalan çizgiler resim hakkında bilgi taşıyan yani aktif olan çizgilerdir. Bu aktif çizgi sayısı ile boş çizgi sayısı kullanılan sisteme (çizgi sayısına) göre değişir.
Aynı şekilde tarama huzmesinin taradığı çizginin sonunda müteakip çizginin başına dönmesini sağlamak üzere her çizginin tarama periyodunda bir kısım boş bırakılır. Resim hakkında bilgi taşımıyan bu kısma yatay silme adı verilir. Yatay sılmo bir çizgi periyodunun yüzde 16 ilâ 20 si arasında dîğışır.
Muhtelif sistemlerin tarama standardları Tablo 1 de gösterilmiştir.
b — Modülasyon Standardları :
Siyah - beyaz televizyonda iki tip modülasyon kullanılmaktadır. Frekans modülasyonu televizyonda ses sinyali için genlik modülasyonu
da resim sinyali için ve bazı sistemlerde de ses sinyali için kullanılmaktadır.
b.ı — Ses İçin Modülasyon Standardları :
Ses işaretinin modülasyon şekli İngiliz ve Fransız sistemlerinde genlik, Amerikan ve CCIR sistemlerinde de frekans'tır. FM modülasyonun belirli avantajı verilen ortalama bir verici gücü irin kapsama sahasının aynı sinyal gürültü oranı için genlik modülasyondan daha geniş olmasıdır. Maksimum sapma sinyal - gürültü oranı (maksimum sapma ile orantılı olarak artar) ile alıcıdaki band genişliği ve stabilıte arasında bir kompromı olarak seçilir. Band genişliği artıkça alıcıların dizaynı daha krıtıkleşlr.
Maksimum sapma Amerikan sisteminde ± 25 kHz, CCIR sisteminde ise ± 50 kHz'dir. Bu değerler normal FM ses yayınında kullanılan ± 75 kHz den azdır. Çünkü bu değerlerle elde edilen servis alanı ses vericisinin gücü resim vericisinin gücünden çok daha az olduğu zaman bile resim vericisinin kapsama alanına eşit veya ondan fazladır.
Amerikan sisteminde ön kuvvetlendirme (Pre -emphasis) sabitesi 75 ^s, CCIR da ise 50 ^s'dir.
TABLO-1
MUHTELİF TELEVİZYON SİSTEMLERİNİN TARAMA STANDARTLARI
STANDART
İNGİLİZ SİSTEMİ
AMERİKAN SİSTEMİ
CCIR SİSTEMİ
FRANSIZ SİSTEMİ
Resimdeki çız^i sayısı
Çizgi sayısı faktörleri
Alan frekansı(alan/en)
Çizgi frekansı(çizgi/sn)
Aralıklı Tarama Ortnı
Resim frekan8i(resaoı/siı)
Rpe:m boyutları oranı
Yatay silme İ» H
Düşey a ilme İ= V
Resimdeki sayısı
Çizgi aktif çizgi
Tarama doğrultusu
3x3x3x3x5
50 10 125
17.7-19.2 6.5- 7.7 13-15.5
3x5^5x7
15 750
2 ti
30 4ı3 x6-l8
7.2-a.ı
19-21
5x5x5x5
15 625
4:3
18.5-19.2 5.8-7.1 18-22
3x3x7x13
20 475
19 10 41
r Soldan sağa yukarıdan aşağıya
487-483
589-581
Soldan sağa Soldan sag?
yukarıdan yukarıdan
Soldan sağa yukarıdan aşağıya
b.2 — Resim için ModiUasyon Standardları :
Bütün televizyon sistemlerinde «vestigial» yanbandlı genlik modülasyon şekli kullanılmaktadır. Bununla beraber bu sistemler modülasyonun polaritesi, yanbandın genlik - frekans karakteristiği, vestıgial yanbandın genişliği, referans seviyeleri bakımından birbirinden farklıdır.
Resim modülasyonunun polaritesi : Resim taşıyıcının modülasyon zarfının genliği, kamera önündeki sahnenin ışığının artmasıyla artarsa o zaman modülasyon polaritesi pozitif, ışığın artmasiyle azalırsa modülasyon polaritesi negatiftir. (Şekil 8)
TEPE BEYAZ
DARBESİ
VİOEO ZARFI
-125 -075 0
AMERİKAN 525 ÇİZGİ SİSTEMİ
4.2 A.5
•1 25-075 0
FREKANS MHz CCIR 625 ÇİZGİ SİSTEMİ
5 55
TAŞIYICI SİVAH SEVİYESİ
TAŞIYICI SIFIR
TEPE TAŞIYICI SİVAH SEVIVESİ
8ESI /VİOEO ZARFI
TEPE BEYAZ TAŞIYICI SIFIR
POZİTİF MODÜLASYON
-35 "3
FREKANS MHz O İNGİLİZ 405 ÇİZGİ SİSTEMİ
0.75 125
RESİM TAŞ YICI
TAŞIYICI
NEOATIF MOOÛLASVON
-D
2 2.75
FRANSIZ «19 ÇİZGİ SİSTEMİ
Şekil • 9 — Muhtelif sistemlerin «Vestigal» yan bandlan
Şekil: 8 — Resim modülasyon polaritesi.
Pozitif modülasyon darbe gürültü mevcut olduğu zaman daha iyi senkronizasyon temin eder. Buna mukabil pozitif modülasyonda daha az tepe güç yayınlanabilir. Bu modülasyon zarfının tepesinin lineer olmamasından ileri gelmektedir, negatif midülasyonda ise, bu bölgede senkronizasyon darbeleri vardır ve lineer olmama durumunun bu darbelere aksi tesiri yoktur. Negatif modülasyonda bir verici % 30 daha yüksek tepe gücü verebilir.
Amerikan ve CCIR sistemlerinde modülasyon negatif, İngiliz ve Fransız sistemlerinde ise pozitiftir.
Siyah seviyesinin genliği de taşıyıcı genliğinin yüzdesi olarak İngiliz sisteminde" % 30, Amerikan ve CCIR sistemlerinde % 75 ve Fransa sisteminde ise % 30 dur.
Vestigial Yanband Karakteristiği : Band genişliğinin azaltmak İçin resim sinyallerinin yanbandlarından biri vestigal olarak yayınlanır ve vericide daha yüksek video frekanslarına tekabül eden bir kısım bastırılır. Şekil 9 da muhtelif sistemlerin vestigal yanbandları gösterilmiştir.
Muhtelif sistemlerin vestigal yanband karakteristiklerlndekl esas farklar kanalın çift yanbandla işgal edilen kısmı ve bastırılan yanbandın ucundan sonra frekansa göre zayıflamasıdjr. Eğer zayıflama dik bir şekilde olursa ve yalnız en alçak frekanslar, çift yabandh olarak neşredlllrse yüksek modülasyon seviyelerindeki distorslyon da o derece yüksektir. Bazı sistemlerde aşağı bazı sistemlerde de yukarı yanband zayıflatır. Alıcıda dedektör çıkışında bu sinyallerin durumları Şekil 10 da gösterildiği gibidir.
Sinyalin çift yanbandlı olarak yayınlanan kismının genliği tek yanbandlı olarak yayınlanan kısmın genliğinin 2 misli olur. Dünyada standardize edilen vestigal yanband sistemleri resim taşıyıcının antenüasyonu alıcıda yapılır. Alıcıdaki zayıflama karakteristiği amplitüdleri eşltllyecek şekildedir ve Şekil 10 da gösterilmiştir.
Dört sistemdeki modülasyon standardları Tablo 2 de gösterilmiştir c — Senkronizasyon Standardları :
Verici ve alıcıdaki tarama işlemlerini aynı duruma getirmek İçin üç senkronizasyon sinyali kul-
Elektrik MühendlollSl 141
'1
iü
yi
TÜRKİYE'DEKİ AEG TEŞKİLATI AŞAĞIDA YAZHJ ÇALIŞMA
SE
SAHALARI İÇİN ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ
Ü=İ
fi
ARAMAKTADIR
Ü
'I
„
Mİ
Hesap
üi
Kalkülasyon
Konstruksiyon ve
f\
Transformatör, motor,
Salt tesisatı ve salt cihazları imalâtının kontrolü
jjj
Ayrıca her türlü endüstri merkezlerinin planlanması ve
|ı
satışı.
îıi
^
İstihdam edilecek yer Gebze, İstanbul veya Ankara'dır.
İD
Çok enteresan mühendislik işlerinde çalışmak isteyenlerin usulü
dairesinde tanzim edilmiş belgeleri aşağıda gösterilen adrese tevdi etme-
!=
leri rica olunur.
M Meüsrleakcaatet cerüdbeneslei rdoelnmaeylaenktrmotüehkenniğdiinsleersianslamrıünraacvaâaktılfaorılmdaalamrı,emvenrui--
â
nleicyeetle nazarı itibara alınacaktır.
=İÜ
1 1_1 l_J-_ J !
Uİl)j
Oi
~
lecek işe alâka göstermeleri ve mümkün mertebe almancayı bilmeleri
'|
beklenmektedir.
İ=Ü
AEG GENEL ELEKTR1KT. A.Ş.
mi
=|
P.K. 710 (Karaköy
İ|
iIII
Karamustafapaşa Cad. 203
Nesli Han Kat 3
ü!
Karaköy - İstanbul
ffı
umî
mm
(E. M. — 230)
Öj
ELOKTROÜTİK BAKIR VE MAMULLERİ A. Ş.
TESİSLERİNDE YAPILAN MAMULLER
BAKIR
ÖRGÜLÜ TELLER
10 mm* Kesitten itibaren
SOM TELLER
0.20 mm. kalınlıktan itibaren
LAMA VE ÇUBUKLAR Muhtelif ebatta
BORULAR
6 mm. - 65 mm.
GÖZ TAŞI = BAKIR SÜLFAT
PİRİNÇ
ÇUBUKLAR BORULAR TELLER
Yuvarlak . Altı köşe . 6 mm. - 65 mm. Muhtelif çaplarda
ALÜMİNYUM LEVHA VE DİSK (Her kalınlık ve çapta)
R A B AK MEMLEKET İHTİYACI ARTTIKÇA TESİSLERİNİ GENİŞLETMEK SURETÎLE YURT HİZMETİNDE GÖREVİNİ YAPMAKTADIR.
ı
Yeni Mamul Çeşitleri
Alüminyum İletkenler ve
Çelik Nüveli Alüminyum İletkenler
(E. M. — 231
• •••
•..• •-• • • ••••
••»•?• •
REDUKTORLERİ
Helezonî, Krom Nikel alaşımlı çelikten rektifiye edilmiş dişliler.
0,5 HP den 10 HP ye 30 devirden 8OO devire k a d a r . REDÜKTÖRLER
Sipariş üzerine her takatte ve devirde REDÜKTÖR imâl edilir.
1 Sene garantili
Mühendis : ZARE BEDEYAN Azapkapı, Talaşçılar sokak No. 2 Galata Tel: 445295-442770
SANTRFÜJ BETONARME DİREK FABRİKASI
PEKCAN BETOYA KOLLŞTİ.TURGUTLU
Teh Fabrika1383-1255 İrtibat Bürosu 34059 İZMİR (E. M. — 233}
KANALIN ALT UCU
/ RESİM TAŞIVICI 10 ' 125tAvaB)
,a
lanılır. Bunlar düşey senkronizasyon sinyali, eşitleme sinyali ve yatay senkronizasyon sinyalidir. Bunlar genel olarak saptırma senkronizasyon, sinyalleri denir.
C — 1. Yatay Senkronizasyon Sinyali :
0 05 1
8 10
12 13 25 14
A.AMERİKAN SİSTEMİ
v\10 i0?5 ;,° \30 4 2 5C
V1 ı
t 23 275
\ i8 r
B.CCin SİSTEMİ C_INGILIZ SİSTEMİN D.FRANS v°\ 1
2 3 4 5 6 7 4 9 1 0 1112
MODULASVON FREKANSI M H l
Şekil : 10 — Ahct dedektör çıtasında binvallerin durumları.
Çizgiler arasındaki senkronizasyon sinyalleri Şekil 11 de gosterılmıştn. Resimdeki çizgi sayısı N ve resim frekansı P olduğuna göre saniyede NP çizgi vardır. Alıcı çizgi tarama jeneratörünü senkron tutmak için her çizginin sonunda bir senkronizasyon sinyalinin gönderilmesi lâzımdır. Bu senkronizasyon sinyalleri her çizginin sonunda geri dönme hareketinin bağlamasını sağlar ve bir işlem yatay tarama hızında tekrarlanır. Yatay senkronizasyon sinyalinin sayısı da saniyede NP dır.
Alıcıdaki çizgi senkron devresi voltajla çalıştığı için senkronizasyon sinyalinin en kısa zamanda maksimum değerine ulaşması lâzımdır, aksı takdirde senkronizasyon sinyali İle ateşlenecek çizgi tarama jeneratöıünün çalışacağı an değişik olur ve bu da resmin detayında pozısyonal distorlzasyona sebep olur.
Çizgi senkronizasyon sinyallerinin şekli şekil 11 de görüldüğü gibidir. Bu darbenin suresi de önemlidir. Resmin naklinde kullanılabilecek uzun bir zaman işgal etmemesi, diğer taraftan da çizgi tarama jeneratörünü hassasiyetle çalıştıracak uzunlukta olması lâzımdır. Alıcıdaki çizgi tarama je-
MUHTELÎF TELEVİZYON SİSTEMLERİNİN MODÜIASYON STANDARDLAFI Tablo 2
Standard
İngiliz sistomi
Amerikan sistemi
CCIR sistemi
Fransız sistemi
Ses modulasyonu Mak8imun aapm«syon "Preemphasis zaman s a b i t e s i Reeim modulasyonu
Maksimum modülasyon f r e k a n s ı Zayıflatılan yanband Zayıflatılan yanbandın düz kısmının genişliği Zayıflatılan yanbandın •ğımli kiBBin genişliği Resim modulasyonu pdarltaal Modülaeyon zarfının tepesi
G-.nlık flenlıV (veetıgıai yanband) 3 MHz Üst 0.75 MHz
Silme seviyesi(tepe beyas eeviyesinin fi)
Tepe beyaz seviyesi(taşıyı-
oı tepesinin 56)
Senkronizasyon seviyesi
(taşıyıcı tepesinin %)
aSriyaashındvaekieılm faerks(etavşiyıyeılceıri
tepesi İL)
Fr»VaiP İ 25 kHz
75 us GenJ ı k (vestıgıal yanband)
4.2 MHz alt
0.7 5 MHz
Prikn^° t 50 kHz 50 us Ganl<k (vestıgial yanband)
5 MHz alt
0.75 MHz
_. GfinliV (vestıgıal yanband) 10 MHz a l t vey» H*t
2 MHz
0.5 MHz
0.83 MHz
Negatif Senkronizasyon tepesi
Negatif Senkronizas yon t e p e s i
10-15
10-12.5
^3
2.875-6.75
0-7
«5
S: Sea taşıyıcı
U: Radyo frekans kanalının limitleri V: Ana yan bandın nominal genişliği W: Vestigial yandandın nominal genişliği
ÇİZGİ SİLME PERYODU
ARKA DUZLUK
SİYAH SEVİYESİ
SİLME , SEVİYESİ
SENKRONİZASYON SEVİYESİ
ÇİZGİ ZAMANI
ÇİZGİ SENKRONİZASYON DARBESİ
Şekil • 11 — Çizgi senkronizasyon sinyalleri.
BASAMAK
neratörü senkronizasyon darbesinin ön kenarı ile harekete geçirildiğinden bu ön kenarın mümkün olduğu kadar dik olması lâzımdır. Birçok televizyon sistemlerinde çizgi senkronizasyon sinyali çizgi zamanının % 5 -10 unu işgaJ eder.
Herhangi bir çizginin diğerlerine nazaran yer değiştirmesini önlemek için yatay senkronizasyon darbelerinin on kenarlarının birbirini eşit zaman aralıklarıyla takip etmesi gerekir. Yatay sapma devrelerinde hassas bir şekilde senkronizasyonun sağlanması için yatay senkronizasyonda hiçbir kesinti olmamalıdır. Bunun için yatay tarama süresi ile birbirinden ayrılan darbelerin ön kenarları düşey silme periyodunun da içinde bulunur.
mın herhangi bir kısmı taranmamaktadır. Bu arada kamera tarafından meydana getirilen bazı parazit sinyaller bulunabilir. Bundan dolayı istenmiyen bu voltajların kaldırılması lâzımdır. Bu dikdörtgen şeklinde bir darbe ilâvesiyle yapılır. Buna çizgi silme darbesi denir. Bu darbe silme seviyesinde limite edilir ve böylece istenmiyen sinyaller lımltörde kaybolur Nihai video sinyal şeklinde bu darbe görünmekle beraber bu darbenin meydana getirdiği silme aralığı oradadır ve senkronizasyon darbesi de bu aralıktadır. Bu aralık onu meydana getiren darbe İle anılır. (Şekil 12).
c — 2 Çizgi Silme Periyodu :
Çizgiler araassımnddaa bir de çizgi silmme sinyali bulunur. Bu sinyal, çizgi s e n k r o n i z a s y o n sinyalinden evvel b a ş h y a n ve o n d a n s o n r a y a k a d a r devam eden silme seviyesi periyodundan ibarettir.
Bu silme sinyali senkronizasyon sinyalinin tepesinde bulunur ve senkronizasyon sinyali buradan asılır.
Silme periyodu şundan ileri gelmektedir. Bir çizginin sonu ile müteakip çizginin başlangıcı arasındaki periyot da hiç bir şekilde resim sinyalinin bulunmaması lâzımdır. Çünkü bu zamanda res-
«
_.
S ^-j J \ / ı \ •
y
/ '-'
Şekil : 12 — Konpozit sinyalin meydana gelişi. Elektrik Mühendisliği 141
Silme Sinyalinin üç faydası vardır :
I) Çizgi senkronizasyon darbesi alıcıya gelin^ ce huzmeyi resmin soluna doğru hareket ettirmeğe başlar. Bu geri dönüş muayyen bir zaman alır ve cihazın limitasyonundan dolayı çizgi senkronizasyon darbesinden uzundur. Huzme başlangıç noktasına varmadan resmin nakledilmemesi lâzımdır. Aksı takdirde huzme yüksek hızla sola doğru giderken modüle edilmiş olacaktır. Bunun neticesi resimde iki resmin üst üste geldiği bir kısım olacaktır. Bu durum huzmenin modülasyonunun yeni bir çizgiye başlamak üzere hazır hale gelinceye kadaı silme seviyesinde tutmak suretiyle önlenir.
II) Çizgi senkronizasyon darbesini takıp eden silme seviyesi (buna arka düzlük denir) D. C restorasyonu için kullanılır. Resim sınyalindeki DC bileşgeninin transmisyon zincirim nmuhtelif yerlerinde restore edilmesi lâzımdır. Bu arka düzlük bu bakımdan çok uygundur.
III) Herbir çizgi senkronizasyon darbesinden evvel ön düzlük denilen daha kısa bir silme seviyesi vardır. Bu düzlüğe de şu bakımdan İhtiyaç vardır. Bir çizginin taranması esnasında voltaj herhangi bir değerde olabilir. Çizginin sonunda beyaza tekabül etmek üzere yüksek bir değerde, siyaha tekabül etmek üzere alçak bir değerde veya beyaz ile siyah arasında bir tona tekabül edecek bir değerde olabilir. Eğer resim voltajı yüksekse voltajın silme seviyesine düşüp senkronizasyon darbesine başlaması için muayyen bir zaman lâzımdır. Diğer taraftan çizgi sonunda voltaj düşükse çizgi senkronizasyon darbesi hemen başlayabilir. Bunun neticesi şu olur : Soldan sağa taramada, resmin sağ kenarı beyaz ise bunu takip eden senkronizasyon sinyalleri, kenar siyah olduğu zamanki senkronizasyon sinyallerinden, daha geçtir. Bundan dolayı pozdsyonal distorsiyon husule gelir. Resimdeki düşey çizgiler düzgün olmaz. Bu durumu önlemek için herbir çizgi senkronizasyon darbesinden evvel bir silme seviyesi temin eden ön düzlük vardır.
c — 3 Alan Senkronizasyon Sinyali :
Modern televizyon sistemlerinde alan senkronizasyon sinyali çizgi senkronizasyon sinyalinden daha kompleksdir Alan senkronizasyon sinyalinin karakteristikleri şu olmalıdır :
I) Alan frekansında olmalıdır.
II) Çizgi senkronizasyon sinyali gibi zaman bakımından çok dakik olmalıdır.
HI) Alıcı devreleri tarafından ç'zgı senkronizasyon sinyalinden kolaylıkla ayırt edebilmelidir.
IV) Alan senkronizasyon sinyali, çizgi senkronizasyon sinyalinin devamlı transmisyonuna mani olmamalıdır.
Ikı dikdörtgen darbe birbirinden iki hususta farklı olabilir : Genlik ve süre. Bütün sistemlerde süre tefriki kullanılmakta ve alan senkronizasyon darbesi dah uzun yapılmaktadır. Alan senkronizasyon sinyali zamanında çizgi senkronizasyon sinyallerinin devam etmesi şartı, çizgi sayısının tek olması ve herıkı alan geri dönüşten birinin çizginin ortasında ve dakik olarak başlaması icab ettiğinden bu geniş alan senkronizasyon darbelerinin çizgi frekansının iki katmda olmasını gerekli kılar. Şekil 13 de bu darbeler gösterilmiştir.
OEHIŞ DARBCLER
SH.HE SEVİYESİ —ı
SEVMESI
Şekil 13 — Alan senkronizasyon darbeleri.
Tatbikatta her iki senkronizasyon darbesi (çizgi ve alan) alıcıda hem çizgi hem de alan tarama devrelerine tatbik edilir. Alan senkronizasyon sinyalleri çizgi devrelerine tatbik edilerek çizgi taramasının devamlı olması sağlanır. Aynı şekilde çizgi senkronizasyon sinyalleri de alan devrelerine tatbik edilir. Esasında alan devrelerinde çizgi senkronizasyon sinyallerine ihtiyaç yoktur ama bunlar filtre edilip ayrılmağa çalışılırsa ön kenarların eğimi bozulur Bununla beraber alan devrelerinde çizgi senkronizasyon darbelerinin bulunması bir dezavantaj yaratabilir.
Şekil 14 de İngiliz 405 - çizgi sistemi sinyalleri gösterilmiştir. Burada ikinci alandan birinci alana geçerken ilk geniş darbe bir önceki çizgi senkronizasyon darbesinden bir çizgi periyodu sonra alan tarama devresine varır. Halbuki birinci alandan ikinci alana geçerken bir evvelki çizgi senkronizasyon darbesi ile ilk geniş darbe arasında yarım çizgi periyodu vardır. Alıcı alan tarama devrelerinin voltaj durumu bu iki anda farkh olabilir. Çünkü aktlve olduktan sonra farklı zaman geçmiştir. Bu her iki alanda geri dönüş zamanının farklı olmasına sebep olabilir. Bunun neticesi alanlar yani çizgiler birbirine girer. İyi bir alıcıda ihtimal çok zayıf olmakla beraber bazı sistemlerde meselâ Amerikan ve CGER sistemlerinde bunun önleyici tedbir alınmıştır. Fransız sisteminde de ingiliz sisteminde olduğu gibi bir tedbir alınmamıştır.
Şekil 15 de gösterilen Amerikan sisteminde geniş darbelerin başlaması aktif resim taramanın sonundan sonra üç çizgi periyodu geciktirilir.
I ALANSENKRONİ. , LZASİûNSINYALLERI
LZ
L L X
H -O5 fi
Şekil : 14 — Alan senkronizasyon dalga şekli İngiliz sistemi 405 çizgi.
Bu üç çizgi periyodu çizgi senkronizasyon sinyallerine benzer altı darbe konmuştur. Yalnız bu darbeler çizgi senkronizasyon darbelerinin iki katı frekanstadır. Bunlara eşitleme darbeleri denir. Bu darbelerin bulunması her iki alanda da alan senkronizasyon darbesinden yarım çizgi periyodu evvel çizgi senkronizasyon darbesinin bulunmasını sağlar. Böylece alan tarama devrelerinin durumu her iki alanda da aynı olur. Alıcıda çizgi tarama devreleri bir çizgi periyodu sonunda aktive olabildiğinden aradaki darbelere karşı duyarlı değildir ve bunların bir tesiri yoktur.
Bu eşitleme darbeleri aynı şekilde alan senkronizasyon darbelerinden sonra da vardır. Çünkü alan senkronizasyon darbelerinin sonundan sonraki durumun alan saptırma periyoduna, tesiri vardır. Bu bakımdan aynı durumun husule getirilmesi lâzımdır.
CCIR ve Fransız sistemlerindeki sinyaller de Şekil 16 ve 17 de gösterilmiştir.
c. — 4 Alan Silme Sinyali : Bazı çizgilerin şu maksatlar için silinmesi lâzımdır.
I) Alan Senkronizasyon darbelerinin zamanı
II) Eşitleme darbelerinin zamanı
HI) Huzmenin geri dönüşünün tamamlanması için lüzumlu zaman.
Bu zaman sistemlerde değişiktir. Bu zaman zarfında resim, sinyalinin bulunması lâzımdır. Alan ve çizgi senkronizasyon darbeleriyle eşitleme darbelerinden başka sadece silme seviyesi de vardır. Bütün bu periyoda alan silme periyodu denir.
BİRİNCİ ALAH
/VmnrtjİMMjmMTİrfT1
\ İKİNCİ ALAN
yayınlanan yanbandın kanal genişliğine oranı ise 0,70 ilâ 0,80 arasındadır.
Resim taşıyıcısı zayıflatılmış yanbandın müsaade edeceği kadar kanal ucuna yakındır. Ses taşıyıcısı kanalın diğer ucuna yakın yerleştirilir. Burada da yanbandı enterferanstan korumak üzeıe bir boşluk bırakılır, buna emniyet bandı denir. Resim ve ses sinyallerim birbirinden uzağa koymakla blrbırılerını enterfere etmelerinin önüne geçilmiş olur. Şekil 18 de muhtelif standardlarda kanal genişliği ve taşıyıcı yerleri gösterilmiştir.
d. — 2 Ses Gücünün Resim Gücüne Oranı :
Diğer bir kanal standardı da takriben aynı kapsamayı temin edecek resim ve ses güçlerinin
M İNCİ ALAN
Şekil : 15 — Alan senkronizasyon dalga sekli. Amerikan sistemi 525 çizgi.
Jurr m Z'jH—,j. 7 3»
TTTUüuuurrnrT
d — Kanal Standardları Bu standardlar kanal genişliğini, taşıyıcıların B'ıRİNCİALAN yerini, yanbandların durumunu ve zayıflatma karakteristiklerini tayin eder.
kİMC'ı ALAN
d. — 1 Kanal Genişliği :
Standard olan sistemlerde kullanılan band genişlikleri 5 MHz, 6 MHz, 7 MHz, 8 MHz ve 14 MHz. dir. Kanal genişliğinin seçiminde iki husus rol oynar. (1) televizyon yayınları için ayrılmış olan spektrumun genişliği ve nüfus yoğunluğu farkı olan yerlerde program seçme imkânını sağlamak üzere lüzumlu kanal sayısı; (2) resmin kalitesi, bilhassa ayırım ve yeterli parlaklık seviyelerinde kırpışım arttırmak için istasyon sayısının arttırılması dar bir kanal kullanmakla mümkündür, fakat dar kanal kullanılması halinde de kalite düşer.
Bütün sistemlerde taşıyıcıların kanal içinde dağıtımı aynı şekildedir. Yanbandlardan biri kısmen zayıflatılır, diğeri tamamen neşredilir. Zayıflatılan yanbandın genişliğinin kanal genişliğine oıanı 0,18 ilâ 0.25 arasında değişir. Tamamen
°,
Şekil 16 —• Alan senkronizasyon dalga sekli CCIR sistemi 625 çizgi. 87
(>-.*•«,,;
IİRİNCİ ALAN
. . ./
BIRINCI ALAN
\, .
IKINCI ALAN
.01*1
<»I*<I
Şekil : 17 — Alan senkronizasyon dalga geleli Fransız sistemi' 819 çizgi.
oranıdır. Efektif resim ve ses İntişar güçlerinin oranı ingiliz ve Fransız sistemlerinden 4/1, Amerikan ve CCIR sistemlerinde ise ö/l -10/1 dlr. Bu düşük ses gücü bile ses vericisinin kapsama sahası resim vericislninklne geçer.
d. — 3 Polarizasyon : Bu standard elektrik sinyali vektörünün polarizasyonu İle ilgilidir. Düşey ve yatay polarizasyon kullanılabilir. Yatay polarizasyon genellikle kullanılmakla beraber aynı kanal enterferansı olan yerlerde korunmayı arttırmak için dügey de kullanılır.
2 — 2 Tahsis Standardlan : a) Televizyona Ayrılan Frekans Bandlan: Televizyona ayrılacak frekans bandlan ilk defa 1938 de Kahire'de yapılan milletlerarası bir konferansta ele alınmıştır. Konferans 1 Şubat 1938 günü açıldığı zaman dünyada halka hitaben televizyon yayını yapan sadece İngiltere vardı. O zamanlar vhf bandındakl frekansların
kullanışı nisbeten mahdut olduğundan konferansta 200 MHz'e kadar tahsisler yapılmıştır.
Konferansta televizyonun gelişme ihtimali kabul edilmiş ve tahsis hususunda' cömert davranılarak televizyon yayınlarına şu bandlar ayrılmıştır;
40.5 — 58.5 MHz 64 — 70.5 MHz 85 — 94 MHz 170 — 200 MHz Bundan sonraki milletlerarası konferans 1947 de Atlantic City'de yapılmıştır. 1947 ye kadar birçok memleketlerde, özellikle Amerika Birleşik Devletlerinde, televizyon sahasında oldukça büyük gelişmeler kaydedilmiş ve süratle gelişen bu servise gerekli frekans tahsislerinin yapılması için büyük bir alâka duyulmaya başlanmıştır. Atlantic City konferansında televizyon ve radyo yayınları frekans tahsisi bakımından «Yayın Servisi» isimi altında birleştirilmiştir. Bu konferansta Türkiye'nin dahil bulunduğu 1. bölge için 30 MHz. in üstünde yapılan tahsisler şöyle idi :
41 — 68 MHz 87,5 — 100 MHz 174 — 216 MH 470 — 585 MHz 610 — 960 MHz
Diğer iki bölgede yapılan tahsisler buna benzemekle beraber bazı farklar vardır.
Birinci bölgeye dahil Avrupa'da bulunan memleketlere yapılan tahsislerde geniş, değişiklikler vardı. Meselâ Rusya'da Band 172 MHz'e kadar uzanıyordu ve Band n 76 -108 MHz İdi. Fransa'da Band m 162 MHz. den başlıyordu ve ingiltere'de de Band m 174 - 200 MHz idi. Bu değişik tatbikat diğer millî servislerden, muayyen bandlann farklı maksatlar için kullanılmasından ve kullanılmakta olan ve kullanılması düşünülen televizyon standardlan arasındaki farklardan ileri gelmiştir.
O zamanlar televizyon ve radyo servislerinin müteakip 20 senedeki gelişmesi İçin vhf bandının kâfi geleceği düşünülüyor, uhf band daha sonraki gelişme için saklanıyordu.
Bundan 12 yıl sonra 1959 yılında Cenevre'de yapılan radyo konferansında frekans tahsisleri tablosu revizyona tabi tutulmuştur. Bu konferansın esas gayesi frekans tahsisleri tablosunun revizyonu idi. Bu konferansta yayın servislerine, bilhassa televizyona tahsis edilecek frekans bandlan uzun ve çetin müzakerelere sebep olmuştur. Atlantic City ve Cenevre Konferanslan arasında 1952 yılında Avrupa Yayın Bölgesi için vhf bandlannda televizyon ve radyo istasyonları için fre-
Sistem: Resim taşıyıcı-Frekanama göre frekans(MHz)
-4 -2
O 4 2 »4 »6 48 4İ0 4İ2
IN&ÎLİZ SİSTEMİ 405 ÇİZGİ AMERİKAN SİSTEMİ 525 ÇİZGİ
625 ÇİZGİ SİSTEMİ
625 ÇİZGİ Sl'sTEMİ
FRANSIZ SİSTEMİ 819 ÇİZGİ
Vw
\ u w —*) V
ö- V
V
- wu
uV
s \
M• s 1
-0
kî J
t> -2
0 4 2 ' *i, 46 48 4İ0 «12
: 18 — Besim vericilerinin ideal frekans karekteristiklen.
kans tahsis planları hazırlamak üzere Stockholm'de bir toplantı yapılmıştı. Band I ve m televizyon İçin ve Band II (ve Doğu Avrupa'da band I in bir kısmı) radyoya ayrılmıştı. Stockholm Konferansından sonraki yıllarda Avrupa'da televizyon süratle gelişmiş ve 1959 yılına kadar birçok Avrupa memleketlerinde Band I ve m televizyon şebekleri için yaygın bir şekilde kullanılmıştı. Band IV ve V de sadece alçak güçlü birçok tecrübe istasyonu vardı. Cenevre'de birçok bölgedeki yayın servislerine 30 MHz üzerindeki bandlar tahsisi Şekil 19 da gösterilmiştir.
Bu şekilden görüleceği gibi sabit ve mobil servisleri İkinci derecede olmakla beraber Band I in alt kısımlarını yayın servisleriyle paylaşmaktadırlar. Diğer taraftan Band m 216 dan 223 MHz'e kadar uzatılmıştır. Yalnız bir kısım aeronotik servis ile müşterektir. UHF bandlannda Band IV 606 MHz'e kadar uzatılmıştır. Yalnız 582 - 606 MHz lik kısmı radyo navıgasyon servisi ile müşterektir. Band V in üst kısmı 790 - 960 MHz sabit servislerle paylaşılmaktadır.
Cenevre konferansında tahsis edilen frekans spektromu 10.5 GHz. den 40 GHz'e kadar uzatılmış ve 11.7 - 12.7 GHz arasında da yayın servisine (sabit ve mobil servislerle beraber) tahsis yapılmıştı. Bu bandın ayrılmasından maksat uzun va-
deli gelişmede birçok televizyon programının çok kanallı transmisyonla merkezi bir alıcı noktasına nakletmek ve oradan da daha alçak frekanslarda seyircilere dağıtmak idi.
Avrupa Yayın bölgesindeki ekseri memleketler Band I ve IH'ü televizyon, Band II'yi de radyo için kullanmakta veya kullanmayı düşünmektedir. Doğu Avrupa memeleketlerinin birçoğu ise vhf bandlarını farklı şekilde kullanmaktadır. Bu memeketlerde Band I de iki televizyon kanalı 48.5 - 56.5 MHz ve 58 - 66 MHz vardır. 76 - 100 MHz arasında da üç televizyon kanalı vardır. (66-73 MHz arası radyo İçin kullanılmaktadır). Birinci bölgede 68 - 73 MHz ve 76 - 87.5 MHz. bandlara sabit ve ınobil servislerine ayrılmıştı. Batı Avrupa memeleketlerinin bu bandlarda alçak güçlü servisleri vardır. Aynı frekans bandlannda çalıştıracak yüksek güçlü radyo istasyonları bu servisleri etkilıyeceğinden bu banddaki yayın istasyonları bir yıl sonra yapılan özel bir bölgesel toplantıda tanzim edilecek plânlara göre kullanıması şart koşulmuştur.
Hemen hemen bütün memeleketler Band IV'ün 470 - 582 MHz lık kısmını televizyon için kullanmak istemiş omakla beraber 582 - 606 MHz için istekler farklı olmuştur. Bazı memleketler bu kısmı sadece televizyon İçin, bazıları sadece radyo-
— 1 100
b — Kanal Tahsisleri :
Televizyon yayınlarına ayıUan bandlarda kanal tahsisleri Avrupa bölgesindeki muhtelif sistemlere göre Band I ve Band n İçin Şekil 20 de, Band II için Şekil 21 de gösterilmiştir. Televizyon istasyonlarına frekans kanallarının tahsisi edilmesi Milletlerarası Telekominıkasyon Birliğinin nezaretinde yapılan bölgesel konferanslarda planlanmaktadır. Bu konferansların görevi bütün memleketlerce kabul edebilecek nitelikte frekans tahsis plânlarını hazırlamak ve mezkûr bandlarda ne şekilde istasyon kurulup işletileceği hususunda gerekli esasları tesbıt etmektir. Bu gibi plânlar herbır istasyon tahsis edilen frekans veya frekansları, emisyonun esas karakteristiklerini, muhtelif istikametlerde neşredilecek azamî güçlen, istasyon anteninin maksimum efektif yüksekliğini ve istasyonun yerini tesbit eder.
Avrupa bölgesinde 30 MHz'in üstündeki bandlarda yayın istasyonlarına yapılacak frekans tahsis plânlarını hazırlamak üzere üç konferans yapılmıştır. Bunlardan ilki 1952 yılında Stockholm'de yapılmıştır. Bu konferansta Atlantic
BA$KA GAYEICP City'de tesbit edilen 41 MHz ile 216 MHz arasındaki yayın bandları (Band I, II ve UT) için
gerekli plânlar yapılmıştır, ikincisi 1960 yılında
Cenevre'de yapılmış olup bir bölgesel konferans
İdi. Bu konferansta da 68 - 73 MHz ve 78 - 87.5
MHz gibi müşterek bandlardaki yayın istasyonla-
Şekil : 19 — Televizyon ve FM'e tahsis edilen bandlar (I. Bölge)
rı için plânlar yapılmıştı. Üçüncü konferans 1961 yılında gene Stockholm'de yapılmış, olup Avrupa
VHE/UHF konferansı ıdı. Bu konferansta 1952
Stockholm plânlan revize edilmiş ve Band TV
ve V deki istasyonlar içinde gerekli plânlar yapılnavigasyon için, bazıları da bir kısmını da başka servis için kullanmayı istemiştir. Band V için
mıştır. Bu konferanslarda yapılan çalışmalardan daha sonra bahsedeceğim.
üst kısmı İçin de farklı istekler olmuştur.
(Devamı Gelecek sayıda)
ET BALIK KURUMU GENEL MÜDÜRLÜĞÜNDEN
Kurumumuzun merkez teşkilâtında görev verilmek üzere askerliğini yapmış tecrübesi 5 seneyi geçmeyen Elektrik Yüksek Mühendisi veya Elektrik Mühendisine ihtiyacımız vardır.
10195 sayılı kararname esaslarına göre yevmiye verilecektir.
İsteklilerin bizzat müracaatları rica olunur.
I nci BAND (41-68 MHz) ve II nci BANDDAKÎ TELEVİZYON KANALLARININ
KONUMU
S t S T EW
° 1 ? 3 4 5 6 7 9 Ş 5,° 1
FREKANS
MHz
2 3 4 5 6 7 8 96Pl234Ş67897|0123^Ş67898p
^56789
405 ç i z g i
5 MHz kanal geniş
RS R
625 ç i z g i 7 MHz k a n a l geniş ligi
625 çizgi 8 MHz kanal genişliği
-2 j. i JL 4.
.fi
819 çizgi 14 WHz kanal genişliği
R5
Şekil • 20 — / tncl Band (41 - 68 MHz) ve II nci Banddakı televizyon kanallarının konumu
SÎSTM
405 ÇÎZGÎ 5 MHz KANAL GENÎŞLtĞÎ
° 1 2 3 4 5 6 7 8 91701 2 3 4 5 6 7 8 91B01 2 3 ^ 5 6 7 8 91901 2 3 i S 6 7 8 92001 2 3 U 5 6 7.8 92101 2 3 * 5 6 7 S 92ZOI 2 3 4 5 6 7 » 9 2 ; o
S RS R
KANAL N0.\
625 ÇÎZGÎ 7 MHz KANAL GENÎŞLÎĞÎ
KANAL N0 4- 5
6 H- 7 4- 8 4- 3 «4—10
625 ÇÎZGÎ 8 MHz KANAL GMÎŞLÎĞÎ
819 ÇÎZGÎ 14 MHz KANAL GMÎŞLÎĞÎ
KANAL NO. +• 6
j1
SR SR
4-
11 4 ı
KANAL NO
•10 r. .:z.l 2i — lll-Jnciı Banddakı (162-230 MHz) televizyon kanalları.
*< KANAL NO