Elektrik Mühendisliği · Sayı 150 · Haziran 1969
TÜRKİYE'NİN ELEKTRİK SORUNLARININ UZUN VADELİ ÇÖZÜMÜ VE YURDUMUZDA ELEKTROTEKNİK İMALAT SANAYİİNİN KURULMASI YOLUNDAKİ ÇALIŞMALAR
Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme Görüş ve değerlendirme
- Yıl
- 1969
- Sayfa
- 39
- Okuma süresi
- 72 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme
İlgili: Elektrik üretimi ve santraller, Sanayi, teknoloji politikası ve kalkınma
Anahtar kelimeler
- elektroteknik imalat sanayii
- Etibank
- Elektrik İşleri Etüd İdaresi
- enerji talep tahmini
- kalkınma
- yurt savunması
Özet
Elektrik Mühendisleri Odası'nın hazırladığı bu raporda Türkiye'nin elektrik enerjisi sorununun uzun vadeli çözümü için yerli elektroteknik imalat sanayiinin kurulması gerektiği savunulmakta, elektriğin kalkınma ve savunmadaki rolü tartışılarak Türkiye'nin enerji üretimi Avrupa ülkeleriyle karşılaştırılmaktadır. Ayrıca Türkiye'de elektrifikasyonun tarihsel gelişimi ve kurumsal yapı özetlenmektedir.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
Türkiye'nin Elektrik Sorunlarının Uzun Vadeli Çözümü ve
Y urdumuzda Elektroteknik imalât Sanayiinin Kurulması Y olundaki
Çalışmalar
r
Ön Söz
Çağdaş toplumların en çok çaba harcayarak karşılamaya çalıştıkları İhtiyaçlarının başında elektrik enerjisi gelmektedir.
Bunun nedeni bellidir.
Filhakika çeşidi "ne olursa olsun, elektrik, za manımızda bütün üretimlerin ortak ham madde sini teşkil etmektedir. Pek çok hizmetlerin görül mesinde de elektriğin yerine bir başka şeyi koy mak mümkün değildir.
Bu sebepten elektrik enerjisinin üretimi, ile timi ve dağıtımı ile ilgili sorunlar uygar toplum larda en yüksek seviyede bir önemle ele alınmak ta ve bu konuların aktüalitesi hiç bir şekilde ek silmemektedir.
Türkiye'nin elektrik davası geçen her yılda biraz daha büyümekte ve ortaya çözümlenmesi köklü tedbirler isteyen meseleler çıkarmaktadır, tşte bu küçük kitaba sığdırılmış olan incelemenin amacı, konuya kuşbakışı göz atmak ve elektrik Mühendisleri Odasının meselelerin çözümlenmesi ile ilgili görüş ve kanaatlerini belirtmektir.
Okunduktan sonra şu gerçeklerin kabul edile ceğinden şüphe etmiyoruz.
i) Elektrik, sosyal ve ekonomik kalkınma vetiresinin' en güçlü itici kuvvetidir.
ii) Bütün ülkelerde olduğu gibi, bizde d e ' elektrik enerjisinin tüketiminde kaydedi len artışlar, aritmetik bir diziden çok ge ometrik bir dizi biçiminde gelişmektedir.
111) Bundan dolayı elektrik sektörüne yapıl makta olan yatırımların eksponanslyel bir hızla büyümesi ve bu yatırımlarda kullanı lan makina, cihaz ve malzemelerin aynı tempo İle artarak yakın bir gelecekte astro nomik mertebelere ulaşması kaçınılmaz bir sonuç olarak beklenmektedir.
iv) Bu sonuç, ennrji davamızın yürütülmesin de geniş ölçüde faydalanmakta olduğumuz dış kaynaklardan halen sağlanmakta bu lunan malî, iktisadî ve teknolojik yardım ların ve aynı şekilde genişletilmesi zorun luluğunu doğuracaktır.
Ancak, hiçbir toplumun hiçbir yabancı kaynağı kendi kalkınması uğrunda sonu na kadar zorlayabileceği tasavvur edilemez. Bu itibarla, enerji davamızın çözüm yolla rı ulusal kaynaklarımıza yöneltilmediği takdirde, toplumumuzun enerji ihtiyacını karşılayamamak' ve bu yüzden kalkınma hızını yavaşlatmak gibi durumlarla karşı karşıya kalmamız mukadderdir.
v) Enerji davamızın çözüm yollarının ulusal kaynaklara dayatılabilmesi herşeyden ev vel elektroteknik imalat endüstrisi alanın da ileri hamlelerin gerçekleştirilmesine bağlıdır. Ancak bu hamleler çağdaş anlam da bir endüstri devrimi niteliğine yüksel mez ise amaca yine de varılmış olamıya caktır.
iv) Endüstri devrimi, yatırım malı ve üretim aracı yapımında 'belli aşamalara ulaşılması demektedir. Bu itibarla Elektroteknik ima lât sanayiini genel yatırım malı sanaylin den ayırarak yalnız başına geliştirmek söz konusu olamaz. Bir başka deyimle, elektrik davasını aynı zamanda endüstri devrimine bağlamak gerekir. Bu bağlantı sebep netl ce ilişkisi şeklinde düşünülmelidir.
liv) Ulusalendüstri devriminin başlıca itici kuv vetini mühendislik hizmetleri teşkil eder. Memleketimizde girişilmiş bulunan topye kün kalkınma hamlelerinin öz kaynakları mızdan olumlu bir şekilde beslenmesini ve desteklenmesinin sağlayabilmek için mühendislik alanında geniş ölçüde hizmet yaratmak çarelerini arayıp bulmak zorun luluğu içindeyiz.
Elektrik MOhendlBllgt 160
I — Toplumların Çağdaş Uygarlık Düzeyine Ulaşmasında Elektrik Enerjisinin Fonksiyonu ve Yurt Savunması ' ile Olan Bağlantısı
1 — İnsan ve Enerji
Vasat bir insanın mekanik gücü, yaklaşık ola rak 0,1 HP'dir. Bununla insan, içinde yaşadığı uygarlık çağının en basit ihtiyaçlarını bile gide remez.
20. yüzyılda insanlığın böylesine yüksek bir refah ve medeniyet düzeyine ulaşabilmiş olması nın nedenini, tabii enerji kaynaklarının kontrol altına alınabilmiş olmasında aramak lâzımdır. Bu hususta elektrik, bilinen enerji türleri içinde fiziksel özellikleri itibariyla en fevkalâde olanı dır.
Filhakika :
— Üretildiği prımer enerji kaynağından çok uzak yerlere kadar taşınabilmesi,
— Çok hassas ayar imkânına sahip oluşu,
— Merkezî kumanda ve otomasyona uygun luğu,
— Kokusuz ve artıksız olarak >sı, ışık kim yasal ve mekanik bütün enerji türlerine kolayca dönüşebilmesi ve dolayısıyla her maksada göre kullanabilme kaabiliyeti,
— Ev hizmetlerinde sağladığı kolaylıklar ne deniyle yaşama konforunu artırıcı etkisi, gibi hususiyetleri, elektriği her ihtiyacın karşılanmasında kendisinden yararlanılan önemli bir unsur haline getirmiştir.
Elektrik, yüz yıla yakın bir süreden beri top lum hayatına o derece nüfuz etmiştir ki, artık onun bulunmadığı yerde 20. yüzyıl medeniyeti nin varlığından söz etmek mümkün değildir.
Bu itibarla, bir ülkede tüketilen tüm enerji nin içinde elektrik enerjisinin miktar ve oranını belirten rakamlar, o ülkede yaşayan toplumun sosyal . ye .ekonomik yapısını ortaya koyan en önemli SOSYO ekonomik kriterlerden biri olarak kabul edilmektedir.
Bu oran, Türkiye'de halen % 12, ileri memle ketlerde % 40 civarındadır. 2000 yıllarına doğru memle.ketimizde de elektrik enerjisinin diğer enerji türlerinin yerini almaya devam edeceği ve söz konusu oranın % 25,e yükseleceği tahmin edilmektedir.
\ 2 — Enerji ve Savunma.
Modern savaşların bundan böyle çok sayıda ülkeyi içine alan ve bir ülkeyi bütün yüzeyiyle birlikte hedef seçen bir biçim ve genişlikte cer yan edeceğini birinci ve ikinci cihan harpleri or taya koymuştnf.
1 50
Bu olay, yurt savunmasını sadece bir silâh ve asker gücü sorunu olmak durumundan çıkarmış, ekonomi, endüstri ve alt yapı varlığı açılarından da ele alınması gereken bir konu haline getirmiş tir.
Bir savaş halinde ülkenin üretim tesislerinin faaliyetlerinin devamı, hayatî bir önem taşır. Bu arada, özellikle harp sanayiinin aksamadan işle mesi keyfiyeti herşeyin üstünde yapılması gere ken bir husustur.
Bir fabrikanın veya büyük bir smaî komplek sin bazı fevkalâde hallerde kullanılmak üzere, kü çük bir enerji kaynağı bulunsa bile, zamanımız da hemen hemen bütün, üretim tesislerinin ener jiihtiyacmın enterkonnekte sistemler vasıtasıyla karşılanması çok yaygın bir tatbikat olarak bü tün dünyada uygulanmaktadır. Çağdaş teknoloji nin zorunlu kıldığı bu uygulama içinde memleke timiz de bulunmaktadır.
Bu itibarla, topyekûn bir savaşta bir düş man ülke üzerinde seçilecek ilk hedefler arasın da enerji üretim tesisleri en başta gelecektir. Zi ra bu hedeflerin tahrip olunması ile üretim faali yetleri aksayacak, ordunun harp gücü sarsıla cak vebu olayların tabiî sonucu olarak, toplumda moral bir çöküntünün başlamasına yol açılabile cektir.
Şu halde bir ülkenin kendi tabiî enerji kay naklarını dilediği anda ve dilediği şekilde kullan ma imkânlarına sahip olması ve bu imkânı her türlü şartlar altında korumaya muhtedir olması keyfiyeti yalnız ekonomik bağımsızlığın vazge çilmez bir unsuru değil, aynı zamanda siyasî varlığının da bir teminatıdır.
II — Türkiye Elektrik Enerjisinin | Talep Tahminleri Ve Diğer
Ülkelerle Karşılaştırılması
V 3 — Türkiye'nin 1968 yılında Enerji Üretimi
Memleketimizde elektrik enerjisi üretimi 1968 yılında, 6.885.000.000 kWh,a ulaşmıştır. Bu üre tim, Türkiye'nin milletler topluluğu içinde sos yal ve ekonomik açılardan yerini belirten bir anlam taşır.
Elektrik enerjisine daha kesin bir kriter ni teliği kazandırmak için, adam basma üretimi ifa de eden spesifik bir rakamın kullanılması adet olmuştur.
Avrupa milletler topluluğunun 1966 ve 1967 yıllarında ürettikleri elektrik enerjisi miktarları ve adam başına spesifik üretimleri 1 no. lu tab loda açıklanmıştır.
Türkiye, Toprak genişliği bakımından Avru pa'nın 2. nolu, nüfus kalabalıklığı bakımından 6.
TABLO I
AVRUPA MİLLETLER TOPLULUĞUNA DAHtL ÜLKELERİN a) Toprak genişliği b) ve c) Yıllık elektrik enerjisi üretimi d) Artış oranı
Memleketin adı
Norveç İsveç İsviçre ingiltere Doğu Almanya Finlandiya Avusturya Batı Almanya Çekoslovakya Belçika Hollanda . Fransa Danimarka İtalya Polonya Bulgaristan İrlanda • İspanya . Romanya Yugoslavya Yunanistan Portekiz Türkiye
Birleşik Amerika S.S.C3.
Toprak genişliği 10» Km2
323 449
41 245 107 337 84 246 127
30 33 551 43 303 310 111 83 505 237 256 130 92 768
1966 yıh enerji Üretimi
Milyon kWh
Nüfus basma kWh
48.336 50.772 27.960 187.814 56.868 15.768 23.796 178.320 36.456 22.884 27.864 105.660 8.952 89.892 47.364 İ1.736 3.756 36.744 20.772 17.184
5.390 5.580 S.535
1.248.228 545.004
12.875 6.502 4.660 3.453 3.520 3.400 3.250 3.100 2.560 2.394 2.237 2.136 1.868 1.675 1.494 1.420 1.303 1.153 1.085 869 626 605 168
6.340 2.337
1967 yılı enerji Üretimi
Milyon k\Vh
Nüfus başına kWh
82.815 53.840 30.795 207.820 59.693 16.747 24.419 183.315 38.616 23.929 30.054 111.640 9.123 94.253 51.047 13.600
4.162 40.013 24.765 18.702
6.310 6.013 6.136
1.314.298 589.000
13.957 6.842 5.090 3.773 3.724 3.590 3.334 3.177 2.700 2.496 2.385 2.237 1.885 1.800 1.598 1.636 1.430 1.244 1.284 937 723 640 188
6.600 2.500
artış Oranı
9,2 6 10,4 10,6 4,9 6,2 2,7 2,8 5,9 4,5 6,8 5,6 1.9 4,8 7,7 15,8 10,8 8,8 19,2 8,8 1,7 7.7 11.4
5,3 8.1
büyük ülkesi olduğu halde, adam bağına elektrik enerjisi üretimi açısından, kıtanın en geri ülkesi olarak listenin sonunde yer almaktadır.'
Türkiye, elektrik enerjisi davasına devletin el koyduğu 1935 tarihinden ıberi, yani tamı 33 yû hep listenin sonuncu kademesini işgal ederek bu günkü duruma gelebilmiştir.
2000 yılında nüfusu 70 milyonu bulacak olan Türkiye'nin gerçekten mamur ve müreffeh bir büyük devlet vasfını kazanabilmesi, toprak ge nişliği ,ve' nüfus kalabalıklıgı bakımından bu lis tede eşdeğer sayılabilecek ülkelerin yanındaki sı raları İşgal'etmesi ile mümkündür. r • .
1968'de bir evvelki yıla nazaran % 11,7 fazla sıyla gerçekleştirilmiş olan elektrik üretiminin kaynaklar itibariyla ayırımı şöyle • olmuştur:
•10
Bölge termik santrallarından Bölge hidrolik Santrallarından Diğer santrallardan
Toplam Bu miktar enerjinin şöyledir : Sanayide Ev Ticarethanelerde Resmî dairelerde Sokak aydınlatmada Cer Şebeke kayıpları Net üretim Santral iç tüketimi
2,561,3 milyon KWh
3,047,0 1,277,5
6,885,8 »
tüketildiği alanlar ise
4,147,0 milyon KWh
1,100,0 »
212,0 »
157,0 »
63,0 »
664,0 >
6,615,0 »
270,8 »
6,885,8
KWh/lnson 14000 13000 12000 • "
11000 ıOOOO eooo
1967 de TÜRKİY E VE MUHTELİF MEMLEKETLERDE
İNSAN BAŞINA ELEKTRİK ENERJİSİ TÜKETİMİ
VE
TÜRKIY EDE İNSAN BAŞINA TÜKETİ M GELİŞMESİ ~
3000 2ÖÖS26I5.
2000 İ992İ 1480 » »
iÜ
Ig
•S
_l <
•*
I 2
°=
—U
ar <â
2—5
_z— a _=>_
'—YA
^__^
— YA. Z
Elelrtl Ui Mühen<lİ6li6i İ30
— Türkiye'nin elektriklendlrilnıesinde bu günkü aşamaya nasıl ulaşıldı
Elektrik enerjisi üzerindeki bilimsel araştır malar 15. yüzyıldan itibaren yoğunlaşmış ve fa kat bu enerjinin ticarî amaçlarla kullanılabil mesine ancak 1980'lerde başlanabllmiştir.
Türkiye'de ise, elektriğin 1920 yılında Tarsus ta inşa edilmiş olan küçük bir hidrolik santralla girdiği kabul edilmektedir.
1912 1939 süresi içinde başta İstanbul olmak üzere, bazı büyük şehirlerin aydınlatılması ve mil lî endüstrilerin enerji ihtiyacının karşılanması hizmetleri imtiyazlı yabancı şirketler tarafından deruhte edilmiştir.
Ancak, 14 haziran 1935 tarihinde yayınlanan 2895 sayüı Etibank ve 2819 sayılı Elektrik işleri Etüd idaresi Kanunlarıyla devlet, elektrik dava sına elini atmış ve Türkiye'nin primer enerji kay naklarının sistemli şekilde etüdü, bölge santralla rının inşaası, enterkonnekte enerji nakil hatla rıyla yurt sathının donatılması hedefleri bir bi rini izlemiştir.
Daha sonra 1945'de kurulan tiler Bankası ve 1954 de kurulan Devlet Su İşleri Genel Müdürlü ğü, Türkiye'nin elektrlklendirilmesi davasının sorumluluğunu paylaşmışlardır.
Şehir ve kasabaların mahallî elektrifikasyon problemleriyle yakından ilgilenen belediyelerin de birer amme müessesesi olduğu gözönünde tutula cak olursa, bugün artık Türkiye'de elektrik ener jisi sorununun bütün cepheleriyle bir devlet işi olduğunu kabul etmek icabeder.
İşte 1968 yjJımn 6,9 milyar kWh'lık üretimine :
— Elektrik İşleri Etüd İdaresi, —• Etibank, — İller Bankası, — Devlet Su İşleri, — Belediye Kuruluşları,
gibi büyük küçük pekçok müessesenin 34 yılı aşan çabalan sayesinde varılmış bulunmaktadır. Aynı zamanda halen memleketimizde büyüklü küçüklü 930 adet elektrik santralı bulunmakta olup, bunların 135'i hidrolik, 795'i termiktir.
Santralların kurulu gücü : 733 MW Hidrolik
1.240 » Termik olmak üzere toplam 1,970 » dır
Hizmete girmiş bulunan enerji nakil hatları nın uzunluğu şöyledir.
154 kV'hk şebeke 4,400 Km.
66 »
» 1,842 »
33 »
» 10,000 »
15 »
» 1,168 »
17.410 >
Bunun dışında 26.200 Km. uzunlukta alçak ge rilimli dağıtım şebekeleri inşa edilmiştir.
Tranformatör postalarının toplam kapasitesi ise, 9.100 MVA'dir.
Memleketimizde halen belediye teşkilâtı bulu nan 1238 yerleşme bölgesinden 749'unda (% 62,1) elektrik mevcuttur.
Buna mukabil 35.877 muhtarlı köyden sadece 74O'ı elektriğe kavuşabilmiştir.
Yani Türkiye'de elektrikli köylerin toplam köy adedine oranı % 2'dir.
Oysa orta Avrupa ülkelerinde bu oran % 100' dür Balkanlarda bile bu oran •% 60 in üstündedir. Bu nedenledir ki, nüfusunun büyük kısmı köyler de yaşayan memleketimizde elektrikten faydala nan insanların oranı, toplam nüfusun yaklaşık olarak % 30'una henüz erişmiştir.
Milyarlarca liralık yatırımlara ve 30 yılı aşan bir gayrete mal olmasına rağmen elde edilmiş bulunan bu sonuç, bizi Avrupa ülkelerinin yine de en gerisinde kalmaktan kurtaramamıştır.
5 — 2000 Yılında Ulaşılması Tasavvur Edilen Hedef
Türkiye'nin elektrik enerjisi üretiminin 1945' den bu yana nasıl bir gelişme projeksiyonu takip ettiği 2 no. lu tabloda görülmektedir. 1945'de top lam üretim 528 milyon kWh ye adam başına üre tim sadece 28 kWh'dan) ibaret bulunuyordu. O tarihten itbaren kaydedilmiş olan yıllık üretim artışları ortalaması % 11,5 olmuştur.
Planlı çalasına dönemine girildikten sonra elek trik enerjisi üretiminde heryıl % 14 oranında bir &rti§ kaydedileceği öngörülmüştür.
Ancak, İkinci beş Yıllık Plan döneminin fiili sonuçları o intibaı vermektedir ki, i böyle ora nın gerçekleşebilmesi aşağıdaki şartların bir ara ya gelmesine bağlı kalmaktadır.
a) Tüm elektrik enerjisi üretiminin % 80'toe yakın kısmını tüketen sanayi sektöründe genel üretim hacminin daha hızlı bir tem po ile artması, b) Sanayi alanına daha yoğun yatırımların yapılması, c) Artacak enerji ihtiyacının karşılanması için inşa edilecek yeni üretim, iletim ve da ğıtım tesislerinin, sanayiin diğer kolların daki yatırım teşebbüslerinden önce gerçek leştirilmiş bulunması, memleketimizin için de bulunduğu sosyal, ekonomik ve kültü rel durum, bu şartların gereken oranlarla bir araya gelmesine şimdilik müsait gö rünmemektedir. Bu itibarla daha realist bir hareket noktasından kalkmış, olmak için ele alınmış olan incelemede, enerji
ElektrlK Mühendisliği 130
1945 1950 1955 1960 1961 1962 1963 1964 1965 1966 1967 1968 1969 1970 1971 1972 1977 1982 1987 1992 1997 2000
ıı
TÜRKİYE ELEKTRİK ENERJİ VE TAKAT TAHMİNLERİ
Nüfus 10»
Nüfus artısı
18790
20947
24065
27755
28447
29156
29883
30628
31391
32100
32900
33750
34600
35450
36300
37200
42100
47400
53100" 2.3
59200
65700
70000
Enerji Enerji üretimi üretimi GYVh artışı %
528 790 1580 2815 3011 3560 3983 4451 4942 5535 C167 6885 7710 8630 9670 10850 19150 32200 54400 87500 141000 183000
2.4 8.4 14.9 12.2 7.0 18.2 11.9 11.7 11. 12. 11.4 11.7 12. 12. 12. 12 12. 11. 11. 10. 10 9.1
KVVh insan
28 38 66 101 106 122 139 145 157 172 187 204 223 243 266 292 455 680 1023 1480 2145 2615
KVVh insan artışı
6.3 11.7
8.9 5. 15 1 9 9. 81 9.5 8.8 9. 9.3 9. 95 9.9 93 8.4 8.4 7.7 7.7 6.9
Puan Puan takat takat M W artışı %
135 190 366 617 687 762 863 926 1026 1180 1330 1460 1600 1760 1945 2160 3640 6130 10350 16600 26800 34800
7. 14. 11 11.4 11 13 2 72 10.8 15 12.8 9.5 10. 10 5 11. 11. 11. 11. 11 10 10 9.1
üretimimizin yılda % 12 gibi bir artış kay dedeceği veyahut diğer bir deyimle, kay detmesi icab ettiği öngörülmüştür. Orta Avrupa ülkelerinin hayat standardına yaklaşa'bilmemiz için bu oranın hiç değilse 1980' lere 'kadar korunması lâzımdır. Bundan sonra yıllık artış oranının % 10'aveya bunun da altına düşmesi önemli sayılmayabilir.
öngörülen bu artış oranı, elektrik enerjisi üre timinin bugünkü gelişme temposunun çok az üs tünde makul bir hızı ifade eder. Ancak, şu husu su nâmen ifade edelim ki, elektrik enerjisi üreti mindeki artışlar eksponansiyel karakterdedir. Bu itibarla söz konusu gelişme temposunun fizik man korunabilmesi, önümüzdeki yıllarda aşağı daki üretim miktarlarının gerçekleştirilmesi zo runluluğunu ortaya koymaktadır.
1972 1977 1982 1987 1992 1997 2000
X 10» k W h
10,850 19,150 32,200 54,500 87,500 141,000 183,000
A d a m Başına kWh 292 455 680 1026 1480 2145 2615
Buradan hemen görülüyor ki, memleketimi zin elektrik enerjisi açısından öngörıilen kalkın ma ve gelişme hızı asla aşırı bir görüşün ifadesi olmadığı halde 1968 yılındaki üretimin,
2,9 katının 4,7 » ve 13 katının
1977'de 1980'de 1992'de
gerçekleştirilmesi gibi dev bir problemle toplu mumuz karşı karşıya bulunmaktadır.
Mamafih nüfus kalabalıklığı ve toprak geniş liği bakımından Orta Avrupa ülkeleriyle muka yese edildiği takdirde, bu gelişmenin bile çok mütevazi olduğu anlaşılır. Zira gerçekleştirilme sine çalışılan hızla Türkiye, adam başına üretilen k\Vh bakımından Yunanistan'ın 1967'deki seviye sine 1982 yılından sonra ve Bulgaristan'ın aynı yıldaki seviyesine 1992'den sonra erişebilecektir.
Buna sağmamak lâzımdır. Zira Türkiye ger çekten büyük bir ülkedir. Ve bu büyük ülkenin çağdaş anlamda bir kalkınmayı gerçekleştirebil mesi için kendi çapı ile oranlı aksiyonlar meyda na getirmesi gerekmektedir.. '~"T|
10000 I ooooc 9 s
7 6
CÖOkVd
«000 9
100 k*h 1000 <»
IfSAl
EN:R
6fB6
IWh •.Ot MV
İN SA4
34 Ot W kW ı/t IS
I99S
»70
S75
TÜRKİY E'DE ENERJİ ÜRETİMİ,TAKAT VE İNSAN BAŞINA
~"~ TÜKETİMİN GELİŞMESİ
Mühen
TABLO m
o.
g
TÜRKİYE EUSKTKİK TESİSLERİ GELİŞİMİ
380 k V ve 154 k V 154 K v dan Trafo Pos Alçak Geri Termik Sant Nükleer Hidrolik Santrallar
en O
yakarın E N H
aşağı E N H talan lim şebeke*
rallan
Sant. Santrallar toplamı
Yıllar ENH Km. Km.
Km.
SIVA
leri K m .
1915 1950 1955 1960 1961 1962 1963 1964 1965 1966 1967 1968 1969 1970 1971 1972 1977 1982 1987 1992 1997 2000
— — — — — — — — — — — — —.
1180 2385 5500 8500 11000 14000 17000 19000
1967 2041 2166 2497 2412 3435 3651 4093 4400 4800 5100 5400 5900 9200 14700 23000 35000 52000 66000
__
4642 4917 5623 6386 6715 7043 7372 8600 10000 12000 14500 17000 20000 36000 55000 75000 100000 130000 152000
1005 3162 3337 3379 3452 3724 5728 6814 8000 9100 10500 12100 13900 15500 26200 42200 67000 104000 160000 205000
10990 15379 16228 17420 19020 22815 23025 23234 25000 26200 29500 33000 36500 40000 62500 100000 156000 238000 356000 450000
236 390 574 860 879 901 903 920 985
1028 1235 1240 1240 1775 1925 2075 1975 (*) 2600 5400 9000 16300 19500
..
— — — — —
— — —
— —
— — 400 400 800
10 18 38 412 445 468 479 497 505 616 707 733 733 893 993
1269 2644 4644 5500 6400 7900 9300
246 408 612
1272 1324 1369 1382 1417 1490 1644 1942 1973 1973 2668 2918 3344 5019 7644 11700 18400 29500 38300
(*) Kümülâtif hesaplarda devre dıgı olan santral takatlan, devrede imiş gibi hesap edilmiştir.
III — Türkiye'nin Elektrik Enerjisi Talebinin Karşılanabilmesi İçin Kurulması Zorunlu Olan .Üretim, tletlm Ve Dağıtım Tesislerinin Büyüklüğü
6 — 2000 Yılındaki Hedefe Ulaşilmek için Ge rekli Cihazlanma
Elektrik enerjisinin üretim, iletim, dağıtım ve tüketimi hergeyden evvel bir cihazlanma soru nudur. Bu itibarla, 2000 yılı İçin tesbit edilmiş olan hedefe varılabilmesi, 3 no. lu tabloda bağlıca kalemleri gösterilmiş, olan tesislerin yurt içinde inşası ile mümkündür. Diğer bir deyimle, 1968 yılında :
— Henüz mevcut olmayan 380 kV'luk şebe kenin 2000 yılında 19 ibin kilometreye,
— 4400 Km. uzunluğundaki yüksek gerilim şebekesinin 2000 yılında 66000 Km. ye,
Üretim Tesisleri :
Halen plana alınmış olan santral projelerinin adları ve termin planları 4 no.lu tabloda görül mektedir.
Buna göre 1963 1974 süresi içinde toplam gücü 1850 MW olan 10 adet hidrolik santral ile toplam gücü 820 MW olan 7 adet termik santral projesi ele alınmıştır.
Toplamı 2670 MW olan bu 17 santralın inşaa tının ikmali işi pek tabiî olarak kısmen üçüncü Beş Yıllık Plan Dönemine kayacaktır. Bu arada yeni santral projelerinin de program alınmasına devam olunacağı tabiidir. Nitekim 1977 yıllarına doğru 400 NTVV'lık bir nükleer üretim ünitesinin proje hazırlıkları yapılmaktadır.
Proje tahminlerine göre, söz konusu tesisle rin yatırım harcamaları X10'TL.
İNŞA HALİNDEKİ ELEKTRİK SANTBALLARININ YATmDVf HARCAMALARI
Hidrolik Termik
Proje toplamı
TL.
6136285 1534124
7670409
1967 sonu harcanan 1968
1143248 47431
914772 220582
1190679 1135354
X103 TL. 1970 1971 1972
1367512 954500 471900 530261
1839412 1484761
610763 153950
764713
589792 110000
699792
1978 ve ötesi
— 10000 Km. uzunluğundaki orta gerilim şe bekesinin 2000 yılında 170000 Km. ye, 26000 Km. uzunluğundaki alçak gerilim şebekesinin 2000 yılında 450000 Km . ye, 1973 MVV'lık santral kurulu gücünün 2000 yılında 38000 MW'a,
— 9100 MVA'lık kurulu transformatör kapa sitesinin 2000 yıljnda 200000 MVA'ya, yükselmesi icabetmektedir.
•j Elektrik Enerjisi Sektöründe Halen Ele Alınmış Olan Yatarım Propeleri Hakkında Açıklamalar özellikle plânlı kalkınma dönemine girildik ten sonra, elektrik enerjisi sektörüne yapümakta olan yatırımlar hızlanmış ve memleketin enerji ihtiyacının karşılanması konusu, ekonomik ve endüstriyel kalkınma sorunlarımızın başında yer almıştır.
Birinci Beş Yıllık Plan döneminde üretim, iletim ve dağıtım tesislerini büyütmek ve geniş letme için girişilmiş olan iğler kısmen bu dönem de ikmal edilmiş, kısmen tkincl Beş Yıllık Döne me intikal etmiştir. İkinci Beş Yıllık Dönemde de programa her yıl yeni projelerin katılması öngö rülmektedir. Bugünkü durumda, üretim, iletim ve dağıtım tesislerinin genişletilmesi ile ilgili ola rak yapılmakta slan çalışmalar aşağıda özetlen miştir.
Bu tabloya nazaran yalnız üretim tesisler için yapılması gereken harcamalar, 2. Beş, Yıllık Plan Döneminde tüm elektrik sektörüne yapılması ön görülmüş bulunan toplam yatınm harcamaları nın (8,7 milyar TL.) % 77'sini kapsayacak bü yüklüktedir.
Fakat yukarıda belirtildiği gibi, bazı projeler henüz fizibilite etüdü safhasında olup, inşalarının devamı veya ikmali 3. Beş Yıllık Dönemin içine girecek, dolayısıyla yatırım harcamaları daha geniş bir zaman süresine yayılacağından, yıllık harcamalar, tablodaki rakamların altına düşecek tir. Bu hususta şimdiden bir değerlendirmede bu lunmak kabil olamamıştır. Fakat eldeki proje lerin büyüklüğü hakkında bir fikir vermiş olmak için, bu tablo ımetne konulmuştur.
Burada şu hususu da önemle belirtmek lâ
zımdır ki, inşası plânlanmış olan 17; santralın
7.670.409.000 TL. yi bulan toplam yatırım harca
masının % 50'ye tekabül eden 3.808.879.000 Tl.
mezkûr tesilerin dışarıdan dövizle satın alınacak
olan makina ve teçhizatının ve mühendislik hiz
metlerinin ıbedelidir.
Bu tesilerin dış finansman ihtiyaçlarının kar şılanabilmesi için çeşitli yabancı kaynaklardan halen toplam 212.675 000 $ lık bir kredi sağlan mış bulunmaktadır.
^ B :og
44 >M
A.C SEBE ELER
KM 21 201
AN RA
7«00
/ IVA
M'A.
EN
NAKİ
HA LAİM (KM)
.TFAN
I/TÖI
ME3KE ZL Rl (M A)
12 MVV
0 0 0 İm.
^383 3
239001
« 7 0 (m,
MVA
TBDT
1985 1968
1997 2000
TÜRKİY E ENERJİ ÜRETİM, NAKİL VE DAĞITIM TESİSLERİNİN GEÜSMESf
Elektrik Mühendisliği 150 17
İletim Tesisleri:
Türkiye'de prlmer enerji kaynaklarının yakı nında büyük bölge santrallannın kurulması ve bunların enterkonnekte enerji İletim gebekeleriyle birbirine bağlanması fikri 1935 ve daha evvelki yıllarda ortaya atılmış olmasına rağmen, tou dü güncelerin gerçekleşmesiyle ilgili ilk adımı Ça talağzı Santralı teşkil eder. Halen 120 MW'a tevsi edilmiş bulunan bu satral, 1948'de 60 MW hk kurulu güçle hizmete girmiş ye 1953'de 154 kVluk bir enerji nakil hatı ile İstanbul Silah tarağa santralına bağlanmıştır.
Bundan sonra termik ve hidrolik bölge sant rallannın sayısı artmaya başlamış, enterkonnek te şebeke ise aynı hızla büyümüştür.
2. Beş Yjlhk Plan Döneminde takriben ve ortalama her yıl 1100 kilometre uzunlukta 154 kVluk hat inşası programa alınacak ve her yıl aynı gerilimde 300 ilâ 400 kilometre hat hizmete açılacaktır.
154 kV'un altındaki gerilimde olan şebeke in şaatının ise daha geniş olacağı hesap ve tahmin olunmaktadır, örneğin, bu şebekeye her yıl ilâ vesi gerekecek olan hatların toplamı 1500 kilo metreyi aşacaktır.
2. Beş Yıllık Plân Döneminde enerji iletim sistemimizde ıvuku bulacak en önemli gelişme lerden bini 380 kVluk hatların inşası ve hizme te açılması teşkil edecektir. Halen plâna alınmış olan 380 kVluk enerji nakil hatlarının toplam uzunluğu yaklaşık olarak 2580 kilometredir.
Bunun için 523 milyon TL. lık bir yatırım
yapılacağı hesaplanmıştır. Bu yatırımın 252 mil
yon TL. sı dışarıdan satın alınacak teçhizatın be
delidir.
(
2. Beş Yıllık Plan Döneminde yüksek ve orta gerilimli enerji nakil şebekelerine (380} kV dahil) yeniden ve takriben 5433 MVA'lık trafo kapa sitesi ilâve olunacaktır ki, bu tesislerin gerekti receği yatırımlar toplam olarak 913 milyon TL' olacaktır. Bunun 368 milyon TL. sı dışarıdan sa tın alınacak cihaz ve malzemelerin bedelidir.
Dağıtım Tesisleri:
2. Beş Yıllık Plan Döneminde 7853 köyün elektriklendirilmesi öngörülmüştür. Bunun için 1,2 milyar TL. harcaması gerekmektedir.
Ayrıca bu dönemde belediye teşkilâtı olan yer leşme birimlerinin mevcut • dağıtım şebekelerini genişletmek veyahut olmayanlara yeni dağıtım şebekesi inşa etmek amacıyla; 1042 adet proje uygulanacaktır.
Bu programın gerektirdiği yatırım tutarı tak riben 1,4 milyar TL. dır.
Enerji Davamızın Çözümlenebilmesi İçin Yapılması Gereken Harcamalar 8 — Toplam Yatmm İhtiyacı
Pek tabii olarak, 2000 yılındaki hedeflere ula şabilmek için gerekli cihazlanmalar, elektrik sektörüne büyük yatırımların yapılmasını zorun lu kılmaktadır.
5. no.lu tabloda bu yatırımların her yıl ulaş ması gerken kümülâtif değerleri açıklanmıştır. Ayrıca her yıl elektrik sektörüne yapılması ica beden yatırımların toplama 5 a no.lu tabloda gösterilmiştir. Yıllık yatırımların büyüklük mer tebesi daha şimdiden 1 milyar TL. nı bulmuştur. 1973 yılında yapılacak yatırımların yaklaşık ola rak 1,6 milyar TL. olacağı hesap ve tahmin edil mektedir.
Ancak meselenin en önemli tarafı bu yatırım ların her yıl büyüyerek devam edeceği keyfiye tidir.
Filhakikal980 yılında enerji sektörüne yapıla cak yatırım 2,9 milyar TL. mertebesinde olacak tır. 1990 da ise, bu mertebe 6,8 milyar TL. na yükselmiş bulunacaktır. 1990 dan sonra Türkiye' de her yıl bugünkü bütçesinin yarısına yakm bir meblâğın sadece elektrik sektörüne yatırılması gerekeceği hesap edilmektedir.
9 — Finansmanın Genel Olarak Sağlanması Sorunu
Elektrik sektörüne yapılacak yatırımların gayri safî milli hasılanın bir parçasını teşkil ede ceği tabiidir. •% 7 olarak tesbit edilmiş olan genel kalkınma hızı gerçekleştirildiği taktirde, 1967 yılında 95,3 milyar TL. sı olarak hesaplanmış olan gayri safi milli hasılamız, 1977'de 192 mil yar TL. na yükselecektir. Bu tarihten sonra kal kınma hızı tedricen azalarak, asrın sonlarına doğru % 5'e kadar dahi düşse, 2000 yılında gay ri safi milli hasüanm 1968 fiyatlarıyla 700 milyar TL. sı mertebesine yükseleceği hesap ve tahmin edilmektedir. Milli gelirimizin bu tahmini pro jeksiyonu 6 no.lu tabloda açıklanmıştır.
Toplam yatırımların, genel olarak gayrî safî hasılanın % 25'i mertebesinde olacağı ve bunun da •% 8,5 İnin elektrik enerjisi sektörüne yönele ceği kabul ve tahmin edilmektedir.
Buna göre elektrik enerjisi üretiminde 2000 yılında varılması öngörülmüş bulunan hedefe ulaşmak için her yıl yapılması gereken yatırım ların, •% 7 artış temposu ile artacağı kabul edi len gayrî safî hasılanın sağlayacağı imkân dahi linde kaldığı anlaşılmaktadır.
Ancak, bu teorik hesapların gerçeklerle bağ daşabilmesi için başka şartların da yerine gelmiş olması icap eder. örneğin:
Elektrik Mühendisliği 1B0
§
O P.
E
380 KV ve yuka
rısı E. N. H.
TABLO V TESİSLERİN BEDELLERİ (KÜMÜLATtF OLARAK — MİLYON T.L.)
Alçak
154 KV
154 KV dan Trafo Gerilim
E. N. H. a ş a ğ i E . N. H. Postalan Şebekeleri Termik santrallar
Top. Dış Top. Top.
DJŞ
Toplam Dış Top.
1969 1970 1971 1972 1977 1982 1987 1992 1997 2000
— — 189 382 1880 1360 1760 2240 2720 3040
— — 307 620 1430 2210 2860 3640 4420 4940
456 484 513 560 874 1396 2185 3325 4940 6270
768 816 864 944 1472 2352 3680 5600 8320 10560
488 580 780 800 1440 2200 3000 4000 5200 6080
840 968 1112 1240 2096 3376 5630 8320 2800 6400
2100 1770 2420 1980 2780 2190 3100 2400 5240 3750 8440 6000 13400 9360 20800 14280 32000 21360 41000 27000
1488 2130 2130 2490 2490 3240 6600 10920 19680 23520
2480 —
4150 720 1000
5400 720 1000
11000 1440 2000
18200 5400 7500
32800 9540 13250
39200 17100 23750
733 893 993 1269 2644 4644 5500 6400 7900 9300
2199 2679 2979 3807 7932 13932 16500 19200 23700 27900
3517 9805 4475 12025 5117 13650 5941 15851 9704 26414 14736 41534 23115 61800 36605 93220 57580 141050 75630 180430
Servis harici alan kurulu takatlar devrede imiş gibi hesap edileıek yatırımlar foulunmugtur.
İSO
1970 1971 1972 1973 1974 1975
1976 1977 1978 1979 1980
1981 1982 1983 1984 1985
1986 1987 1988 1989 1990
Iw 1992 1993 n 1994 S 1995
1996 1997
E 1998
1999 2000
380 kV ENH
Dış Top.
127 207
164 kV
ENH Dış Top.
460 776
499 840
TABLO V a
YILLIK YATIRIMLAR (Milyon TL.)
(1969) B U G Ü N K tr FİYATLARLA
154kVdan
Alçak Termik
aşağı
Trafo Gerilim eantrallar
E N H Postaları Şebekeleri
Dış Top. Top. Dış
136 340 210 360
136 340 210 137
132 330 210
144 360
228'
160 400 240
180 450 270
200 500 294 110
208 520 318 164
220 550 366 223
240 600 408 227
264 660 444 353
296 740 492 524
324 10 540 713
348 875 558 947 1052
376 940 612 1082 1202
408 1020
672 1127 1252
448 1120
732 1172 1302
484 1210
786 ' 1193
520 1300
840 1238
560 1400
900 1352
608 1520
960 1508
672 1680 1080 1823
728 1820 1140 2138 2376
784 1960 1200 2475 2750
852 2130 1320 2835 3150
928 2320 1440 2655 2950
260 1012 2530 1500 2475 2750
276 1068 2670 1620 2250 2500
286 1132 2830 1740 1980 2200
300 1260 3150 1860 2115 2350 314 1340 3370 2040 2205 2450
.. .
— 144 200 144 200 144 200
144 200 144 200
22 47
76 108 144 209 295
414 576 792 835 868
878 864 828 1130 1454
1908 2268 2664 2916 3240
30 65
105 150 200 290 410
575 800 1100 1160 1205
1220 1200 1150 1570 2020
2650 3150 3700 4050 4500
205 615 229 687 274 822 281 843 306 918 332 996
361 1083 394 1182 358 1074 339 1017 294 882
262 786 215 645 157 471 161 483 164 492
174 522 174 522 193 579 213 639 233 699
257 771 282 846 320 960 353 1059 390 1170
457 1371 540 1620 615 1845 694 2082 766 2298
TO1PLAM Dış Top.
856 676 639 706 755 893
996 1092 979 1024 1171
1373 1574 1810 2056 2239
2473 2705 3033 3265 3555
4080 4566 4878 5575 5860
6317 6624 6926 7554 8173
1920 1784 1818 1964 2118 2409
2649 2846 2667 2777 2952
3231 3453 3655 4061 44!21
4869 5289 5866" 6305 6829
7741 8527 9027 10137 10869
11839 12670 13494 14746 15998
TABLO V£
MİLLİ GELİR HESAPLARI MİLYON TL. 1969 68 CARİ FİATLARLA VE DİĞER YILLAR 1989 FİYATLARI İLE
Yıllar G.S.M.H.
Artış %
Yatırım
Elek. Yat. Elk. Y. Elek. Sek.
G.S.M.H. Toplam Top. Yat. G.S.M.H. yatırım
yatırımlar
1960 1961 1962 1963 1964 1965 1966 1967 1968 1969 1970 1971 1972 1977
1992 1997 2000
48.963 49.081
63.253 68.035 73.209 85.689 95.373 104.492 111.800 119.600 128.000 137.000 192.000
270.000
370.000
500.000 650.000 760.000
15.5
17.7
16.847
18 7
19.600
20.2
22.495
20.5
24.500
20.7
26.500
21.
28.770
22.
42.240
23.
62.100
6.5
24.
88.800
6.0
125.000
162.500
190.000
0.66
415.1
0.97
656.7
1.07
785.8
1.40
1198.
1.31
1250.
1.46
1527.
1.61
1800.
1.62
1940.
1.64
2100.
1.68
2300.
1.76
3.380
1.84
4.968
1.92
7.104
10625
13812
16150
Ulusal endüstrimiz ve sosyal refah düzeyimiz, elektrik enerjisinde öngörülen artışları tüketecek şekilde sürekli bir gelişme temposunu korumalı dır.
Esasen tüketilmeyen elektrik enerjisi üretile meyeceği için, enerji üretimindeki artış aslında onun tüketimindeki artış anlamını taşır. Bundan dolayıdır ki, Türkiye'nin elektrik enerjisi açı sından tasavvur edilen kalkınması bir bakıma genel ekonomik ve endüstriyel kalkınmasının projeksiyonunu ifade eder.
Genel endüstriyel kalkınma ise, her yıl bir evvelkine oranla endüstri alanlarına daha büyük envestismanların yapılmasıyla gerçekleşebilecek bir olaydır.
6 no. lu tablonun 5. kolonunu teşkil eden ra kamlar, teorik hesaplarda bu yönden de bir çe lişmeye düşülmediğlnl göstermektedir. Ancak, halen elektrik enerjisi sektöründe ve gerekse sa nayi sektöründe öngörülen yatırımlar için aşıl ması en güç dar 'boğazları bu yatırımların dış fi nansmanla alâkalı yönleri teşkil etmektedir. Bu boğazların ileride büsbütün darlaşması ve ulusal kalkınma davamızın yollarını tehlikeli şekilde tıkaması mümkündür. Bu nedenle, üzerinde dik katle durulması ve tedbirlerinin şimdiden alın ması icabeden çok önemli ve hayatî sorun bu dur.
Elekttlk Mühendisliği 150
10 — Dış Finansman Meselesi tktlsaden geri kalmış bütün ülkelerde oldu ğu gibi, Türkiye'de de üretim aracı veya diğer deyimiyle yatırım maU (sermaye malı) üreten sanayi dallan gereken bir entegrasyonla kuru lamamış, ve kurulmuş olanlar ise gelişememiştir.
Bu itibarla içinde bulunduğumuz ekonomik ve endüstriyel şartların bir neticesi olarak, ha len enerji sektörüne yapılan yatırımların % 40'ına tekabül eden kısmı bir dış. finansman ih tiyacı doğurmaktadır. Zira bu işler için lüzum lu olan makina ve cihazların pek çoğu yurt dı gından ithal edilmektedir.
2000 yılına kadar elektrik enerjisi sektörüne üretim, iletim ve dağıtım tesislerini kurmak İçin yapılacak yatırımların kumülâtif tutarı, sanayii mizin bugünkü durumuna göre 180 müyar TL. sı olarak hesap ve tahmin edilmektedir. Bunun 75 milyar TL.'lık kısmını dövizle satın alınacak ma kina ve cihazların bedeli teşkil edecektir.
Türkiye'nin genellikle tarım ürününe daya nan ve yıllar boyu karakterini değiştirmeyen İhracat gelirleri yukarıda açıklanmış olan cihaz lanma hamlesinin teminini zorunlu kıldığı ma klna ve teçhizatın yabana memleketlerden yete ri kadar satınalınmasına imkân bırakmamakta dır. Bu yüzden başta üretim tesisleri olmak üze re, enerji sektöründe yapılan yatırımların dıg fl
İE ELEK1rRİK SEK röRü Y ILI .IK Y ATIR M İHTİY AÇLA roPLj
\ "s
_5.
s. \
<;
a
V\I
z \
X
I 1
1 |
it
EloStrik
nansmanı genellikle dıg krediler sayesinde müm kün olabilmektedir.
Nitekim I. ve H. Beg Yıllık Plan Dönemin de gerçekleştirilen veya gerçeklegtirilmek üzere programa alınmış olan ve toplam kurulu gücü 1820 MVf'ı bulan. 10 adet elektrik santralının inşası için 244 milyon Ş dış kredi sağlanmasına zaruret hasıl olmuştur.
2000 yılına kadar daha 36 bin MW'lık yeni elektrik santrallarınjn inşaası gerekmektedir. Bugünkü gartlar değişmediği takdirde, bu tesis lerin kurulabilmesi için takriben 4,8 milyar $'lık bir dış krediye ihtiyaç olacaktır.
Bu kredilerin temin edilebileceği hususunda herhangi bir garanti yoktur.
Bu durum, Türkiye'nin enerji davasının uzun vadeli bir plan perspektifi içinde incelenebilme si için ekonomimizin dış ödemeler dengel sorun larının da dikkatle ve önemle göz önünde bulun durulması zaruretini ortaya koymaktadır.
îşte bu nedenledir ki, müteakip paragrafta ithalât ve ihracatımızın bugünkü durumu, eko nomimizin dış ödemeler dengesi ve cari dış ti caret rejimimizin esasları hakkında kısa açıkla malarda bulunulması faydalı mütalâa olunmuş tur.
11 — Finansman Açısından Varılan Kesin Sonuç «Türkiye'de elektroteknik ekipman sanayiinin bütün icapları ile birlik te Kurulması zorunluğn»
Ulusal ekonomimizin ihracat, ithalât, dış ti caret rejimi ve dış ödemeler dengesi yönünden incelenmesinden sonra, derhal ve kesinlikle an laşılacaktır ki;
Türkiye'nin elektrifikasyon davasının dıg fi nansman problemini ne yabancı memleketlerden sağlanacak yardım kredileriyle ve ne de bugün kü ihracatımızdan elde edilecek döviz gelirleriy le çözmeye imkân yoktur.
Bu meselelerin halli ancak elektroteknik ima lât alanında güçlü ve millî endüstrilerin yara tılması sayesinde mümkün olabilir. Esasen Tür kiye cesametinde olup böyle bir endüstri kur madan elektrifikasyon sorunlarını çözümleyebil miş bir memleket örneği dünyada henüz mevcut değildir.
V — Ekonomimizin İhracat, İthalât, Dıg ödemeler Dengesi ve Dış Ticaret Rejimi Yönünden Bugünkü Manzarası
12 — Türkiye İhracatının Karakteri ve Tahlili
Devlet istatistik Enstitüsünün dış ticarete ait 1965 1966 yıllığının incelenmesinden anla şıldığı üzere, Türkiye'nin ihraç mallan 99 fa sıl'a ayrılmış Ibulunmaktadır. Bu fasü'lardan, ihracat tutan 10 milyon TL. nın üstünde olanla rının sayısı 24'tür. Bunlar iligik 7 no. lu tablo da açıklanmıştır.
Bu fasıl'lardan yapılmakta olan ihracatın toplamı, tüm ihracat gelirinin :
1965 de % 96,5 1966 > % 95,5'ini teşkil etmiştir.
Bunların içinde de tütün, meyva ve pamuk,
1965 de 2.669 mil. TL. ile tüm ihracatımızın % 63,5'i
1966 de 2.999 mil. TL. ile tüm ihracatımızın % 67'ni teşkil etmiştir.
Geri kalan 75 fasıldan 41'inde yıllık İhracat tutarları 1 milyon TL. nın altındadır.
Bu haliyle Türkiye'nin ihracat tablosu tipik bir geri kalmış memleket ekonomisi manzara sını tasvir eder. Bu manzaranın bugünden yan na hemen değişebileceği beklenemez. Bu katı gerçeği, dünyada bilimsel ve teknolojik devrim lerin birbirini kovaladığı son iki yüzyılda top lumumuzun bu olaylara sırtını çevirmiş olma sının ve bu nedenle de, müsbet ve yapıcı bir eko nomi politikası uygulayamamış bulunmasının do ğal sonucu olarak kabul etmek icap eder.
13 —ı tthalftt
İhracatımızın cılız ve belli tarım ürünlerine bağlı, donmuş yapısına karşılık, ithalâtımızın çok renkli ve daima ihracat gelirlerimizi aşan bir manzarası vardır.
Bu hususta ibir fikir edinebilmek için, güm rük istatistiklerine göz atmak kâfidir, örnek ol mak üzere, 1967 ithalât rakamlarını burada özet liyoruz.
TABLO Vn
İHRACATIMIZIN 1966 ve 1966 İSTATİSTİKLERİNE GÖRE TAHLİLİ Bu liste, en yüksek gelir sağlayan ihraç malından itibaren geriye doğru tanzim edilmiş olup, 10 milyonun altmdaki gelir kalemlerinin sadece genel toplamı gösterilmiştir.
y Fasıl No.
Genel Toplam
24 Tütün
8 Yenilen meyva, kavun, turunçgillerin kabuğu
55 Pamuk
;
74 Bakır
23 Gıda sanayiinin bakiye ve döküntüleri, hayvan için
hazu lanmlş gıda
26 Maden cevherleri, cüruf, küller •
1 Canlı hayvan
17 Şeker ve şeker mamulleri
25 Tuz, kükürt, toprak ve taş, alçı
41 Deri ve kösele
7 Sebze ve yenilen kökler, yumru ve nebatlar
12 Yağlı tohum ve meyvalar, taneler, sanayide ye
kababette kullanılan nebatlar
13 Boyacılıkta veya debagette kul. nebatî ham. m.
27 Madenî yakıt ve yağlar, bitümlü maddeler
5 Hayvani mengeli sair müstahsarlar
3 Balık, kabuklu hayvanlar
10 Hububat
15 Hayvani ve nebatî yağlar (Katı ve sıvı)
44 Ağaç ve ağaçtan mamul eşya
9 Kahve, cay baharat
73 Dökme demir
58 Halı, kilim, dantelâ v.s.
50 îpek, şap, büret
28 Organik olmayan kimyevi müstahzar
24 Fasıl'ın toplamı
Geriye kalan 74 Fasıl'ın toplamı
1965 4.173.642 (463,7 mil. Ş)
812.413 932.575 924.066 155.190 186.803
101.100 156.493 80.515
75.019 64.255 58.017 61.380
42.950 50.832 32.697 42.715 37.306 100.600 16.222 15.508 16.245 13.238
9.612 12.767
4.005.518
168.518
1986 4.414.570 (490,3 mil.. $)
968.042 870.081 1.160.042 233.087 188.497
115.433 91.317 73.090 81.834 69.536 64.592 58.995
45.142 39.421 34.781 47.389 22.743 22.576 19.331 17.652 20.276 13.611 13.440 13.086
. 4.275.894
139.676
' Mezkûr yılın toplam ithalât CİP değer olarak 6.216 milyon TL. dan ibarettir.
Bu yekûnun içinde en önemli mal grupları sırasıyla şunlardır :
1967 DİŞ TİCARET YILLIK İSTATİSTİĞİ
Fasıl
Maddeler
Kıymet 10» TL. %
84 Kazanlar, maklnalar, mekanik cihaz. 87 Motorlu kara nakil vasıtaları 27 Madenî yakıtlar 73 Dökme demir, demir ve çelik 85 Elektrik maklna ve cihazları 31 Gübreler 29 Organik kimyevî müstahzarlar 40 Tabiî sentetik veya tak. kau. kau. eşya 48 Kâğıt ve mukavva 39 Sunî plâstik maddeler 28 Organik olmayan kimyevî müstahzarlar 51 Dokunmaya elv. sentetik ve suni dev. lif. 90 Optik alet ve cihazlar 32 Debagatta ve boyacılıkta kul. hulasa. 53 Yün, kıl ve at kılı
Geri kalan 72 faalin toplamı
1.659.740 ,519.117 485.690 423.412 408.282 338.990 283.485 175.963 168.892 164.117 154.207 151.812 139.239 108.448 . 102.524 932.875
26,7
8,3
7,6 6,8 6,6 5,4 4,6 2,8 > 2,7 2,6 2,5 2,4 2,3 1,7 1,6 15,0
Elektrik Mühendisini İSO
Bu tablonun incelenmesinden anlaşılacağı üze re, genel olarak üretim aracı veya sermaye ma lı sayılan ithal mallarını kapsayan 84, 87 ve 85 fasü no.'larona alt ithalâtın,
Tutarı
2.587.139.000 TL.
Tüm ithalâta oranı % 41,6
dır. Bu rakamlar, büyüklük mertebesi olarak di ğer geçmiş yıllarda da aşağı yukarı böyledir.
Tabloda, elektrik ekipman ithalâtının 408 mil yon TL. ile baştan 5. sırayı işgal ettiği görül mektedir. Fakat bu durum şu nedenle yanıltı cıdır : Bilindiği gibi, elektrik santrallarının ka zan, türbin, pompa ve benzeri gibi birçok aksa mı elektriksel olmayan mekanik mallar grubu içinde mütalâa edilmektedir.
Dolayısıyla listenin birinci sırasını işgal eden 84 fasıl no. sunda kayıtlıdır. Binaenaleyh, elek trik enerjisi ile ilgili ithalât incelendiği zaman, bu tablodan yapılan ithalâtın bir kısmını 85. no. lu fasılla birlikte dikkat nazara almak gere kir.
İthalât istatistikleri üzerinde yapılmış olan tetkiklere göre, 84 fasıl no. sunda görülen ithal mallarından takriben 200 milyon TL. lık kısmının elektrik enerjisi üretim ünitelerinin aksamına ait olduğu neticesine varılmıştır. Bu takdir de elektrik enerjisinin üretim, iletim, dağıtım ve tüketimine ilişkin makina, cihaz ve malzeme lerin 1966 yılındaki toplam ithalât tutarı 600 milyon TL. mertebesinde olmuştur ki, buda it halât cetvelinde baştan 2. sıraya tekabül eder.
Bu mütalâanın diğer yıllara ait ithalât ra kamlarına da teşmil edilmemesi için bir sebep yoktur.
Bu rakamlar, büyüklük mertebesi olarak di ğer geçmiş yıllarda da aşağı yukarı böyledir.
İthalâtımızın üretim aracı veya sermaye ma lı dışında kalan kısmını genel olarak madeni ya kıt ve yağlarla, büyük çoğunluğu tüketim malı üreten yerli sanayiimizin ihtiyacı olan ham ve ya, yarı mamul maddeler teşkil etmektedir.
İthalât ve ihracatımızın bu durumu karşısın da dış ticaret bilançomuz uzun bir süreden beri devamlı olarak açık vermiş ve bu açık 1969'dan bu yana aşağıdaki tabloda görüldüğü gibi ge lişmiştir.
14 — Dış Ticaret Açığı
Bir ülkenin ihracatı ile ithalâtı eşit olduğu zaman, o ülkenin dış ticaretinin dengede olduğu kabul edilir.
İthalâtın ihracattan fazla olması halinde, bu dış ticaret dengesi aleyhte bir açıkla bozulmuş demektir.
Türkiye'nin dış ticaret dengesi çok uzun tolr süreden beri devamlı olarak açık vermektedir.
8 no. lu tablo, 1949 yılından bu yana dış tica retimizde her yıl meydana gelmiş olan açıkları göstermektedir.
TABLO VIII
TÜRKİYE'NİN DIŞ TİCARET AÇIÖI (MİLYON DOLAR)
1949 1950 1951 1952 1953 1954 1955 1956 1957 1958 1959 1960 1961 1962 1963 1964 1965 1966 1967 1968
İthalât
290,1 285,7 402,0 555,9 532,5 478,4 497,6 407,6 397,1 315,1 470,0 468,5 509,4 622,2 687,6 537,2 571,9 718,3 684,7 763,7
İhracat
247,8 263,4 314,1 362,9 296,1 334,8 313,3 305,0 345,2 247,3 353,8 320,8 346,7 381,2 368,1 410,8 463,7 490,3 522,7 496,4
Fark
42,3 22,3 87,9 193,0 136,4 143,6 184,3 102,6 51,9 67,8 116,2 147,7 162,7 241,0 319,5 126,4 108,2 228,0 162,0 267,3
15 — Dış ödemeler Dengesi
Bilindiği üzere, bir toplumun yabancı ülke lerle olan mal ve hizmet mübadelelerinin malî ve iktisadî diğer ilişkilerinin durumunu ancak «Dış ödemeler dengesi» tablosunda görmek müm kündür.
Zira dış ticarette bir açık varsa, bunun mut laka bir başka gelirle karşılanması icabeder. Eğer böyle bir gelirde yoksa veyahut açığı ka patmaya yetecek kadar değilse, bu takdirde bir borçlanma olayı vuku buluyor demektir. Bu ola yı izah eden rakamlar «Dış ödemeler dengesi» tablosunda başlıca kalemler halinde gösterilir.
Memleketimizin son sekiz yıla ait dış ödeme durumu ekli 9 no. lu tabloda açıklanmıştır.
Maliye Bakanlığının resmî istatistiklerinden alınmış olan değerlerin kolaylıkla man al andı n labilmesi için, bu tablo İki kısımdan teşkil olun muştur.
Birinci kısım dış ödemeler açığının nasıl te şekkül ettiğini; ikinci kısım ise, bu açığın nasıl karşılandığını göstermektedir.
Tablonun birinci kısmında kolayca görülece ği gibi :
— İthalât için yapılan harcamalar, — Dış borçların yıllık faizleri,
«o
/ \
^^
^-"
<**
\ \ \
*^ sV \\/\\/\
]
' <t
l\ \ 1
-
1I 1
f "•
J•
. ', '.
'X
o o N
oO (O
Q
fO
Ihrc cat 1
f • -
00 -J (O - i
2>
Lü ir O .Z.
ili
OL
mö 22
"'
o»,
Elektrik Müüendi8U61s'J«!P
5S"
TABLO DC
(Milyon $)
DıŞ ÖDEMELER TABLOSU
er
Dış ödemeler lAçığmm
196S
Teşekkülü
Gider gelir Gideı• gelir Gideı• gelir Gider gelir Gideı gelir ı Gideı• gelir Gider j
İthalat İhracat Dış borç faiz ödemeleri Turizm (Gelir gider bakiyesi) İşçi geliri Kâr transferi Proje kredisi hizmet ödn. Diğer görünmeyen gelir gid. Nato enfrastrüktür
Toplam Net ödeme açığı
33 10
667 425 242
734 433 590 484
• 106
572 464
30 11
70 15
• 20
635 558 • 77
. 115
86 624 162
765 652
Açığın karşılanması
Konsorsiyom kredisi Proje kredisi Kredili ithalat Bedelsiz ithalat Sürplas madde özel Yabancı sermaye Kısa vadeli sermaye harek. Rezerv hareketleri Dış borç ödemeleri Net hata
Toplam Net borç
Borç ödeme Borç ödeme Borç ödeme Borç ödeme Borç ödeme Borç ödeme ödeme
açrk
152 26 26
71 36
. 11
97 17
450 149 276 170
6 29 22
35 13 161 3
286 209 328 166
302 189 313
• 224
— Yabancı sermayenin dışanya transfer et tiği kârlar,
— Proje kredilerinin lüzmet ödemeleri, dış ödemeler dengesini tek taraflı ve devamlı olarak aleyhte etkileyen faktörlerdir.
Turizm gelir ve giderleri son sekiz yıl için de daima aleyhte bir bakiye vermiştir. Buna karşılık :
— İhracat gelirleri, — İşçi gelirleri, — Nato enfrastrüktür gelirleri, dış ödemeler dengesini leyhte etkileyen faktör lerdir.
Yukarıda açıklanmış olan bu faktörlerin mu hasalası dalma «Bir Dış ödemeler Açığı» şek linde tecelli etmekte olup, bu açığın son sekiz yıllık gelişimi şöyle olmuştur :
1962 de 1963 » 1964 » 1965 » 1966 » 1967 » 1968 »
242 milyon $ 301 » 106 »
77 > 162 » 113 » 224 »
1225 »
Buna göre Türkiye'nin dış borçları son se kiz yıl içinde 1225 milyon $ artmış bulunmak tadır.
Memleketimizin baş vurmakta olduğu borç lanma yollan, dış ödemeler dengesi tablosunun ikinci bölümünde açıklanmıştır. Burada belirtil diği üzere :
— Konsorsiyom kredisi, — Proje kredileri, — Kredili İthalât ' — Surplas maddeler, — özel yabancı sermaye, maliyemize dış. ödeme imkânı sağlayan kaynak lardır.
Tabloda dış ödemeler olarak görülen meblâğ lar, evvelce alınmış olan borçların resülmaline ait geri ödeme taksitleridir.
Dış ödemeler tablosunun her iki kısmının birlikte tahlilinden şu sonuçla elde edilmekte dir :
i) ithalat, ihracatın hayli üstünde seyret mektedir.
ii) İhracat gelirimizin % 6,5 ilâ % 12'si dış borçlarımızın yıllık faizlerinin ödenme sinde kullanılmaktadır.
ili) Turizm hareketlerinden henüz bir gelir sağlanamamaktadır. Daha doğrusu yurt dışına çıkan Türklerin harcadıkları döviz,
gelen yabancı turistlerin bıraktıkları dö vizden 9 14 milyon Ş daha fazladır.
iv) Son dört yıl yalnız yurt dışında çalışan işçilerimizin sağlamakta olduğu döviz ge lirleri 100 milyon Ş in üstünde bir değer le dış ödemeler dengesini olumlu şekilde etkilemektedir.
v) Korsorslyom kredilerinin ortalama % 69' undan yararlanılabümekte, mütebakisi borçlara mahsup olunmaktadır.
16 — Devamlı Dış ödemeler Açığının Tabii Neticeleri
!
Kota Rejiminin İhdası
Yatıran Borçlanmaları
16.1 — Kota Bejimi
Yıllardan beri sürüp gelen dış ödemeler açığı nı mümkün mertebe kontrol altına alabilmek için 1958'de kota rejimi ihdas edilmiş ve böyle ce ithalatımız bir çeşit vesikaya bağlanmıştır.
Bu rejime göre, memlekete ithal olunacak mal ve malzemeler iki gruba ayrılmakta, bu gruplar liberasyon listesi ve tahsisli İthal mal lan listesi adıyla İki ayrı listede açıklanmakta dır.
Liberasyon listesinde yer almış olan mal ve malzemelerin ithalinde herhangi bir tahdit bu lunmamakla beraber, bu mallann ithali için de ilgili mercilerden gereken İthal müsaadesinin alınmasına Iüzurri vardır.
Mamafih bu müsaade alındıktan sonra bile, ithal edilecek malın TL. bedeli Merkez Banka sına yatırıldıktan aylarca sonra? (mesela 6 ay) transfer edilmekte ve banka bu süre için yatı rılmış olan paraları sahibine hiçbir faiz ödeme den kullanmaktadır.
Bundan başka, liberasyon listesinden yapılan ithalatı frenlemek için getirtilecek malın TL. bedelinin % 100 hatta % 130'una eşit bir meb lağ ayrıca Merkez Bankasına bilahare sahibine İade olunmak üzere, teminat namı altında ve bir nevi depozite yatırılması mecburiyeti konulmuş tur. Bu para da, mal geldikten ancak birkaç ay sonra sahibine iade edilmektedir. Bu suretle it hal olunacak bir mala bağlanan patranın miktarı, mal bedelinin bazen iki misline yaklaşmaktadır.
Döner sermaye ihtiyacını kısa vadeli ticarî kredilerle karşılamak durumunda olan sanayici lerin bu yüzden bankalara ödedikleri büyük faiz şarjları netice İtibarıyla maliyetlere intikal et tiği İçin, bu mal memleketimizde sınaî imalatı pahaülaştıran amillerden biri olarak mütalâa edilmektedir.
Tahsisli mallar listesine dahil edilmiş olan mallann ithali ise daha değişik işleme tâbi tu tulmaktadır.
Elektr ik Mühendisliği 130
Bu mallar, sayısı 500'e yaklagan kota pozis yonuna göre sınıflandınlmıştır. Her "pozisyo nun belli miktarda dolar tahsisi vardır. Kotaya kayıtlı bir malın ihtalini yapacak olan sanayici veya tüccar, bağlı bulunduğu ticaret veya sana yi odasının aracılığı ile kotadaki fonları paylaş tıran Odalar Birliğine başvurur ve bir ithal mü saadesi almaya çalışır. Kota rejimi halen sana yiimizin karşılaşmış olduğu en dar ve tehlikeli boğazı teşkil etmektedir. Bunun nedenlerini şu şekilde özetlemek mümkündür :
i) Kota fonlarını tesbit eden mercilerle bu fonları tevzi eden merciler başka başka dır. Aralarında tam bir koordinasyon da yoktur.
ii) Kotalardan verilecek tahsisler üzerinde genellikle Odalar Birliği yetkili kılınmış tır. Bazı kotaların tevzii ise Sanayi Ba kanlığının emrine tâbidir.
Tahsislerin adilâne olmasını temin amacıyla Odalar Birliği tarafından ihdas edilmiş olan kriterler zahiren adalete uy gun bile olsa, çok defa pratik fayda sağ lamamaktadır. Mesela işini döndürebil rnek için 100.000 Ş a ihtiyaç* olana 5.000 $ tahsis edilmekte, buda gerçek ihtiyaç sahibinin işini görmemektedir
İÜ) Bazen de gerçek İhtiyaç sahibi olmayan lar bir yolunu bulup tahsisi almakta ve sonra bu haklarını el altından ve bir be del mukabilinde başkasına devretmekte dirler.
Kotaların tanziminde yatırım malı imal eden sanayi dallarının ham madde ihtiyacını karşıla mak hususunda herhangi bir prlyorite düşünül memektedir. Diğer bir deyimle, kota tatbikatı, bu rejimi getiren sebepleri ortadan kaldıracak yönde işlememektedir.
Bu hususta bazı örnekler verilebilir :
Mesela 2.000.000 $ ile kahve, kota listesinde 5. pozisyonu işgal etmektedir. Buna mukabil ya tırjm malı niteliğinde elektroteknik cihaz ve ma klna İmal eden sanayi kuruluşlarının faydalandı ğı üç kota fonunun toplamı ancak 1969 yılının başında 2.500.000 $ a çıkarılmıştır.
Montaj sanayi ise kotanın en büyük porsi yonlarım kullanmaktadır. Mesela .
— Traktörle ilgili montaj s. 9.555.000 Ş
Kamyonla »
9.000.000 Ş
Otobüs şasileri
2.100.000 $
Otomobil montaj
Buz dolabı »
1.000.000 Ş
Radyo
Kota fonlarının en dikat çekici yönü, yatırım malı ithalatına ayrılan meblağların çok yetersiz oluşudur. Filhakika bu meblağlar son üç dört yıl içinde büyük bir değişikliğe uğramamıştır. 1969 da 76 milyon $ mertebesinde olacaktır. Bu mikta rın yansı resmi sektör yatırımlarının ihtiyacına, diğer yansı ise, özel sektör yatınmlarının ihti yacına tahsis olunmaktadır. Ancak bu tahsisler son derece yetersiz olduğundan, bilhassa resmi sektöre ait büyük sınaî yatınmlar genellikle dış krediler sayesinde finanse edilmektedir.
16.2 — Kota İthal listesinin Genel Yapısı
Kota ithal listeleri her altı ayda bir defa tan zim ve Ticaret Bakanlığınca İlân olunmaktadır.
22. kota 1 ocak 1969'da ilân olunduğuna göre, ilk kota 1957'de çıkarılmış demektir. Bütün ko talar aşağı yukan' birbirinin aynıdır.
22. kotanın toplam tahsisi :
ithalâtçılar için
24.245.000 $
Sanayiciler »
109.379.000 $
olmak Uezsre cem'an 133.624.000 Ş dır.
Bir yll içinde 2 kota devresi bulunduğu ve ha o yılın toplam kota tahsisi takriben 2 eşit par ti halinde dağıtıldığına göre, 1969 yılında kota ya dahil mallardan yapılacak itahlâtı yaklaşık olarak 267 milyon Ş olacağı kabul edilebilir.
Kotaya dahil mallar genellikle tüketim mal imal eden sanayicilerimizin ham veya yan ma mul ilk madde ihtiyaçlarım teşkil etmektedir. Bunlann da önemli bir kısmı kimyasal madde lerdir
Elektrlk Mühendisliği 150
16.3 — Yatarım Borçlanmaları
:
Ulusal döviz kaynaklarımızın yetersizliği se bebiyle son dokuz yıl içinde ve büyük kamu yatı rımlarında kullanmak üzere çeşitli dış finansman müesseselerinden sağlanmış olan kredilerin topla mı şöyle olmuştur.
A.IJD
kredileri 472.310.000 Ç
EJCIMBANK >
45.433.000 ?
ÎBKD
73.400.000 $
EDA
80.700.000 $
AYB
109.610.000 $
Konsorslyom >
150.128.000 Ş
Diğerleri
107.215.000 Ş
1.038.796.000 Ş
(Kaynaklar : Maliye Bakanlığı)
Buradan kolayca görüleceği üzere, memleketi mizde gerçekleştirilmekte olan yatırımları dış fi nansman ihtiyaçtan daha ziyade borçlanmak su retiyle karşılanabilmektedir. 10 no. lu tabloda, son zamanlarda memleketimizde kurulmuş veya ku rulmakata olan çegltll sınaî tesislerin toplam yatı
rım miktarlariyla bu mlktarlann kredi İle karşı lanan kısımları açıklanmıştır. 34 büyük projenin 1.540 $ a toaliğ olan1 toplam yatırım tutarının % 43'üne tekabül eden 678,6 milyon Ş yabancı kaynaklardan sağlanan kredilerle karşılanmıştır.
Bu halin mahzurları meydandadır, örneğin : 1) Türkiye'nin yatınm mali ihtiyacı her alanda az çok eksponanslyel bir karak terde büyüdüğü halde, dış kaynaklardan sağlanan kredileri aynı gekilde artırmak kabil değildir.
ü) Yatırım planlarımız ve onların uygulan masına ilişkin faliyetlerimz, her halükâr da dış kaynakların kontrolundan bağım sız kalamamaktadır.
* Böyle bir hesabin güçlüğünü izah etmeye lü zum yoktur: Fakat çok karışık hesaplara girlg meden de istatistik! ilişkilerden faydalanarak, söz konusu ihtiyacın büyüklük mertebesi hakkın da bir fikr edinmek mümkündür.
örneğin son yedi yıllık gümrük ithal istatis tiklerinin tetkikinden kabaca çıkarılmış olan bir sonuca göre, memleketimizinde her yıl elektrik enerjisinin yalnız üretim, iletim ve dağıtımı ile ilgili olarak ithal edilen makina ve cihazla rın toplam CİF değeri, aşağıdaki tabloda görül düğü gibi, tüm elektroteknik mallar ithalatının takriben •% 40'ını teşkil etmektedir.
1965 1966 1967
(a)
95347 103518 171004 135488 145668 220738 160160
(b) 169369 175*68 218724 179852 180174 251162 245863
(c) 264716 279386 389728 315340 325842 471900 406023
a/c
36,0
37,0
43,8 42,9
44,7 46,7 39,4
ili) Yatınm mallarının dışarıdan satın alın ması geleneği, o malların yurt içinde ya pılmas! halinde doğacak istihdam hacmin den ekonomiyi mahrum etmektedir.
Genel olarak Türk ekonomiksinih endüstri leşmesini baştan başa tesiri altında bulunduran bu olaylar, elektrifikasyon davamızın bütünü içinde şüphesiz aynen varittir.
VI — Ulusal Endüstri Politikamızın Yatırım Malı veAğır Makina Sanayii istikametinde Geliştirilmesi Zorunlu luğu ve Türkiye Sanayiinin Elektro teknik İmalat Ağısından Bugünkü {Durumu
17 — Ulusal Endüstri Politikamıza Afır Sa nayi İstikametinde Yeni Bir Yön [Vermek zorunluluğunun Nedenleri ,
Elektrik enerjisi davamızınçok yakın bir ge lecekte ne kadar büyük ve kompleks biçimlere gireceği ilk paragraflarda izah olunmaya çalı şılmıştır. Hiç şüphe yok ki, Türkiye'de geniş ölçüde yatırım malına ihtiyaç gösteren sektör yalnız elektrik sektörü değildir.
Şayet elektrik sektörü için yapılmış olan he sapların bir benzeri, çelik alüminyum, kimyasal gübre, tekstil veya diğer çeşitli tüketim madde leri sanayinin makina ve teçhizat ihtiyacı için de tekrarlanmış olsaydı, memleketimizin yat> rım malı ve üretim aracı olarak hakiki ve top yekûn ihtiyacının büyüklüğü, gerçeğe daha ya kın olarak anlaşılmış olurdu.
(a) Genelikle üretim, iletim ve dağıtım tesisle rinde kullanılan ekipmanların toplam CİF değeri, (b) Genellikle elektrik enerjisi tüketen makina ve cihazların toplam CİF değeri, (c) 85 gümrük pozlsyonna dahil her türlü elekt roteknik makina, cihaz ve malzemenin ge nel CİF toplamı,
Buradan elektrik enerjisinin üretimi, iletimi ve dağıtımı için ithal edilecek her yüz milyon li ralık makina ve teçhizata karşılık, bu enerjinin tüketimi ve bazı hizmetlerde kullanılabilmesi için ayrıca yüzelli milyon liralık makina ve teç hizatın da ithalİDe lüzum olduğu görülmektedir.
öte yandan bir fabrikanın tüm makina ve teçhizatının içinde, elektroteknik karakterde ola nının oranı fabrikanın cinsine göre değişir. Bu nun genel ortalaması % 25 kabul edildiği takdir de, elektrik enerjisinin üretimi, iletimi ve da ğıtımı için dışarıdan ithal edilecek her yüz mil yon TL. hk makina ve teçhizata karşılık diğer endüstri dallarında kurulacak yeni fabrika te sisleri için de 300 milyon TL. tutarında ve fakat eletkroteknik olmayan makina ve cihazların tt hallne zaruret vardır.
Toplumumuzun gelişen ihtiyaçlarını karşıla yabilmek için 2000 yılına kadar yalnız enerji sektörüne kümülâtif olarak 180 milyar TL. har canması gerektiği hesaplanmıştır. Bu meblağın 75 milyar TL. sı, bu günkü şartlar altında, dö vizle eatın alınması gereken makina ve teçhiza tın bedelidir ve yalnız elektrik, üretim, İletim ve dağıtım tesislerine aittir.
, Elektrik Mühendisliği 150
Yukarıda yapılmış açıklamaya göre de aynı süre İçinde kurulacak yeni fabrikaların yine it hal yoluyla karşılanacak elektroteknik ekipman İhtiyacı kümülâtif olarak bunun bir buçuk ka tı yani 112 milyar Tl. olmak gerekir.
Bu makinaların tamamı, sınai üretim tesisle rinin inşasında kullanıldığı takdirde, bu tesisler İçinde ayrıca ithal edilmesi gereken ve elektro teknik olmayan, diğer makina ve cihazların kü mUlâtif tutarı 36 milyar TL. olması icabeder.
TABLO X
DIŞ KREDİLERLE FİNANSE EDİLMİŞ OLAN BAZI PROJELERİN TOPLAM YATIRIM TUTARI VE DIŞ FİNANSMAN ORANI
. Milyon Ş Dış Toplam
Telefon Fabrikası
Keban Barajı SEKA Dalaman Kâğıt Fab. SEKA Çaycuma Kağıt Fab. Çorum Çimento Fab. Gökçekaya ENH Anbarlı Santralı Petro Kimya M.K.E. Çelik Boru Tesis. Good Year Lastik Fab. Kömür Yıkama Tesis. Gökçekaya Baraj ve Sant. D.S.t. Sulama Tesisleri Yük Merkezleri (Elek.) Gökçekaya ENH Karayolları inşaatı Anbarlı Sant. Tevsii Kömür İhraç Tesisleri Ereğli D. Çelik Tevsii Karadeniz Bakır Kompleksi Kovada n. Santral Çelik Halat ve Tel Sanayii Şişe ve Cam Fab. Anadolu Çimentoları (Tevsi) Nuh Çimento Sifaş Naylon îplik Fab. Samsun Gübre Fabrikası Aksa Elyaf Fab. T.C.D.D. Dlzellzasyon Azot Sanayii Seydişehir Alüminyum İzmir Rafineri Bandırma Sülflrlk Asit Artvin Elyaf Fab.
29,71 134,40 29,50 15,50
4,60 6,11 33,60 42,21 3,52 2,50 1,10 28,60 5,90 6,40 7,70 15,00 12,30 28,10 65,00 30,50 3,50 1,50 2,20 2,25 2,50 2,00 5,60 5,00 42,17 18,00 62,00 24,25 2,40 3,01
70,70 377,70
56,10 38,80 17,05 21,67 40,00 61,11 6,43 12,20
1,10 64,80 6,90 26,20 20,00 20,30 23,70 103,30 111,11 76,58 10,60 3,90 7,89 5,56 10,00 4,80 15,20 11,87 63,33 54,55 176,22 48,30 7,20 5,42
678,63 1539,99
Proje sayısı 34 Yatırım toplamı 1540 milyon• * Dış finansman 678 Ortalama dış finansman oranı % 43
Böylece Türkiye'nin 2000 yılına kadar dışa rıdan ithal etmek zorunda olduğu yatırım mal larının genel kümülâtif değeri :
— Enerji iletim ve üretim tesisleri için 75 milyar TL.
— Fabrikaların elektroteknik ekipmanları için 112 milyar TL.
— Fabrikaların elektroteknik olmayan ekip manları için 336 milyar TL.
olmak üzere cem'an 523 miyar TL mertebesin de olmak gerekir.
Bu kaba ve yaklaşık bir hesap şeklidir. Fa kat daha dikkatli ve ayrıntılı olarak yapılacak hesapların, bu büyüklük mertebesini fazla değiş tirmeyeceği kanısındayız.
Bu sonuç, yatının malı ve üretim aracı imal edecek endüstri sektörlerinin yeteri kadar geliş mesi sağlanmadıkça Türkiye'nin ne elektrik ve ne de ona bağlı olarak ekonomik ve sosyal kal kınma davasmın gerçekleşmesini teminat altına alınamayacağım ispatlayan bir delil niteliğinde dir.
Zira paragraf (v)'de ayrıntılı olarak açıklan mış bulunduğu üzere, memleketimizin genel üre tim ve ihracat durumu halen ne teçhizatın ima line ve ne de onların İthaline imkân bahşedecek bir strüktürde değildir. Esasen yıllık enerji üre timi 15 milyar kWh'm üstüne çıkmış olan olan ülkelerde, ekonomiye spektrumu çok geniş bir endüstriyel faaliyetin hakim olduğu izlenmekte dir.
Toprak genişliği ve nüfus kalabalığı, Türki ye ile aynı mertebede olan Fransa, Almanya, İtalya ve İngiltere gibi memleketlerde ise, yatı rım malları ve ağır makina sanayiinin dallarıyla gelişmiş bulunduğu bir vakıadır. Bu olayın bir tesadüf olması mümkün değildir. Diğer bir de yimle, Türkiye'nin sosyal, ekonomik ve endüst riyel kalkınması ortaya değişik bir model çıka racak değildir. Zira toplumların belli uygarlık aşamalarında belli ekonomik yapılara sahip ol duğu teorik bir düşünce değil, örnekleriyle doğ ruluğu İspatlanmış olan bir gerçektir. Bu gerçe ğin kısaca izahı şudur :
Olgunluk aşamasına ulaşmış olan ekonomiler iki bileşenlidir. Birinci bileşen tüketim malları üreten sanayii kuruluşları ikinci bileşen ise üre tim araçları veya yatırım malları üreten sanayi) kuruluşlarıdır.
Tek bileşenli bir sanayi strüktürüktürüne sahip bir ekonomiyi hiç bir hususta dengede tutmak mümkün değildir. Böyle bir ekonominin, toplumların çağdaş uygarlık düzeyine ulaşmak İddiası ile bağdaştırılması da kabil değildir.
3T
18 — Tttrldye'de elektroteknik İmalât sana yiinin bugünkü donunu
Ulusal ekonomimizin genel endüstri sorunla rına değinmeden önce elektroteknik imalât sa nayiimizin bugünkü durumu üzerinde durulma sı uygun mütalaa edilmigtir.
İkinci Beş Yıllık planın hazırlıkları sırasında yapılan incelemeler göstermiştir ki, her sanayi sektöründe olduğu gibi elektrik rektöründe de kurulmuş olan sanayii kollarının ağırlık nokta sını tüketim malı veya dolaylı tüketim malı imal eden sanayi kuruşları teşkil etmektedir, örneğin
Yalıtılmış İnce teller, Alçak gerilimli güç kabloları, îç ve dış tesisat malzemeleri, Elektrik ampulleri, gibi malların imaline memleketimizde öncelikle teşebbüs edilmiş bulunulmaktadır. Bunların dı gında mutfak ve ev ihtiyaçları için elektrikli fı rınlar, sobalar, çamaşır makinaları ve diğer benzeri eşyalar, pikap, teyp, radyo, telefon gibi alet ve cihazlar da kısmen montaj şeklinde de olsa imal olunmaktadır. Fakat bu imalat sek törünün, fonksiyonları itibariyle enerji üretim, iletimi ve dağıtım sistemlerinde kullanılan elek troteknik cihaz makinalan üreten sanayi kolla riyle bir iligisi bulunmamaktadır.
Genel olarak elektrik enerjisinin üretimi, iletimi, dağıtımı ve sınaî maksatlarla tüketimi için gerekli olan ve yatırım malı niteliğinde bu lunan makina ve cihazları aşağıdaki imalat grup ları içinde toplamak mümkündür.
i) Transformatör, sabit kondansatör, kesici (Disjonktör),,ayırıcı (Senksiyoner), sigorta ve yük kesici, ölçü trafosu ve .benzeri statik ci hazlar sanayii.
il — Motor, generatör ve benzeri döner elek rik makinalan sanayii.
11 — Elektrik sayacı, ölçü aletleri ve röle ler gibi hassas elektrik aletleri sanayii.
iv — Yer altı, su altı kabloları, enerji nakil hattı iletkenleri ve benzeri malzemeler sanayii.
Memleketimizde bu alanlarda faaliyet göste ren birkaç kuruluş mevcuttur. Ancak bu kuru luşlar bugünkü kapaalteleriyle memleket ihti yacının çok cüz'i bir kısmım karşılayabilmekte dir. Bu tesislerin yatay ve dikey bir entegrasyon İçinde kapasitelerini büyütüp genişletmelerine lüzum olduğu kadar yeni kuruluşların vücuda ge tirilmesine de ihtiyaç vardır.
Halen elektrik sektörünün yatırım malı ihti
yacına kısmen cevap veren sanayi kuruluşları
mız hakkında kısa izahat aşağıda açıklanmış
tır:
a) Transformatör sanayi
Memleketimizde ilk transformatör fabrikası Etibank'ın teşebbüsü.yerli ve yabancı firmaların ortaklığı İle izmir'de inşa edilmiştir. Elektrik Teçhizatı imalâtı Sanayii A. Ş. adını taşıyan (ETÎTAŞ) Firmasının izmir'de kurmuş olduğu fabrika halen en büyük ünitesi 16 MVA en yük sek gerilim 35 kV olmak üzere dağıtım transfor matörü imal etmektedir. Fabrikanın yıllık ima lât kapasitesi 300 MVA mertebesindedir. Bunun 600 MVA'ya yükseltilmesi için çalışılmaktadır.
Diğer taraftan yine Etibank'ın AEG firmasıy la müştereken kurmuş olduğu AEG ETİ Elek trik Endüstrisi A Ş. nin Gebze'de inşa ettiği fabrikanın da 3 esas faaliyet kollarından birini transformatör imali teşkil etmektedir. Bu fab rikada en büyük ünite şimdilik ' 10 MVA ve en yüksek gerilim 154 kV olmak üzere, her türlü enerji nakil ve tevzi trafoları imal edilecektir. Fabrikanın yıllık trafo imal kapasitesinin 500 MVA civarında olacağı tahmin ve hesap edilmiş tir.
Bunların dışında istanbul'da ESAS adında bir .firma, yıllık İmalât kapasitesi 500 MVA olan üçüncü tranformatör fabrikasının inşaasını ta mamlamak üzeridir.
Buna göre 1969 veya 1970 yılında memleke timizde kurulu tranformatör sanayiinin yıllık toplam imalat kapasitesi 1000 MVA'yı aşmış bulunacaktır. Ancak, bununla transformatör ih tivacımızın tamamının yurd içinden karşılanabi leceği sonucu çıkarılamaz.
Zira yapılan hesaplara göre tanzim edilmiş, bulunan 4 a nolu tabloda açıklandığı gibi Tür kiye'nin yıllık transformatör ihtiyacı 1970 de 1700 MVA olarak tahmin edilmekte ve bu yıl lık İhtiyacın gittikçe büyümeye devam ederek,
1977 de 2600 MVA 1982 de 4050 » 1988 de 6500 » 1992 de 9100 > 2000 de 16850 » ya yükseleceği anlaşılmaktadır.
Bu ihtiyaca kümülâtif açıdan bakılacak olur sa, memleketimizde 1968 yılında 9100 MVA'yı bulmuş olan toplam kurulu transformatör ka pasitesinin,
1982 yılında 42200 MVA 1992 yılında 104000 > 2000 yılında 204000 » ya ulaşması icabetmektedir. (4 nolu tablo)
Oysa mevcut transformatör fabrikaları, bil hassa İmal ettikleri ünite büyüklüğü bakımın dan, yurd ihtiyaçlarını karşılayabilecek endüst riyel kapasitede değillerdir. Bu yüzden enerji nakil hatlarında da elektrik santrallarının in
şaasında geniş çapta kullanılan yükseltici büyük trafo ünitelerinin ithaline devam olunmakta dır.
b) Döner elektrik makinaları imalat sanayii
Memleketimizde henüz «Döner Elektrik Ma kinaları Sanayii» olarak tanımlanabilecek bir sanayi kolu tam manasiyle teşekkül etmemiş tir. İstanbul'da GAMAK Fabrikası 25 HP gücü ne kadar kısa devreli asenkron motor imal et mektedir.
Ankara'da Etimesgut'da faaliyet halinde olan ELSAN Elektrik Motoru Sanayii de aynı tipte bir fabrika olup her iki müessesenin fiilen gerçekleştirmiş oldukları imalatın toplam hac mi yılda 100.000 HP civarındadır.
Bunun dışında Türk General Elektrik Şirke tinin buzdolabı çamaşır makinası gibi cihazla rın tahriki maksadıyla kurduğu motor fabrika sı modern bir tesisi olup, maksadına uygun şe kilde çalışmaktadır. Fakat sanayide tahrik ele manı olarak ihtiyaç duyulan büyük ve orta güç lü motorlarla özel işlerde kullanılmaya mahsus diğer elektrik motorları, traksiyon motorları, daimi ceryanlı makinalar, generatörler ve diğer döner elektrik makinaları henüz yurt içinde imal edilememektedir.
AEG ETÎ'nin Gebze'de inşa ettiği fabrikada ise 60 HP ye kadar kısa devreli asenkron mo torlar ve özel işler için bazı tip küçük motor lar imal edilebilecektir. Bununla beraber, •mem leketimizin döner elektrik makinaları alanında güçlü bir sanayii koluna olan ihtiyacı gün geç tikçe büyümektedir.
Biraz evvel de değinildiği üzere bu ihtiyacın önemli bir parçasını endüstride çevirici eleman olarak kullanılan elektrik motorları teşkil et mektedir. Bu hususta D.P.T.'nın elektrik maki naları cihaz ye malzemeleri özel ihtisas komis yonu tarafından ikinci beş yıllık plânın hazır lanması ile ilgili olarak tanzim edilmiş olan ra porda, gelişen sanayimizin elektrik motoru ihti yacının aşağıdaki tabloda açıklanmış olan pro jeksiyona göre artmakta olduğu hesap ve tah min edilmiştir.
Türkiye'nin gelecek yıllarda elektrik motoru ihtiyacı
1968 1969 1970 1971 1972 1973 1974 1975 1976
Toplam HP
369.000 420.000 473.000 535.000 607.000 682.000 768.000 864.000 872.000
Toplam CÎF değer TL.
49.769.000 56.702.000 63.784.000 72.102.000 82.786.000 92.008.000 103.503.000 117.786.000 131.008.000
Ancak çeşitli yollardan ithaline devam edil diği halde, yerli fabrikalara yapılmakta olan külliyetli siparişler, memleketimizin elektrik motoru ihtiyacının bu tahminlerin de hayli üs tünde olduğu intibaını uyandırmaktadır, özel ihtisas Komisyonunun araştırmalarından anlaşıl dığına göre, Türkiye'nin toplam motor ihtiyacı nın f/o 56 sini 50 HP den büyük üniteler teşkU etmektedir. Memleketimizde ise halen imal edi len en büyük motor ünitesi 60 HP dir. Bu duru ma göre yukarıdaki tabloda ifade edilmiş olan toplam ihtiyacın yarısından fazlasını yurt dışın dan ithal etmek zorunluğu henüz giderileme miştir. Kaldıki, ham madde tedarikinde uğradık ları büyük zorluklar dolayısiyle mevcut fabrika lar tam kapasiteleriyle çalışamamakta ve bu fabrikaların halen imal edebileceği elektrik mo torları dahi bol miktarda yurt dışından getiril mektedir.
Döner elektrik makinaları ihtiyacının ikinci ve en 'büyük kısmım ise elektrik generatörleri teşkil etmektedir. Türkiye'nin yalnız bölgesel elektrik üretim tesisleri açısından generatör ih tiyacı yıllar itibariyle tabloda açıklandığı gibi dir.
Pek çoğunun büyük ünitelerin teşkil ettiği bu makinaları yukarıda adları açıklanmış ı olan fabrikalar imâl edebilecek güç ve kapasitede de ğillerdir. Zira bu çeşit makinalar ancak ağır sa nayi sektörüne dahil olabilecek nitelikteki tesis lerde imâl olunabilir.
Bunların dışında, Demir Yollarının elektrik lendiriimesl yani buharlı lokomotifin yerine ika me edilmekte olan dizel elektrik veya doğrudan doğruya elektrikli trenlerin motor ve generatör leri önemli bir yekûn tutmaktadır.
İnşaat şantiyeleriyle Ordu birliklerinde geniş ölçüde kullanılmakta olan taşınabilir elektrojen grupları, köy ve kasabaların aydınlatılmasında ve münferit sınaî imalâthanelerin muharrik kuv vet ihtiyacının karşılanmasında kullanılan küçük ve orta takatli sabit gruplarında memleketimi zin döner elektrik makinası ihtiyacının diğer önemli bir kısmını teşkil ettiğini kabul etmek gerekir.
öteyandan geniş1 eyen ve kalabalıklaşan şehir lerimizin, özellikle vilayet merkezlerimizin, bir çoğunda ve yakın bir gelecekte troleybüs tesi satının kurulmasına ihtiyaç duyulacağı muhak kaktır. Hatta Avrupa'da olduğu gibi birbirine ya kın yerleşme merkezleri arasında troleybüs hat larının lnşaa edileceği zamanın çok uzakta olma dığı söylenebilir. Bu itibarla bu modern taşıt aracının kullanma alam genişledikçe memleke timizin döner elektrik makinalarının ihtiyacında da yeni artışlar meydana geleceği beklenmelidir.
Döner elektrik maklnası ihtiyacımızın şimdiki büyüklüğü ve yakın gelecekte erişeceği genişlik göz önünde tutulduğu zaman mevcut imalat sa nayiimizin ne derece yetersiz olduğu daha iyi anlaşılmış olur.
ı o) Salt teçhizatı sanayii:
Statik cihazlar arasında önemli bir yer işgal eden salt teçhizatının başlıca türlerini kesiciler (Disjontörler), ayırıcılar (seksiyonerler), yük da ğıtım panoları, kontrol tabloları, akım ve gerilim transformatörleri gibi ekipmanlar teşkil etmek tedir.
Bunların içinde imali diğerlerine niabetle daha kolay olan seksiyonerlerin yapılmasına bir sü reden beri yurt içinde başlanmış bulunmakta dır, örneğin: SACE, StMCO ve AEG ETÎ < gibi teknik kapasiteleri yeterli kuruluşlar 35 kV ge rilime kadar yeterli seksiyonerler yapmaktadırlar.
Halen SACE Firması 35 kV gerilime kadar yıkla bir miktar kesici de imal etmektedir. AEG ETÎ'nin faaliyet programının ikinci yansında 35 kV'luk kesicilerin imali ele alınacaktır. An cak, kesicilerin bazı aksamı yüksek vasıflı mal zemeye ve yüksek seviyede bir imalât presiz yonuaa lüzum göstermektedir. Bu sebepten bu gibi aksamın başlangıçta konponent olarak dı şardan İthali yoluna gidilmesi zorunlu olmakta dır. •
Her yü imal edilecek kesici miktarı çoğal dıkça bu aksamın da yurt içinde yapılması için gereken tedbirlerin alınacağı tabiidir.
Yük dağıtım panolar»1, kontrol tabloları yu karıda adları geçen müesseseler tarafından imal edildiği gibi bunların dışında basit kontrol tab loları ve alçak gerilimli dağıtım panoları imal eden küçük atölyeler d© mevcuttur.
• Orta ve Yüksek gerilim akım ve gerilim tra
fosu İmali Etibank tarafından kendi özel atöl
yelerinde denenmiş ve muvaffak olunmuştur. An
cak bu teşebbüs henüz smaî bir İmalat karakteri
iktisap etmemiştir. •.
Alçak gerilimli otomatik şalter ve kontaktör gibi cihazlar, büyük seriler halinde imal olun duğu takdirde rantabl görüldüğünden, şimdiye kadar bu tür imalat İçin herhangi bir teşebbüse geçilmemiştir. Mamafih memleket ihtiyacının sür'atle geliştiği ve bu alanda yapılacak bir en vestlsmani rantabl kılabilecek bir seviyeye ulaş tığı intibaı kuvvetlenmektedir.
. d) Elektrik ölçü aletleri ve hassas cihazlar , sanayii:
MaMna Kimya Endüstrisi Kurumunun teşeb büsü ile Mamak'ta 'mevcut bir bina içinde kurul muş olan elektrik sayacı fabrikasında halen mo
S8
nofaze bir sayaç tipi imal edilmektedir. Bu fab rikada diğer ölçü aletleriyle birlikte röle ve ben zeri hassas elektrik cihazlarının imalinin de ele alınması için gerekli çalışmalar ve araştırmalar yapılmaktadır'.
e) Kablo ve iletken sanayii:
Biri Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu di ğeri RABAK Şirketi olmak üzere iki müessese memleketimizde elektroteknik bakır istihsal eden tesislere sahip bulunmaktadır. Her iki müessese ve daha başkaları elektrolitik bakırdan muhtelif kesitlerde bakır tel çektikleri gibi bu telleri ka vuçuk ve plâstikle kaplayan ve elektroteknik imalat alanının belli başlı yerli mamul ihtiyaç larından birini teşkil eden yalıtılmış iletkenleri yapan yerli fabrikalar da mevcuttur.
10 (kV'a kadar plâstik izoleli yeraltı kablosu imâl eden bir fabrika Bandırma'da faaliyettedir.
Çelik çekirdekli aliminyum iletken imal eden bir fabrika halen îzmit Hinin Derince mevkiinde çalışmakta olup bir ikincisi Sakarya îli dahilinde inşaa halindedir.
VII — Türkije Sanayiinin Genci Manzarası ve Geliştirilmesi Çareleri:
19 , Sanayii Devriminin Gerçek Anlamı: ••
Türkiye endüstrisinin orta Avrupa ülkelerine oranla hayli geri bir durumda olduğu bilinen ger çeklerdendir. Fakat aradaki mesafenin sabit bile kalmayıp büyümeye devam edişi, belki de bu me selenin en ağır olan yönünü teşkil etmektedir.
Bu olayın nedenine doğru bir teşhis koyma dıkça önleyici tedbirlerini bulmak kanaatimizce mümkün olamayacaktır.
17. yüzyılda İngiltere'de başlayıp daha sonra orta Avrupa ya geçmiş olan ve ekonomi litera töründe kısaca «Endüstri Devrimi» deyimiyle tanımlanan olaylar karşısında Osmanlı idare sinin habersiz ve ilgisiz tutumu, ülkemizle Av rupa arasında bugün bir uçurum manzarası ha lini almış olan seviyeye farkının meydana geli şinde şüphesiz en önemli rolü oynamıştır.
Çeliğin ve ısı gücünün bulunuşu ile başlayan endüstri devriminin mühendislik açısından ta rifini yapmak gerekirse denilebilir ki bu olay, tüketim maddelerini üreten araçların icat olun ması ve bu araçların tabiî kaynaklarından elde edilen enerji ile tahrik edilmesinden ibarettir.
Güç ve kapasiteleri durmadan büyüyen üretim araçlarının tahriki için tabiî enerji kaynakla rından daha geniş ölçülerle yararlanma tekniği nin geliştirilmesi gayretleri, insanlığın bugünkü endüstri çağına erişmeside izlenmekte olan aşa maları teşkil eder. '
Elektrik Mühendisliği 160
Buradan çıkarılması icabeden sonuç şudur:
Bir toplumda gerçek anlamda sanayileşme nin ölçüsü, üretim aracı yapımında kaydedilecek ilerlemelerdir. Diğer bir deyimle çimento, şeker ve kağıt gibi tüketim maddeleri üreten fabri kaların sayısı ne olursa olsun, bir ülkenin bu tür tesislerle güçlü sanayie sahip olduğu iddia edi lemez.
Bu fabrikalar içindeki makinalar veya onların yapımı için lüzumlu olan bilgi, tecrübe ve mü hendislik hizmetleri yabancı kaynaklardan temin olunduğu sürece, iğreti bir eşya olmaktan öteye geçemez. Zira bu gibi tesisler, kendilerini sürekli şekilde beslemesi gereken teknoloji kaynaklarıyla bağlantılarını kaybettiği andan itibaren demode olmaya ve mevsimlik bitkiler gibi kuruyup göç meye mahkûmdurlar.
Sanayici ülkelerin refah ve medeniyet seviye lerinin hızlı yükselişleri gözle görülmesine rağ men, toplumumuzun başlangıçta kendi kendisini bir tarım ülkesi olarak kabul etmesi ve ekono mimizin yapısını bu temel ilkeler üzerinde inşa etmeye çalışması, çağımızla bağlantımızın kop masına sebep olmuştur.
Ancak Cumhuriyet idaresi kurulduktan sonra sanayileşmenin kaçınılmaz bir zorunluluk olduğu gittikçe yaygın bir düşünce olmaya başlamıştır. Fakat bu defa da tüketim malları üreten sanayi sektörlerinin kuruluşlarına öncelik tanınmış ve endüstri alanındaki gelişmeler giderek, bu yönde ağırlık peydah etmiştir. Bu davranış da, mese leler için köklü bir çözüm yolu olamamış ve eko nomimizi bu gün içinde (bulunduğu dar boğaz larla karşı karşıya getirmiştir.
• Bu dar boğazları şöylece özetleyebiliriz:
i) Türkiye'nin her yıl artan üretim aracı ih tiyacının ithalat yoluyla karşılanması git tikçe zorlaşmakta ve hatta imkânsızlaş maktadır.
ii) Büyümeye ve genişlemeye çok müsait olan tüketim malları sanayiinin dışarıdan ithal etmeğe mecbur olduğu ham veya yanma
' mûl maddelerin sebebiyet verdiği döviz harcamaları dış ticaret açığını artırma is tikametinde etkilemektedir.
iıi) Başta enerji sektörü olmak üzere, büyük sınaî komplekslerle ilgili yatırımların dış finansmanı için devamlı şekilde yabancı kaynaklardan temin olunmakta olan kre diler memleketimizi gittikçe ağırlaşan bir borç altına itmektedir.
iv) Mühendislik hizmetleri ve vasıflı el emeği nin en yüksek seviyelerde değerlendirildiği bir istihdam alanından ulusal ekonomi mahrum kalmaktadır.
20 — Türk Sanayii devrimine Devlet Sektörünunden yapılması gereken katkı
Türkiye sanayiinin kalkındırılması hususunda çok ve değişik fikirler ortaya atılmaktadır. Buna rağmen bir sanayi devriminin henüz aksiyon haline gelememiş olmasının nedenlerini, kalkınma felsefemizin ilkeleri arasında üretim aracı ürete cek sanayi dallarının kurulması ve geliştirilmesi düşüncesine gereği gibi yer verilmemiş olması nı da aramak icabeder. Halbuki Türk toplumunun zihnî yapısının en ileri sanayi ülkelerindekine eşdeğer olduğunu ispatlayan örnekler sayısızdır. Ancak, dünyamızın 'içinde bulunduğu koşullar karşısında ve özellikle iktiaaden gelişme halinde olan ülkelerde, sanayileşmenin lüzum gösterdiği disiplinlerin kurulmasına devletin sadece yardımcı değil baza ahvalde ve özellikle üretim aracı imali yapımında doğrudan doğruya müteşebbis olarak önderlik dahi etmesinin bir zorunluluk olduğu an laşılmaktadır.
Yatırım malı imal eden sanayii dallarını ağır makina sanayii sektörü içinde mütalâa etmek İcap eder. tktisaden gelişme halinde olan ülke lerde bu çeşit sanayiinin ya tamamen devlet ta rafından kurulduğu veya (hiç değilse devletin geniş ölçüde teşvik ve desteğine nıazhar olduğu yaygın bir tatbikat olarak izlenmektedir.
Sanayiıde büyük aşamalara erişmiş ülkelerde bile ağır sanayi konularına devletçe gösterilen alâka son derece önemlidir. Bu ülkelerde geçen yüzyılın 1. veya 2. yarısmda kurulmuş olan pek çok saniyi müesseesl, dünyanın o zamanki şart larından yararlanarak süratle gelişmiş ve ken dilerinin doğuşu sırasındaki dünya şartlarını de ğiştirerek bugün için yeni bir ortamın meydana gelmesine amil olmuştur. İleri ülkeler sanayiinin halen iktisap etmiş olduğu gücün manzarası, ge ri kalmış toplumların ölçüleriyle, gerçekten göz kamaştırıcıdır. Bununla beraber, "oralarda da devletin bu sanayi sektöründen dikkat ve teyak kuzunu eksik etmediği bir gerçektir.
Sanayileşmiş memleketlerde, devletin ağır sa nayii sorunları üzerine büyük bir dikkatle eğil mesinin nedenleri vardır. Filhakika ileri sanayi ülkelerinde yatırım malları sanayii ekonominin temelini teşkil eder. Zira bu ülkeler, üretim aracı yapımında ve bu araçların tekabül ettirilmesinde sahip oldukları insiyatif sayesinde dünya Üretim politikası üzerinde etkili olabilmekte ve dolayı slyle uluslararası genel politikada söz sahibi ol mak yeteneğini ellerinde bulundurmaktadırlar.
Yatırım malı sanayii aynı zamanda ulusal savunma ile ilgili araçların imal olunduğu sana yii dallarını da kapsar. Bu itibarla, yatırım ma lı sanayii bir ülkeye askerî yönden de ayrıca üstünlük temin eder.
TABLO XI
MAKtNA VE ELEKTRİK ENDÜSTRİSİ ALANINDA TATDÎIM MALI VE ÜRETİM ARACI İMAL VE İHRAÇ EDEN ÜLKELERİN ULUSLAR ARASI TİCARET HACMİ
Değer olarak milyon $
Oran % 1965 1966
B. Amerika B. Almanya İngiltere Japonya
Fransa
İtalya Kanada
9350.3 10015.7 11160.6 12573.5 22.9
21.9
21.6
22.3
7531.3
8269.3
9295.9 9782.7 18.4
18.1
17.4
5112.5
5559.7
6099.9 5813.0 12.9
12.2
11.8
10.3
1958.0
2642.9
3307.7 3817.3
6.8
2302.4
2642.3
3001.8 3303.6
5.9
1846.2
2177.4
5572.0 2954.2
4.5
945.1
1187.5
1927.7 2830.0
2.3
5.2
Rusya
1636.4
1681.0
1889.9 2088.0
4.0
İsveç
1254.4
13881
1517.0 1673.0
Doğu Almanya
1295.8
1414.1
1492.5 1657.6
3.2
Çekoslovakya
1241.1
1271.8
1359.0 1453.6
Hollanda
1340.7
1352.4
1456.9 1485.9
3.3
Belçika
1037.0
1285.1
1333.3 1369.8
İsviçre"*
795.9
894.3
984 9 1056.6
Polanya
716.0
775.1
795.4
903.6
1.8
1.7
Danimarka
430.2
490.1
552.7
572.5
Macaristan Avusturya Norveç Yugoslavya Romanya Finlandiya İspanya
452.1
489.8
495.6
552.2
0.9
295.4
325.9
339.5
381.5
187.7
244.9
259.7
385.3
151.6
256.7
299.4
254.7
206.1
211.6
129.0
167.1
172.9
212.7
82.8
100.0
205.4
178.2
Avustralya Brezilya İrlanda Portekiz Yunanistan
114.3
135.1
150.9
129.8
18.3
28.9
33.3
43.6
14.6
28.6
35.5
37.5
16.5
20.1
26 8
35.8
5.7
7.0
Liste toplamı Dünya toplamı
40281.3 40860.0
45056.4 51540.0
50954.8 55521.8 98 6 56300.0 56300.0 100.0
98.7 100.0
9&9 100.0
98.6 100.0
Elektrik MühendlslifMSO
Yatırım malı sanayii, akim yaratma gücüne zemin ve imkân hazırlayan en mükemmel bir vasıtadır. Bu sanayii sektörü, mühendislik hiz metlerini de içine alan geniş bir cephe üzerin den toplumun çağdaş uygarlık ve teknoloji ile temasını ve bağlantısını sağlar. Yatırım malı sanayiini kuramamış memleketlerin çağdaş uy garlıktan kopmaları bu yüzdendir Bu sebeple, dünyanın ileri sayılan ülkelerinde, ağır endüst rinin bütün sektörleri üzerinde, devlet himaye si ve kontrolünün günden güne artması ve ge nişlemesi muhtemelen bu ülkelerin çağdaş uy garlıkla bağlantılarını sürdürmek çabasından doğmaktadır.
istihdam sorunlarının çözümlenmesi üzerinde
de yatırım malı sanayiinin etkisi önemlidir. Zira
yatırım malı ve üretim aracı yapımında vasıflı
el emeğine geniş ölçüde ihtiyaç duyulmaktadır.
Bu itibarla, yatırım malı sanayii gelişen toplum
ların ekonomisinde istihdam hacmi yalnız geniş
lemekle kalmamış bu sanayiin sağladığı yüksek
katma değer sayesinde genel refah seviyesi de,
diğerlerine kıyasla çok daha yükseğe erişebil
miştir,
z
Hülâsa yatırım malı ve üretim aracı sanayii bir ekonominin etrüktürel açıdan gelişmesinde en etkili kuvveti ve yapıcı unsuru teşkil etmek tedir. Dolayıslyle, sayılan çok olmayan ve fakat endüstri devrimlerini tamamlamış oldukları ka bul edilen bütün ülkelere eriştikleri bugünkü mer halelerin gerisinde kalmamak için olağan üstü gayretler harcamakta ve oralarda Devlet dahi bu gayretlerin içinde bulunmaktadır. ,
Bu hususta Birleşmiş Milletler Avrupa Eko nomi Konseyinde yapılmakta olan bir istatistik hayli dikkat çekici rakamları ihtiva etmektedir. Bu istatistik, «Engineering Products» terimi ile ifade edilen ve dilimizde yatırım malı, sermaye malı veya üretim aracı gibi çeşitli deyimlerle ifade edilmeye çalışılan mamullerin uluslararası ticaretini göstermektedir.
Durumu özetleyen tablonun tetkikinden an laşıldığı veçhile, 1967 yılında bütün dünyada ma kina ve teçhizat gibi yatırım mallarının toplam Fob İhracat değeri 56.3 milyar $ olmuştur.
Bunun55,5 milyar ? lık kısmı yani % 98,5'i 26 ülkeden yapılmıştır. (İhracatı çok küçük ol duğu için, Portekiz ve Yunanistan kaale alın mamıştır) .
Bu ülkelerin arasında % 22,3 oranı ile Birleşik Amerika başta gelmekte ve onu % 17,4 oranı ile Batı Almanya takip etmektedir.
Almanya'dan sonra en yüksek ihracat oranı % 10,3 ile ingiltere'nindir.
Bundan sonra Kanada, Japonya, Fransa ve İtalya % 5'in üzerindeki oranlarıyla makina İh
Elefctrlk Mühendisliği 150
racatçısı başlıca ülkeler arasında ve aynı dü zeyde yer almış bulunmaktadırlar.
İktlsaden gelişme halinde oldukları kabul edi len ,bir çok ülkenin bu 26'ların araşma girmeye çalıştığı ve halen bu kariyerde olanların ise, bu lundukları yerden daha Heri bir noktaya sıçrama çabası içinde oldukları açıkça izlenebilmektedir.
Memleketimize gelince;
Başta kömür ve çelik olmak üzere, ağır sa nayi sektöründe mütalâası gereken bazı üretim faaliyetleri, deniz ve demiryolları nakliyatı ile elektrik enerjisi üretimi, iletimi ve dağıtımı gi bi bir takım alt yapı hizmetleri devlet eliyle yü rütülmektedir.
Tabiî olarak zamanla genişleyen bu hizmet ve üretim tesislerinin devamlılığını teminat al tında bulundurmak mecburiyeti, alâkalı devlet müesseselerini bir takım tedbirler aramaya ve uygulamaya zorlamıştır. Netice itibariyle, bu et kenler Türkiye'de makina imalâtı alanında mü him köprü başlarının teşekkül etmesine yol aç mıştır. Bunların gelişmesi ve genişlemesi için ge rekli tedbirler alındığı takdirde Makina ve Ya tırım Malı Endüstrisinin birçok kollarını yurd içinde kurmak ve böylece endüstri devriminin ilk adımlarını atmak mümkündür.
21 — Sanayiimizin Gelişmesine Hizmet ede cek tedbirler
Türkiye'nin enerji davasını ve dolayısiyle top yekûn kalkınma davasını başarıya ulaştıracak sanayi dallarının kurulması ve geliştirilmesi için alınacak tedbirleri iki kategoride toplamak icabe der.
Birinci katagoriye giren tedbirler genel nite likte olup, hemen hemen sanayimizin bütün dal ları için aynı derecede lüzumlu ve önemlidir. İkinci kategoriye giren tedbirler ise kamu kuru luşlarınca girişilmiş bulunan ve girişilmesi ge reken teşebbüslerin geliştirilmesi ile ilgilidir.
22 — Genel tedbirler
Kalkınma hamlelerinin karma ekonomi pren sipleri dahilinde planlandığı memleketimizde dev letin endüstriyel faaliyetler üzerinde yapacağı en olumlu kantribüsyon şüphesiz bu faaliyetler için varlığı şart olan ortamı yaratmaktadır. Binae naleyh ülkemizde yatırım malları ve üretim araç lan sanayiine büyük aşamalar sağlayacak ted birleri söz konusu ortamın yaratılmasına hizmet edecek faktörler olarak mütalâa etmek icabeder.
Türk kamu oyunda, sanayiimizin kalkındırıl masıyla ilgili uzun tartışmalardan sonra geniş bir zümre tarafından benimsenmiş olan tedbir ve tavsiyelerin birkaçını şöylece özetlemek müm kündür.
— Sanayi yatırımlarının uzun vadeli finans man ihtiyacını karşılayacak millî müesse seler kurulmalı ve mevcutlar Islâh edil melidir.
— Sermaye piyasasının gelişmesini ve işleme sini temin edecek müessese ve mevzuat bir an önce kuvveden fiile çıkarılmalıdır.
— Vergiler, sanayii teşvik ve himaye edici istikametlerde Islâh edilmelidir.
— Bilhassa gümrük mevzuatı yerli sanayii mizi koruyacak şekilde dengeli hale ge tirilmelidir.
— Dış ticaret rejimi ve bu rejimin bir parça sını teşkil eden kota sistemi daha olumlu ve rantabl bir düzene sokulmalıdır.
— Yabancı sermaye tatbikatına ilişkin for maliteler, bilhassa yatırım malları sana yiinin özellikleri göz önünde tutularak, cid di ve esaslı bir revizyondan geçirilmelidir.
Bütün bunları ve benzeri diğer tedbirlerin birbirinden ayn müstakil kuruluglar gekllnde ele alınması doğru değildir. Bilâkis hepsi bir arada ve dengeli bir şekilde ele alındığı takdirde ulu sal ekonominin yatırım malı sanayiine yönelecek temel politikasının çizgileri ortaya çıkarılmış olur Böyle bir politikada yatırım malı sanayiinin lehine olarak :
— Finansman sorunlarının kolaylaştırılması, — Pazar şartlarının yarattığı güçlüklerin gi derilmesi — Knov How temininde gereken müzaheretin gösterilmesi — Ham maddenin ithalinde güçlüklerin or tadan kaldırılması, '— Dıg rekabetlerden doğabilecek yıkıcı etki lerin önlenmesi, gibi bir çok ilkelerin yer alması gereklidir.
23 — Devlet Sektöründeki Makina İmalât Sanayiimizin Dununu:
. Kuruluşundaki ana hedefi harp aracı ve mü himmat imal etmek olan Kırıkkale Askeri Fab rikalar, Şimdiki unvanıyla «Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu» bir tarafa bırakılacak olur sa, kamu sektöründe bugüne kadar ve münha sıran üretim aracı veya yatırım malı imal etmek düşüncesiyle kurulmug müstakil ibir fabrika gös termek kabil değildir.
Fakat bazı iktisadî kamu teşekküllerinin bün yesi içinde gelişmiş ve gelişmekte olan öyle ku ruluşlar vardır ki, bunların içinde bulundukları teşekküllerin amaç ve hizmet, programlarının hayli ötesine ıgeçinig olduğu ve ağır makina ima lât sanayii alanında mütalâa edilebilecek bir ni telik kazanmış olduğu iddia olunabilir. Bu hu susta Devlet Demiryollarının tamir bakım fab rlkalarıyla, Şeker Şirketinin aynı amaçla kurmuş olduğu tesisler, olayın tipik örnekleri olarak gös terilebilir.
Meselâ Devlet Demiryollarının «Cer atölye si» olarak Eskişehir ve Sivas'da inşa etmig ol duğu büyük tesislerin amacı, başlangıçta vagon ve lokomatif gibi demir yolu araçlarının tamir ve bakımlarını sağlamaktan ibaret iken, bu atöl yeler komple lokomotif ve vagon inşa edecek ka dar zengin iş tezgâhlarıyla teçhiz edilmiş bulun maktadırlar. Eskişehir'deki atölyenin bir dizel lo komotif fabrikası haline getirilmesi hususunda çalışmalar devam etmektedir.
Türkiye Şeker Fabrikaları A.O.'nm Eskişe hir'deki imalât tesisleri de bu Şirketin Şeker Fab rikalarının ihtiyacı olan yedek parçalan imal etmekte, tamir ve bakımları için gerekli diğer işleri yapmaktadır.
Şeker Şirketinin Ankara'da inga etmiş oldu ğu makina atölyesi ise aslında bir fabrika ka dar mükemmel ve mücehhezdir.
Şeker Şirketi, Türkiye'de inşa edilecek geker ve çimento fabrikalarının her çeşit makina ve teçhizatının yurt içinde yapılmasını öngören bir gayretin içindedir.
Gölcük'de kurulmuş olan ve deniz kuvvetleri nin yönetiminde bulunan tesislerin de yüksek bir imalât kapasitesini haiz olduğu bilinmektedir.
Karabük Demir Çelik Müessesesinin makina aksamı imal eden büyük atölyesinin yanında,, çe lik konstrüksiyon imal eden ayn bir fabrikası da mevcuttur.
Makina Kimya Endüstrisi Kurumu ise, mem leketimizde savunma aracı ve mühimmat imal etmek maksadıyla vücuda getirilmiş olan İlk ku ruluştur.
Fakat Ordumuzun ihtiyacı olan modern ve ağır silâhların genellikle dışarıdan alındığı bi linmektedir. Bu itibarla, Kuruluş tarihi çok eski olan bu Müessesenin savunma aracı yapımında hangi aşamaları gerçekleştirmiş olduğu husu sunda kesin bir bilgimiz yoktur.
Yatırım malı ve üretim aracı imali konusun da İse henüz bu Müessesenin cüssesi ve kıdemi ile mütenasip bir faaliyeti bilinmemektedir.
Durumlarını kısaca açıkladığımız bu sanayi tesislerinin daha verimdi bir faaliyet düzenine . kavuşturulmaları ve ulusal endüstri devrimimi zin birer itici kuvveti haline getirilmeleri, şüp hesiz ve ancak böyle bir devrimin amaç ve aşa * maları iyice tesbit olunduktan sonra ve etraflı bir incelemeye dayanılarak radikal ve rasyonel bir gerçekleştirme planının uygulanmasıyla müm kün olabilir.
Devlet Demiryollarının Cer Atölyeleriyle Şe ker Şirketinin fabrika yahut İmalâthanelerinin bugünkü işleyiş şeklinin söz konusu rasyonel ve radikal ıslahat zorunluluğunu belirten örnekler olarak göstermek mümkündür.
Adı geçen, bu kuruluglarm işleyişinin en çok yadırganan tarafı, tamir ve bakım hizmetleriy le yeni imalât işlerinin aynı çatı altında, aynı kadrolarla ve aynı mevzuat ve organizasyon çer çevesi içinde yürütmeye gayret etmekte oluşla rıdır. Bu tutumun pratikte doğurduğu sonuçlar şöyle özetlenebilir :
— Fabrika ve atölyeler doğrudan doğruya teşekkülün genel müdürlüğüne bağlı birer iş yeri olarak mütalâa edilmekte ve dola yısıyla teşekkülün kuruluş amaçlarına uy gun olarak düzenlenmiş bulunan tüzük ve talimatlarla idare olunmaktadır.
— Otonom bir idareye ve ayrı bir muhase beye sahip olmadıkları için bu kuruluşla rın normal faaliyetlerinin malî, iktisadî ve ticarî yönlerden gerçek durumlarını bilme ye veya ortaya koymaya imkân yoktur.
— Yeni bir iş siparişinin kabulü, Genel Mü dürlükten geçen formaliteleri gerektirdi ğinden, bu kuruluşların ihalelere katılma ları fiyat kırmaları, ticarî rekabetin ge rektirdiği çeşitli uygulamalara baş vur maları kabil değildir.
— Keza ham madde ve malzeme satınalma işleriyle ilgili muamelelerde, Teşekkül Ge nel Müdürlüğünden geçen formaliteleri ge rektirdiğinden, yeni iş siparişlerinin ka bulü ve işlerin kısa zamanda ikmal edile rek sahiplerine teslimi gibi hususlarda, ti carî zihniyet ye elastikiyetin üstünlük sağ layıcı imkânlarından, bu kuruluşlar mah rum kalmaktadırlar.
— Yeni işlerin garanti sorumluluğunu yük lenmek başlı başına bir güçlük konusu teş kil etmektedir.
— Yeni imalât konularını geliştirmek, patent ve lisans anlaşmaları yapmak, bu günkü teşkilâtlarla yapılması güç ve vakit kay bettirici işlerdir. .
— Kendi bütçelerinin tanziminde serbest ol madıkları için tesislerin işletme ve idare kadrolarının yetişkin uzman ihtiyaçlarının karşılanması hususunda da engellere rast lanmaktadır.
Bu sayılanlara benzeyen daha birçok olaylar, büyük yatırımlara malolmuş olan ve doğrudan doğruya devlet sektörünün yönetimiyle istenilen bu önemli sınaî tesislerin kapasitelerinin 'tama mının kullanılmasını önlemekte, bundan da da ha kötü olarak, memleketimizde ağır makina imalât sanayiini geliştirmek ve bir endüstri dev rimini gerçekleştirmek hususunda ileri sürülen hamleci fikir ve düşüncelerin isabeti ve gerçek çiliği hakkında şüphelerin uyanmasına sebep ol maktadır.
— Ne uygulanan teknoloji bakımından, — Ne ham madde ve malzeme bakımından,
— Ne sipariş alınması veya mamulün pazar lanması bakımından,
— Ne istihdam olunan işçinin yetişme disip lini ve formasyonu bakımından,
— Ne genel sevk ve idare koşulları bakımın dan
.Tamir bakım ve idame işleriyle yeni ve komple ünitelerin imali sorunları arasında bir ilişki ve ya koordinasyon kurmaya imkân yoktur. Buna rağmen, yukarıda adı geçen kamu teşekkülleri nin bünyesi içinde bu çelişik halin sürüp gittiği bir gerçektir.
Bu durumda hemen yapılması gerekli olan bir yeniden düzenleme hamlesine ihtiyaç vardır. Bu hamleler :
— Her hususta gelişmiş olan bu fabrika ve ya atölyelerin belli sermayeleri olan ayrı kuruluşlar halinde teşkilâtlanmaları, yani bir hükmî şahsiyet kazanmaları,
— Kendilerine mahsus statüleriyle, benzeri sanayi kuruluşların haiz olduğu işletme ve idari elastikiyetini elde etmeleri,
—. Dikey ve yatay entegrasyonlara yönelecek büyük yatırımlarla bugünkü faaliyet sı nırlarım genişletmeleri, amaçlarını her halükârda kapsamalıdır. Bu gibi hamlelerin gerçekleşmesinde devletten beklenilen yardım ve katkının en olumlu örnekleri teşkil edeceğine şüphe yoktur.
24 Kamu Sektörüne dahil bazı imalât sa nayii Kuruluşlarının enerji davamıza sağlayabileceği imkânlar
Başlangıçtan itibaren açıklamaya çalıştığımız gibi, Türkiye'nin elektriklendirilmesi ile ilgili so runların ağırlık noktasmı, elektriğin üretimi, ile timi, dağıtımı için lüzumlu olan tesislerin kurul masında ihtiyaç duyulan elektroteknik makina, cihaz ve malzemelerin temini konusu teşkil et mektedir. Mamafih bu enerjinin tüketimi açısın dan fabrika ve alelumum sınaî üretim kompleks lerinin elektro teknik ekipman ihtiyacımda da vanın önemli bir parçası saymak gerekir.
îzah, olunduğu üzere, söz konusu ihtiyaçlar her yıl hızlanan bir tempo ile büyüdüğünden, da ha şimdiden ulusal ekonomimiz döviz kaynak larının imkân sınırlarını aşan bir seviyeye yük selmiş bulunuyor.
Bu paragrafın başında adları açıklanmış olan ve kamu sektörünün yönetiminde bulunan bazı sanayi kuruluşları, bünyelerinde yapılacak bir «Yeniden Düzenleme» ile enerji sektörünün de ihtiyaçlarına cevap verebilecek duruma getirile bilirler.
Devlet Demiryolları Eskişehir'deki yeni loko motif fabrikasını bu tür kuruluşların başında saymak mümkündür.
Filhakika kapalı alanı 22.000 m* olan bu fab rikada dizel lokomotifleri ve elektrikli lokomotif ve trenlerin imali öngörülmüş, fabrikanın ekip manları buna göre tesbit edilmiştir.
İmal edilecek dizel lokomotiflerinin çalışma prensibi ise şöyledir.
Her lokomotifin 3000 HP gücünde bir dizel motoru bulunmaktadır. Bu motor aynı güçteki bir elektrik generatörünü çevirmektedir.
Bu generatörden elde edilen enerji ile loko motifin tekerleklerini döndüren elektrik motor ları beslenmektedir
Bu sisteme göre çalışan bir dizel lokomotifi nin fiyatının yaklaşık olarak •% 40'nı elektro teknik aksam teşkil etmektedir.
Eskişehir Lokomotif Fabrikasında dizel loko motiflerinin generatör ve motorlarıyla elektrik li tren ve lokomotiflerinin Cer motorlarının ima li de öngörülmüştür.
AsUnda elektrik motor ve generatörünün ima li tamamiyle değişik bir teknolojiye dayanır. Bu itibarla dizel motoru ve mekanik lokomotif par çaları imal olunan bir hailenin içinde ve "bir kö şesinde aynı zamanda cer motoru ve elektrik gencratörü de imal etmek, bugünkü anlayışla en düstri disiplinine uygun düşmemektedir.
öte yandan yalnız Devlet Demiryollarının elektrik motoru ve generatörü ihtiyacına cevap verecek bir imalât hacmi t>u ig için yapılan ve ya yapılacak olan yatırımların rantabilitesini te nün etmeye yeterli olabileceği şüphelidir.
Oysa memleketimizin bir «Döner Elektrik Makinalarj Sanayiine» şiddetle ihtiyacı vardtr.
Bu ihtiyacın büyüklük mertebesi aşağıdaki tablolarla belirtilmiştir.
Devlet Demiryollarının Cer Motoru ve Dizel Lokomotif Generatörü İhtiyacı
Diz. Lok. Generatör
Ad.
Cer Mot. Ad.
1969 1970 1971 1927 1973 1974 1975 1976 1977 1978 1979 1980 1981 1982
Generatörler 2400 ve 1800 H P
Motorlar
235 ilâ 271 k W
Çeşitli Amaçlarda Kullanılmak üzere 1000 kVV'a kadar dizel Elektrojen Gruba İhtiyacı
Toplam güç Adet
22 M W
25 »
28 »
32 »
36 »
40 »
45 »
Sanayiimizin toplam elektrik motoru ihtiyacı madde de açıklanmıştır. (Kaynak: D.P.T. özel th. Komisyon raporu).
Bu genel ihtiyacın 50 HP'den büyük ünite lerden meydana gelen kısmı ise şöyledir :
196» 1970 1971 1972 1973 1974 1975 1976
Toplam HP Adet
236.000 265.000 300.000 340.000 382.000 430.000 484.000 445.000
1200 1500 1700 2000 2200 2500 2800 3200
(Kaynak: D.P.T. özel İhtisas Komisyonu Raporu).
Bu tablolar, hesap ve tahmin edilebilen kıs mıyla, döner elektrik makinaları ihtiyacımızın ne derece önemli yekûnlara ulaşmakta olduğunu ortaya koymaktadır.
Bu ihtiyaçların ithalât yolu ile karşılanması halinde harcanacak döviz miktarları ise aşağı daki tabloda görüldüğü gibi hesap edilmiştir.
Orta Büyüklükte Döner Elektrik Makinaları
İmal edecek Bir Fabrikanın Muhtemelen
Yıllık satışı
1969 1970 1971 1972 1973 1974 1975 1976 1977
14200 17100 19600 23200 24800 25700 27500 23000 29000
28000 32000 36000 41000 46000 52000 58000 66000 75000
3200 3840 4320 4320 4800 4800 4800 4800 4800
5500 50900 6250 59190 7000 66920 8000 76520 9000 84600 10000 92500 11250 101550 12000 105800 13000 121000
Kaynak : D.P.T. özel Araş. Komisyonu Raporu.
Buradan anlaşılacağı üzere, Türkiye'nin top lam döner elektrik makinası ihtiyacına cevap vermek amacıyla kurulacak bir fabrikanın yıllık cirosu daha şimdiden 100 milyon lira mertebe sinde görülmektedir. Bu rakam, kurulacak fab rikanın rantabilitesinin hiç de düşük olmayaca ğını ifade eder.
öteyandan yukarıdaki tabloda yalnız Devlet Demiryollarının ihtiyacı olan motor ve generatör, meselâ 1975 yılında Türkiye toplam ihtiyacının % 32 sini teşkil etmektedir. O halde Devlet De miryollarının kuracağı tesirlerin bazı ilâvelerle ve yeniden bir düzenleme ile memleketimizin dö ner elektrik makinası ihtiyacının tümüne cevap verecek bir kapasiteye ulaştırılması, hem ku rulacak tesisin daha yüksek bir rantabilite ile işletilmesini mümükün kılacak, hem de yeni bir sanayii dalının dogmasına ve gelişmesine yol açacaktır.
Böyle bir sanayii dalının kurulmasını gerek tiren nedenler sadece yukarıdaki açıklanmış olan ihtiyaçlardan ibaret değildir.
Daha evvel de belirtildiği gibi, memleketimiz de inşa edilmesi gereken ve büyük kısmı bölge santralı karakterinde olacağı muhakkak olan elektrik santrallarının kümülâtif toplam kurulu gücü 38300 MVA olarak hesap ve tahmin edil mektedir. Bu hesaba göre önümüzdeki 30 yıl içinde toplam gücü 37 milyon KVA'ı ibulacak olan büyük generatör ünitelerine ihtiyacımız olacak tır. Bu kümülâtif bir rakamdır. Aslında yıllık ihtiyaçlar, karşımıza geometrik bir dizi biçimin de büyüyerek çıkacaktır. Diğer bir deyimle, her yü mevcut üretim sistemine eklenmesi gereken ilâve kurulu güçler örneğin:
1971 de 1976 » 1982 » 1985 » 1990 » 1995 »
300 M W 500 » 670 » 950 » 1550 » 2670 »
mertebelerinde olacaktır.
Bu rakamlar, çok süratle genişlemekte olan Türkiye iç pazarının yaratacağı müsait şartlar sayesinde en ağır döner elektrik makinası üni telerinin de imal olunabileceği bir endüstri kolu nun kurulması imkânlarının mevcut olduğunu göstermektedir.
Ancak yatırım malı sanayiinde büyük ve kompleks ünitelerin imaline doğrudan doğruya başlanması, başta insan faktörü olmak üzere, birçok sebeplerden ötürü mümkün olamamak tadır. Bu itibarla, Devlet Demiryollarının Eski şehir'de inşa etmekte olduğu Dizel ve Elektrik li Lokomotif Fabrikasının elektroteknik imalât yapacak olan kısmı ayrı bir ünite olarak müta
lâa edilir ve Türkiye'nin döner elektrik maki naşı ihtiyacının tümüne cevap verecek bir kapa site ile ele alınacak olursa, bu fabrikanın çok kısa bir gelecekte büyük generatörleri de İmal edebilecek duruma gelmesi mümkün olabilecek tir.
VIII — Enerji Davasının Başarıya Ulaşma sında ve Topyekûn Kalkınmada Mü hendislik Hizmetinin önemi. Yurdumuzda Bu Hizmetlerin Geliş tirilmesi Zorunluğu :
25 — Mühendislik Hizmetinin Yapıcı Kud reti :
Modern tekniğin doğuş ve yayılışında «Mü hendislik Hizmeti» olarak tanımlanan yaratıcı zihin ıgücünün rolü, hiçbir tartışmaya yer ver meyecek kadar büyük, açık ve kesindir. Filha kika çağımızın bütün üretim ünitelerinde kul lanılan en kompleks tesisler evvelâ zihnin bir tasavvuru olarak ortaya çıkmakta, daha f.on ıa maddesel hale dönüşmektedir. Bu dönüşümü gerçekleştiren yapıcı unsur, mühendislik hizme tidir.
Her toplumun kendi tabiî kaynaklarını teç hiz etmesi ve onları ekonomisinin emrine anna de kılması bakımından geniş çapta ve çok çe şitli mühendislik hizmetlerine ihtiyacı vardır. Milletlerin kalkmmalarıyla ilgili bütün diğer ih tiyaçlar gibi bu ihtiyaçlarda zamanla geomet rik dizi biçiminde büyür. Bu sebepten, mühen dislik hizmetlerini geliştirememiş bir ülkenin e konomik bağımsızlığından veya endüstrisinin «Ulusal» olma karakterinden bahsetmek güç tür, tktisaden geri kalmış ülkelerin ortak özel liklerinden biri de, mühendislik açısjndan kendi kendilerine yeterli olamamalarıdır.
Bu yetersizlik sadece yatırım malı veya üre tim aracı endüstrisinin kurulmasını ciddî şekil de engellemekle kalmamakta, aynı zamanda ku rulmuş, olanlarının verimli çalışma sorunlarını da içinden çıkılmaz fasit daireler haline getir mektedir.
Memleketimizde küçümsenemiyecek yatırım larla meydana getirilmiş olan birçok kamu ku ruluşlarının imalât kapasitelerini tam manasıy la değerlendirememeleri ve kendilerinden bek lenen entegre bir gelişme hamlesini başarama maları, bu nedenledir.
Bundan evvelki maddede D.D.Y. İdaresine bağlı fabrikalarda alınabilecek bazı tedbirlerle Türkiye'nin döner elektrik maklnaları ihtiyacını karşılayacak bir imalât faaliyetinin de gerçek leştirilebileceği konusu üzerinde durulmuştu. Ekonomimizin sanayileşmesine ve enerji sektö rünün ekipman ihtiyacının karşılanmasına aynı
şekilde yardım edebilecek daha başka kamu ku ruluşları da dikkat nazara alınabilir.
T. Şeker Fabrikaları A.Ş. nin Eskişehir ve Ankara'daki fabrikalarında elektrik santralları nın birçok mekanik aksamını imal etmek ve özel likle termik santralların kazanlarını yapmak mümkündür. Bu fabrikalar:n, yurdun diğer sek törlerindeki yatırım malı ihtiyacını karşılaya cak biçimde genişletilmesi de imkân dahilin dedir.
Karabük Demir Çelik Müessesesinin çelik • konstrüksiyon atölyesinde termik ve hidrolik santralların binalarını ve çelik aksamını imal etmek kabildir.
Deniz kuvvetlerinin Gölcük'teki tesislerinde buhar türbünlerinin birçok parçalarının imal olu nabileceği hususu, üç yıl önce bu tesisleri gö rüp incelemiş olan bir yabancı uzman grubu tarafından zamanın Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanına ifade edilmiştir.
Bütün bunlara Makina ve Kimya Endüstri si Kurumu ile özel Sektöre dahil diğer enerji kuruluşlarının elinde bulunanlar da eklendiği takdirde, memleketimizin şu anda dahi ne büyük bir imalât kapasitesine sahip olduğu anlaşılır.
Ancak, bu potansiyelin gerçekten güç ifade edebilmesi için, onu değerlendirecek olan mühen dislik hizmetlerinin kaynağına da sahip olanak gerekir. Memleketimizin bu çeşit kaynakları ye terli ve yetenekli bir durumda olamadığı için, yukarıda açıklanmış olan hususlar bir türlü ger çekleştirilememektedir. Bu olayla bağlantılı ola rak şu hususu da belirtmek lâzımdır ki, mühen dislik hizmetlerinin kaynağını herhangi bir eş ya gibi dışarıdan satın almak mümkün değil dir. Her ülke bu kaynağı kendi toplumunun içinde yaratmak zorundadır.
26 — Türkiye'de Mühendislik Hizmetlerinin Durumu :
Bir ülkede mühendislik hizmetlerinin geliş mesi doğal olarak bu hizmetleri yapan kadrola rın teşekkül etmesine ve genişlemesine bağlıdır. Böyle bir olayın çağımızda ve özellikle ekono misi geri kalmış ülkelerde kendiliğinden meyda na gelebileceğini sanmak isabetsiz bir görüştür. Bunun en inandırıcı delillerini kendi ekonomik ve endüstriyel yaşantımızın olaylarında bulma mız güç değildir.
Filhakika çoğu devlet sektörüne dahil bulu nan ve fakat özel sektörü de içine alan büyük küçük sınaî yatırımların bilûmum plan ve cat bikat porjelerinin imalât hesap ve resimlerinin yabancı mühendislik firmalarına hazırlatılması, tesislerin makina ve teçhizatının yabancı sanayii tarafından imal edilecek memleketimize getiril mesi, yeryüzünde makinanın icadından bu yana
ekonomi politikamıza hakim olan bir uygulama sistemi olmuştur.
Filhakika Türkiye'de, özellikle inşaat alanın da ve teknolojik karakteri daha statik nitelik te olan diğer bazı alanlarda mühendislik hiz metlerinin bir miktar gelişme kaydettiği bir ger çektir. Ancak, bunu teknolojinin bütün dallarına ve bilhassa başta enerji üretim tesisleri olmak üzere, demir çelik, alüminyum, gübre, kâğıt, sellüloz, temel kimyasal maddeleri gibi çeşitli sanayi sektörlerine tsşmili bugün için söz konu su edilemez.
_ Resmî ve özel sektör tarafından ele alınmak ta olan hemen her türlü sınaî yatırımların plan ve projelerinin yabancı firmalara hazırlattınl masının nedenlerini bir kaç maddede özetlemek mümkündür.
i) Halen memleketimizde bu çeşit mühen dislik hizmetlerini yapabilecek uzman kadroları teşekkül edememiştir. .
li) Hiçbir müteşebbis, kendi teşebbüsünün bir tecrübe tahtası olarak kullanılması na müsaade etmemektedir, ili) Sınaî tesislerin büyük kısmı dış finans man kaynaklarının yardım ve desteği İle kurulduğundan, bu kaynaklar, ancak kendilerince tecrübe ve ihtisası bilinen mühendislik firmalarının tanzim edeceği plan ve projelere İtibar ve itimat gös termektedirler.
iv) Ulusal sanayiimizin yatırım mah ve üre tim, aracı yapımında gerçek kaabiliyeti ve kapasitesi bilinmediğinden, yaabncı firmaların plan ve projelerinde bu husus önemli bir ağılrık teşkil etmemektedir.
v) Kalkınma planına giren ve girecek olan bütün tesislerin planda öngörülen zaman süreleri içinde inşası ve ikmali gerek mektedir. Bu tesislerin kuruluşlarının şu veya bu düşüncelerle geciktirilmesinden kaçinümaktadır.
Yukarıda belirtilen görüş ve düşünceler, eko nomimiz üzerinde baskısını artırmakta devam eden üretim ve istihdam sorunlanna kısa vadeli bazı çözüm yollarının aranması zaruretini ifa de etse bile, hiçbir ulusal davanın bu şekilde çözümlenemeyeceği keyfiyeti, bu esere başın dan itibaren hakim olanana fikrin bir parça sını teşkil eder.
27 — Mühendislik Hizmetinin Gelltirilme slnde Devlete Düşen Görev :
Meslenin derinliğine Inildiği zaman, memle leketimizde mühendislik hizmetlerinin geliştiril mesi konusunun tıpkı endüstri devrimi gibi uzun vadeli ve aynı zamanda başarılması mutlak su
rette zaruri olan ulusal davalardan biri olduğu görülür. Hatta bu dava, endüstri devrimiyle, iç içe giriktir de.
Topyekûn kalkınmanın her uzun vadeli yanı ile olduğu gibi, bu mesele ile de devletin yakın dan ilgilenmesi gerekmektedir. Bu İlgi yerine göre :
— Devlet eliyle çeşitli mühendislik müesse selerinin kurulması,
— Kurulmuş devlet teşekküllerinde mühen dislik hizmeti gören kadroların genişle mesi ve bu kadroların yetenekli eleman larla doldurulması,
• Yetenekli eleman yetiştirilmesi hususun da planlı bir eğitim politikasının izlenmesi,
— özel veya karma mühendislik organizas yonlarının meydana gelmesine İmkân sağ layacak tedbirlerin alınması, şeklinde veya ba^ka şekillerde de olabilir.
Her halükârda Türkiye'de ilk defa kurulacak sınai bir tesisin planlarını hazırlayabilmek için, yabancı uzmanların yardımına mutlaka ihtiyaç duyulacaktır. Hatta bu gibi ihtiyaçların bitece ğini düşünmek ve kabul etmek için ortada hiç bir güçlü delil de yoktur. Ancak bir bilginin, bir tecrübenin, hangi kaynaktan alınmış olursa olsun, millî envantere mal edilebilmesi için mü hendislik hizmetleri davasının müesseseleşmesi şarttır.
Şu olay, memleketimizde mühendislik hiz metlerinin eksikliğinden hasıl olan boşluğu be lirtmesi bakımından ilginçtir:
Türkiyede cevherden itibaren çelik üreten ilk entegre tesisin kurulmasına, Atatürk'ten gelen ilham ve teşvik ile 1935 yıllarında teşeb büs edilmiş ve ve memleketimizde Karabük De mir ve Çelik Sanayiinin hizmete açılması ile dünyanın çelik üreten toplumları arasına giril miştir.
O tarihte daha henüz çelik üretimine baş layamamış olan pek çok memleket arasında bu gün bizden fazla çelik üretenler vardır.
Türkiye'de insan başına çelik tüketimi açı sından Avrupa topluluğunun en gerisinde oldu ğu halde, ikinci demir çelik kompleksinin ku rulması için aradan 25 yıl gibi çok uzun bir sürenin geçmiş olması, üzerinde ibretle durula cak bir hadisedir.
Birinci Demir Çelik Fabrikası, İngiliz tek nolojisine göre, İngiliz mühendisleri tarafından planlanmıştır. İkincisi Amerikalılar, üçüncüsü Sovyetler Birliği tarafından planlanmaktadır. Türkiye'nin dördüncü, beşinci ve daha başka çe lik tesilerine ihtiyacı olacağı ve bu ihtiyacın çığ
gibi büyüyerek devam edeceği gün gibi aşikâr olduğu halde, bunca zamandan beri entegre bir demir çelik tesisinin bütün planlarını hazırla bilecek güç ve yeteneğe sahip bir mühendislik kadrosunun halen mevcut olduğunu gösteren bir emareye rastlanılmamaktadır. Budurum, enerji sektörü de dahil olduğu halde, sanayiimizin bü tün sektörleri için aynen böyledir.
Meselâ 1945'den bu yana Türkiye'de inşa edil miş olan elektrik santrallarının sayısı hayli ka barıktır. Bunlann en büyükleri arasında olanlar dan beşi termik, beşi de hidroliktir. Bütün bu tesislerin plan ve projelerini yabancı mühendis lik firmaları hazırlamış, makinaları da, bilindiği gibi, dışarıdan ithal edilmiştir. Bu durumu ilk bakışta mevcut şartların zarurî bir neticesi şek linde izah etmek mümkündür.
Fakat gelecekte daha büyük ve daha çok elek trik santralına ihtiyacımız o'acağı bilindiği hal de, büyük yatırım harcamalarına mal olan bu tesislerin kuruluşlarının yarattığı fırsatlardan memleketimizde mühendislik hizmetlerinin ge lişmesi hesabına kayda değer bir başarının sağ lanmamış olmasını inandırıcı nedenlere bağlamak güçtür.
Memleketimizde mühendislik hizmetlerinin ge liştirilebilmesi için yabancılara yaptırılan plan ve projelerin hazırlığı sırasında genç Türk mühen dislerinin de çalışmalara katılmalarının temin olunması, kurulan fabrikaların önemli kısımları nın patent veya lisanslarının satın alınması, aynı cinsten diğer tesislerin plan ve projelerinin be hemahal yetiştirilecek Türk uzmanlarına hazır latılması, ulusal sanayi politikamızın temel bir ilkesi haline getirilmelidir.
Mühendislik hizmetleri, tefekkür yarışında milletlere manevi güç, gurur ve üstünlük duygu su sağlayan bir kuvvet kaynağıdır. Bu hizmet leri dışarıdan sağlamak gibi bir alışkanlığı, eko nomi politikalarının geleneği haline getirmiş olan ülkelerde, toplumların nefis güvenliği duy gusu zayıftır. Bu toplumlar, milletlerarası uy garlık yansında herhangi ıbir iddia sahibi olama dıklarından, kendilerini küçümseme eğilimine ko laylıkla kaptırabllirler. Az gelişmiş ülkelerde sık sık görülen moral bunalımlarının nedenleri ara sında <bu eğilimin yeri hiç de önemsiz sayılma malıdır.
TÜRKİYE'NİN PRİMER ENERJİ KAYNAKLARINA TOPLU İBAKIŞ
Elektrik davamızın geleceği üzerinde yapıla cak uzun vadeli hesaplarda, yurdumuzun primer enerji kaynaklarının da göz önünde bulundurul ması tabiidir. Şu hususu hemen ifade etmek mümkündür ki, memleketimiz primer enerji kay nağı bakımından zengin sayılabilecek ülkeler arasındadır.
Bu kaynaklardan ticarî nitelikte olanlarının halen bilinen rezerv durumlarıyla üretim potan siyelleri aşağıda özetle açıklanmıştır.
A — Maden Kömürü :
Büyük çoğunluk ile Zonguldak havzasında bulunan ve alt ısı değeri 6600 ile 8300 kcal/kg. olan maden kömürünün;
Muhtemel görünür rezervi Tahmin edilen rezervi
482 768 000 ton 852 369 000 ton
1335137 000 ton
olduğu kabul edilmektedir. Bununla beraber ma den kömürü varlıklarının jeoloji tektoniği, da mar korelasyonları etütleri henüz ikmal edile mediği içindir ki havzadaki kömür rezervinin kesin sonucu bilinmemektedir.
B — Linyit :
Maden kömürlerimizde olduğu gibi linyit re zervlerimiz de henüz kesinlikle bilinememekte dir. 1968 yılında yapılan ikinci enerji kongresi genel enerji raporuna göre Elbistan Afşin llnyit yitleri hariç ıaı değeri 1400 ilâ 5000 kcal/kg. olan ve Türkiye'nin muhtelif bölgelerine yayıl mış bulunan linyitlerimizin;
Muhtemel görünür rezervinin 2 693 310 000 ton
Tahmin edilen reezrvinin
336 450 000 ton
3 029 760 000 ton
olduğu buna Elbistan Afşin Bölgesinde en son bulunan 3.200 X106 tonluk rezervin İlâvesi ile şimdiden muhtemel ve tahmini rezervin 6 X 10° tonu geçtiği görülmektedir.
Bununla beraber halen işletilmekte olan lin yit yataklarımızın çoğunda yeter miktarda son daj ve arama yapılmadığı da bir hakikattir.
C — Petrol :
Türkiye'de petrol aramalarına müsait saha nın toplamı 67 000 000 Hektardır. 1968 ytfı iti bariyle petrol aramaları yapılan veya yapılma ya başlanılan saha ise ancak 3 488 377 hektarı bulmaktadır. Bu ise petrol aramaya müsait olan sahanın ancak % 5 ine tekabül etmektedir. He nüz başlangıç sayılabilen bu aramalar sonunda çıkarılabilir ham petrol rezervinin 5O.X 108 ton olduğu tahmin edilmektedir.
Petrol rezervleri tesbit edilinceye kadar eko nomik limitler içerisinde kalmak şartiyle petrol tüketiminin asgari limitlere indirilmesi ve elek ' trik enerjisi üretiminde birincil enerji kaynağı olarak daha ziyade milli yakıtlarımız olan linyit
ve bitümlü şistlerin kullanılmasının teşviki ge rekmektedir.
D — Tabii Gaz :
Umumiyetle organik maddelerin, çeşitli se bepler ile ayrışıma uğrayarak meydana girdik leri tabiî gazlar, son yıllarda birçok memleket lerde primer enerji kaynağı olarak önemli bir yer almaya başlamıştır. Bilhassa büyük şehir lerin tabiî gazla beslenmesi hızlı bir gelişme ve ekonomide büyük kolaylıklar sağlamıştır.
Memleketimizin Antalya ilinin Çıralı Mevki inde milâttan evvelki devirlerede yapılmış bir mabetin yıkıntısı içerisinde çıkan tabiî gazın binlerce senedenberl mitolojiye geçmiş anılar ha linde yanmakta olduğu ve bunun, henüz üzerin de ciddî bir araştırma yapılmamış olmakla be raber büyük bir fay zonundaki serpantin ve kalker tabakaları arasından sızmakta olduğu tahmin edilmektedir. Bundan başka memleketi mizde petrol aramaları sırasında :
a. Trakya bölgesinde açılan : Mürefte, Ku leli, Vakıflar, b. Adana bölgesinde açılan : Hocalı, Sıraseki, Gökmeydanı ve Gökdere, c. V nci Siirt Bölgesinde açılan : Hamdof, Keven Bakok, Dodan kuyularında tabiî gaza rastlanmış olup bunlar dan en büyüğü günde 283206 m' verimi olan Dodan kuyulanndaki tabiî gazdır. Endüstri mer kezlerinden uzak olan bu gazlardan henüz isti fade edilmemektedir. Diğer taraftan Türkiye'de sanayileşmeye paralel olarak şehirleşme de hız la büyümektedir. Bu hal İse tabiî gaz için, elek trik enerjisi üretiminden daha önce büyük tü ketim sahaları meydana getirmektedir.
E — Bitümlü Şistler :
Bugüne kadar memleketimizde bitümlü şist lerden daha çok sıvı yakıt üretimi imkânları araştırılmıştı. Bu yüzden de bulunan sahalar üzerinde daha ileri çalışmalar yapılmamıştır. Ancak son yıllarda kazan tekniğindeki geliş meler sonunda bitümlü şistlerin elektrik enerjisi üretiminde kullanılmaya başlanılması üzerine ça lışmalar tekrar ele alınmıştır.
Yurdumuzun çeşitli bölgelerinde çok zengin bitümlü şist yataklarına rastlanmaktadır. Henüz kesin bir envarteri yapılmamış olmakla bera ber, bünyesinde % 1 ilâ 15, bazj yerde % 30'a kadar yükselen bltüm ihtiva eden ortalama ısıl değeri 1000 + 2000 kcal/kg. olan bitümlü şist yataklarının 3.35.0 X 108 tonu geçeceği tahmin edilmektedir.
Elelrtrik Mühendisliği 1,50
Bugün etütleri kısmen yapılan Seyitömer Sa hasında asgari kullanılabilir rezervin 140 X 10" ton olduğu jeolojik yapısına göre bu miktarın 1000 X 10« tonunun çıkabileceği hesap edilmekte dir. Başlangıçta 140 X 106 milyon ton rezerve gö re 400 + 450 MW kurulu güçte bir termik santra lın tesisi arama ve gelişmelere paralel olarak bu santralın tevsii edilmesi iktiza eder. Tah minler doğru çıktığı takdirde ortalama ısjl de ğeri 1000 2000 kcal/kg. olan 1000 X 101 ton re zervli Seyitömer bitümlü şistleri ile nihaî ka pasitesi 3000 MW olan termik santralın tesis edilmesi mümkün bulunmaktadır.
Keza aynı şekilde etütleri kısmen yapılan ve Göynük sahasında bulunan görünür rezervi 1.150 X 10e ton muhtemel rezervi 1150 X 10° ton olan bitümlü şistlerden termik santrallarda kul lanılmaya elverişli olanı 135 X 10° ton olarak he sap edilmekte, ortalama ısıl değeri 1000 2000 kcal/kg. olan bu şistlerden de şimdilik 400 450 MW kurulu güçte bir termik santral tesisi müm kün bulunmaktadır. Gelişmeler anüsbet netice verdiği takdirde bu santralın da nihai kapasite sinin 2000 3000 MW'a çıkması mümkün görül mektedir.
Memleketimizde Seyitömer ve Gbynük'den başka Bahçecik, Gölpazarı, Antalya, Kilis, Bey pazarı, Bolu, Mengen, Bursa İnegöl, Burhaniye, Demirci, Akseki, Beyşehir, Ulukışla, Ordu Amas ya Çeltek sahalarında bulunan bitümlü şistleri mizin gelecek yıllardaki enerji tüketiminin kar şılanmasında mühim bir faktör olacağı bu iti barla büyük rezervleri bulunan bitümlü şistle rin t>iran önce kullanılma imkânlarının araştı rılması ve tesblti elzem görülmektedir.
F — Hidrolik Enerji : Memleketimiz hidrolik potasiyel itibariyle Avrupa'nın sayılı ülkelerinden biridir. DSl'ce 26
havzaya bölünerek yapılan etüt ve çalışmalar sonunda memleketimizde su potansiyeli 1 X 10» m3 üzerinde 427 barajın yapılmasının gereke ceği, bu barajlar üzerine kurulacak takiben 217 adet hidroelektrik santral ile yüda 55 X 10° k.Wh enerji üretilebileceği hesabedilmektedlr.
G — Nükleer Enerji : ' \
Elektrik enerjisi üretimimizin 31 yıl gibi kı sa bir zaman sonra 183 000 X 108 kWh'a ulaşa bilmesi için primer enerji kaynaklarımızdan olan su kaynaklarımızın ve diğer millî enerji kay naklarımızın kafi gelmlyeceğl bir hakikattir. Bunun için diğer milletlerde olduğu gibi mem leketimizde de ileride nükleer enerjiden istifade edilmesinin şart olacağını şimdiden hesap edil mesi gerekmektedir. Bu bakımdan nükleer ener ji kaynaklarını teşkil eden uraniyum, torium gi bi radyoaktif minerallerimizin araştırılmasına hız verilmesi ve diğer taraftan da bu teknoloji nin daha fazla gecikmeden yurdumuza girmesi için ilk nüleer enerji santralının inşasına başlan ması faydalı görülmektedir.
H — Jeotermal Enerji :
Memleketimiz jeolojik yapısı itibariyle jeo termal enerjiden elektrik enerjisi üretimine mü sait bulunmaktadır. Bulunabildiği takdirde dün yanın en ucuz primer enerji kaynaklarından bi ri olan jeotermal enerji ile ilgili olarak yapılan ilk arama ve sondajlar daha başlangıçta çok ümitli neticeler vermiştir. Etüt ve çalışmaları nın hızlandırılması ve ikmal edilen yerlerde ise rüratle elektrik enerjisi üretimine geçilmesi ge rekmektedir.
TÜRKİYE'DE ELEKTRİK ENERJİSİ ÜRETİMİNDE KULLANILABİLECEK
BİRİNCİL |ENERJİ KAYNAKLARI
(Milyon kWh Olarak)
Taşkâmürü Linyit Petrol Hidrolik Nükleer Diğer
400 500 700
— 100
2000 1200 14100 3000
3000 2000 28200 3000
1700 12600 10400 30500 7500
2200 21100 25400 33000 18000
3200 29500 57900 36000 53000
11400
20700
36800
62900 100000 180000
Elelrtrlk Mühendisliği 150