Elektrik Mühendisliği · Sayı 165 · Eylül 1970

GEÇEN AY

Toplum, demokrasi ve emek Görüş ve değerlendirme

Yıl
1970
Sayfa
4
Okuma süresi
4 dk
Görüntülenme
0

Konu

Toplum, demokrasi ve emek

Anahtar kelimeler

  • emperyalizm
  • Vietnam Savaşı
  • Ürdün gerilla savaşı
  • işçi hareketi
  • Türk-İş
  • 15-16 Haziran

Özet

Derginin dönemin siyasi görüşünü yansıtan bu yazı, dünya çapında emperyalizme karşı halk savaşlarının (Vietnam, Kamboçya, Ürdün) zafer kazandığını ve Türkiye'de işçi sınıfının 15-16 Haziran sonrası mücadelesinin sürdüğünü, sarı sendikacılığa ve iktidar baskısına karşı direnişin arttığını anlatmaktadır.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

HALK SAVAŞLARI EMPERY ALİZMİ Y OK EDECEKTİR.

Daha önceki sayılarımızda da belirttiğimiz gibi «çağımız emperyalizmin yokoluşa doğru gittiği, halkların zafer çağıdır». Başını ABD'nin çektiği emper yalizmin kuvvetleri sömürülen, baskı altında tutulan birçok ülkede yenilmek te, yokedilmektedir. Görünüşe bakılırsa emperyalizm ve ABD yenilmez bir güce sahiptirler. Ama bu güçlülük sadece görünüştedir. Tarihî olarak güçlü olan "halklardır. Halkların devrimci mücadelesidir. Çünkü istediği kadar canlı ve

Elektrik Mühendisliji 165

parlak görünsün olgun bir elma çürütmeğe başlamıştır. Çok geçmeden çürü yecektir. Ne kadar küçük olursa olsun henüz çiçekten meyveye durmuş elma nındır hayat. Hayata karşı güçlü olan O'dur. Çürümekte, yokolmakta olan de ğil, gelişmekte, doğmakta olandır güçlü olan. Bu mantıkla bakmadıkça hiçbir olay kavranamaz. O zaman emperyalizmin aldatıcı güçlülüğü karşısında umut suzluk duygulan belirir. Emperyalizm çürümekte yıkılmakta olandır. «Emper yalizim, kâğıttan kaplandır». Bunu bilirsek halk savaşına cesaretle katılabili riz. Halkımızın mücadelesinin mutlaka zafere ulaşacağını görebiliriz.

Geçen ay dünya yüzünde cereyan eden olaylar bu tezlerimizi bir kere da ha doğrulamjştır. Hindiçinî halklarının ABD emperyalistleriyle yerli ortakla rına karşı mücadelesi zaferden zafere koşmaktadır. Bütün silâh ve teknik üs tünlüklerine rağmen emperyalist zalimler halk savaşı karşısında acze düşmek tedir.

Kamboçya'da Norodom Sihanuk'un çağrısı üzerine silâha sarılan halk emperyalist ordularını perişan ederek ülkenin yarısını kurtarmıştır. Kamboç halkı, bütün gericileri yoketmeden, devrim yapmadan kurtuluş olamıyacağını bilerek savaşmaktadır. Tayland'da ve Vietnam'da da mücadele bütün hızıyla devam etmektedir. Filipin'lerde ise halk kuvvetlerini yoketmek için harekete geçen gericiler, güvendikleri Amerikan silâhlarının halk savaşı karşısındaki ac zini görmüşler ve yılgınlığa kapılmışlardır.

Muhakkak ki geçen ayın en önemli olayı, Ürdün'de Krala karşı verilmek te olan halk savaşıdır. Kral ve emperyalizm savaşın ilk günlerinde gerillaları hemen yokedivereceklerini sanmışlardı. Gerçekten kuvvet ve silâh hesapları da bu tahmine hak verdiriyordu. Ne var ki gerilla, halk savaşçısı denince onu yal nız bir adam olarak görmemelidir. O, hem kurtuluş inanç ve devrimci kahra rrfanlığıyla, hem de halkın içindeki derin kökleriyle bir emperyalist ordusuna bedeldir. Onun bilinci emperyalistlerin uçak ve tanklarıyla yıkılamıyacak bir kuvvettir. Bu yüzden kral ve ordusu halkın kuvvetleri karşısında acze düşmüş lerdir. Bütün dünyada işbirlikçilerinin yıkılmakta oluşu yüzünden kıvranan emperyalist ABD, Kral lehine müdahale tehditleri savurmaktadır. Bu boşuna bir tehdittir. Emperyalizm her adım atışında daha çok batmaktadır. Onun Ür dün'e müdahalesi dünya halklarının ve Filistin halkının mücadelesini hızlan dırmaktan başka bir sonuç vermiyecektir. Çünkü o bir daha saldırganlığı ile teşhir olacak ve Arap halkları ile olan çelişkisi bir kat daha artacaktır. Ürdün' de kısa vadede emperyalizmin kazanacağı bir başarı da bu sonucu değiştire miyecektir. Çünkü tarihî olarak zafer mutlaka halklarındır. Halklar hiçbir bas kı ve zulümle kurtuluş mücadelesinden alıkonamaz. Tarihin dönüp dolaşıp is batladığı gerçek budur.

Emperyalizme karşı savaşan her halk, Türkiye halkı içinde savaşmakta dır. Çünkü düşman ortaktır. Çünkü Türkiye halkının kurtuluşu emperyaliz min yokolmasına bağlıdır. O bakımdan, Vietnam, Kamboç, Filipin, Tayland, Filistin ve Dünyanın bütün halklarının kurtuluş savaşları bizimıde savaşımız dır. Türkiye halkı, dünya halklarının mücadelesini, emperyalizme karşı ver diği mücadele ile destekliyecektir.

Y URDUMUZDA

Yurdumuzda da halkımızın mücadelesi gelişip güçleniyor, işçiler kanla ve sıkı yönetimle bastırılmaya çalışılan 15 16 Haziran'dan sonra mücadeleleri

ne ara vermemişlerdir. İşbirlikçi iktidarın uyguladığı hapse atma, işten çıkart ma gibi terör ve foasklı uygulamaları sökmemjiştir. Bugün işçi sınıfımız daha güçlü mücadelelere hazırlanmaktadır. Sarı Sendika Türk iş'in kölesi yapılmak istenen işçi kitleleri, hızla uyanarak harekete geçmektedirler. İşçi düşmanı kim varsa bu uyanmanın karşısında yer almıştır. Almaktadır. Durumu kavramak için iki örnek olay sunalım. Birincisi : Sıkı yönetim sırasında, her yerde ar tan polis ve sarı sendika baskısı Derby Lâstik Fabrikasında da uygulanmıştır. Daha önce işgal yaparak sarı sendikadan çıkıp Lâstik iş'e giren işçiler sıkı yönetim boyunca yıldırılmaya çalışılmıştır. 30 kişilik bir silâhlı gurup, uyanık işçileri tek tek yakalıyarak, dövmeye başlamıştır. Polisle de desteklenen bu gu rup en sonunda, işçileri «Sarı sendikaya geçmek istiyoruz» diyerek oturma grevine zorlamıştır. Fakat ikinci gün, bıçağın kemiğe dayandığını gören işçiler başkaldırarak fabrika duvarlarına Lâstik İş'e bağlılıklarını bildiren yazılar yazmışlar ve «işçi köylü elele» yazılı pankartlar asmışlardır. İşveren haydut ları linç olmaktan güç kurtulmuşlardır. İkincisi: Türk İş'in işçi davasına düşman olduğunu, iktidarın ve emperyalizmin sendikası olduğunu anlıyan YA PI İŞ'in devrimci yöneticilerini tasfiye hareketidir, iktidarın kanatlan altın da her türlü yolsuzluğa başvuran bir iki sendika ağası ve Türk İş, işçilerin tepkisi ve devrimcilere bağlılığı karşısında faşistlere sığınmışlardır. Son ola rak yaptıkları kanunsuz kongreye getirdikleri delegeler, gerçeği görüp salonu terkedince TURKEŞ'in faşist «komandolar» mı delege sıralarına oturtup kongre yapmışlardır. Gangsterler işçinin gücü karşısında şaşırıp çılgına dönmektedirler.

İktidar ve bütün gericiler halkımızın mücadelesinden çok korkmaktadır lar. Zulüm ve baskı o ölçüde artmaktadır. Nitekim, YİS Genel Başkanı dev rimci Necmettin Giritlioğlu iktidar tarafından vurdurulmuştur. Bugün yurdun hemen her şehrinin hapishanesinde devrimci ilerici yurtseverler bulmak müm kündür. İktidarın teşkilâtlayıp beslediği gerici çeteleri öğretmenlere ve dev rimcilere pervasızca saldırtılmakta, hiçbir zaman suçlular yakalanmamaktadır.

Köylülerin yaptıkları her mitinge, eğer gericiler cesaret edemezse polis saldırtılmaktadır. Çorum'da, Malatya'da, Aksaray'da, halkımızın uyandığı her yerde, iktidar baskısını artırmaktadır.

Baskılar yurtseverleri, devrimcileri yıldıramaz. Yıldırsaydı şirmfdiyedek bü ıün hareketlerin durması gerekirdi. Değil işbirlikçi iktidar, arkasındaki ABD bile artık topu dikmektedir. Bütün gericiler gibi AP iktidarı da «kâğıttan kap landır».

Bu «kâğıttan kaplan» ı, yıkmak için bütün yurtseverlerin halkın müca delesine katılmaları gerekir. Bugün en önemli ödev budur.